E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Fahrettin Damga

Süleyman Soylu neden istifa etti?
13 Nisan 2020 Pazartesi

 

 

Geçtiğimiz Cuma günü Büyükşehirlerde hafta sonuna özel alınan sokağa çıkma yasağı kararı Anadolu Ajansı, TRT ve A Haber ekranlarına düştüğünde tetiklendi kriz.

Acaba kim ya da kimler sızdırmıştı bu haberi?

Hem de İçişleri Bakanlığı tarafından açıklanmasını beklemeden.

Cevabı ve amacı henüz belli olmayan bu soru kritik elbette. Belli ki birileri bunu yaparak bir amaç elde etmek istedi.

Amaçlarına ulaşabildiler mi yoksa hüsrana mı uğradılar? Henüz belli değil.

O ana kadar salgınla mücadele konusunda yaşanan eşgüdüm ve panikle alınmayan kararlarla dünyaya örnek olan bir kriz yönetimi vardı.

Anlaşılan sokağa çıkma yasağı kararıyla hafta sonu kalabalığı evde tutularak virüse karşı mücadelede kritik eşik kazasız belasız atlatılmak istendi ve o örnek kriz yönetimi taçlandırılmak istendi.

Fakat ne olduysa oldu.

Erken açıklama sebebiyle ayrıntılarına hakim olunamayan sokağa çıkma yasağıyla birlikte halkta bir panik havası ortaya çıktı. Onca zamandır alınan tedbirlerin boşa gittiği bir koşturmacayla o saatte açık olmaması gereken marketleri dolduran tedbirsiz halkın gıda stoklama görüntülerine şahit olduk.

Zannedersiniz ki 10-15 günlük sokağa çıkma yasağı ilan edildi de eksikler tamamlanıyor.

Bu panik havasını andıran görüntülere sosyal medyada organize bir grup o güne ait olmayan kavga görüntüleriyle katkıda bulundu. Belli ki kaos işlerine geliyordu.

Nasıl gelmesin? Salgının başından beri o kadar uğraşmalarına rağmen istismar edebilecekleri bir eksiklik bulamamışlardı. Gün doğmuştu onlara.

Muhalefet  ve FETÖ ellerine geçen fırsatı kaçırmamak için sosyal medya vasıtasıyla o görüntüler üzerinde tepindikçe tepindi.

Yönetemiyorsunuz diyenler mi istersiniz, hükümet istifa diyenler mi?  Hepsi ortalığa döküldü.

Yayılan görüntüler evinde oturan, kurallara azami şekilde uymaya çalışanlar üzerinde ciddi şekilde moral bozukluğuna sebep oldu. Acaba onca emek boşa mı gidiyordu?

Acaba bakkalları, marketleri, fırınları dolduran bu tedbirsiz kalabalık virüsün yayılmasına sebep olabilir miydi?

Fırsat bu fırsat son dönemde medyanın teveccühünün başlarını döndürdüğü belli olan bazı bilim kurulu üyelerinin sosyal medya hesaplarından da bu kaygı pompalanınca üzüntü daha da arttı.

Oysa alınan sokağa çıkma yasağı itibariyle bu derece paniğe sebep olacak bir durum yoktu. Olmadığını da ertesi gün kapıya kadar getirilen ekmeklerle de görmüş olduk. Fakat sanki birileri bu durumdan faydalanmaya çalışıyordu.

Açıkçası krizin başından beri organize bir kriz yönetimi ilk kez bu kadar kontrolsüz bir duruma sebep olmuştu. Halkın bu tepkisi nasıl oldu da hesap edilememişti?

Ya da hesap edileni bozacak başka saikler mi vardı devrede?

Orası da henüz muamma.

Muhalefet, kararın geç açıklanması üzerinden siyasi fatura çıkardı. Daha erken açıklansa böyle olmazdı diyenler oldu. Üstelik daha önce açıklandığında marketlerde yağma görüntülerinin yaşandığı yurt dışı örnekleri ortadayken.

