YORUMLAR
Toplam 22 yorum var. Onay bekleyen yorum yok.
Olmadı Altaylı! 17 Eylül 2008 Çarşamba 

Gitmiş,yılların gazetecisi, gerçek atatürkçü yazarlardan degerli Melih Aşık abimize saçmasapan bir karşılık vemiş.. Dogrusu kendisini çok ayıpladık. Hem kendisinden daha kıdemli bir yazarın varlıgından haberi yok, hemde tvlerdeki erdogan misali kendisini eleştirene abuk sabuk ithamlarda bulunuyor.. bikısmı haklı konular olsada bu uslup bu saçma ithamlar niye? hemde çogu konuda nerdeyse kendisiyle aynı düşünen birine.. bu yanardonerliği ve uslubu yüzünden çok kan kaybediyor haberi yok! yazık..

Yorumu oyla      4      0  
matador 16 Eylül 2008 Salı 

süleyman karaca ajitasyonun dik alasını yapmış.. Uluslararası boyutu olduğu doğru. Çıkar çemberi kurulduğu da doğru. Denklemi kurabilmiş ama bu işin asıl sorumluları ve asıl kullanılanları korumaya çalıştıklarıdır. Bunu bal gibi biliyor olmalıydı aslında.

Yorumu oyla      4      0  
tarihçi 16 Eylül 2008 Salı 

Allahın işine karışmak hiç kimsenin haddi değil sayın ali eren. O en iyiyi ve en doğruyu bilir.

Yorumu oyla      4      0  
Ali Eren 15 Eylül 2008 Pazartesi 

Bülent Arınçı dinledik. Mecliste yaptığı uygulamalar ortada,odacı tayinleriyle bile uğratı bu adam. Ramazan ayında ,Allah biliyor bu insanlara ne yapacağını. Cenab-ı Rabbil alemin hakkından gelecek bunların

Yorumu oyla      4      0  
tarihçi 14 Eylül 2008 Pazar 

Zamanı geldiğinde o kişinin susturulması için kullanılıyor. Gidiş çok tehlikeli. En üst düzeydeki kişiden en alt kişisine kadar istihbarata meraklı herhalde bu kişiler. Kimleri kastettiğimi anlayan anladı.

Yorumu oyla      4      1  
tarihçi 14 Eylül 2008 Pazar 

Sultan İkinci Abdülhamid Han döneminde müthiş bir istihbarat ağı kurulmuştu ülkede. Buna jurnalcilik deniyordu. O dönemler normal haberler de jurnal diye niteleniyordu. Ama o öyle bir hal aldı ki ispiyoncular da çoğaldı. Bu devletin bekası için mi yapılıyordu tartışılır. Ama eğer bir kişi ispiyon da edilmiş olsa cezası hemen verilmekteydi. Fakat şimdi bakıyoruz birileri tarafından böyle bir ağ kurulduğu görülüyor ama suçlular kanuna teslim edilmiyor.

Yorumu oyla      4      0  
SABRİYE,2 13 Eylül 2008 Cumartesi 

İSTEĞİ TARAFA YAĞLI SÖZLER,İSTEMEDİĞİ TARAFA,HAKARETE VARAN VE KİŞİLİĞİ ZEDELEYEN SÖZLERİ SARFETMEKTEN ASLA GERİ ADIM ATMIYOR.KLENDİ TARAFINDAN YOLSUZLARI YOLSUZLUKLARI KANADININ ALTINA ALIP,TARAFINDAN OLMAYANLARI ADETA ÖLÜME SEVKEDER TAVRI ARTIK ANLAŞILIR GİBİ,VE ÇEKİLİR GİBİ DEĞİL.BU ADAM KONUŞTUĞUNDA,ADETA SİNİR HARBİ YAŞIYORUM İÇİMDE.AKLI BAŞINDA OLAN BİRİSİ MEDYAYI KENDİNE DÜŞMAN ETMEZ YADA BİLMEZ.HERZAMAN ONLARA İHTİYACI OLACAĞINI UNUTMAMALI.DAHA YAZILACAK ÇOK ŞEY VAR AMA BAZEN SUSMAK İYİ

