E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Yiğit Miraç Tokat

Doğu-Batı ve Tanrı
19 Ekim 2020 Pazartesi

 

 

Batı’nın şuanki gelişmişlik seviyesi geçmişte Doğu – İslam medeniyetinin ve bilginlerinin ortaya koyduğu hizmetlerinin, eserlerinin yansımasıdır. Günümüzde Batı medeniyeti, birçok alanda ilerici, insanlık yararına hizmet edecek normlara ve çağdaş devlet anlayışına öncülük ediyor ise bunun en önemli fakötürü Doğu-İslam medeniyetinin, İslam bilim ve teknolojisinin altın çağındaki (8 -14. asırlar) büyük etkisinde bulabiliriz. Öyle ki Batı, aslında İslam medeniyetinin Avrupa’ya ulaşmasını istemiyordu çünkü, birçok alanda kendilerinden üstün olduklarını biliyorlardı.   

Hangi İslam bilgini yoktu ki Batı’yı etkisi altına almayan... Harizmi (Cebir alanındaki çalışmaları 16. yüzyıla kadar Avrupa’da temel matematik ders kitabı olarak kullanılmıştır.), İbn-i Sina (Tıp, Fizik), Biruni (Astronomi, Matematik), İbn-i Heysem (Fizik) ve daha niceleri... Batı medeniyeti, bugün Doğu medeniyetinden ve toplumlarından fersah fersah önde ise işte bunun temeli, İslam’ın altın çağındaki düşünürlerinin, bilginlerinin ve onların birçok alanda yaptıkları çalışmalarının sonucudur. Günümüzde bir kısım kimselerin özendiği Batı, aslında bizim zamanında ortaya koyduğumuz değerlerin ve bilime olan saygımızın bir parçasıdır. Ne acıdır ki özümüzü ve inandığımız dinimizin mantığını ve maneviyatını idrak etmeden yaşıyoruz.

İslam medeniyetinin tarihi gelişimi içerisinde özellikle altın çağında İslam’ın özünün iyi yorumlandığı, Kur’an hükmüne göre bilime ve akıla değer verildiği, bunun sonucunda da kendi kültürünü mükemmel bir şekilde oluşturduğunu görüyoruz; aslında dinimizin bizlere aksettirilen şuanki formundan çok farklı olduğu, olması gereken bir formda olduğu açıktır. Ahlak, insan hakları, kültür-sanat ve bunun gibi nice alanda İslam, diğer dinlerin ortaya koyduğu değerler ve kurallar bütününün vücut bulmuş son ve en mükemmel halidir. Birçok devletin ve milletin de katkılarıyla İslam’ın geçmiş dönemlerde altın çağını yaşadığı açıktır; Kur’an’ın özüne uygun olarak -ki mukaddes kitabımız Kur’an-ı Kerim ilmin önemine yaklaşık olarak 750 ayette yer vermektedir- bilimsel çalışmaların zirve seviyesine ulaştığını yine İslam’ın altın çağında görebiliriz. Beşeri ve pozitif bilimlerde İslam’ın zirve noktasını yine aynı dönemde görmek mümkündür.  Öyleki ünlü İslam bilgini El- Biruni (973-1048) Dünya’nın yuvarlak olduğunu söyleyen ilk müslüman İslam bilginidir.

Zamanında birçok noktada değer ve iş üreten zengin İslam medeniyeti noldu da günümüzde özden kopuştadır ve kendi kabuğuna çekilmiş vaziyette çoğu alanda akıl ve ilimden uzaklaşmış veya uzaklaştırılmış, dar bir alana hapsedilmiştir. Şuan hangi İslam ülkesini veya nüfusunun çoğunluğunun müslüman olduğu bir devleti, çağdaş devlet yapısına sahip olduğunu düşünerek kendimize örnek olarak seçebiliriz veya hangi bir değerini modern, yenilikçi olarak ön planda tutabiliriz? Herhalde çok fazla olmasa gerek. Bu devletlerden hangileri şuan herhangi bir alanda insanlık adına kaydadeğer bir şey ortaya koymakta ve açtığı o yolda ilerlemektedir? Bunun ciddi bir şekilde incelenmesi gerektiği kanaatindeyim.