Kararı alan İçişleri Bakanlığı ise fatura da ona kesilecekti. Birileri fırsattan istifade Twitter’da Süleyman Soylu için istifa hastag’i başlattı.

Bu istifa hastag’ini açanlar muhalefet miydi, FETÖ müydü, yoksa başka birileri mi? O da henüz muamma.

Son dönemde Twitter’da hükümet aleyhine yalan haber ve algı operasyonu yapan hesaplara karşı yapılan operasyonun etkisi ortadayken yani Twitter gündemi az da olsa sakinleşmişken ve CHP inisiyatif kaybetmemek için olsa gerek tabiri caizse ‘’Trolüm Olur musun?’’ kampanyası başlatmışken kimdi acaba yangına körükle gidenler?

Klasik Twitter durumları diye çoğu kesim üzerinde durmadı. 2 gün boyunca mesajlar atıldı o hastag’e. Bu durumun ülkeye bunca hizmeti olan ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinin gelmiş geçmiş en başarılı İçişleri Bakanı olduğu dillendirilen Süleyman Soylu’nun istifasına sebep olabileceği pek düşünülmüyordu.

Beklenmeyen oldu. Pazar akşamı saat 21:24’te İçişleri Bakanı Süleyman Soylu kişisel sosyal medya hesabından yaşananlardan dolayı sorumluluğu üzerine aldığını belirterek istifa ettiğini kamuoyuna duyurdu.

Sorumluluk alanı ile ilgili alınan karar erdemli olsa da tam bir şoka sebep oldu.

Olmayacak bir durumdu.

İstifa Fetö’de, PKK’da ve yandaşlarında bayram havası estirdi. O sırada bir televizyon kanalında canlı yayında olan CHP lideri Kılıçdaroğlu alınan haberin tadını çıkarmak istercesine Süleyman Soylu’nun Cumhurbaşkanı’nı korumak için istifa ettiğini iddia etti.

Meral Akşener açıklanan istifa kararını hata ve başarısızlığı kabullenen olgun bir davranış olarak kabul etmiş ve hızını alamayıp Tarım Bakanı ile Hazine Bakanı’nı da istifaya davet etmişti.

Karşı cepheye bakarsanız surda gedik açılmıştı. Süleyman Soylu gitmişti. Sıra diğerlerindeydi.

Soylu tarafından yapılan istifa açıklamasının satır aralarından Cumhurbaşkanı Erdoğan’la istişare edilmeden alınan bir karar gibi duruyordu. Çoğu yorumcu da öyle yorumladı. Bir kişi hariç.

Takvim Gazetesi Ankara Temsilcisi Zafer Şahin, bağlandığı bir televizyon yayınında kulis bilgisi olduğunu söyleyerek ulaştığı Ak Partili kaynağının kendisine Soylu’nun istifa kararından Külliye’nin haberi olduğunu söylediğini ifade etti.

Çalıştığı kurum itibariyle ve daha önceki dedikodular yüzünden bu durum mensubu olduğu kurumun bu istifayı istediği şeklinde yorumlandı.

Bu yorum kriz yüzünden zorlama bir yorum muydu? o da sizin nereden baktığınıza bağlı olarak değişebilir.

Bazı yazarlar da heyecana kapılıp istifanın kabul edilip edilmediği belli olmadan sosyal medya hesaplarından  Soylu’nun yerine kimin vekalet edeceğini, yerine kimin atanacağını açıklıyordu.

Turnusol kağıdı gibi saatlerdi .

Twitter’da başlayan istifaya itiraz dalgası ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan istifayı kabul etmemesine dönük talepler yaklaşık 150 dakikalık süreçte 2,5 milyon tweetle bir rekor olarak sonuçlandı.

O mesajları atan Ak Parti tabanının bu istifanın Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan döneceğine şüphesi yoktu.

