E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Fahrettin Damga

MHP ve Devlet Bahçeli neden ilkeler ittifakından bahsedenlerin hedefinde?
16 Nisan 2018 Pazartesi


CHP-İP ve Saadet Partisi temsilcilerinin ‘’ilkeler ittifakı’’ olarak zikrettikleri şeyin Recep
Tayyip Erdoğan karşıtlığı olduğunu sağır sultan bile biliyor artık. 

Varsa yoksa Erdoğan iktidardan indirilsin. Ve onlar için bu amaca giden her yol mübah. Yani ilke falan hikaye.

Peki, niye indirilmeli Erdoğan?

Çünkü ABD vesayetinden arındırılmış, kendi politikalarını üretip sahaya koyan Bağımsız ve Müslüman Büyük Türkiye’yi temsil ediyor. 

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine itirazlarının sebebi de devleti yönetmek için milletin yarısından bir fazlasının oyunu almak gerekecek olması. Zira bu sistemde CHP zihniyetinde birinin ülkeyi yönetme ihtimali sıfır. 

Emin olun, Ahmet Necdet Sezer tarzı birinin seçilecek olacağını bilseler asla itiraz etmezler. Bu kadar da ilkelidirler. 

Onlara göre Cumhurbaşkanı’nda olması gereken en önemli özellik aracının kırmızı ışıkta durmasıdır. Bir diğer özelliği de bir markette halkla birlikte alışveriş yapmasıdır, tabii o da kaç kere yaparsa. Bir kere de yapsa algı mekanizmaları devreye girer ve papağan gibi aynı konuyu tekrar ederek halkın gözüne sokmaya çalışır. Bir de seçilecek

Cumhurbaşkanı’nın %98’i Müslüman olan bir halkı temsil ederken eşiyle birlikte kova gibi içki bardaklarını kafayı dikerek laiklik mesajı verme özelliği de olmalı. Sonuçta devlet laik.
Önemli olan da o. Halkın çoğunluğunun Müslüman olmasının ve dini hassasiyetlerinin ne önemi var ki?

Ha bir de Anayasa kitapçığını Başbakan’ın kafasına fırlatabilme özelliği olmalı tabii. Biz de merhum Ecevit’in yalancısıyız.

Neyse konumuz bu değil.

Son 15 yılda Ak Parti ve Tayyip Erdoğan’a karşı seçim üzerine seçim kaybeden zihniyet, kendilerini onu yıkmaya en  çok 7 Haziran 2015 seçimleri sonunda yaklaştılar. Hatta Ak

Parti ve Erdoğan’dan kurtulduk zannettiler.

Fakat bu hayalleri Devlet Bahçeli’nin her zamanki ilkeli, tutarlı ve devletin bekasını önceleyen yaklaşımına takıldı. 

Dönemin CHP sözcüsü Haluk Koç, darbe yapmış komutan edasıyla kameraların karşısında MHP’yi de katarak yüzde 60’lık blok adına zaferlerini ilan etmişti. Fakat o tatlı rüyadan çabuk uyandı.

Zira MHP’yi HDP ile aynı kategoride değerlendirme gafletinde bulunmuşlardı. Bu MHP için kendini inkar etmek demekti. Nitekim Devlet Bahçeli daha o gece onlara gidilecek yolu gösterdi. 

Devlet Bahçeli’yi ikna etmek için Kemal Kılıçdaroğlu sanki haddineymiş gibi rüşvet olarak Başbakanlık koltuğunu teklif etti ve hak ettiği cevabı, hak ettiği tondan aldı. Zannediyordu ki Başbakanlık koltuğu Bahçeli’yi ikna edecek. Bahçeli’yi tanımadığı belliydi. Kişi karşısındakini kendi gibi bilirmiş derler. O da o hesap. Birisi böyle bir durumda Kılıçdaroğlu’na Başbakanlık koltuğunu teklif etseydi tahmin edin ne olurdu?

Bugün ilkeden bahsedenler o gün ilkenin ne olduğundan habersizdiler. 

Bugünkü Bahçeli’ye dönük kinleri de MHP’yi kendilerine payanda yapamamalarından kaynaklı. Tayyip Erdoğan’dan kurtulamamış olmalarını MHP’ye ve Bahçeli’ye bağlıyorlar. O yüzden hedef alıyor, o yüzden çirkefleşiyor, hakaret ediyorlar. 

Oysa Devlet Bahçeli MHP’nin başına geçtiğinden beri politikayı kişisel ikbal için değil, devlet ve millet için yapmıştı. İlkesi önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben olmuştu.