Yorumu oyla      4      0  
SABRİYE.1 13 Eylül 2008 Cumartesi 

BİZİ YÖNETENLER,NEDEN ELEŞTİRİ KARŞISINDA HIRÇINLAŞIRLAR,NEDENMİ, KARŞI TARAF ZİHNİNDE ÇELİŞKİSİNİ,YALNIŞLIĞINI,ANLAYIPTA ANLAMAZLIKTAN GELDİĞİ İÇİN HIRÇINLAŞIRLAR.KENDİLERİNİ DEVLET ADAMI YERİNE DAHADA YÜKSEK GÖREN BU YÖNETİCİLER,BİLMEZLERKİ, ONLARI HALK SEÇTİĞİ İÇİN HALKIN EFENDİSİDİRLER.VE HALKIN DEDİĞİNİ YAPMAK ZORUNDADIRLAR.AMA MAALESEF ŞU ANA KADAR YÖNETİMLERDEKİ HİÇ BİR YÖNETİCİ, ERDOĞAN KADAR VURDUMDUYMAZ,HALKI VE MEDYAYI, TEHDİT EDER BİR TAVIR ALMAMIŞLARDIR.HEP BEN BİLİRİM EDASI VARDIR

Yorumu oyla      4      0  
polatbey 13 Eylül 2008 Cumartesi 

yolsuzluk kabullenilecek bir olgu değildir. dolayısıyla sende çalmıştın refleksine dayalı kavga yürüten akp ve yandaşları bu şekilde aklanacaklarını zannediyorlarsa yanılıyorlar. onların yaptıklarını (eğer varsa) yolsuzluk kavramıyla ifade etmek durumu masumlaştirmak olur. bu durum kutsal dinimizin kutsal kavramlarına karşı açılmış bir savaş, temiz milletimizin vicdanına atılmış bir kazık, islamı ve muslumanları kullanma olarak da isimlendirilebilir. ve de cesetleri bile bu topraklarda kalamaz.

Yorumu oyla      4      0  
tarihçi 13 Eylül 2008 Cumartesi 

Bir de şunu söyliyeyim. Osmanlı Meclis-i Mebusanında bulunan Ermeni mebusların bir çoğu Ermenilerin Taşnak ve Hınçak Partilerine mensuptular. Bu partiler ırkçı partilerdi. Fakat ne yazıktır ki bu mebuslar yaptıkları konuşmalarda kendilerinin sosyalist olduklarını söylüyorlardı. Yani solcu?

Yorumu oyla      4      0  
tarihçi 13 Eylül 2008 Cumartesi 

Anlaşılıyor ki ülkemizde solun da kendimize göre yorumlandığı görülüyor. Etnik ayrılıkçı partiler sol olarak gösteriliyor. Solun 12 Eylül'ü yargılamadan önce enternasyonal solun ne olduğunu öğrenmesi gerekiyor. Acaba bizim solun yapamadığını şimdilerde AK Parti mi yapıyor?

Yorumu oyla      4      0  
asılmesele 13 Eylül 2008 Cumartesi 

s.karaca azönce yazdıklarınızın büyük bir bölümününün akp nin iktidar kalmasının temel dayanaklarından oldugunu bilmiyorsunuz sanrım. yazdıklarınız cok komik bir ironi.akp yi vuran silahları şemsiye gibi kullanıp sonra karşı kesimlere çevirme cürretini gösterdiniz ya. yok artık diyorum size. Pes.. aslında şu gerçek denklemi kimse gözden çıkarmamalı akp=abd=ab=sermaye=tarikatler'dir.çıkar çemberi bunlar üzerinde 6 yıldır döner durur! Yola girmiş olan; Biattan asla vazgeçmeyecek olan siyasettir!!

Yorumu oyla      4      0  
tarihçi 13 Eylül 2008 Cumartesi 

Şimdiki gençlerin yaşları yetmeyebilir. 12 Eylül'de Doğuda bulunan silah depoları, hücre evleri unutulmuşa benziyor. Bu depolar ve silahlar, hücre evleri Türkiye'yi nereye götürüyordu diye aklıselim kişilerin de soru sormaya hakları vardır diye düşünüyorum.