Bir taraftan Soylu’ya destek tweeti atarken diğer taraftan hükümet yanlısı medyada görev alanların ve Ak Parti milletvekillerinin istifaya tepkisini takip ediyorlardı. Hatta kimilerine ‘’neden sessizsiniz?’’ diye açık açık soranlar vardı.

Ak Parti milletvekillerinden fırsat bulup Cumhurbaşkanı Erdoğan’a istifayı kabul etmemesi yönünde çağrıda bulunanlar oldu.

Malum, olay patladığında milletvekilleri Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun görüşmeleri için Meclis’te çalışıyorlardı. Yine biliniyor ki bu kanun görüşmeleri muhalefetin tavrı sebebiyle çok sıkıntılı ilerliyor. Fırsat bulamamış olmaları anlayışla karşılanabilir.

23:40’ta Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan basına gönderilen mesajda birazdan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Süleyman Soylu’nun istifasına dair bir açıklama yapılacağı ifade ediliyordu.

Beklenen oldu.

Çok geçmeden de yapılan açıklamada bugüne kadar hiç olmadığı şekilde Soylu’nun yaptığı çalışmalar takdir edilerek, kendisine sunulan istifasının Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edilmediği açıklandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğini gösterdi, görevini layığıyla yapan bakanına sahip çıktı. Kurda kuşa yem etmedi.

MHP Lideri Bahçeli de sosyal medya hesabından açıklama yaparak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istifayı kabul etmemesinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek Soylu’nun bugüne kadar bakanlık görevini başarıyla yerine getirdiğini ve görevini kararlılıkla devam ettirmesinden yana olduğunu ifade etti.

Derin bir nefes almıştı millet. Şükürler olsun nidaları yükseldi. Kimi yerlerde Saat 24:00’te balkonlardan alkış sesleri yükseldi. Sokağa çıkma yasağı bittikten sonra sokaklara çıkıp kararı kutlayanlar oldu.

Kararın huzuruyla millet uykuya dalarken kaygı, istifa kararı ile bayram edenlere kaldı.

Süleyman Soylu’nun istifasının ve sonrasında yaşananların Türk siyasetinde derin etkileri ve sonuçları olacak.

Dün akşam yaşananlar geleceğe dair işaretler verdi bize. Bazı yargıların yıkıldığı bir gece oldu. Milletin görevini yaptığına inandığı siyasetçinin arkasında nasıl durduğunu gösterdiği bir gece. Abdullah Gül, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’na da bir mesaj vardı sanki olan bitende.

Peki, Soylu her ne kadar öyle ifade etmiş olsa da sadece sokağa çıkma yasağı sebebiyle mi istifa etti, başka sebepler var mıydı? Yoksa bazı konularda yalnız mı bırakıldı, bazı konularda baskı mı yapıldı?

Bu istifa konusundaki bazı çevrelerin sessizliğine bakılınca sebep sadece sokağa çıkma yasağı değil. Olsa olsa bu yasak sonrası yaşananlar bardağı taşıran son damla olabilir.

İddialar şöyle;

Süleyman Soylu teröre ve teröriste karşı müsamahasız tavrı sebebiyle özellikle 2. Çözüm Süreci peşinde olanların hedefi. Uzun zamandır değişsin diye papatya falı açanlar var. Milliyetçi politikalar uyguladığı o yüzden seçim sonuçları aksini söylese de Güneydoğu’da Ak Parti’nin oy kaybettiğini iddia eden klikten bahsediyoruz. Bu klik Cumhur İttifakı’nı istemediği için Süleyman Soylu üzerinden bir kırılma oluşturabileceğini de varsayıyor.

Yine Ak Parti içerisinde ya da artık dışarıda kalmış olanlardan başını Bülent Arınç’ın çektiği bir grup FETÖ ile yeniden bir kucaklaşmayı kulaklara fısıldıyor ve merhametten bahsediyor. Alışkanlıktan olsa gerek FETÖ ile özelikle damatları üzerinden bol bol kucaklaştıkları için faturayı millete kesmeye çalışıyorlar. Üstelik kendilerine Ak Parti’yi örtü yapmaya çalışıyorlar. Bugünlerde çıkacak olan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun sebebiyle faaliyetleri yoğunlaştı. Onların da hedefinde güvenlikçi politikalardan dolayı ve FETÖ’ye karşı müsamahasız tavrı sebebiyle Soylu da var.

