E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Fahrettin Damga

Darbeye meydan okuma tamam da niyetin kaos olmadığından emin olabilir miyiz?
12 Mayıs 2020 Salı

 

 

15 Temmuz hain işgal girişimi devlet- millet birlikteliğiyle durdurulduğu andan itibaren bu ülkedeki darbeler tarihi değişti.

Bu ülke artık darbeciler için dikensiz gül bahçesi değil. Fakat bu demek değil ki kimsenin de darbe gibi bir niyeti yok.

Fakat bu işe kalkışan olursa halkın gereken cevabı en ağır şekilde vereceğinden kimsenin zerrece şüphesi yok. 

Geçtiğimiz günlerde CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel tarafından başlatılan, Canan Kaftancıoğlu tarafından köpürtülen ve tüm kesimlerden büyük tepki gören bir darbe iması gündemimizin ana maddesiydi.

Günlerce tartıştık haklı olarak. Böyle niyeti olanlar var mı, varsa ne yapılabilir, neden böyle bir şey istiyorlar? yorumlar yapıldı, cevap arandı. Gündeme getiren de darbelerden fal tutan CHP olduğu için daha bir dikkat kesildik.

Gördük ki devran değişmiş, toplumun darbe karşıtlığı ve boyun eğmeme iradesinde hiç eksilme yok.

Lakin, atasözümüzde olduğu gibi ‘’Korkulu rüya görmektense uyanık kalmak evladır.’’ Paranoya haline dönüşmeden tedbirli olmak, gaflete düşmemek lazım.

Bugüne kadar darbe deneyenler hep bulanık suda balık avladılar. Önce suyu bulandırdılar. O suyu bulandırmak için yaşadıkları devrin kamuoyu oluşturma mekanizmalarını alabildiğince kullandılar. Yani darbe hiç ‘’pat’’ diye gelmedi. İşin sahipleri tarafından oluşturulan kaosla geldi. Kaosu taban yaptı kendine. Her ne kadar darbe kelimesiyle yan yana gelmemesi gerekse de meşruiyetini kaosu sonlandırmaktan kazandı.

Sanki yine birileri kaostan fal tutuyor.

Geçtiğimiz hafta içinde Kanal 7 Grubu’nun haber kanalı Ülke Tv’de Esra Elönü’nün Arafta Sorular programının konuğu Mühib Engin Noyan’ın eşi Sevda Noyan’dı.

Noyan programda 15 Temmuz bahsinde tam olarak şöyle dedi: ‘’Ya bak, 15 Temmuz kursağımızda kaldı. Yani yapamadık istediklerimizi. Boş bulunduk. Yani yanlış anlaşılmasın doğru anlaşılsın bizim aile şöyle bir 50 kişiyi götürür. Onu söyleyeyim. Biz çok donanımlıyız bu konuda maddi ve manevi olarak. Biz liderimizin yanındayız. Asla yedirmeyiz. Ayaklarını denk alsınlar. Bizim hala sitede var 3-5. Benim listem hazır açıkçası.’’

Program sunucusu Esra Hanım da daha sonra sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada da belirttiği gibi ya gafletten ya da canlı yayında dikkatini dağıtmış olabilecek başkaca bir sebepten olsa gerek darbeye kalkışan eli silahlı hainler ile evinde oturan siviller arasındaki ayrımı yapamadı ve Sevda Noyan’ı tasdik etti. Oysa sözler toplumsal birlikteliğimizi açıkça hedef alıyordu.

Kanal 7 Grubu ve Ülke Tv açıklama yaparak Sevda Noyan’ın söylediklerinin maksadını aşarak Kanal 7 Medya Grubu’nun kurumsal değerleri ve yayın ilkeleri ile hiçbir şekilde uyuşmadığını  ve Sevda Noyan’ın darbe ve darbecileri eleştirmenin ötesindeki söylemlerinin asla tasvip etmediklerini açıkladılar.

İş artık hukuk ve RTÜK’ün alanına giriyor.

