E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Yiğit Miraç Tokat

TARİHİ PERSPEKTİFTE EKMEK
19 Ocak 2021 Salı

 

 

Tarihi olayları değerlendirirken o dönemin şartlarını ve halet-i ruhiyesini bilmeden, belki de görmezden gelerek acımasızca yorumlar yapmaktan, haksızca eleştirmekten asla vazgeçmiyoruz. Bu tavrı daha çok siyasilerin gündemi değiştirmek maksadıyla yaptığını apaçık görüyoruz ki bunun en somut örneği, zamanında karne ile ekmek dağıtılması hadisesinin saptırılarak günümüzde ne yazık ki siyasi malzeme aracı yapılmasıdır.  


Platon ‘Devlet’ kitabında ne güzel söylemiş “doğru, siyasetçinin işine geleni yapmasıdır” diye.
Bundan yaklaşık 100 sene önce ekmek nasıl ve neden mi karne ile dağıtıldı? Gelin bu sorunun cevabına tarihte çok kısa bir yolculuğa çıkarak bakalım. 
I. Balkan Savaşı ve ardından gelen I. Cihan Harbi’nde Osmanlı devleti askeri anlamda ciddi kayıplar vermiş, devletin maliyesi ve ekonomisi tamamen bozulmuş ve devlet tam anlamıyla emperyalist güçlerin güdümüne girmiştir. Maalesef devletin ekonomisi ve maliyesi itilaf güçlerin kurallarına ve isteklerine göre yeniden tasarlanmaya başlamıştır. 


Sonrasında ise 1929 yılında bütün dünyayı yerle bir eden büyük ekonomik buhran çok zor şartlar dahilinde kurulan yeni Türkiye’yi de mali anlamda derinden sarsmış, her alanda atılım yapmaya çalışan ve devletçi bir ekonomik model oluşturmaya çalışan yeni Türkiye, aynı zamanda Osmanlı devletinden kalan borçları da ödemeye çalışırken ne acıdır ki, 1929 yılındaki büyük buhran neticesinde ekonomik darboğaza düşmüştür. 


Çok kısa tarihler arasında birbirini izleyen ve toplumun her alanına yıkım getiren bu iki savaşın ardından gelen ekonomik buhrana ek olarak, İsmet İnönü dönemine denk gelen bir başka savaş olan II. Dünya Savaşı (Öyle ki I. Dünya Savaşı’nda yaklaşık 20 milyon insan ölmüşken II. Dünya Savaşı’nda bu sayı ne yazık ki yaklaşık 70 milyondur.) da tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de birçok alanda pekâlâ etkilemiştir. 


İsmet İnönü Almanların ülkemize saldırma ihtimaline karşı orduyu tam teyakkuza geçirmiş, mal ve hizmetlerin önceliğini orduya vermiş, orduda yiyecek – içecek, silah-cephane stokları yapılmış ve böylelikle muhtemel bir Alman saldırısına karşı orduyu hazırlıklı duruma getirmiştir. Zaten büyük savaşlar atlatmış olan Türkiye’nin yeni bir savaşı daha kaldıramayacağını en iyi bilen kişi olan İsmet İnönü, bazı tedbirleri almak mecburiyetinde kalmıştır. Tüm bu gelişmeler ışığında II. Dünya Savaşı tedbirleri kapsamında halk ister istemez bazı sıkıntılara göğüs germek durumunda kalmıştı ki karne ile ekmek ve gaz alınması da işte bu noktada ortaya çıkan bir hadisedir. Çünkü öncelik haklı olarak orduya verilmiştir. Savaşların acısını, verdiği yıkımları, savaşların yetim bıraktığı çocukları iyi bilen İsmet İnönü, bu hususu “Evet, ben sizi aç bıraktım ama babasız bırakmadım.” diyerek ifade etmiştir. 


Bu tedbir ve kısıtlamaların tek gayesi ordunun muhtemel bir savaşa karşı tam hazırlık konumunda olmasını sağlamak idi. Usta ve keskin zekalı devlet adamı olan İsmet İnönü, geçmişteki askeri başarılarının yanına bir de siyasi başarı ekleyerek Türkiye’yi bu savaşa sokmamış, mükemmel bir diplomasi örneği göstererek II. Dünya Savaşı’nda Türkiye’nin tarafsız kalmasında-savaş dışında olmasında- başrol oynamıştır. 