Son dönemde sözde Ak Parti içerisinden verdiği kulisler sebebiyle sosyal medyada fenomen olmuş, Davutoğlu, Babacan ve CHP ile ilişkileri tespit edilen ve Ak Parti’yi karıştırma ve etkisizleştirmek için çalışan eski DHKP-C bağlantıları ortada olan ANKARA KUŞU, TÜRKİYE GERÇEKLERİ ve Kulis Kuşu hesaplarına yapılan ve kullananlara dönük tutuklamayla sonuçlanan operasyonun sonuçlarının Ak Parti içerisinde bazı odaklara uzandığı ve bu odakların bu operasyonlara tepkisinin de Soylu’ya yönelmiş olduğu da biliniyor.

Özellikle Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın eşinin ismi sosyal medyada özellikle ANKARA KUŞU ile ilişkili olarak zikrediliyor. Hatta dün akşam saat 21:01’de attığı ‘’Satranç oynamayı severim hele şah mat deyince süper oluyor’’ tweetinin Süleyman Soylu’nun istifasına dönük olduğu iddia edildi. Tweetin altına yapılan yorumlar ve Hayati Yazıcı’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istifayı kabul etmeme kararından sonra attığı birlik ve beraberlik tweetinin altına yapılan yorumlar durumun artık gizlenemeyecek noktaya geldiğini gösteriyor.

Yine Cumhurbaşkanı Erdoğan sonrasına hazırlanan odakların alan temizliği yapma adına kendilerine siyaseten tehdit olarak gördükleri Soylu’yu ekarte etmek için sebep oluşturma ve bu sebebi kullanma konusundaki maharetlerinin de uygulama olarak sahada olduğu görmemek mümkün değil.

Süleyman Soylu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’la istişare etmeden istifa kararını kamuoyu ile paylaşmış olması eleştirilebilir. Eleştirilmeli de belki. Kimi çevreler eleştirdi de. Haklı yönleri de olabilir bu eleştirinin. Bu sıkıntılı dönemde böyle bir şeye gerek var mıydı? Doğru bir zaman mıydı? soruları elbette sorulabilir. Sorulmalı da.

Bu tavrın sebebini henüz bilemiyoruz. Kendince sebepleri olduğu belli. Fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da sıkıntıya soktuğu kesin.

Sonuçta onlar kendi aralarında anlaştı. Sıkıntı giderildi. Fakat buna rağmen Ak Parti Kadın Kolları Başkanı ve Ankara Milletvekili Lütfiye Selva Çam’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arkasına gizlenerek ve gün içerisinde muhalif çevreler tarafından tepe tepe kullanılan Süleyman Soylu’ya had bildirmeye çalışan tarzdaki tweeti de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın işinin ne kadar zor olduğuna dair çok güzel bir örnek olarak kayıtlara geçti.

Dün akşam Soylu için gösterilen teveccüh aynı zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan için gösterilmiştir. Buna kimsenin şüphesi olmasın. Gösterilen destek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bunca zamandır yaptıklarının heba olmaması içindi aynı zamanda. Kendi altını oymaya çalışan dost görünümlü fitnecilerin kurduğu tuzak yine Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından bozulmuştur. Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğini göstermiş ve gereğini yapmıştır.

O çevreler için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Dün akşam çok şey değişti. Hem de geri döndürülemeyecek bir şekilde.

Yaşayıp göreceğiz hep beraber.