Yorumu oyla      4      0  
tarihçi 13 Eylül 2008 Cumartesi 

Ben isi arkadaşımla yaptığımız o sohbetten sonra düşüncelerimin değiştiğini fark ettim. Sola daha mesafeli bir konum aldım. Baykal'a oy verdim mi. Hayır. Onu Lider olarak gördüm mü hayır. Ama yiğidin hakkını da yiğide vermek lazım. Şimdi solcuların 12 Eylül'ü lanetledikleri bu platformda, sağcılar nerede diye soruluyor. Sağcılar da 12 Eylül'de mağdur oldular fakat amaçlarına uyduğu için 12 Eylül'ün kendilerine getirdiği kötülüklere sessiz kaldılar diye düşünüyorum.

Yorumu oyla      4      0  
tarihçi 13 Eylül 2008 Cumartesi 

Ben Atatürk'ün rozetteki resminden bahsedince ve Atatürk'ün yolunda olduğumu söyleyince hiç unutmam şu ifadeleri kullanmıştı. "Ne Atatürk'ü biz Kürt devletini kurmak istiyoruz." Ben de o arkadaş da Halkevi müdavimlerindendik. O günden sonra Halkevine adımımı atmadım. Yukarıda anlattığım iki ifadeyi yan yana koyunca Baykal'a haksızlık yapıldığı düşüncesindeyim. Ben olayı şöyle görüyorum. Baykal solun içindeki çürük elmaları ayıklamaya çalıştı. Ama CHP'yi soldan uzaklaştırdı mı onu bilemem.

Yorumu oyla      4      0  
tarihçi 13 Eylül 2008 Cumartesi 

1918 yılında yayınlanan eski türkçe Ermeni zulmü ile ilgili bir kitabın girişi şu şekilde; Bir çok ayrılıkçı fikri içinde barındıran solun.....diye devam ediyor. Bir de 1970'li yıllarda bizzat yaşadığım bir olay, Halkevlerini kendi evimiz gibi biliyorduk. Rozetlerinde önderimiz Atatürk bulunmaktaydı. En sevdiğim atatürk resmi de Halkevlerinin çıkardığı rozetteydi. Bir arkadaşımla sohbet ediyordum. Tam hatırlamıyorum ama ya annesi, ya da babası Kürt idi. Çok yakın arkadaşımdı.

Yorumu oyla      4      0  
süleyman karaca 13 Eylül 2008 Cumartesi 

6- Dünyanın en stratejik enerji koridorunda, kendi kendine yeteceği emareleri görülen petrol ve doğalgaz rezervi ile, Güneydoğu Anadolu Projesinden fışkıracak gıda potansiyel gıda zenginliği ile, bor ve benzeri bazı keşfedilmemiş yer altı zenginlikleriyle, ağır ağırda olsa kendi bölgesindeki tüm anlaşmazlıklarda ağırlığını hissettiren diplomasisi ile, artık edilgenliği terk etmiş bir etki eden Türkiye, hangi denklem konfigürasyonunda kimleri ürkütmektedir? Ve tüm bu atıl potansiyele ivme kazandıran anlayış etkin bir şekilde frenlenemezse, kimlerin hangi çıkarları zedelenecektir? Bu soruların cevabını doğru verebilen aydınlık düşünce sahipleri, Deniz Feneri’nin ışığı üzerinden nelerin karartılmak istendiğini de açıkça göreceklerdir. Büyük resmin arka yüzünde, bu soruların cevapları gizli olduğunu düşünüyorum.

