E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Fahrettin Damga

Türkiye artık hafife alınacak bir ülke değil
2 Nisan 2018 Pazartesi

ABD’de herkes ayrı telden çalıyor. Başın verdiği komutu organlar yerine getirmez oldu.
ABD Başkanı Trump ‘’ Suriye’den çok yakında çıkacağız’’ açıklaması yaptı. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ‘’haberim yok’’ dedi. Pentagon ise sahada Trump’tan farklı bir noktada, en azından şimdilik.

Trump Başkan olalı daha 1,5 yıl oldu ama etrafında değişmeyen kimse kalmadı. Hızına yetişilmiyor. Sanki yönetebilmek için devletin gizli sahipleriyle uzlaşı arayışında ama teslim olması dışında seçenek bırakılmıyor gibi sanki.

Trump tüccar adam, ABD’nin bu gidişle batacağının farkında, dünyaya bu kadar yayılmayı ekonomik olarak daha fazla kaldıramayacaklarının farkında. ABD’yi budayıp içe kapatarak restore etmeyi ve ömrünü uzatmayı planlıyor gibi ama içerideki hakim güçler buna pek izin verecek gibi durmuyor.

Muhtemelen onlara göre dünya yeni bir denge arayışında ve bu geçiş sürecinde ABD içine kapanırsa yeni düzende istedikleri ağırlığı sağlayamayacaklar.
Aslında her iki halde de ABD zayıflıyor, eski günlerini mumla arayacakları günlerin arefesindeler.

Trump boşuna ‘’Suriye’den çekileceğiz’’ demiyor yani. Mecburiyetten.
Müesses nizamın temsilcilerinin torbadan çıkardığı Fransa Cumhurbaşkanı Macron tam da burada topa girdi.
Emperyalist duyguları kabardı belli ki. 1. Dünya Savaşı’nda tüm batının üzerine çullanarak parça parça ettikleri Osmanlı’nın mirasından kendi payına düştüğüne inandığı Suriye’de topa girmeye çalışıyor.
Başarılı olabilir mi?

Büyük bir hesap hatası olur Fransa için. Zira Türkiye o yorgun ülke değil artık. Atalarının talan edilmiş mirasının peşine düşmesinden korkulduğu için gürbüzleşmesin diye hep engellenen bir ülke.

Lakin Türkiye gürbüzleşti artık, ayakta dimdik duruyor.
Ne diyor Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’da sınırda? ‘’Afrin Destanı, TSK’nın kapasitesini bilmeyenlere cevaptır. Artık Türkiye’siz karar alınamaz’’
Gölge CIA olarak bilinen Stratfor'un kurucusu George Friedman Avrupa’yı değerlendirirken, “Gördüğüm 2. güç Türkiye. Askeri kapasitesi, muhtemelen İngiltere hariç Avrupa’nın en iyisi. Almanları sadece bir öğleden sonra içerisinde ve Fransızları da eğer ortaya çıkma cesaretini gösterirlerse bir saat içerisinde bitirebilir” diyordu Ocak 2017’de.

Yani birileri bizim bekamızı da ilgilendiren hesap yaparken Türkiye’siz hayal görmesin.
Türkiye’nin devlet aklı eskisi gibi tüm kılcal damarlarıyla birlikte batıya bağlı değil. O damarlarda bağımsızlık dolanıyor artık.

60 yıllık rüyamız olan ilk Nükleer Santralimiz Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin’in ilk harçlarıyla temelleniyor.
Batılı sözde müttefiklerimizin bizi bunca yıldır oyalayıp geciktirdikleri süreci bitirmenin eşiğindeyiz artık.

Peki, niye dostlarımız ve onca yıllık müttefiklerimiz değil de Rusya? 
Gerçi hava savunma sistemi vermeyenler nükleer santral mi kuracaktı, değil mi?
Onlar dost da değil, müttefik de. Onlar bizi atalarımızın mirasından hak iddia etmeyelim diye kontrol altında tutmaya çalışan ebedi düşmanlarımız.
Gerçi nükleer enerjiye herkesin hakkı var, Türkiye’nin yok.
Niye?  Çünkü çevreye zararlı.

Vakıfları aracılığıyla fonladıkları bir takım STK’lar eliyle ve medya desteğiyle ve asıl önemlisi bu gürültüleri bahane eden batıya hizmet eden siyasetçi ve bürokratlar eliyle bugüne kadar engellediler.