Fakat sosyolojik olarak ok yaydan çıktı bir kere.

Özellikle sosyal medya üzerinden karşı mahalle tarafından üzerinde haklı olarak tepinilmeye başlandı. Zira Sevda Noyan futbol deyimiyle bildiğiniz ‘’muz orta’’ yapmıştı onlara. Fırsat bu fırsat.

Başı örtülü sözde Ak Parti’yi destekleyen ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yedirmeyeceklerini söyleyen bir kadın açık açık etrafındaki komşularını fişlediğini ifade edip eğer bir darbe girişimi olursa onları ailecek öldüreceklerini ifade ediyordu.

Burada bir kere daha vurgulamak lazım. Zira içimizden bazıları hala o kabul edilemez sözleri çeşitli saiklerle savunuyor. Kimine göre bunlar Ayşenur Arslan’ın 4 yıl önce yaptığı ve hukukun devreye girdiği ‘’CHP de Ak Parti karşısında PKK gibi silahlı mücadeleye geçmeli’’ açıklaması. Kimine göre Özgür Özel, Canan Kaftancıoğlu ve başkaları tarafından da ima edilen darbe söylemleri.

Darbe ve darbecilere karşı durmak hepimizin görevi. Eline silah alan ya da bu işi planlayan gereken cevabı en ağır şekilde alır. Tıpkı 15 Temmuz’daki gibi. Peki ya evinde oturan ve bir şeye karışmamış insan?

Sözlerdeki sıkıntı burada.

Onları hedefe koymak, toplumsal barışa dinamit atmak demektir. Komşundan şüpheye düşmek demektir. Kaosa yatırım yapmak demektir.

Oysa  Hz. Peygamber (S.A.V) bir hadis-i şerifinde: ‘’Cebrail bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; ben (Allah-ü Teala) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.’’ dememiş miydi?

Peki o zaman Sevda Hanım’ın referansı kim?

Dedim ya, hanımefendi özel bir figür. Başı örtülü ve dindar görünümlü. Söyledikleri karşı mahallede İŞİD’e kadar vardırıldı. ‘’Bunlar kafanızı bile keser sokak ortasında’’ dendi. Onun üzerinden dindar Türk insanına karşı kin ve nefret örgütlendi, örgütleniyor, örgütlenecek.

O konuşma arşive girdi bir kere. Tepe tepe kullanılacak.

Yetmedi, ‘’dindarlar bunu yaparken siz eli boş mu oturacaksınız?’’ demeye getirildi. Yani açıkça bunu dillendiremeseler de fısıltı halinde, ‘’Bakın silahlanmışlar, yetmemiş bir de fişlemişler. Siz oturup bekleyecek misiniz?, siz de silahlanın, tedbirinizi alın’’ dediler.

Şimdi düşünün bakalım bu söylediklerim üzerinden.  Nerelere geldik?

Sevda Hanım’dan şüpheye düşmemiz için sebeplerimiz var. Kendisini tanımam ama soyadı tanıdık. Soyadı da bana belki kocasının Fetö’nün tv kanallarında ve organizasyonlarında arz-ı endam ettiği için hiç sıcak gelmedi. Allah affetsin ama o yayınlardaki tevazusu da hep iğreti geldi. Isınamadım doğrusu, tıpkı FETÖ liderine de ısınamadığım gibi.

Bazıları diyor ki; ‘’FETÖ kanallarında yayın yapması, onlarla o kadar içli dışlı olması onun örgüt üyesi olduğunu gösterir mi?’’ Haklı bir soru. Elbette göstermez

Lakin, örgüt üyesi olduğunu söyleyemiyorsak da, söylediklerinin örgütün istediği kaos amacına odun taşımadığını da söyleyemeyiz.

O soruyu soran ve Sevda Hanım’ın açıklamalarının tamamını savunup Kanal 7 Grubu’nu eleştiren gazetecilerin çoğunlukla geçmişte Fetö mensubu meslektaşlarıyla yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen gazeteciler olduğu da bir gerçek.

