Türkiye'nin İletişim Analizi- İnternet Akademisi
Elif Hece Öztürk

Televizyon, gazete, dergi gibi kitlesel, görsel ve yazım iletişim araçlarının yerini artık internet aldı. Haberlerden haberdar olma alanımız genişledi. İnternet ağının yaygınlaşması, bir şekilde her eve elzem olması yakın çağın kapanışı,  dijital (dccl) çağın başlangıcı oldu.

 

İnternet medyası, sosyal medya, forumlar, bloglar vs. derken hepimiz kalemden, kâğıttan, göz temasıyla dokunarak kurulan iletişimden iyice uzaklaştık. İlkokul seviyesindeki çocukların ödevleri dahi artık dijital alanda. Kalemden uzaklaştıkça harfler eğri büğrü, öğrenilen konular salt ezber ve görsele dayalı hale geldi. Bilinçler subliminal mesajlara daha açık, kontrolün az olmasıyla çocuklar ergenliğe daha erken yaşta girmeye ve daha saygısız, asi, doyumuz olmaya başladı.

 

Hemen hemen hergün, internet dünyasında kurulan ilişkilerle, dağılan yuvalar, kurulan birliktelikler, dolandırılanlar, tacize uğrayanlar ve hatta canıyla ödeyenlerle dolup taşan bir gündemimiz oldu. Sözlük literatürümüze yeni kelimeler, yeni deyimler eklendi, sanal kabadayılar, klavye delikanlılığı gibi.

 

İnsan özü ne ise ona yöneliyor, dijital dünya bir nevi insanlar için turnusol görevini üstlendi. Aradığın konular, sık ziyaret ettiğin siteler,  aslında kim olduğundu, bir tür alt kimliğimizle tanıştık.

 

Ortak değerlere, inançlara, hobilere sahip olanlar arasında bir kümeleşme, birbirine zıt olanlar arasında sanal kavgalar bir kutuplaşma. Reel hayatımızı böylelikle tamamen sanal dünyaya, beynimizin içine hapsettik.

 

Ülkemiz biz Türkiyeliler peki yıldız ilmiyle nasıl iletişiyoruz! İletişim yönümüz nedir? Bu ülkenin iletişim potansiyeli nedir ve dağılımı? En çok hangi yönlerde dış dünya ile iletişimdeyiz? Bilgi adına açlığını çektiğimiz konular neler?

 

Astrolojik olarak 3.ev o ülke halkının düşünme potansiyelini, nasıl eyleme geçtiğini, temel eğitiminden en çok hangi konuları aldığını gösterir. Baktığımızda 3.ev alanına bir Aslan/Neptün görüyoruz, Neptün hayalci, reel dünyadan kopmaya müsait, kaçışları olan bir etki, sisler arsında aldanan ve aldatmaya müsait bir etki, aslan burcu rol yapma yeteneği yüksek olan, heybetli gösterişli, abartmayı seven, cömert ve sıcak kalpli bir etki. Ülke olarak zaten iletişimde duygularını abartan bir halk değil miyiz? Düğün olur silah patlar, tuttuğumuz takım şampiyon olur silah patlar. Birbirimizle konuşurken yüksek sesle konuşmaz mıyız?  Olduğumuzdan farklı görünmeye çalışırız, kimse kendini yalın ortaya koyamaz, belki iyi niyetimizden gururumuzdan hadi hüsn-ü zan edelim, ama çoğunlukla da olduğumuzdan farklı görünmeyi severiz, kendimizi farklı tanıtmayı severiz, elbet kendimiz de çabuk kanarız. 

 

Bilinç geliştikçe, insan kendini bildikçe tüm bu etkiler elbette kişiye tesir edemez! Hayalciyizdir, sözlerin büyüsüne çabuk kapılırız, eylemler sözler kadar bizi etkilemez, sözcüklerin bizde yarattığı o etki bir şeyin gerçekleşmesi kadar güzel değildir. Asar, keser, kükrer, coşar, şöyle yaparız, böyle yaparız deriz, bunu da söyleriz der, ama karşı karşıya geldiğimizde ise, herhangi bir taraf hafif tebessüm etse hemen yelkenlerimizi indiririz. Bir nevi uzlaşmadan yanayızdır her zaman.

 

Merkür iletişimin daha alt teknolojik boyutudur, bakalım hemen, terazi burcunda ve 5.ev(duygusal ilişkiler, çocuklar, sanat, spor, eğlence dünyası, popüler insanlar, yeteneklerimiz, meydana getirdiğimiz üretimlerimiz) alanımızda Satürn ile kavuşumda. İletişimde kısıtlamalarımız vardır, düşüncelerimizi fiiliyata dökmede tutuk kalırız, Neden? Satün2ün muhafazakâr, disiplinli, endişeli, kompleksler oluşturan ve elbette statüyü yönetmesinden dolayı, ait olduğumuz konumu kaybetme korkusunu çokça vereceğinden, susarız. Konuştuklarımız hiçtir, asıl içimizden konuştuklarımızdır, Hiçbir zaman gündeme getiremediğimiz.

