E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Fahrettin Damga

Ne haftaydı ama?
5 Mayıs 2020 Salı

 

 

Bir haftaya ne çok şey sığdı yine.

Kendini ülkeden sayan İskandinav ülkelerinin bir yıllık gündemine bedel.

Galiba biz millet olarak bu yoğun gündeme alışkın olduğumuz için pek yadırgamıyoruz. Fakat bu yoğunluğun bize çok faydalı olduğunu da bizzat yaşayarak gördük.

Nasıl bir faydaymış bu dediğinizi duyar gibiyim.

Müsaadenizle zikredeyim.

Koronavirüs salgınında batılı ülkelerin sağlık sistemi yoğunluktan iflas edip doktorlar yorgunluktan bitap düşerken bizim acil servislerimizden alışkın doktorlarımız yoğunluğu yadırgamadı, süreci gayet normal ve başarılı bir şekilde götürüp tüm dünyaya parmak ısırtmadılar mı?

Gerçi tüm dünya derken CHP’yi ayrı tutmak lazım. Onları memnun etmek pek mümkün değil. Korkarım, bu gidişle iktidar olsalar kendi yaptıkları icraatları başkaları yaptı zannedip onları da eleştirirler.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylediği gibi rüyalarında göremeyecekleri projeler gerçekleşip onlar tarafından da tepe tepe kullanılmasına rağmen olmadık şeyler söylemeye devam ederler.

Canım muhalefet partisi değil mi sonuçta, elbette eleştirecek.

İyi de kardeşim eleştirmek başka, Koronavirüs salgınında oluşan başarılı olmuş hükümet portresini bozmak için yalan ve iftiralarla donanmış trol ordusuna milletin algılarıyla oynatmak başka.

Hem de ne algı ne velvele. Sorsan da trollerden şikayet ederler. Baksan kendilerini destekleyen hükümet karşıtı cephede gerçek ismiyle yazıp fikrini beyan eden sayısı yok denecek kadar az.

Gerçi ortada hükümetin bir başarısı yok onlara göre. Atatürk’ün kurduğu sistemin başarısı. Allah’tan Atatürk de CHP’yi kurdu ve üyesiydi, doğal olarak bizim başarımız demediler.

Ne kadar şükretsek azdır.

Tabii yersen.

Bu hafta CHP’de Grup Başkanvekili Özgür Özel başroldeydi. Arkasından da ABD Dış Politika dergisi Foreign Policy Dergisi’nin yeni gözdesi ‘’Motosikletçi, solcu feminist’’ Canan Kaftancıoğlu vardı.

Özgür Özel, çok konuştuğundan olsa gerek önce esip gürlüyor, tepkiler yükselince geri vites yapıyor. Artık alıştık bu tavrına. Belki bir  diyabet problemi vardır da ondandır bilinmez.

Oysa lafa gelince ‘’Eline, beline, diline sahip olacaksın’’ der ulu CHP’liler ama belli ki Özgür Özel’e dememişler. Zira Özgür Özel bu haftanın ağız ishali olanıydı.

Önce, MHP Lideri Bahçeli’yi hedefe koydu. Türkiye ile ilgili planlarının gerçekleşmemesinden sorumlu gördükleri için duydukları kini her fırsatta ortaya koydukları için. Bu kez ‘’kişi karşısındakini kendi gibi bilir’’ deyiminde olduğu gibi, CHP’nin fişinin nerede olduğunu unutarak Devlet  Bahçeli’nin prompter’ının saraya bağlı olduğunu iddia etti. Niyeti sözde itibarsızlaştırmak.

Sonra, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a karşı açıklama yapan Ankara Barosu’nu eleştirdiği açıklamasında ifade ettiği ‘’Müslüman mahallesinde salyangoz satma küstahlığı etmemelidir’’ cümlesine ‘’Bu cümle Sivas Katliamı’nın azmettiricilerinin sloganı’’ şeklinde karşılık verdi.

