E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Fahrettin Damga

Kazanacakları seçimi niye boykot etsinlermiş. Duy da inanma.
15 Mart 2018 Perşembe


CHP İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, Cumhur İttifakı’nın yasalaşması üzerine sosyal medya platformu Twitter hesabından şu mesajı paylaştı: “Dün gece adil ve güvenli seçim yok edildi. Ya izleyeceğiz ya da gerçek bir seçimin asgari koşulları sağlanana dek boykot ve/veya çekilme seçeneklerini ele alacağız. Karar hepimizin!” dedi.

Ve arabayı devirdi.

Kılıçdaroğlu, dahil CHP yönetimi Böke’nin devirdiği arabayı kurtarma derdine düştü.

Zira bu açıklamayı tevil etmezlerse, toplum CHP’nin seçimleri kaybedeceğini anladığını, o yüzden de seçimleri boykot ettiğini düşünebilirdi.

Hem Kılıçdaroğlu, hem Bülent Tezcan, hemen devreye girdiler ve ‘’Kazanacağımız seçimleri neden boykot edelim?’’ açıklaması yaptılar.

Önce Kemal Kılıçdaroğlu, konuyla ilgili olarak gazetecilerin sorusuna ''Kazanacağımız seçimleri neden boykot edelim? Biz seçimleri kazanacağız. Bu yasa kaybettiklerini gösteriyor. Kaybediyoruz, nasıl kazanabiliriz, onun arayışı içindeler. Biz de halkımıza güveniyoruz ve kazanacağız'' cevabını verdi.

Aslında mesele CHP’nin halka güvenip güvenmemesi değil oysa.

Asıl mesele halkın CHP’ye güvenip güvenmemesi.

Kılıçdaroğlu’nun arkasından CHP sözcüsü Bülent Tezcan, Böke’nin boykot çağrısıyla ilgili soruya; "CHP'de hiçbir çatlak yok. Milletvekilleri arasında farklı görüşler olabilir kişisel görüşlerini dile getirmişler. CHP'nin seçimleri boykot kararı yoktur. CHP, Türkiye'yi bu deli gömleğinden sandıkla kurtaracaktır. Bu deli gömleğini yırtıp atacağız. Kazanacağımız seçimleri niye boykot edelim?’’ diye yanıt verdi.

CHP’nin bir siyasi parti olarak, ‘’seçimi kazanamayız’’ demesi beklenemez elbette.

Fakat bir de isteseniz de kaçamayacağınız gerçekler var.

CHP’nin tek parti dönemi haricinde, tek başına seçim kazanıp, iktidar olduğu henüz vaki değil.

1978 yılbaşında ayarttıkları 12 Adalet Partili vekilden 11’ine bakanlık vererek kurdukları bir Güneş Motel Hükümeti var Ecevit’in Başbakanlığında.

Şu bir gerçek ki, Türk Milleti’yle CHP arasında bir doku uyuşmazlığı var. Halk CHP’ye iktidarı verirse egemenliğin kayıtsız şartsız kendinde olmayacağını düşünüyor olmalı.

Değilse Cumhuriyet’in kendileri tarafından kurulduğunu gerile gerile anlatan CHP, onca yıllık geçmişine, eski vesayet sisteminin kendine iktidar yolu açmak için yaptığı onca alan temizliğine rağmen, daha yeni kurulmuş partilere seçim üstüne seçim kaybediyor.

Belki toplumdaki CHP imajı üzerine bir kamuoyu araştırması yapılsa ve insanlara ‘’Tek kelimede CHP’yi tanımlamanızı istesek hangi kelimeyle tanımlarsınız?’’ diye sorulsa, muhtemelen ‘’Kaybeden ya da kaybetmek’’ kelimeleri açık ara öne çıkacaktır.

Bu ülke insanının hafızasında CHP’nin yeri hiç iyi değil.

Olsa zaten böyle olmazdı.

Daha dün kurulan partiler halk tarafından baştacı edilirken Cumhuriyet’i kurduğunu iddia eden parti ne yapsa halkın güvenini kazanamıyor.