 

Popüler insanların hayatıyla çok ilintili oluruz, Merkür ve Satürn birleşimiyle kusur arayıcılık yönünde düşüncelerimiz gelişir. Mükemmellerdir onlar Merkür’ün başak yönü, meraklıyızdır yaşamlarına onlara doğal hareket alanı tanımayız, dedikoduyu severiz, Merkür'ün ikizler yönü ve kusur ararız, onların bir hatasında Satürn’e özgü onları dünyalarına hapsederiz, insan olduklarını unuturuz.

 

Eşlerimizle, diyaloglarımız bir yabancıyla kurduğumuz iletişim kadar akıcı olmaz, çocuklarımızla kurduğumuz diyalogta sıkıntılarımız olur, bakın şimdi, biz Anadolu insanı olarak bazı bölgelerde hala vardır, kadın ve erkek çocuklarını aile büyüklerinin yanında sevemez, sarılamaz, görücü usulü geleneğinden geliriz, evleneceğimiz kişiler terazi yönüyle arabulucular vasıtasıyla bulunur tanıştırılır, nişanlılık evresinde tanıdığımız kadar tanır evleniriz. Ülkenin Doğum anındaki ortam ve aldığı tesirler bunlardır. Temelimiz bunların üzerine kuruludur.

 

(Jenerasyon gezegenleri ve zamanın ruhu, her asra ait insanın ortak ürettiği şekil verdiği bilinç elbette bunların, bu geleneklerini çoğunun, bölgesel olarak ortadan kalkmasına neden oldu.)

 

Peki, Teknolojinin üst boyutu olan, jenerasyon gezegenlerinden Uranüs nerede? 9.evde Balık Burcunda. (yabancı ülke ve kültürler, yabancı insanlar, ahlaki yapımız, manevi değerlerimiz, atalarımız, köklerimizden taşıdığımız felsefemiz).Hem ülkesine bu denli düşkün hem de bir an evvel ülkesinin dışına çıkmak isteyen başka halk yoktur herhalde. Uzaklar bizi çeker,  hayallerimizin çoğu yabancı ülkelerle ilintilidir, teknolojinin en üst skalası olan Uranüs'ün yansıması, dijital dünyanın nimetlerini en çokta bunlar için kullanırız. Dış dünyada tanımımız nedir peki? Değişken, düzensiz, hayalci, duygusal. 5.ev alanında yer alan Akrep Venüs’le arasındaki olumlu su üçgeniyle teknolojinin iletişim yönüyle en çok duygusal ilişkilerin içinde kendimizi buluruz. Teknoloji bizim için, yurtdışına çıkış biletidir, Çoğu genç insan ve internet kullanıcısı için, yurtdışından evlenmektir. Yabancı bir insanla! Sosyal medyada bu yüzden, Türkiyeli kızlar Kezban’dır, Türkiyeli erkekler Kamil’dir, Abuzettin’dir!

 

Hemen hemen kadın/erkek dijital dünyanın da yaygınlaşmasıyla adına uzak mesafe ilişkisi denilen soyutta yaşadığı bir ilişkisi olmuştur. Bu tüm dünya genelinde böyledir de, bizim doğum anındaki halk olarak aldığımız etkiyle araştırma yapılsa bir grafik oluşturulsa ülkemiz en başta gelir. Akrep Venüs ve Balık Uranüs, cinsellik potansiyeldir, akrep/boğa alanı engellenmiş kıstırılmış bir ülke olan bizim için, dijital çağ, ilmi ve fenni bilgiden ziyade, baskılanmış cinselliğimizi yaşadığımız bir alan olur. Porno yayınları en çok ülkemizde rağbet görüyor olmalı. Sönen gözlerin feri, giden kalbin nuru! Cinselliği dijital dünya tanıyan, gördüklerini doğal zanneden bir nesil!

 

Biz internet Akademisinde en fazla bu derslere talibiz. Dijital dünya bir nevi okul aslında, bir tür insanın aslına rûcû edişi. Kendisini tanıması, tartması için iyi bir zemin. Yöneldiğimiz şey ise bizim Alt Kimliğimiz!

 

Ailemizle, sevdiklerimizle, gözsel, sözel ve dokunarak iletişim kuracağımız, Mutlu Hafta sonları



Sayfa Adresi: http://www.turktime.com/yazar/turkiye-nin-iletisim-analizi-internet-akademisi/3628