Üstelik aynı kişiler geçmişlerindeki muhabbet izlerini silmek için sözde Fetö mücadelesindeki cengaverliklerini ispat etmek isterken sözde daha sert davranır görünüp FETÖ üyelerinin asla pişman olmadıklarını da dillendirirler hep.

Bence haklılık payları da var. Pişman olan Fetöcü yoktur. Varsa da nadirdir. Pişman oluyorsa da bir numara çeviriyordur. 15 Temmuz sonrası yaşadıklarımızdan çıkan sonuç bu.

Peki madem çıkan sonuç bu ve onlar da katılıyor. Geçmişte o kadar iç içe olan Noyan ailesinden nasıl emin olacağız?

Peki ya hanımefendinin yaptığının kasıtlı olmadığından?

Ya planlıysa, ya gerçekten kaosa yatırımsa?

Ya da hanımefendinin komşularıyla ilgili söylemini sahiplenip alkış tutan o gazetecilerden ve çevrelerden nasıl emin olacağız?

İstedikleri adım adım örgütlenmeye çalışılan bir iç savaş mı, yoksa olur da aklını peynir ekmekle yiyip darbeye kalkışanlara karşı çıkmak, onlara karşı irade beyan etmek mi?

İyi ayrım yapmak lazım.

Zira merhum Aliya İzzetbegoviç’in tarihe mal olan bir sözü vardı; ‘’Savaş ölünce değil, düşmanına benzeyince kaybedilir.’’diye. Merhum İzzetbegoviç bu sözü, Bosna Savaşı sırasında Sırpların çocukları öldürdüklerini, kadınlara tecavüz ettiklerini, işkence yaptıklarını; buna misliyle karşılık vermek istediklerini söyleyen askerlerine söylemişti.

Biz de onlara benzemeyelim, benzeyemeyiz, benzememeliyiz. Aksi halde şanlı tarihimiz affetmez bizi.

Bizim masumlara güvenli liman olmaktan başka yapacağımız olamaz, olmamalı. Bugüne kadar olmadı. Ne İslam tarihinde ve ne Türk tarihinde.

Zira Hz. Peygamber (S.A.V) yine bir Hadis-i Şerifi’nde şöyle buyuruyor: ‘’Müslüman; insanların, elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.’’

Eğer bu peygamberin ümmetiysen işte ölçü burada. Başka teraziyi bize kimse dayatmasın.

Sevda Noyan, muz ortayı sadece görünürdeki karşı tarafa yapmamış belli ki.

Tartışma tam soğumaya yüz tutmuştu ki Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi sıfatıyla Bülent Arınç topa girdi.

Arınç, kıymetlilerinden Kemal Öztürk’le yaptığı röportajda sanki Sevda Noyan’ın söylediklerinin karşı mahalledeki etkisini artırmayı amaçlar bir yaklaşımla şöyle diyordu; ‘’ Bu kadının komşuları neler hissedecekler? Komşuları korkacak bu kadından. Ben olsam korkarım. Bu ne cani bir kadın, eline bir şey geçse kapımızı çalıp bizi kesecek diye korkarım.’’

Tam da başta bahsettiğimiz algıyı bastıra bastıra vurgulayarak devam ediyordu Bülent Arınç; ‘’Geldiğimiz noktaya bakın. Başında örtüsü olan ve dindar olduğunu söyleyen bir kadın asmaktan, kesmekten bahsediyor. Bu başörtüsü nefreti doğuracak, ondan korkuyorum. Yoksa bu kadın ne halt ederse etsin. Millet başörtüsünden nefret edecek hale gelecek. Sokakta yürürken hakaret ediliyor. Neden, bu kadın yüzünden’’

Bulunduğu konum itibariyle konuyu doğru yerinden yakalayıp açıklamada maksadı aşan ifadelerin toplumda daha fazla hasara sebep olmaması için küllemesi beklenen kişi, yeniden gündeme getirerek ne amaçlıyor olabilir?

Sanki, konu yeterince kırılma oluşturmadı, gündemden çabuk düştü diye rahatsız olmuş gibi yeniden alevlendirmeye çalışmanın anlamı ne?