Maalesef ki kimi siyasetçiler oy toplamak veya siyasi kariyerini devam ettirmek için nice yollara başvurmaktadır. Fakat karne ile ekmek olayı yaşanılan durum ve şartlar dahilinde ve o günün koşullarına göre değerlendirilerek neden-sonuç ilişkisi göz ardı edilmeden yorumlanmalıdır. Bundan yaklaşık 100 sene önce yaşanılan ve neden yaşandığı belli olan karne ile ekmek dağıtılması olayını derinlemesine düşünmekte fayda vardır. Bu husus, siyasete malzeme yapılamayacak kadar kutsaldır. Evet, belki bir süre halkımız ekmeğe erişmede zorluk çekmiştir, ama İnönü’nün de deyimiyle çocuklar babasız kalmamıştır. 
Objektif ve biraz daha sağduyulu olmakta fayda var zannediyorum!
Gelelim 2021’e…


Hepimizce malum olan o dönemin şartları, dünya konjonktürü ve savaş durumu, bazı kısıtlamaları ve tedbirleri zorunlu hale getirmişken, 2021 Türkiye’sinde özellikle övündüğümüz ekonomik durumumuzda askıda ekmek uygulamasını nasıl yorumlamalıyız? 
Çocuklarına “ben size bakamıyorum, elveda” notuyla intihar eden babayı nasıl yorumlamalıyız?
Elektrik faturasını ödeyemeyen ve elektriği kesilen ninenin içler acısı halini nasıl yorumlamalıyız?
Kayseri’e ucuz elma kuyruğuna girmek zorunda kalan vatandaşlarımızı nasıl yorumlamalıyız? Yine Kayseri’de soğuk kış gününde ucuz karnabahar kuyruğuna giren vatandaşlarımızı nasıl yorumlamalıyız?


Marketlerdeki raflarda kilitli olarak yer alan yağları nasıl yorumlamalıyız?
Ve daha niceleri…
Aslında yorumlanacak olan vatandaş mı yoksa onları bu yola sevk eden düzen mi?
Karar siz değerli okurlarımızın.
Not: Tarihi olayları değerlendirirken neden-sonuç ilişkisi üzerinden yorumlar yapalım.  

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 7468 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
57=0
1/12/2021
Boğaziçi
1/5/2021
Baba-Oğul Sohbetinde Hamza Yerlikaya
12/21/2020
Cehennem Yoksa Gerçek Mi Oluyor?
12/14/2020
Asgari ücret çarpık sistem
12/8/2020
ALLAH VE TANRI
12/6/2020
Bon Voyage, Messieurs
11/28/2020
Yeni Dünya Düzeni Para Harcamamızı İstiyor Sanki
11/20/2020
Kanal İstanbul İçin Bir Kez Daha Düşünelim
11/14/2020
Şahıs Değil Sistem Önemli… ABD Seçimleri
11/5/2020
Önceliğimiz Kanal İstanbul Olmalı
11/3/2020
29 Ekim Cumhuriyet Serüveni
10/29/2020
Saklambaç Oyunu ve S-400 Gerilimi: Ebe Türkiye!
10/24/2020
Doğu-Batı ve Tanrı
10/19/2020
Ankara'nın Başkent Oluşu
10/13/2020
Cumhuriyet Bir Günde mi Kuruldu?
10/10/2020
Fatih’ten Mustafa Kemal’e
10/6/2020
Hepimiz Ermeniyiz!
10/2/2020
Azerbaycan-Ermenistan Çatışmasında Türkiye
9/29/2020
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 19 Ocak 2021 Salı 21:39

Çok yerinde bir tespit yapmışsınız Yiğit Bey. Tekâlif-i Milliye kararlarını korona virüs nedeniyle alınan tedbirlerle bir tutan zihniyetten beklenen bir tavır bu maalesef. Toplumu bu koşullarda "yaşamaya" mahkum edenler elbet bir gün hesap verecektir. Kaleminize sağlık.

Yorumu oyla      12      10  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Mültecilere karşı sınırların açık tutulmasını doğru buluyor musunuz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
dolar
ihracat
Dilma Rousseff
yargıtay
Kayseri Erciyesspor
Ersun Yanal
Duygun Yarsuvat
YÖK
deniz ülke arıboğan