E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Fahrettin Damga

Cumhur İttifakı, getirdikleri, itirazlar ve çaresizlik
12 Mart 2018 Pazartesi

Cumhur İttifakı kanun teklifi bu hafta TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek ve büyük bir ihtimalle de yasalaşacak.

Siyasi partiler arasında ittifak artık yasal hale geliyor.

Kimsenin karnından konuşmasına, hülle yapmasına, gizli gizli iş kotarmasına gerek kalmıyor. İsteyen istediğiyle kendi kimliğiyle ittifak yapabilecek artık.

Seçim öncesi yaptıkları ittifakla halkın karşısına geçip birlikte oy isteyebilecekler.

Bu açıdan bakınca herkesin bu durumdan memnun olması gerekir ama hiç de öyle değil.
Çünkü Türkiye’de bileşenleri perde arkasında olduğunda farklı, göz önünde olduğunda farklı davranış getiren denklemler mevcut.

Neden mi bahsediyoruz?

Elbette HDP’nin durumunun denklemlere yansıyan halinden.

Bir zamanlar Ak Parti ve Tayyip Erdoğan’ı yıkmak için umut olan HDP, bir yük artık.

7 Haziran 2015 Genel seçimi öncesi Ak Parti iktidarını yıkmak için CHP adına anahtar olan HDP, gelinen noktada kurulmak istenen Tayyip Erdoğan karşıtı cephe için birleştirenden ziyade dağıtıcı olmuş durumda.

Açık açık kimse HDP ile ittifak halinde Cumhurbaşkanlığı seçimine girmek istemiyor. Daha doğrusu istiyor. Fakat sadece aleni olmamak kaydıyla. Perde gerisinde, halkın gözünden uzak mahfillerde her türlü birliktelik mübah. 

Öyle olursa tamam.

Düşünün ki; CHP bile bu yükü taşıyamıyor artık.

Ya da HDP’nin mirasına talip oldukları için böyle davranmak işlerine geliyor.

Saadet Partisi lideri Karamollaoğlu ve İP Genel Başkanı Akşener’in  ittifakla ilgili açıklamalarına bakarsak Cumhurbaşkanlığı seçimi ilk turunda herkes kendi adayıyla mücadeleye hazırlanıyor gibi. Aslında bu plan en baştan beri konuşulan plan.

Neydi o?

İlk turda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısına ortak adayla çıkılamayacaksa, herkes  kendi adayını göstersin. Erdoğan ilk turda kazanamazsa, ikinci tura Erdoğan’la birlikte kim kalırsa Erdoğan muhalifleri o adaya oy versin.

Emin olun o aday HDP adayı bile olsa verirler.

Burada nasılsa bağlayıcı imza olmayacak. Halkın gözü önünde birlikte görünmekten korktukları  HDP’den gelecek oylar için de ‘’İlkeler ittifakı’’ tanımlaması var, nasılsa herkes yer.

Erdoğan ilk turda kazanırsa, geçmiş olsun. O kadar çaba, o kadar plan, o kadar numara çöpe gidecek.

Sadece Erdoğan karşıtı cepheyi tahkim etmek yetmiyor yani. Cumhur İttifakı’nı oluşturan MHP’nin boynuna İP’i geçirmek için fırsat kollarken Ak Parti’yi yıpratmanın Saadet’ini de yaşamaları lazım.

Herkes biliyor ki; Cumhur İttifakı’nın potansiyel oy oranı en az %60, İşte tüm numaralar o potansiyel orandan oy tırtıklamak için ilkeler üretmek üzerine.

İlke de afili bir kelime hani, iyi de reklam unsuru. İyi göz boyar.

Yapılmak istenilene de ne kadar ilke ve ilkeler ittifakı denirse artık.

Fakat nasılsa bu ülkedeki tüm tanımlar, çığırtkanları tarafından CHP’ye göre belirlendiği için, onlar ne derse doğrusu o’dur. Bizim için en iyisini onlar bilir, itiraz etmek ne haddimize?

CHP zihniyeti için 8 kere seçim kaybetmiş, başka bir deyişle girdiği hiçbir seçimi kazanamamış bir Genel Başkan’a ve partiye her seferinde %25 oy vermek normalken, girdiği her seçimi kazanmış bir parti ve Genel Başkan’a oy vermek, cahillik ve karanlığa davetiye oluveriyor nedense bu tanımlamaları yapan algı operatörleri için.