Şimdi hanımefendinin açıklamaları yüzünden başörtülü hanımlarımıza bir saldırı mı beklemeliyiz?  

Yoksa o açıklamadaki amaç zaten bu mu?

Ne yani, başörtülü bir komşusu olan insanlar tedirgin mi olmalı, onu mu istiyorsunuz?

Bülent Arınç ki FETÖ aşkı yüzünden KHK’lar faciadır diyen biri. Damadından dolayı olsa gerek tüm toplumun darbeci FETÖcülerle kucaklaşmasını isteyen ve Necip Fazıl’ın Reis Bey oyunundan bir tiradı sosyal medya hesabından paylaşarak onlar için merhamet isteyen biri.

Yani masumlar üzerinden darbecileri aklamaya çalışan, FETÖ’nün silahlı bir örgüt olduğunu 15 Temmuz’a kadar her nasılsa anlayamamış biri.

O yüzden Sevda Noyan’a görünür tepkisinin altında ALKIŞ gizli olmadığından emin olamayız. Hem de hiçbir zaman.

Sağduyu nedir diye sorarsanız, MHP Lideri Bahçeli’nin emriyle Kayseri Ülkü Ocakları Başkanı’nın neden görevden alındığına ve Kayseri Ülkü Ocakları’nın ikinci bir emre kadar neden kapatıldığına bakmalısınız.

Kayseri Ülkü Ocakları Başkanı Serdar Turan, girdiği ölüm orucu sonrası kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Grup Yorum Üyesi terörist İbrahim Gökçek’in cenazesini Kayseri’ye gömülmesine izin vermeyeceklerini açıklamıştı. Cenaze Kayseri’ye girdiğinde ise bir grup Başakpınar Mahallesi’nde sokakları trafiğe kapatarak cenazeyi yakacaklarını açıklamıştı. Bunun üzerine Gökçek’in naaşı Talas’ta defnedilmişti.

Olayların yansıması sosyal medyada ‘’Ülkü Ocakları Teröristtir’’ hastagiyle gündeme getirilmiş, o başlığa yazanlar da çoğunlukla sahte isimlerle toplumun hassasiyetlerini kaşıyarak ülkücülere karşı içlerindeki tüm kini kusuyordu. Yani anlayacağınız yeni ve tehlikeli bir karşıtlık besleniyordu.

Fakat MHP ve Lideri Bahçeli feleğinden çemberinden geçtiklerini gösterdiler. Aldıkları kararla yükseltilmeye çalışılan gerginlik bıçak gibi kesildi.

Zira ‘’Müslüman aynı delikten iki kere sokulmaz.’’

İşte Bülent Arınç’ta olmayan sağduyu ve devlet adamlığı budur.

Tüm yaşananlara bakıldığında ülkede bir kaos ve iç çatışma beslemeye çalışan odaklar var. Bu odaklar birbirine karşıt gibi görünseler de sonuçta Mete Gündoğan’ın OYUN TEORİSİ’ nde bahsettiği gibi aynı amaç için çalışıyorlar. Hepsi aynı saksının çiçekleri ve aynı hedefe koşuyorlar.

Bize düşen, şekline- şemaline, kim olduğuna bakmadan yapmaya çalıştıklarına odaklanmak ve toplumsal birlikteliği bozacak bir tuzağa düşmemek.

Eğer bir kere tökezlersek tüm akbabalar üzerimize çullanmak için dört gözle bekliyor.