Üstelik, dönemin Sivas Belediye Başkanı olan ve Sivas Katliamı’nın sorumlularından olmakla itham edilen şimdinin Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile kolkola olduklarını unutarak CHP’nin oy deposu olarak gördüğü Alevi vatandaşlarımıza sözde selam çaktı.

MHP’den sert tepki görünce, ‘’belki beni korkutabilirsiniz ama savaş meydanında kurulmuş partinin Grup Başkanvekili korkmaz’’ diyerek klasik hamasetini yaptı. Halbuki partiyi kuranlar şimdi mezardan çıkıp gelse  CHP’nin halini görünce ‘’biz ne yapmışız?’’ diye partiyi kurmaktan vazgeçerler.

Yetmedi, Özel, çıktı hükümete darbe imasında bulunup devlet memurlarını tehdit etti. Bu hükümet gidici ona göre hareket edin. Eğer bizim istediğimiz gibi davranmazsanız  görürsünüz gününüzü demeye getirdi. Bir nevi parmak salladı.

Yaptığı darbe imasına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın resmi hesabı dahil tepkiler çığ gibi yükselince geri vites yapıp mağdura yatmaya çalıştı.

Durdu mu? Durmadı.

2017’deki Anayasa Referandumu’nu itibarsızlaştırmaya çalışarak, ‘’Anayasa mer’idir, geçerlidir ama meşru değildir’’ dedi. Herhalde halk yerine CHP’den kabul görmediği için meşru değil Anayasa demek istedi. Devletin sahibi oldukları zannettiklerinden belki de. Belli ki Özgür Özel’e göre  anayasa meşru değil ama o anayasaya göre aldığı maaşın meşruluğunda bir sıkıntı yok.

Bütün bu kakafoninin sebebi malum. Hükümetin Koronavirüs mücadelesinde gösterdiği başarının CHP tabanından belli bir kesim tarafından da takdir edilir bir hale gelmesi. Gündemi meşgul edip  gözleri başka yöne çevirmeye çalışma kaygısı.

O kadar hararetle çalışmalarına rağmen bulabildikleri tek sıkıntı, maske dağıtımındaki bir takım sıkıntılar. Dağıtımda bir türlü istenilen sonucun alınamaması. Hükümet de bu konudan rahatsız ki dağıtım konusunda birkaç formül değiştirmek zorunda kaldı. Belki de tek haklı olabilecekleri konu bu.

CHP yönetimi ve destekleyenleri olarak her koldan hafta boyunca yurtdışına yapılan sağlık malzemesi yardımlarını itibarsızlaştırma çalışmasına devam ettiler.

Oysa onlara göre bir maskeyi bile dağıtamayan hükümet, nasıl olur da putlaştırdıkları batıya yardım edebilir?

ABD’ye gönderilen yardım malzemesi önce biraz nefeslerini kesti. Ancak aradan birkaç gün geçtikten sonra tepki verebildiler. Artık bu süre içinde kimlerle istişare ettiler veya kimlerden izin aldılar bilmem. Sonunda buldukları, kimisine göre gönderilen sağlık yardımı PKK/YPG’ye gönderilmişti ABD tarafından.

Marshall Yardımı döneminin yardımla ayakta kalabilen daha sonra Küçük Amerika’ya evrilen ama artık ayağa kalkan ve yeniden dünyaya örnek olan başarı hikayeleri yazmaya başlayan Türkiye’ye muhtaç olan bir ABD algısı onların toplum üzerindeki mühendisliğine zarar vereceği için itibarsızlaştırılmalıydı.

Buldukları yöntem de tam bir psikolojik harp söylemiydi. Meğer ABD’nin ihtiyacı yoktu da bizi kandırarak aldıkları malzemeyi PKK/YPG’ye göndermişlerdi. Yani biz yardım etmemeliydik. Yoksa yapacağımız yardımlar teröristlere gidiyor. Üstelik ne haddimize ABD’ye yardım etmek. Oysa bizden beklenen Muharrem İnce’nin ‘’ABD’ye yardım etmek benim Sabancı’ya yardım etmem gibi’’ dediği gibi ezik bir yaklaşım içinde olmamız.