 

 

 

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 11673 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Bu salgından şüphelenmek için çok sebebimiz var
4/7/2020
Türkiye’nin Koronavirüs mücadelesindeki eşgüdüm ve başarı kimi rahatsız etti?
3/19/2020
Ali Babacan ve ‘’DEVA’’ metaforu üzerine
3/10/2020
Türkiye-Rusya arasındaki ek protokol nasıl geldi, ne içeriyor?
3/6/2020
CHP ve Kılıçdaroğlu şehitlerimizden iktidar devşirmeyi mi planlıyordu?
3/3/2020
Erdoğan ve Ak Parti’nin kamburu: Bülent Arınç
2/28/2020
YOKSA DEJAVU MU?
2/25/2020
Darbe ruhu hala damarlarında dolaşanlar
5/28/2018
Son çareleri dövizdeki yükseliş ve ekonomik kriz mi?
5/24/2018
Kudüs nöbetini devralma sırası ve 24 Haziran
5/21/2018
İsrail politikasında artık yeni şeyler söylemek lazım
5/17/2018
Takke düştü gerçek Karamollaoğlu göründü
5/14/2018
Uyursak Ölürüz
5/10/2018
İnce İnce siyaset ve Sisi
5/7/2018
Hani ittifaka karşılardı?
5/3/2018
Abdullah Gül Ak Parti tabanından neden tepki gördü?
4/30/2018
Abidik Gubidik İttifakı’nda Abdullah Gül denklemden çıktı mı?
4/26/2018
Proje terör örgütlerinden sonra proje siyasi partiler devrede
4/23/2018
Seçim tarihi açıklandı, muhalefet çarşısı karıştı
4/19/2018
MHP ve Devlet Bahçeli neden ilkeler ittifakından bahsedenlerin hedefinde?
4/16/2018
3. Dünya Savaşı’nın eşiğinde miyiz?
4/12/2018
Esad katliamlarıyla ABD-Avrupa ve İsrail’e can suyu mu veriyor?
4/9/2018
En büyük kabusları enerji açığını kapatan Türkiye
4/5/2018
Türkiye artık hafife alınacak bir ülke değil
4/2/2018
Bayram değil seyran değil ABD ve Avrupa bizi niye öpmeye çalışıyor?
3/29/2018
Batıyı Türkiye’yi kaybetme korkusu sardı
3/26/2018
Türkiye’nin yapım projesi ile Batının yıkım projesi!
3/22/2018
Mehmetçik ve Devlet Bahçeli’nin kesişen kaderi
3/19/2018
Kazanacakları seçimi niye boykot etsinlermiş. Duy da inanma.
3/15/2018
Cumhur İttifakı, getirdikleri, itirazlar ve çaresizlik
3/12/2018
ABD’nin DEAŞ maymuncuğu ve psikolojik harekat
3/8/2018
ABD’nin Türkiye çaresizliği
3/5/2018
Saadet Partisi için normal olan ne, bir tuhaflık yok mu?
3/1/2018
Türk, neden beklenen ve özlenen?
2/26/2018
CHP AGRESİFLEŞMESİN DE BİZ Mİ AGRESİFLEŞELİM?
2/23/2018
Sahada ne kadar varsan, masada o kadar varsın
2/19/2018
ABD tiyatroyu daha ne kadar sürdürebilir
2/15/2018
100 yıllık hesap ve ABD’nin planı
2/12/2018
ABD'nin talepleri CHP'ye Atatürk'ü unutturuyor mu?
2/8/2018
CHP KURULTAYI’NA DAİR
2/6/2018
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Metin 13 Nisan 2020 Pazartesi 21:29

Yazıyı sabırla sonuna kadar okudum. Bekledim ki sorunun cevabını bulayım. Lakin vıdı vıdı, sonuç bir şey yok!

Yorumu oyla      3      1  
meclis kulisi,
tusas, banner, reklam,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Koronavirüse karşı önlem aldınız mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
borsa istanbul
Cüneyt Çakır
burçin terzioğlu
voleybol
bodrum
Zlatan Ibrahimoviç
Edward Snowden
güneş tutulması
temmuz