Çizgisi hep tutarlı ve devletinden yanaydı. Terazisi hiç şaşmadı.

2002’de Hüsamettin Özkan-İsmail Cem ve Kemal Derviş’ten oluşan üçlü troyka Ecevit’in hastalığını bahane ederek bir sivil darbe ile yönetimi ele geçirmeye çalıştıklarında Devlet Bahçeli kendi ve partisini feda etmiş, Meclis dışı kalmayı göze alarak 15 Temmuz 2002’deki açıklamasıyla hakemin millet olduğunu hatırlatarak erken seçim demiş ve oyunu bozmuştu.

2007’de Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanı seçtirmemek için 367 bahanesini üretip 27 Nisan’da Genelkurmay’ın internet sitesine koydukları e-muhtıra ile sonuç almaya çalıştıklarında da devredeydi Bahçeli. Ak Parti’nin kriz sebebiyle aldığı kararla erken seçim 22 Temmuz 2007’de yapıldı. Seçim sonucunda Meclis toplanıp Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanı seçemesin diye Meclis’e girmeme kararı alan ve dolayısıyla sistemi kilitlemeyi isteyen CHP’nin oyunu MHP ve Bahçeli’nin devletinin yanında durma kararı alıp kendi adayına oy vermek için Meclis’te bulunmasıyla 367 oyunu bozuldu.

CHP, 7 Haziran 2015 seçimi sonucunda tek başına iktidarı kaybeden Ak Parti karşısında MHP ve HDP’yi aynı amaca hizmet eden partiler olarak değerlendirmiş ve yüzde 60’lık blokla hükümet kurma hayali kurmuştu. Bu hayal de Başbakanlık koltuğu rüşvetine rağmen MHP’ye takıldı. Devlet Bahçeli bir kez daha devletinin ve milletinin yanındaydı.

7 Haziran sonrası Meclis Başkanlığı seçimlerinde de aynı ilkeli tavrı gösterdi Devlet Bahçeli. Kendi adayına oy verdi ve CHP ve HDP’ye payanda olmadı. Ak Parti adayı İsmet Yılmaz Meclis Başkanı oldu. Eğer başka biri başkan olsaydı, o süreç daha sancılı geçebilirdi.

15 Temmuz 2016’da hain işgal girişimi akşamı  henüz Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım başlarındaki sıkıntıyı atlatamadıkları sırada, kimse ortada yokken  ilkesel bir tavırla darbeye karşı durmuş ve seçilmiş iradenin yanında olduğunu açıklamıştı. Üstelik daha sonra darbecilerin Genelkurmay’dan telefon ederek açıklamasını geri almasını istemelerine rağmen tavrını da değiştirmemişti. Kılıçdaroğlu gibi önce televizyondan gidişatı kontrol edip sonra darbe girişiminin başarısız olacağı ortaya çıkınca açıklama yapmamıştı yani.

Ak Parti’nin bile sayısal yetersizlik sebebiyle zikretmediği, neredeyse buzdolabına kaldırdığı bir dönemde 11 Ekim 2016’da grup konuşmasında yaptığı açıklamayla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kabul edildiği 16 Nisan 2017 referandumuna giden yolu açtı. Referandum’da anayasa değişikliğine ‘’evet’’ dedi ve ülkemizin kritik eşiği aşmasında en önemli rolü oynadı.

Ve 2019’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri için Ak Parti ile ‘’Cumhur İttifakı’’ yaparak bir kere daha vesayet rüyası görenlerin karşısında pozisyon aldı.
Görüldüğü üzere Devlet Bahçeli tutarlı ve ilkeli tavrını en başından beri sürdürüyor. Vesayete, işgale, darbeye karşı devletinin ve milletinin yanında. Hiçbir kişisel ve parti menfaati için eğilip bükülmüyor. Tehditlerden korkmuyor, yılmıyor ve dimdik duruyor. 

7 Haziran sonrası amaçlarını gerçekleştirmek için MHP’yi ele geçirmek gerektiğine karar verenler, 15 Mayıs 2016’da FETÖ destekli ve organizasyonlu Tarla Kongresi’yle sonuca varmak istediler. Orada da dik durdu Bahçeli. Savaştı ve partisini teslim etmedi. O günlerde dediği gibi de MHP Olağan Kurultayı’nı 18 Mart 2018’de gerçekleştirdi  ve yeniden partisine Genel Başkan seçildi.