Çünkü halk, CHP’nin kendine benzemediğini, kendinden olmadığını düşünüyor.

Bakmayın siz Kılıçdaroğlu’nun ve Tezcan’ın seçimi kazanacağız efelenmelerine. Onlar seçim öncesi Selin Sayek Böke’nin açıklamasının toplumda oluşturabileceği olumsuz algıyı engellemeye çabalıyor.

Yukarıda alıntıladığım üç paragraf aslında en net CHP fotoğrafı.

Neresini tutsan elinde kalıyor.

Nasıl mı?

Kılıçdaroğlu, Tüzük Kurultayı’nda milletvekillerini sert bir şekilde uyardı. Ve “Ben milletvekili seçildim, istediğim kanala çıkarım, istediğim gibi konuşurum, izin almadan çıkıyorsa, bu partide yeri yoktur” dedi.

Anlaşılan, Selin Sayek Böke; bir televizyon kanalına çıkmamış olsa da istediği gibi konuşmuş ama CHP yönetiminin istediği gibi olmalı ki konuşması Genel Başkan ve Parti

Sözcüsü tarafından düzeltildi.

Bülent Tezcan’a bakarsanız ‘’CHP'de hiçbir çatlak yok. Milletvekilleri arasında farklı görüşler olabilir kişisel görüşlerini dile getirebilirler ama hoşuna gitmezse parti yönetimi o görüşe karşı çıkabilir.’’

Madem partide çok seslilik hakim, televizyon kanalına çıkmak için neden izin almak gerekiyor?

Bunun adı çok seslilik mi, curcuna mı?

Anlayan beri gelsin.

CHP Sözcüsü Tezcan ayrıca "Seçim güvenliğini ihlal eden maddeleri ile ilgili AYM'ye gideceğiz. İttifaklara kategorik olarak karşı değiliz. İttifak bölümü ile ilgili de arkadaşlarımız çalışıyorlar bu bir siyasi karar konusu. O siyasi kararı vereceğiz önümüzdeki günlerde" demiş.

Al sana bir kafa karışıklığı daha.

İttifaka karşı değildilerse, MHP’ye niye saldırıyorlardı o zaman?

CHP açık konuşmalı.

Seçim güvenliğinden kastı, 1946 seçimlerinde uyguladıkları ‘’Açık oy gizli tasnif’’ sistemi mi?

Zaten başka türlü bir iktidar ihtimali görünmüyor.

Yoksa PKK militanlarının bölge halkına silah zoruyla CHP’nin kankası HDP’ye oy verdirmesini mi kastediyor?

Ya da insanların sandık başına polis ya da jandarma çağırabilmesinden rahatsız olan CHP, sandık başında polis ve jandarmayı güvenlik gücü olarak istemediğine göre kimi istiyor?

CHP partiler kendisiyle yaparsa ittifaka asla karşı değil. Kendi planlarını boşa düşürecek ittifaklara karşı kategorik olarak.

Yani klasik ‘’Ya benimsin ya toprağın’’ modunda.

1957 Ekim’inde de dışarıdaki marjinal partilerle Demokrat Parti’ye karşı ittifak yapmış, oylarını artırmış ve hemen 1960 Darbesi’ne giden yolun taşlarını döşemeye başlamıştı.

CHP, her zamanki gibi karışık.

Kafaları da karışık.

Sadece öyle olmadığını iddia ederek kuyruğu dik tutmaya çalışıyorlar.

Olan biten bu.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 8114 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 16 Mart 2018 Cuma 09:21

düşündüğün şeye bak... OYLARIN çalınmasının resmileştirilmesi rahatsız etmemiş de cehapenin bir bademinin lafları dert olmuş...

Yorumu oyla      4      0  
Mesa Mesken, Bodrum, reklam, banner,
Aydın, belediye, Özlem Çerçioğlu, Ege et, koronavirüs, önlem,
tusas, banner, reklam,
meclis kulisi,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Koronavirüse karşı önlem aldınız mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
Güney Kore
Haber
fransa
Ak Parti
tff
barcelona
Sosyal Medya
Kocan Kadar Konuş
zonguldak maden