Bunu da içerdeki o eski vesayetin zincirlerinden kurtuldukça öğreniyoruz.
İçlerinde onları kemiren ama dışa vuramadıkları korkuları şu; Türkiye nükleer santral kurarsa, o teknolojiyi elde ederse, nükleer silah yapma aşamasına geçer mi, geçerse engelleyebilir miyiz?

Bugün bile planlarına karşı tüm hesaplarını bozan Türkiye bir de nükleer silaha sahip olursa?
Nükleer silah korkusuyla da üzerimizde çok psikolojik harekat yaptılar. İçimizden birileri dünyada söz sahibi olmak için nükleer güç olmak gerektiğini söylediler ama nükleer teknolojiyi elde etmemize bile tahammül edemeyip engel olmaya çalışmadılar mı?
İsrail neden bu kadar arsız ve kural tanımaz?
Sadece ABD ya da küresel sistem koruması mı, yoksa nükleer güç sahibi olmanın da bir etkisi var mı?

Gerçi, elbette her şey nükleer silah sahibi olmakla bitmiyor. Fakat Türkiye gibi bir ülkenin bu konuda bu kadar gecikmiş olması kabul edilebilir değil.
İsrail’e ve Netanyahu’ya ‘’Benim nükleer silahım var diye hava atma, yeri geldiğinde o silahlar da çalışmaz.’’ diye boşa demiyor Cumhurbaşkanı Erdoğan.
Harekat yapamaz dedikleri TSK’nın zaferlerini ve kapasitesini sahada görüp kafalarını duvara vuranlara düşen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘’yeri geldiğinde o silahlar da çalışmaz’’ cümlesinin konsantre olmaktır.

Türkiye öyle hafife alabilecekleri bir ülke değildir artık.
Ha unuttuk, Fransa mı?
ABD’nin bütün bileşenleriyle başaramadığını Fransa mı başaracak?
Denesin, görsün.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 10503 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Bayram değil seyran değil ABD ve Avrupa bizi niye öpmeye çalışıyor?
3/29/2018
Batıyı Türkiye’yi kaybetme korkusu sardı
3/26/2018
Türkiye’nin yapım projesi ile Batının yıkım projesi!
3/22/2018
Mehmetçik ve Devlet Bahçeli’nin kesişen kaderi
3/19/2018
Kazanacakları seçimi niye boykot etsinlermiş. Duy da inanma.
3/15/2018
Cumhur İttifakı, getirdikleri, itirazlar ve çaresizlik
3/12/2018
ABD’nin DEAŞ maymuncuğu ve psikolojik harekat
3/8/2018
ABD’nin Türkiye çaresizliği
3/5/2018
Saadet Partisi için normal olan ne, bir tuhaflık yok mu?
3/1/2018
Türk, neden beklenen ve özlenen?
2/26/2018
CHP AGRESİFLEŞMESİN DE BİZ Mİ AGRESİFLEŞELİM?
2/23/2018
Sahada ne kadar varsan, masada o kadar varsın
2/19/2018
ABD tiyatroyu daha ne kadar sürdürebilir
2/15/2018
100 yıllık hesap ve ABD’nin planı
2/12/2018
ABD'nin talepleri CHP'ye Atatürk'ü unutturuyor mu?
2/8/2018
CHP KURULTAYI’NA DAİR
2/6/2018
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 2 Nisan 2018 Pazartesi 17:12

ülkemde bu devirde dibe vurmuş bir siyasetin kalemşörü olmak da çok zor iş. Yazarıyla, editörüyle patronuyla, hepsinin işi çok zor. Hem vicdanının sesine kulak vereceksin, eğer biraz kırıntısı kaldıysa, hem de eline tutuşturulan saray talimatıyla birkaç satır karalayıp editöre vereceksin. O da eğer zülf-i yâre dokunan bir kelime yoksa sayfaya koyacak. Sultan Hamit çağı bile daha insaflıydı, daha dürüsttü. Hiç değilse sansüre uğramış yazıların yeri boş kalırdı gazetede, okuyucu sansürü görürdü.

Yorumu oyla      4      0  
Mesa Mesken, Bodrum, reklam, banner,
Aydın, belediye, Özlem Çerçioğlu, Ege et, koronavirüs, önlem,
tusas, banner, reklam,
meclis kulisi,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Koronavirüse karşı önlem aldınız mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
ygs
Serdar Ortaç
NBA
Kızılyıldız
Joachim Löw
BBP
Binyamin Netanyahu
serdar ortaç twitter
İthalat