MHP’yi kendi amaçları için kullanmak isteyenlerin Devlet Bahçeli’nin yerine korsan olarak Genel Başkan yapmak istedikleri ve MHP’yi ele geçiremeyince mecburen İP’i boynuna geçiren hanımefendinin seviyesiyse aşağıdaki sosyal medya mesajında gizli. 

Günlerdir Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli kendisini muhatap alsın diye çırpınıp duruyor. En son bombası da bu. Mesajdaki derinliğe bakınca ülkeyi yönetmek için Cumhurbaşkanı adayı mı yoksa ilkokulda bir sınıfın başkan adayı mı karar vermek zor. 

Hiç yukarıda çizdiğimiz MHP Lideri Bahçeli portresiyle kıyası mümkün mü acaba? İşte ülkemizi mahkum etmek istedikleri yönetici profili bu.  Bu profilde birine yatırım yapan zihniyet Devlet Bahçeli gibi birini ister mi?




 



 

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 9404 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
3. Dünya Savaşı’nın eşiğinde miyiz?
4/12/2018
Esad katliamlarıyla ABD-Avrupa ve İsrail’e can suyu mu veriyor?
4/9/2018
En büyük kabusları enerji açığını kapatan Türkiye
4/5/2018
Türkiye artık hafife alınacak bir ülke değil
4/2/2018
Bayram değil seyran değil ABD ve Avrupa bizi niye öpmeye çalışıyor?
3/29/2018
Batıyı Türkiye’yi kaybetme korkusu sardı
3/26/2018
Türkiye’nin yapım projesi ile Batının yıkım projesi!
3/22/2018
Mehmetçik ve Devlet Bahçeli’nin kesişen kaderi
3/19/2018
Kazanacakları seçimi niye boykot etsinlermiş. Duy da inanma.
3/15/2018
Cumhur İttifakı, getirdikleri, itirazlar ve çaresizlik
3/12/2018
ABD’nin DEAŞ maymuncuğu ve psikolojik harekat
3/8/2018
ABD’nin Türkiye çaresizliği
3/5/2018
Saadet Partisi için normal olan ne, bir tuhaflık yok mu?
3/1/2018
Türk, neden beklenen ve özlenen?
2/26/2018
CHP AGRESİFLEŞMESİN DE BİZ Mİ AGRESİFLEŞELİM?
2/23/2018
Sahada ne kadar varsan, masada o kadar varsın
2/19/2018
ABD tiyatroyu daha ne kadar sürdürebilir
2/15/2018
100 yıllık hesap ve ABD’nin planı
2/12/2018
ABD'nin talepleri CHP'ye Atatürk'ü unutturuyor mu?
2/8/2018
CHP KURULTAYI’NA DAİR
2/6/2018
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 19 Nisan 2018 Perşembe 09:39

tutarlılıkta üstümüze yok sayın yazar. 8 Nisan'da "erken seçim mi olurmuş, seçimler zamanında yapılacak", sonra da tam 9 gün sonra "seçimler 24 Temmuz'da olacak". Tutarlılık olursa ancak bu kadar olur, Milletçe kıvanç duymalıyız, bu karar milletimizin hislerine tercüman olmuştur. Bu arada Meral Akşener'i sonunda seve-seve muhatap almamız gerekecek gibi görünüyor. Zaten erken seçime zorlayan asıl faktör de bu aslında, açıkça itiraf edemesek de bizi zorlayan da bu.

Yorumu oyla      4      0  
Misafir 16 Nisan 2018 Pazartesi 09:58

"...Erdoğan... ABD vesayetinden arındırılmış, kendi politikalarını üretip sahaya koyan Bağımsız ve Müslüman Büyük Türkiye’yi temsil ediyor" mu gerçekten acaba? Yoksa kendisinin ve aile bireylerinin yarını ne olacak derdine mi düşmüştür diye bir soruya yanıtınız nedir sayın yazar? Dahası, aynı derde duçar olmuş gibi görüntü veriyorsunuz, yoksa yanılıyormuyuz diye bir soruya yanıtınız ne olurdu sayın yazar?

Yorumu oyla      12      1  
Mesa Mesken, Bodrum, reklam, banner,
Aydın, belediye, Özlem Çerçioğlu, Ege et, koronavirüs, önlem,
tusas, banner, reklam,
meclis kulisi,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Koronavirüse karşı önlem aldınız mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
fransa
Recep Tayyip Erdoğan
Southampton
Mehmet Şimşek
işte benim stilim
Endonezya
Ahmet Kaya
kardemir karabükspor
PSG