Meselenin özü ve esas oyun aslında şu;

CHP zihniyeti %25’lik oy’la ülkenin tamamını kendi bakış açısı ve zihniyetini dayatarak yönetmek istiyor. Tüm plan, tüm söylem hep bu amaca matuf.  Gerisi teferruat. Ve bu amaca giden yolda da her tür numara mübah.

Yalan, dolan, her tür algı operasyonu, film, fırıldak, serbest.

Çünkü tüm bunlar yüce bir amaca ulaşmak için yapılıyor. Bu ülkeyi diktatörden kurtaracaklar ya!

Tabii yersen.

Bakmayın siz süslü nutuklarına. Toplumun birleşmesi değil ayrışması onlar için hayati.

Özellikle onlar oy oranlarını korurken hatta mümkünse artırırken, sağ kesimin oyları bölünmeli ki bu ülkeyi yönetme fırsatını ele geçirebilsinler.

Buradaki bütün numara da o. Karşılarındaki bloğu bölmek için kendi kontrollerinde o kesimin temsilcisi kılığında, onlara benzeyen yapıları ortaya çıkarmak. O yolla tırtıklayabilecekleri kadar oy tırtıklamak. Başka da bir numaraları yok.

Sokak falan derseniz, denemediler de değil ama 15 Temmuz tecrübesi onlar açısından pek iç açıcı bir sonuç göstermiyor.

MHP’ye kinleri buradan. Çaresiz bıraktı onları. Hala çözüm üretemiyorlar. Oysa onlara stepne olsa bu sıkıntıları çekmeyeceklerdi. 

Cumhur İttifakı yasa teklifine itirazları da olası bir seçim yenilgisine kılıf hazırlamaktan başka bir şey değil. 

Bu arada CHP’nin itirazlarının gizli müttefiki ve kardeşi HDP’nin bölgedeki durumunu düzeltmeye yönelik olduğunu  görmemek mümkün değil. 

Saadet Partisi’ne ümit bağlayanlar 16 Nisan referandum sonuçlarını iyi değerlendirmeliler ki ayakları yere bassın. Tabanı, Saadet Partisi yönetimini ne kadar dinlemiş bir baksınlar.

Bu millet bugüne kadar kendi iradesini tepeden inme yöntemlerle dizayn etmeye çalışanlara gereken dersi her zaman verdi.

Halk kendine benzettiğine, kendinden olana oy veriyor. Tayyip Erdoğan’ın başarısı da burada. 

Halka numara çekmeyecekler, halkı ikna edecekler. Kazanmanın anahtarı bu.

Hala eski alışkanlıklarla olmuyor artık. Üstelik halkın iradesini çalmaya dönük tüm numaralar da deşifre oldu.

Şapkadan tavşan da çıkaramayacaklarına göre, nafile.

Geliyor, gelmekte olan. 

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 5707 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 13 Mart 2018 Salı 18:24

çok haklısınız, çok... Zaten Habur'da seyyar mahkemeleri kurup PEKEKElileri beraat ettirip davul-zurna ile karşılayan, onlarla "megri megri" diye halay çeken, OSLOda PEKEKElilerle pazarlığa oturan, Dolmabahçe Sarayında pazarlığı bağlayıp onlarla birlikte basın toplantısı yapan, AÇILIM-SAÇILIM adı altında PEKEKE ile uzlaşan da maalesef CEHAPE idi, onları şiddetle kınalamıyız hep birlikte. Hatta APOya "sayın" diyen de şehitlerimize "kelle" diyen de bizzat Kılıçdaroğluydu. Unutmadık, unutmayacağız.

Yorumu oyla      4      0  
Misafir 12 Mart 2018 Pazartesi 19:43

bir atasözü aklıma geldi, durumu yansıtıyor, KÖPEK KEMİK VEREN ELİ ISIRMAZ. anladın sen onu...

Yorumu oyla      4      0  
Mesa Mesken, Bodrum, reklam, banner,
Aydın, belediye, Özlem Çerçioğlu, Ege et, koronavirüs, önlem,
tusas, banner, reklam,
meclis kulisi,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Koronavirüse karşı önlem aldınız mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
döviz
Joachim Löw
DEAŞ
Ayşe Ersöz
mehmet özkan
haşim kılıç
poyraz karayel
Necmettin Erbakan
GİB