E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Yiğit Miraç Tokat

Önceliğimiz Kanal İstanbul Olmalı
3 Kasım 2020 Salı

 

 

Ne acıdır ki İzmir’de meydana gelen deprem nedeniyle hergün enkaz altından vatandaşlarımızın cansız bedenleri çıkarılırken, bir yandan da devletimizin ilgili tüm kurum ve kuruluşları göçük altında kalan ve bir şekilde hayata tutunmaya çalışan insanlarımıza ulaşmak için gecesini gündüzüne katmış çalışıyor. Umuyorum bu saatten sonra göçük altından çıkarılan cansız bedenler değil, sağsalim vatandaşlarımız olur.

Yıllar geçtikçe deprem gerçeğini kabullenmek bir yana dursun bu konuda ne tür çalışmalar yapılıyor, ülke genelinde ne kadar ağır hasarlı, hasarlı durumda bulunan bina var ve bu binalar için nasıl bir çalışma yapılıyor açıkçası bilmiyoruz veya ben bilmiyorum! Gerekli mercilerin bu konu üzerinde yeterince durmadığını düşünüyorum, eğer aksi bir durum olmuş olsa birkaç sene önce hasarlı ve kusurlu binalara imar affı getirilmemiş olurdu!

Konunun uzmanı hatrı sayılır bilim adamlarımız büyük İstanbul depremini ve bu depremin yıkım etkisinin çok büyük olacağını öngörürken, ilgililer tarafından ciddi bir yapısal ve kentsel dönüşümün yıllar öncesiden başlatılmıs olması gerekiyordu! Fakat geçen 20 yılımıza baktığımızda bu konuda yapılan çalışmaların tatmin edici olmadığı bir gerçektir. Prof Dr.Övgün Ahmet Ercan geçtiğimiz dönemlerde yaptığı bir açıklamada İstanbul için yıkım eşiğinin 6.4 olduğunu ifade ederken aslında ne kadar ciddi bir durumla karşı karşıya olduğumuzu gözler önüne sermiştir. Fakat kaynaklarımızı Kanal İstanbul’a ayırmak sanıyorum daha önemli olsa gerek. 

Sosyal medyada dolaşan birçok foto geçtiğimiz günlerde dikkatimi oldukça çekti; bu fotoların birisinde binanın kolonlarının kesilip market yapıldığı, ana taşıyıcı direklerin yarısının kesilerek aralarından kablolar geçirildiği yer almaktaydı. Yani bu binaya oturum iznini kim, nasıl veriyor inanın aklım almıyor. Bu yapılanın bir insanı kasten öldürmeye teşebbüsten ne farkı olabilir ki. Demek yıllar geçiyor olsa bile insanlar ne acılardan ders almayı biliyor ne de insan onurunu ve sağlığını düşünüyor. Göçük altında kalan, ölen masum canların ne günahları vardı. Aileleri, yakınları şimdi feryat figan ağlıyorlar. Bir kısım şeytan, hırsız müteahhitler sizin gerçekten Allah’ınız yok, şeytanı ortak etmişsiniz yolunuza. Dilimden çıkacak sözler öfkem kadar büyüktür, o yüzden susuyorum istemeyerek! 

Devletimizin ve hükümetimizin ilk olarak alacağı aksiyonun, öncelikle fay hatları üzerinde bulunan bölgelerdeki hasarlı ve oturulamaz binalarda kentsel dönüşüm uygulamalarına başlaması olmalıdır; konunun uzmanları tabii ki teknik ve teori olarak bu hususa bilimsel açıklama yaparak yaklaşmaktadırlar, naçizane bir vatandaş olarak görüşümü burada ifade etmek istedim. Hepimiz biliyoruz ki Türkiye maalesef deprem gerçeğiyle yaşayan ve bu konuda çok acılar çekmiş bir ülkedir. Ders alıyor muyuz? Hayır.

Ülkemiz son dönemlerde ekonomi alanında olsun, uluslararası arenada olsun zor ve sıkıntılı bir dönemden geçmektedir; ekonomi alanında özellikle Sn. Albayrak’ın açıklamalarının tam tersine günden güne paramızın değerinin düştüğü malumdur. Bunu bir vatandaş olarak pazarda çok iyi hissediyorum. Gün geçmiyor ki aldığımız ürünlere zam gelmesin, gün geçmiyor ki dolar ve euro kuru yeni rekorlara doğru koşmasın. Dövizin rekorlar kırdığı bir ortamda ekonominin rahat bir düzlükte seyrettiğini, düşüş eğiliminde olduğunu söyleyemeyiz sanıyorum!

Deprem gerçeğini bir kez daha çok ciddi bir şekilde muhasebe ederek, bu konuda hızlı çözümler bulup aksiyona geçmede ısrarcı olmalıyız. Bilmem kaç milyar dolar harcanması düşünülen Kanal İstanbul önceliğimiz olmamalı, hatta hiç olmamalı. Şuan ki döviz kurları da göz önüne alındığında bu projeye aktarılacak olan paranın insanlarımızın sağlına ayrılması, bu konuda yapılması elzem olan projelere ayrılması daha yerinde ve doğru bir karar olacaktır. Çünkü hiçbir şey insan canından daha değerli değildir. Aksi halde, kentsel dönüşüm ve bilimum projelerin hayata geçmemesi durumunda, gelmesi düşünülen büyük İstanbul depreminin şiddeti ve yıkımı paralelinde bağımsızlığımızın bile risk altına gireceği çok açıktır.

Bir kez daha önce insan, önce canlı, önce doğa diyerek hareket etmeliyiz. Lütfen!!!

İzmir depremi son uyarı olabilir!

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 9142 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.

Bu haber henüz yorumlanmamış...

SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Sizce Covid-19 aşısına ikna için resmi yaptırım olmalı mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
twitter
İsrail
Suudi Arabistan
TCMB
MERSİN
Kobani
Beycan ÜÇKARDEŞ
Ezgi Mola
Numan Kurtulmuş