E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Fahrettin Damga

Türk, neden beklenen ve özlenen?
26 Şubat 2018 Pazartesi


Gazetelerde çarpıcı bir fotoğraf vardı Afrin’den. Mehmetçiğimizin, bulundukları köye yaklaştığını gören teröristler dört yaşlı insanı bir evde esir etmiş ve  etraflarını da bubi tuzaklarıyla kuşatmış. Kendileri de kaçmışlar.

En iyi yaptıkları şeyi yapmışlar yani. Kalleşlik ve korkaklık.
Dertleri hem Mehmetçiğimiz şehit olsun hem masum siviller hayatlarını kaybetsin. Aynı zamanda onlar da rahat rahat özel ajanları eliyle Türk Silahlı Kuvvetleri sivilleri katlediyor algısını işlesinler.

Şükür ki istedikleri olmadı ve tecrübeli mayın imha timimiz tarafından tuzakları bozuldu.
Kaç saattir orada korku içinde kaskatı kesilen, ayakta durmakta zorlanan dedeler ve ninelerden Nazlı Osman nine  ‘’Askerlerden biri başını dizime koydu, saçını okşadım. Allah onlardan razı olsun’’ diyordu.

Bir bakar mısınız duruma?

Sizin de gözleriniz yaşarmaz mı böyle bir sahne karşısında?

Dünyada o çatışma ortamında tanımadıkları insanlara bu derece şefkatle muamele eden bir ordu daha var mıdır acaba?

Peki o eli kanlı teröristler ne istiyor bu masum insanlardan, neden sivilleri kalkan yapıyorlar kendilerine biliyor musunuz?

Çünkü bu tür numaraları, sözde hendeklerinin çukura dönüşüp tek tek o açtıkları çukurlara gömüldükleri süreçte de yaptılar.
Onlara öğretilen o.
Karakterleri de o.

En iyi bildikleri şey, kim olduğuna bile bakmadan sivilleri kendilerine kalkan yapıp korkakça onların arkasından Mehmetçiğimize saldırmak.

Dün de böyleydi  bugün de böyle.
Demokratik Özerklik hayaliyle sözde hakkını savundukları Kürt vatandaşlarımızın yaşadıkları şehirleri mahalleleri hendeklerle yaşanamaz hale getirdikleri dönemde, şu anki HDP Eş Genel Başkanı olan Pervin Buldan, PKK'nın şehir yapılanmasının birçok saldırıda okulları hedef almasına sesini çıkarmadığı yetmezmiş gibi, ilan edilen sokağa çıkma yasağı öncesi meslek içi eğitim için çağrıldıkları için Cizre ve Silopi'den ayrılan öğretmenleri fotoğraflarını da kullanarak sosyal medya hesabından tehdit etmişti.
Pervin Buldan sosyal medya hesabından diyordu ki; "Bırakıp gitmeyeceksin. Terk etmeyeceksin. Bir gün geri dönmek istersen yüz bulamayabilirsin...."

Niye böyle feryat ediyordu peki?
Sivilleri teröristlerine kalkan yapamazlarsa güvenlik güçlerimiz karşısında hiçbir şanslarının olmadığını biliyordu da ondan.
Nitekim öyle de oldu. Sözde ilan ettikleri demokratik özerklikleriyle birlikte teröristler de o çukurlarına gömüldüler.

Akıl hocaları Batılı ajanlarla birlikte terör örgütünün Kandil’den gelen bölge üst yönetimi de sıkıştırılmış oldukları bodrumdan, propaganda ekibinin tüm çabalarına ve cıyak cıyak dillendirdikleri ‘’Siviller katlediliyor’’ yalanlarına rağmen kaçamadı, akıbetlerine razı olmak zorunda kaldılar.

Oysa, bölge teröristlerden temizlenip normale dönüldüğünde o öğretmenler, görevlerine dönüp bölge onları, onlar bölgeyi kucaklarken yüz bulamayıp insan içine çıkamayacak hale gelen de Pervin Buldan ve zihniyeti olmuştu.
Diyarbakır Sur’da da, Nusaybin’de de, Cizre’de de, Silopi’de de, Şırnak’ta da hep aynı şeyi yaptılar.

