E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Fahrettin Damga

Darbe ruhu hala damarlarında dolaşanlar
28 Mayıs 2018 Pazartesi


Milletimiz açısından unutulmaması gereken çok önemli bir olayın yıl dönümündeyiz. Darbelerin anası 27 Mayıs 1960.

Ülkemizin ve milletimizin burnundaki vesayet halkasının kanlı bir şekilde sıkılaştırıldığı tarih. Halk iradesinin yok sayıldığı, seçilmiş iktidarın kanunsuzca alaşağı edildiği, biri Başbakan ve ikisi Bakan üç masumun darağacına gönderilmesine sebep olan kara dönemin miladı.

Atatürkçü maskesiyle Atatürk’ün Anayasası’nın rafa kaldırıldığı, ülke üzerindeki vesayetin temsilcisi olan Anayasa Mahkemesi gibi kurumların anayasaya yerleştirildiği tarih.

Bugüne kadar tek başına iktidar olamamış bir zihniyetin elinden kaçırdığı iktidarı, askeri kendi amacı uğruna kullanarak tekrar ele geçirmeye çalıştığı tarih.

Bu tarihten sonra yaklaşık her on yılda bir yaşanan darbe ve darbe girişimlerinin maalesef cezalandırılamadığı için olağan sayılmasına sebep olan tarih.

Öyle bir tarih ki, başarılı olan ve dönemin şartları gereği halkın yeterince tepki gösteremediği darbede yer alan küçük rütbeli subaylar ileriki yıllarda diğer darbelerin ana aktörleri olmasının sebebi olan tarih.

Seçilmiş yönetimi istemedikleri anda devirebilenler daha sonraki yıllarda da kendilerini halk iradesi üzerinde görmüşler ve türlü bahanelerle yönetime el koymuş ya da müdahale etmişlerdir. Ta ki 15 Temmuz 2016’da halktan derslerini alana kadar.

Uzun yıllar boyu ülkede ‘’devrim’’ diye bayram ilan edilen bir tarihten bahsediyoruz. Fakat bir avuç azgın azınlık haricinde halk nezdinde hiçbir zaman muteber olmayıp lanetlenen bir gün. İşte aşağıda o azınlıktaki ama kendilerini ülkenin sahibi zannedenlerin önde gelenlerinden Atatürkçü Düşünce erneği’nin 27 Mayıs’a dair attığı ibretlik tweet.



Bu açıklamayı yapanlarla 15 Temmuz hain girişimini yapanların ortaya koyduğu gerekçe bire bir aynı. ‘’Anayasa ve hukuk dışına çıkmış iktidar’’.

Kime göre, neye göre?

Elbette onlara göre. Çünkü karar verici onlar. Onlar öyle diyorsa halkın ne haddine sorgulamak. Ülke onların çiftliği, hatta babasının malı sanki. Bu ülkede onların istemediği hiçbir şey olmaz, olabilemez. Hukuk da onlar, kanun da onlar.

Oysa hukukçu olmakla söylediği her şeyin hukuk olduğunu zannetmek farklı şeyler.

Yukarıdaki açıklamayı yapan derneğin şu anki başkanı ve dönemin Danıştay Başsavcı Vekili olan Tansel Çölaşan’ın bugün artık ülkeyi darbe ortamına sürüklemek için FETÖ eliyle yapılan bir Gladyo organizasyonu olduğu ortaya çıkan Danıştay saldırısı sonrasında Danıştay'ın kapısında gazetecilere "Saldırgan 'Allah'ın askeriyiz' diyerek odadan içeri giriyor ve Allahü Ekber diyerek ateş ediyor" ve "Saldırının tanığı falan değilim. Saldırganın yakalandığı sırada 'ben Allah'ın askeriyim' diye bağırdığını oradaki polislerden duydum" dediğini unutmadık.

Bu açıklama saldırıdan yaralı olarak kurtulan dönemin Danıştay 2. Daire Başkanı ve daha sonra Danıştay Başkanı olan Mustafa Birden’in ifadesiyle boşa düştü, yalan olduğu ortaya çıktı.

Üstelik saldırgan Alpaslan Arslan kahraman bir polis memuru tarafından yakalanmış, saldırı fail-i meçhul olmamıştı.

Peki ya saldırgan yakalanmasaydı ve tüm daire üyelerini katletmiş olsaydı, olabilecekleri düşünebiliyor musunuz?

Bu açıklamanın masum bir bilgilendirme olduğuna inanalım mı, yoksa yönlendirme gibi bir amacı var mıydı acaba?

İşte yukarıdaki bu tweet hala bu zihniyette olanların akıllarının bir köşesinde darbe olduğunun, umutlarının bir darbede olduğunun göstergesidir. Ellerine fırsat geçse bu ülkenin gerçek sahiplerine o gün yapılanların aynısını yapacaklarının itirafıdır.

Darbeyi geçtik, 24 Haziran’da olası bir Tayyip Erdoğan yenilgisi sonrası neler yaşanabileceğinin ipucunu veren bir açıklamadır bu.