Açık ve net.  ABD düştüğü aciz durumda yardım talep etmek zorunda kalmış ve Türkiye de göndermiştir. Tıpkı diğer ülkelere yaptığımız yardım gibi. Ne kadar itibarsızlaştırıp küçültmeye çalışsalar da bu yardımlar dünya kamuoyunda ülkemiz adına iyi bir PR çalışması olmuştur.

Hafta içinde yardım uçağımız Uganda’ya ulaştı haberini görünce CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin aklıma geldi. Dedim ki bir yanlışlık var. Herhalde Uganda bize yardım etmiştir. Zira nasılsa onlar bizden iyiydi. Gürsel Tekin’den ses çıkmadı tabii.

Güney Afrika ve Somali’de dostluk elimizin ulaştığı ülkeler oldu bu hafta. Oysa dostluk zor zamanda belli olmaz mı?

Önceki hafta, İsveç’teki bir kızımızın feryadını duyarak babasını ve kardeşlerini ambulans uçakla ülkemize getirilmesini dillerine dolayıp şov olarak nitelemişlerdi. Sağlık Bakanı’nın akrabası olduğunu dahi iddia ettiler. Üstelik bu ülkenin yurtdışından yaklaşık 500 bin insanını ülkesine getiren devlet değilmişiz gibi.

İşte bu itibarsızlaştırma korosuna hakim olan zihniyet  yıllar boyunca bize ABD’yi örnek göstererek bir vatandaşına bile sahip çıkan devlet, devlet dediğin böyle olmalı diyerek gözümüze sokanlardı. Yapan Türkiye olunca şov oldu nedense. Belli ki nüfus cüzdanlarında ay yıldız olsa da aidiyetleri başka. Yoksa gurur duymaları beklenirdi.

Bırakın gurur duymayı, yapılan iyi şeyleri de itibarsızlaştırıp halkın algısını değiştirmeye çalışıyorlar. 

Onlara sorsanız, ‘’Yardım alan Türkiye’yi mi, yoksa yardım eden Türkiye’yi mi tercih edersiniz?’’ diye, emin olun yardım alan Türkiye’yi tercih ederler. Zira onların varlık sebebi bu.  Medeniyetler  ya da devletler mücadelesinde cepheyi içeriden yumuşatmakla görevliler.

Bu hafta içerisinde 1 Mayıs da vardı.

İçerisinde milletvekili Barış Atay’ın da bulunduğu DİSK Heyeti İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı’nın nazik ve saygılı yaklaşımına rağmen Taksim Atatürk Anıtı’na çelenk koyma bahanesiyle arbede çıkarmayı başardı. Üstelik gerici dediklerinin Cuma günü olmasına ve Koronavirüs mücadelesinde bilimsel gerçeklere uygun şekilde davranarak namazlarını evde kılmalarına rağmen kendilerini aydın diye niteleyenler sosyal mesafe kurallarına dikkat etmeden ve kendilerine tahsis edilen bir servis aracı varken arbedeyi tercih etti. Kim gerici, kim aydın siz karar verin?

CHP’li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya hesabından  tabutluklarda milliyetçilere işkence edenin CHP olduğu gerçeğine rağmen aklımızla alay eden bir 3 Mayıs Türkçüler Günü mesajı yayınladı ve ‘’haftanın şaşkını’’ oldu.

Hafta içerisinde başkanı tarafından gelirlerinde dramatik bir düşüş olduğu ifade edilen İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin televizyon kanallarına reklam verdiğini gördük. Özellikle TV 8’e verilen reklamı görünce ‘’yoksa Acun Ilıcalı’ya bir bağış kampanyası yaptırmayı mı düşünüyorlar?’’ demeden edemedik. İster espri deyin, ister gerçek.  ‘’Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?’’ cümlesini kurmayı size bırakıp devam edelim.