Kendilerine destek verenlerin bile evlerini işgal ederek, ev sahibinin eşini, çoluğunu çocuğunu hem kendilerine kalkan yaptılar hem kendilerine zorla hizmet ettirdiler. Sadece ikametgahlarını işgal etmediler insanların, özelini de çiğnediler. Malına mülküne çöktüler. Evini barkını mahvettiler.

Heyecanla açtıkları hendekler çukura dönüştürülüp eli kanlı teröristler tek tek çukurlara gömüldükten sonra onların sivil uzantılarının halkın içine çıkamaması, halktan teveccüh görememesi de ondan.
Halk, kimin ne olduğunu o süreçte gördü. Görmeyen, görmek istemeyen yok mudur, elbette vardır ama ortalama vatandaşın tavrı bu.

Peki, onlar bunu yaparken Mehmetçiğimiz ne yapıyordu?
O da tıpkı bugün yaptığı gibi, daha fazla şehit vermeyi göze alıp bir masumun bile burnunun kanamaması için hassasiyetle ve fedakar bir şekilde görevini yapıyordu.
Herkes, karakteri neyse onu ortaya koyuyordu.

O yüzden koro halindeki tüm algı çalışmalarına rağmen ‘’Türk Silahlı Kuvvetleri sivilleri katlediyor, kimyasal saldırı yapıyor’’ ithamlarına kimse inanmıyor.
Hatta kendileri bile inanmıyor ama Mehmetçiğimizi başka bir yolla durduramayacaklarını bildikleri için bir umut bu yola başvuruyorlar.

Bizim ne milletimizin, ne ordumuzun karakterinde, ne de dinimizde masumlara zarar vermek yoktur. Tarih boyunca da böyle oldu. Bundan sonra da böyle olacak. Aleyhimizde attıkları iftiraların üzerimize yapışmaması ondan.
Daha geçen hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağzından açıklandı. Eğer sivil hassasiyetimiz olmasaydı şimdiye kadar Afrin’i yerle bir etmiş, ele geçirmiştik.

Biz, DEAŞ’la mücadele ediyorum diye binlerce masum katleden ABD değiliz. Onun Suriye’deki kara ordusu çapulcular da. Zira bir ABD’li subay diyordu ki; ‘’ Bir DEAŞ’lı ölecekse 10 sivil kaybetmeye razıyım’’
Biz asla öyle olmadık, olamayız. Türk, o yüzden beklenen, o yüzden özlenen değil mi zaten?

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 8777 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YORUMLAR
Toplam 3 yorum var, 3 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 28 Şubat 2018 Çarşamba 06:45

Sayın Yazar, Milliyetçiliği nasıl savunacağımız konusunda az önce bir videoyu izledim. Linkini veremiyorum ama başlığını vereceğim. "Afrin Harekatı ekseninde AKP'nin dış politikası". Google yol gösterir.

Yorumu oyla      4      0  
Misafir 27 Şubat 2018 Salı 07:09

bu sayfalarda Türk Milliyetçiliğini savunacaksak Sayın Bülent Kuşoğlu'nun makalesinden başlamak gerek, ondan öğreneceğimiz çok şey var.

Yorumu oyla      4      0  
Misafir 27 Şubat 2018 Salı 06:24

Bu makalenin, yıllardır "Türk Milleti" diyemeyen, ağzından "bu millet"ten öte bir ifade çıkmayan, "bütün milliyetçilikleri ayaklar altına alıyorum" diyen bir zihniyetin egemenliği altında yayınlanması da Allah(CC)'ın bir hikmeti olsa gerek. Buna da şükür mü etmeli yoksa "zor oyunu bozar" mı demeli, bir türlü karar veremedim. Elbette "saygılar bizden efenim".

Yorumu oyla      4      0  
Mesa Mesken, Bodrum, reklam, banner,
Aydın, belediye, Özlem Çerçioğlu, Ege et, koronavirüs, önlem,
tusas, banner, reklam,
meclis kulisi,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Koronavirüse karşı önlem aldınız mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
İlker İnanoğlu
Kocan Kadar Konuş
Endonezya
yakmak
Murat Yıldırım
zonguldak maden
anap
Gol
istanbul 10