Aman Dikkat.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 10660 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ne haftaydı ama?
5/5/2020
CHP Sokağın taşlarını mı döşemeye çalışıyor?
4/28/2020
CHP bunu neden yapıyor?
4/20/2020
Süleyman Soylu neden istifa etti?
4/13/2020
Bu salgından şüphelenmek için çok sebebimiz var
4/7/2020
Türkiye’nin Koronavirüs mücadelesindeki eşgüdüm ve başarı kimi rahatsız etti?
3/19/2020
Ali Babacan ve ‘’DEVA’’ metaforu üzerine
3/10/2020
Türkiye-Rusya arasındaki ek protokol nasıl geldi, ne içeriyor?
3/6/2020
CHP ve Kılıçdaroğlu şehitlerimizden iktidar devşirmeyi mi planlıyordu?
3/3/2020
Erdoğan ve Ak Parti’nin kamburu: Bülent Arınç
2/28/2020
YOKSA DEJAVU MU?
2/25/2020
Darbe ruhu hala damarlarında dolaşanlar
5/28/2018
Son çareleri dövizdeki yükseliş ve ekonomik kriz mi?
5/24/2018
Kudüs nöbetini devralma sırası ve 24 Haziran
5/21/2018
İsrail politikasında artık yeni şeyler söylemek lazım
5/17/2018
Takke düştü gerçek Karamollaoğlu göründü
5/14/2018
Uyursak Ölürüz
5/10/2018
İnce İnce siyaset ve Sisi
5/7/2018
Hani ittifaka karşılardı?
5/3/2018
Abdullah Gül Ak Parti tabanından neden tepki gördü?
4/30/2018
Abidik Gubidik İttifakı’nda Abdullah Gül denklemden çıktı mı?
4/26/2018
Proje terör örgütlerinden sonra proje siyasi partiler devrede
4/23/2018
Seçim tarihi açıklandı, muhalefet çarşısı karıştı
4/19/2018
MHP ve Devlet Bahçeli neden ilkeler ittifakından bahsedenlerin hedefinde?
4/16/2018
3. Dünya Savaşı’nın eşiğinde miyiz?
4/12/2018
Esad katliamlarıyla ABD-Avrupa ve İsrail’e can suyu mu veriyor?
4/9/2018
En büyük kabusları enerji açığını kapatan Türkiye
4/5/2018
Türkiye artık hafife alınacak bir ülke değil
4/2/2018
Bayram değil seyran değil ABD ve Avrupa bizi niye öpmeye çalışıyor?
3/29/2018
Batıyı Türkiye’yi kaybetme korkusu sardı
3/26/2018
Türkiye’nin yapım projesi ile Batının yıkım projesi!
3/22/2018
Mehmetçik ve Devlet Bahçeli’nin kesişen kaderi
3/19/2018
Kazanacakları seçimi niye boykot etsinlermiş. Duy da inanma.
3/15/2018
Cumhur İttifakı, getirdikleri, itirazlar ve çaresizlik
3/12/2018
ABD’nin DEAŞ maymuncuğu ve psikolojik harekat
3/8/2018
ABD’nin Türkiye çaresizliği
3/5/2018
Saadet Partisi için normal olan ne, bir tuhaflık yok mu?
3/1/2018
Türk, neden beklenen ve özlenen?
2/26/2018
CHP AGRESİFLEŞMESİN DE BİZ Mİ AGRESİFLEŞELİM?
2/23/2018
Sahada ne kadar varsan, masada o kadar varsın
2/19/2018
ABD tiyatroyu daha ne kadar sürdürebilir
2/15/2018
100 yıllık hesap ve ABD’nin planı
2/12/2018
ABD'nin talepleri CHP'ye Atatürk'ü unutturuyor mu?
2/8/2018
CHP KURULTAYI’NA DAİR
2/6/2018
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Cem Beytar 12 Mayıs 2020 Salı 14:11

Teşekkürler sayın Damga. Gözümüz açık olmalı anlaşılan o ki. Fitne hiç bitmeyecek anlaşılan

Yorumu oyla      31      32  
Yılmaz Güneytepe 12 Mayıs 2020 Salı 13:59

Yüreğine kalemine sağlık güzel insan

Yorumu oyla      32      32  
meclis kulisi,
tusas, banner, reklam,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Koronavirüse karşı önlem aldınız mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
İstanbul
Gençlerbirliği
Haber
Ukrayna
Jose Mourinho
Çankaya
Beycan ÜÇKARDEŞ
yargıtay
İslam