ABD ve içerideki bağlantılarının son dönemdeki yükseltmeye çalıştıkları yıldızda nam-ı diğer ‘’Motorsikletli Kadın’’da sıra.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un evinin fotoğraflanması olayıyla ilgili çağrıldığı ifadesinde sosyal medya hesabından yazdıklarını tekzip ederek ‘’talimat vermediğini’’ söylemiş. Yani bir nevi ‘’Karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar’’ durumu. 

Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konvoyuna laf edenlerin bir İl Başkanı’nın adliyeye gelişine bakınca gülümsemeden edemedik.

Yeri gelmişken ifade etmekte fayda var. CHP İl Başkanı’nın Ak Parti’deki muhatabı da İl Başkanı olmalı. Ak Parti İl Başkanı Bayram Şenocak son olayda biraz kafayı göstermiş olsa da genelde saklambaç oynamayı seviyor. Canan Kaftancıoğlu’nun yaptıklarıyla kendi yaptıklarını bile kıyaslasa aradaki farkı çok rahat görür. Eğer Ak Parti İl Başkanı gerektiği kadar hareketli olmazsa bugün olduğu gibi sırıtır ve eleştirilerin haklı odağı olur.

İddialar, Hanımefendinin ‘’Trollerin kraliçesi’’ olduğu yönünde. Hatta Fahrettin Altun’un evinin fotoğraflanması ve taciz edilmesi de bu trol organizasyonuna Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın odaklanması yüzünden vazgeçirmeye dönük.

Bu çerçevede yeri gelmişken ifade edelim. MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk’ün TBMM Başkanlığı’na sunduğu sosyal medya kanun teklifi önemli. Sahip çıkılması gereken bir kanun. Ülkemizin büyük derdi olan sosyal medya üzerinden 5. Kol faaliyetine son verebilecek bir kanun.

Bakalım sözde trollerden şikayet eden CHP bu konuda nasıl bir tavır gösterecek? Gerçi resmi internet sitesi üzerinden sözde gönüllü adı altında Sosyal Medya Destek Formu yayınlayarak trol arayan CHP’den bahsediyoruz. Fazla ümitli olmaya gerek yok yani.

Bu arada Medya Tanıtım Başkanlığı vasıtasıyla Ak Parti de Sosyal Medya Etik Kuralları’nı açıkladı ve kendi destekçilerinin bu kurallara uymasını istedi. İyi niyetli bir yaklaşım ama yasal bir zorunluluk olmadığı için karşı tarafı pek etkileyebileceğini düşünmüyorum. Kendi kitlesi de tek taraflı uyduğunda Fetö tayfasının bir zamanlar uyguladığı sana bir tokat atana diğer yüzünü dön durumuna benzer.

Gördüğünüz üzere yaz yaz bitmiyor bir haftaya sığan olay.

Son olarak şunu ifade ederek bitirelim.

Bugünden  görünen o ki CHP hafta boyunca içinde benim oğlumun da bulunduğu YKS’ye girecek olan yaklaşık 3 milyon öğrenciyi hükümete karşı örgütlemek isteyecek ve onlar üzerinden siyaset yapacak.

CHP için belirleyici olan tek bir yaklaşım var. O da samimiyet. Halkı samimi oldukları konusunda ikna edebilirlerse onlar için bir ümit olabilir.