Bu zihniyet için halktan biri gibi görünme, halka benzeme, halkın taleplerine makul yaklaşma sadece ve sadece seçim kazanma stratejisidir. Asla ve asla samimi değildir.

Bu anlayıştakiler bugüne kadar halka ve halk iradesine asla ve asla itibar etmedi. Onlar için ‘’Halk’’ sadece göstermelik olarak partilerinin adında mevcuttur. Ne dün, ne bugün onlar için halkın bir önemi yoktur. Zira onlar ‘’Halk plajlara hücum etti, vatandaş denize giremiyor’’ diyenlerin bugünkü temsilcileridir. Bugün atmadıkları takla kalmıyorsa Gezi Kalkışması’ndan bugüne 15 Temmuz dahil denenen tüm yollar boşa çıktığı içindir ve bugün yaptıkları her şey köprüyü geçene kadardır.

Ah ellerine bir kere daha geçirebilseler o yönetimi. Bakın neler yapacaklar?

Emin olun bugünleri mumla ararız.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 10581 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Son çareleri dövizdeki yükseliş ve ekonomik kriz mi?
5/24/2018
Kudüs nöbetini devralma sırası ve 24 Haziran
5/21/2018
İsrail politikasında artık yeni şeyler söylemek lazım
5/17/2018
Takke düştü gerçek Karamollaoğlu göründü
5/14/2018
Uyursak Ölürüz
5/10/2018
İnce İnce siyaset ve Sisi
5/7/2018
Hani ittifaka karşılardı?
5/3/2018
Abdullah Gül Ak Parti tabanından neden tepki gördü?
4/30/2018
Abidik Gubidik İttifakı’nda Abdullah Gül denklemden çıktı mı?
4/26/2018
Proje terör örgütlerinden sonra proje siyasi partiler devrede
4/23/2018
Seçim tarihi açıklandı, muhalefet çarşısı karıştı
4/19/2018
MHP ve Devlet Bahçeli neden ilkeler ittifakından bahsedenlerin hedefinde?
4/16/2018
3. Dünya Savaşı’nın eşiğinde miyiz?
4/12/2018
Esad katliamlarıyla ABD-Avrupa ve İsrail’e can suyu mu veriyor?
4/9/2018
En büyük kabusları enerji açığını kapatan Türkiye
4/5/2018
Türkiye artık hafife alınacak bir ülke değil
4/2/2018
Bayram değil seyran değil ABD ve Avrupa bizi niye öpmeye çalışıyor?
3/29/2018
Batıyı Türkiye’yi kaybetme korkusu sardı
3/26/2018
Türkiye’nin yapım projesi ile Batının yıkım projesi!
3/22/2018
Mehmetçik ve Devlet Bahçeli’nin kesişen kaderi
3/19/2018
Kazanacakları seçimi niye boykot etsinlermiş. Duy da inanma.
3/15/2018
Cumhur İttifakı, getirdikleri, itirazlar ve çaresizlik
3/12/2018
ABD’nin DEAŞ maymuncuğu ve psikolojik harekat
3/8/2018
ABD’nin Türkiye çaresizliği
3/5/2018
Saadet Partisi için normal olan ne, bir tuhaflık yok mu?
3/1/2018
Türk, neden beklenen ve özlenen?
2/26/2018
CHP AGRESİFLEŞMESİN DE BİZ Mİ AGRESİFLEŞELİM?
2/23/2018
Sahada ne kadar varsan, masada o kadar varsın
2/19/2018
ABD tiyatroyu daha ne kadar sürdürebilir
2/15/2018
100 yıllık hesap ve ABD’nin planı
2/12/2018
ABD'nin talepleri CHP'ye Atatürk'ü unutturuyor mu?
2/8/2018
CHP KURULTAYI’NA DAİR
2/6/2018
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 28 Mayıs 2018 Pazartesi 13:37

HARUN GİBİ GELİP KARUN GİBİ OLANLAR örneği önümüzdeyken, SİZLER İSTERSENİZ ŞERİATI BİLE GETİREBİLİRSİNİZ diyen ,ODUNU KOYSAM MEBUS YAPARIM diyebilen birisinin PUTa dönüştürülmesi hiç de yadırgatmıyor. Nasılsa gençler son onaltı yılı biliyor, onları kandırıp mevcut yalan-talan düzenini uzatmaya kalkışmak elbette anlaşılabilir. Gençler bile bıktıysa, tadında bırakmak neden düşünülmüyor? Kişisel boğaz tokluğu ülkenin geleceğinden daha mı önemli?

Yorumu oyla      5      0  
meclis kulisi,
Aydın, belediye, Özlem Çerçioğlu, Ege et, koronavirüs, önlem,
tusas, banner, reklam,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Koronavirüse karşı önlem aldınız mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
Gençlerbirliği
İsrail
TÜFE
sanayi
uzaktan çalışma
survivor
Carlos Arroyo
TBMM
Denver Nuggets