Halbuki, bütün ilahi dinlerin son ve en mükemmeli olan İslam, diğer dinlerin ortaya koyduğu maddi ve manevi hayatın düzenlenmesi gibi konularda son kitap olma ve değerler bütünü olma özelliğini taşımaktadır. Fakat yüzyıllar geçtikçe bizler zihin olarak gerilemekteyiz, özden bilerek veya bilmeyerek kopuştayız. Rahmetli babamın “Çağ insanın önünde, Kur’an da hepsinin önünde” sözü, kitabımız Kur’an-ı Kerim’in yatak odası duvarına asılıp yıllarca dokunulmadan kalmasını engelleyecek türdendir. Duvarda asılı olması için gönderilmediği açıktır. Ama ne yazık ki bir kısım akla ve mantığa uymayan (abdestsiz dokunma, baş açık dokunma, Arapça oku) kısıtlamalarla okumaktan soğutulduk ve kitabımıza korkarak yaklaştk. Böylelikle ne dinimizi öğrenebiliyoruz ne de Tanrı’nın sözlerine kulak verebiliyoruz. Bu şekilde davranarak İslam’ın ilk emri olan “Oku” vurgusunu da ilk baştan yerle bir etmiş oluyoruz maalesef.  

 

Günümüzde Doğu medeniyetinin çoğu alanda geri kalmışlığının sebebi aslında İslam’da değil, ne yazık ki müslümanlıktadır. Ana sebep insan faktörüdür, yani biz müslümanların mutlak anlamda islam’ın temel aldığı bilim ve akıldan koparak, 16. yüzyıldan itibaren kapalı bir tutum ve içe dönük bir yaşam tarzı seçmiş olmamızdır. Kimi grup ve cemaatin İslam’ın kural ve buyruklarını kendi çıkarlarına göre yorumlaması ve Batı’nın icat ettiği birçok şeyi kafir icadıdır diyerek elinin tersi ile itmesi İslam’ın özünden, akıldan kopuşun ayak seslerini oluşturmuştur. Halbuki Allah’ın şu sözü işin özünü oluşturmaktadır “Allah, aklını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır.”(Yunus,100) Bizim önceliğimiz akıl ve bilim olmalıdır.

Öyle ki, mukaddes kitabımız Kur’an-ı Kerim’in birçok ayetinde (yaklaşık 30 ayet) “Cihad” kelimesi geçmektedir. Bu emri hala yanlış yorumluyoruz, elimizde kılıç oraya buraya savaşa gidelim, fethedelim derken asıl manası olan insan hayatına değer katmak, bilimde, akılda yarışmak ve yararlı işlerde çalışmak, kötülükleri ortadan kaldırıp ahlaki ve yaşanabilir bir dünya oluşturmak mantığını bilmiyoruz ne yazık ki. Günümüzdeki müslüman ülkelerin durumuna bakalım hangisinin durumu içaçıcı!

Bizler 1400 yıldır Kur’an-ı Kerim ne acıdır ki öğrenemedik, özünü kavrayamadık. Mensubu olduğumuz dinin ve kitabının ne anlattığını bile hala öğrenemedik. O dönem altın çağında kaldı ve yıllar geçtikçe hızla geriledik ne yazık ki. Günümüzde dinimizi sadece salt namaz olarak algılayıp, bunun haricinde üretilen iş ve işlemleri, bilimsel ve akla uygun faydalı işleri elimizin tersiyle ittiğimiz sürece 1400 sene daha bekleriz bir şeylerin yoluna girmesi için. Kur’an’ın ilk emrini - Oku! -bari anlayarak, tedebbür ederek yerine getirelim.

Son olarak, Kur’an’ın okumaya, araştırmaya ve bilime ilişkin verdiği yüksek değeri göz önüne aldığımızda Kur’an okuyup namaz kılmayan mı, yoksa namaz kılıp Kur’an okumayan mı daha makbuldür?

 

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 9282 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.

Bu haber henüz yorumlanmamış...

SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
ABD'DE SEÇİMİ KİM KAZANIR?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
Güney Kore
Serdar Ortaç
Euro
İsveç
Çankaya Köşkü
emrah yılmaz
ygs puan hesaplama
La Liga
siber