Aksi halde ne olduğunu bizzat yaşadıkları için epeydir biliyorlar.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 9567 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
CHP Sokağın taşlarını mı döşemeye çalışıyor?
4/28/2020
CHP bunu neden yapıyor?
4/20/2020
Süleyman Soylu neden istifa etti?
4/13/2020
Bu salgından şüphelenmek için çok sebebimiz var
4/7/2020
Türkiye’nin Koronavirüs mücadelesindeki eşgüdüm ve başarı kimi rahatsız etti?
3/19/2020
Ali Babacan ve ‘’DEVA’’ metaforu üzerine
3/10/2020
Türkiye-Rusya arasındaki ek protokol nasıl geldi, ne içeriyor?
3/6/2020
CHP ve Kılıçdaroğlu şehitlerimizden iktidar devşirmeyi mi planlıyordu?
3/3/2020
Erdoğan ve Ak Parti’nin kamburu: Bülent Arınç
2/28/2020
YOKSA DEJAVU MU?
2/25/2020
Darbe ruhu hala damarlarında dolaşanlar
5/28/2018
Son çareleri dövizdeki yükseliş ve ekonomik kriz mi?
5/24/2018
Kudüs nöbetini devralma sırası ve 24 Haziran
5/21/2018
İsrail politikasında artık yeni şeyler söylemek lazım
5/17/2018
Takke düştü gerçek Karamollaoğlu göründü
5/14/2018
Uyursak Ölürüz
5/10/2018
İnce İnce siyaset ve Sisi
5/7/2018
Hani ittifaka karşılardı?
5/3/2018
Abdullah Gül Ak Parti tabanından neden tepki gördü?
4/30/2018
Abidik Gubidik İttifakı’nda Abdullah Gül denklemden çıktı mı?
4/26/2018
Proje terör örgütlerinden sonra proje siyasi partiler devrede
4/23/2018
Seçim tarihi açıklandı, muhalefet çarşısı karıştı
4/19/2018
MHP ve Devlet Bahçeli neden ilkeler ittifakından bahsedenlerin hedefinde?
4/16/2018
3. Dünya Savaşı’nın eşiğinde miyiz?
4/12/2018
Esad katliamlarıyla ABD-Avrupa ve İsrail’e can suyu mu veriyor?
4/9/2018
En büyük kabusları enerji açığını kapatan Türkiye
4/5/2018
Türkiye artık hafife alınacak bir ülke değil
4/2/2018
Bayram değil seyran değil ABD ve Avrupa bizi niye öpmeye çalışıyor?
3/29/2018
Batıyı Türkiye’yi kaybetme korkusu sardı
3/26/2018
Türkiye’nin yapım projesi ile Batının yıkım projesi!
3/22/2018
Mehmetçik ve Devlet Bahçeli’nin kesişen kaderi
3/19/2018
Kazanacakları seçimi niye boykot etsinlermiş. Duy da inanma.
3/15/2018
Cumhur İttifakı, getirdikleri, itirazlar ve çaresizlik
3/12/2018
ABD’nin DEAŞ maymuncuğu ve psikolojik harekat
3/8/2018
ABD’nin Türkiye çaresizliği
3/5/2018
Saadet Partisi için normal olan ne, bir tuhaflık yok mu?
3/1/2018
Türk, neden beklenen ve özlenen?
2/26/2018
CHP AGRESİFLEŞMESİN DE BİZ Mİ AGRESİFLEŞELİM?
2/23/2018
Sahada ne kadar varsan, masada o kadar varsın
2/19/2018
ABD tiyatroyu daha ne kadar sürdürebilir
2/15/2018
100 yıllık hesap ve ABD’nin planı
2/12/2018
ABD'nin talepleri CHP'ye Atatürk'ü unutturuyor mu?
2/8/2018
CHP KURULTAYI’NA DAİR
2/6/2018
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 8 Mayıs 2020 Cuma 23:59

Sayın Yazar, AK Partinin bir gönüllüsü olan size bir sorum olacak: Dostlarınız arasında, "bu kadar ayrıştırma bu kadar halkı birbirine düşmanlaştırma, bu kadar hakları çiğneme bir gün gelir sizlere de zor zamanlar yaşatır" diyebilecek kimse kalmadı mı? Kalmadıysa , hiç gerçek dostlarınız yok demek, bir kere daha düşünün, düşünün ve bunu partideki daha üst konumdaki kişilere de fırsat bulabilirseniz hatırlatın. Bu kadar yanlış işler hayırlı bir son getirmez, yazık olacak insanlarımıza.

Yorumu oyla      1      0  
meclis kulisi,
tusas, banner, reklam,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Koronavirüse karşı önlem aldınız mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
İstanbul
Gökhan Töre
Serdar Ortaç
TCMB
Ahmet Kural
big ben
Çankaya Köşkü
uzaktan çalışma
kardeş