Yorumu oyla      4      0  
süleyman karaca 13 Eylül 2008 Cumartesi 

5- Tüm bu çığırtkanlığın sergilendiği resmin arka palanında acaba ne var diye merak ediyor insan. Güneş her gün yeniden doğar, dünya her gün yeniden kurulurken büyük yuvarlak masadaki küresel oyuncular bu harita üzerinde enerji dağılım ve tedariki, silah üretim ve dağıtım ağı, uyuşturucu rantı, dğerli maden yatakları üzerindeki imtiyazlar, su ve gıda ambarları, gibi temel gereksinmeleri için hangi senaryoları pay ederken, Türkiye bu paydaşlaşmada ne gibi pazarlıklara konu ediliyor olabilir? Bence esas can alıcı soru bu..

Yorumu oyla      4      0  
süleyman karaca 13 Eylül 2008 Cumartesi 

4- Doğan Medyası üzerinden servis etmelerinin bir benzerini, 14 aydır aynı Alman Mahkemesinde görülmekte olan bir davanın iddianamesine, Mahkeme savcısının bile “nasıl girdi bilmiyorum” dediği karanlık bir elin Başbakan’ın adını sokuşturması. Her iki olayda aynı birebir unsurlar ve iz düşümlerini görmek için falcı olmaya gerek yok. Amaç, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ı da Çiller’in akıbetine mahkum etmek, Doğan Medya yazarlarından Okay Gönensin’in açık tehdit kokan “evde oturma” iznine çıkarmak. Bu arada, emeklerinin karşılığını, ağır cezai müeyyidesine aldırış etmeden, borsa minipülasyonlarıyla da devşirmeyi ihmal etmediklerini de not etmek gerekir diye düşünüyorum.

Yorumu oyla      4      0  
süleyman karaca 13 Eylül 2008 Cumartesi 

3- Grupta çalışanların etkili olduğu bütün örgütler, örneğin illegal Basın Konseyi gibi örgütlenmeler dahil hepsi, Başbakan ile kendi patronları arasındaki kavgada gardını almış, yumruk atmaya hazır boksörler gibi bekliyor, her fırsatı en ince ve tüm ustalıklarını da kullanarak yumruk savuruyorlar(bunlar arasında Hasan Cemal, Taha Akyol gibi isimleri görmekte ayrı bir ibretlik olay!). Bu düşüncenin ilk argümanı; Tansu Çiller’in bir Alman Mahkemesi tarafından uyuşturucu çetesi liderliği ile suçlandığı dosyayı 2,5 ay kasasında saklı tuttuktan sonra, Çillerin ipini çekmeye karar verdiklerinde tıpkı

Yorumu oyla      4      0  
süleyman karaca 13 Eylül 2008 Cumartesi 

2- Bu ne Hilton arazisi, ne Ceyhan’da kurulması tasarlanan rafineri izni, ne CNN-TURK Karasal yayın lisansı, ne de Sermeye Piyasası Kurulu incelemesine karşılık, Deniz Feneri üzerinden bir rovanşist kavgaya indirgenmeyecek boyutta, farklı bir oyun. Bu saydıklarımın hiçbiri asıl sebep değil, oynanan oyunda. Oyunun bir tarafında bulunanlar, bizim zekamızla da oynayarak, inandırıcılık kazanmaya ve alet oldukları oyunun perdelenmesine kirli bir katkının kahramanlığını yapıyorlar. Doğan Medyasının sadece gazeteleri değil,

Yorumu oyla      4      0  
süleyman karaca 13 Eylül 2008 Cumartesi 

1- Deniz Feneri üzerinden kirli bir savaş yürütülüyor. Bu savaşı kazanmanın en kestirme yolu, hiç şüphesiz darbeydi. Bunun için, orduyu darbeye kışkırtacak provokasyonlara kalkışmışlardı. Bilerek/bilmeyerek buna en çok alet olan da malesef Ana Muhalefet lideri Sayın Deniz Baykal’dı ve halen, konsept değiştirmiş bu savaşta anlamsız bir şekilde olayın özünü doğru algılamaktan uzak, kurşun asker görevini sürdürüyor; önce Ergenekon, şimdi de Aydın Doğan’ın avukatlığını üstlenerek. Oysa oynanan oyun, uluslararası boyutları olan çok farklı milli çıkarlar çarkının bir parçası.

Yorumu oyla      4      0