E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Fahrettin Damga

CHP Sokağın taşlarını mı döşemeye çalışıyor?
28 Nisan 2020 Salı

 

 

CHP, iktidarı yıpratmak için bir fırsat olarak gördüğü Koronavirüs salgınından beklediği sonucu çıkaramadı. Arka bahçesi olan Türk Tabipler Birliği üzerinden o kadar manipüle etmeye çalışmasına rağmen hükümet dünyada ses getiren bir başarıya imza attı.

O yüzden olmadı, olamadı.

Belli ki hazırlanmış bir yol haritası var ve salgınla mücadeledeki başarı planda aksaklığa sebep oldu.

Geride kalan bir planı yetiştirmenin telaşına benzer bir telaş var.

Kılıçdaroğlu kısa süre önce teşkilata boşuna ‘’hazır olun, yakında iktidar olacağız’’ demedi demek.

Uzun zamandır alttan alta kulaklara fısıldanan bir ‘’sokak’’ var.

Son dönemde İstanbul ön planda. Tuhaf işler oluyor.

Belediye Başkanı’nın salgının Türkiye’deki merkezi durumundaki şehirde hastalığın yayılmaması için tedbir almak yerine sokağa çıkma yasağı ilan edilmesine odaklandığı İstanbul’dan bahsediyoruz.

Oysa ondan beklenen kendini hükümet yerine koyup sokağa çıkma yasağı ilan edilmesi çağrısı yapması değil, kandil akşamı hastalık riskini hiçe sayarak kandil simidi dağıtmaması , otobüs ve metrobüs sefer sayılarını azaltıp sosyal mesafe kurallarının hiçe sayılarak vatandaşların tıkış tıkış seyahat ettirilip riske atılmaması idi.

Oysa onun yaptıkları sanki salgın dursun değil daha da yayılsın çabasını andırıyordu.

Seçim sürecindeki ‘’Omuzundaki el’’ her ne kadar medyadaki yandaşları ve trolleri eliyle aslında yolcu kalabalığı değil Ak Parti’nin organize kötülüğüydü diye propaganda yapıp zavallı otobüs şoförlerini bile alet ederek hedef saptırmaya çalışsa da eline yüzüne bulaştırdı.

O bir duraktan Ak Parti’nin organize ettiğini ve otobüse bindirdiğini ifade ettiği 47 kişinin görüntülerini kamuoyuna hala gösterebilmiş değil. Oysa o duraktan 3 kişi binmişti. İddia ettikleri gibi değildi. Belki de o yüzden ‘’Omuzundaki el’’in Otobüs A.Ş’deki görevine son vermek zorunda kalmıştı.

Aynı ‘’Omuzundaki el’’, bir metro istasyonu girişine Ak Partili bir ilçe belediyesi personelinin çöp bırakıp sonra temizlik yapılmıyor diye video çekip yayın yaptığını iddia etmiş fakat sonra gerçeğin kendi söylediğinin aksi yönde olduğunu kabul etmek zorunda kalmıştı.

Belli ki bu tarz algı çalışmalarına alışkındı.

CHP Üsküdar İl Başkanı, suç olduğunu bile bile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı’nın evini gözetleyip, fotoğraflarını çekmesi ve polislerin uyarısıyla oradan ayrılırken bir daha geleceğini ifade ederek meydan okuması da ayrı bir garabetti. Olaya gösterilen tepkilere CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu kendini devletin sahibi zannederek kendi kendine sanki halk tarafından seçilmiş gibi görev uyduruyor, il başkanını kendisinin görevlendirdiğini ifade ediyordu. Çekilen fotoğrafların nereye servis edildiği konusu açılan soruşturma sonucunda ortaya çıkacak. İnşallah DHKP-C tarzı bir örgüte servis edilmemiştir. Zira Üsküdar İlçe Başkanı açılan soruşturma kapsamında verdiği ifadede görüntüleri başka birine daha gönderdiğini kabul etti.

İnsanların konut dokunulmazlıklarını bu kadar aymazca ve kendilerine hukuksuz görev ihdas ederek ihlal edenlerin kendi evlerinde rahat bir şekilde oturabileceklerini zannetmeleri de ayrı bir garabet tabii.

Kemal Kılıçdaroğlu ise İl Başkanı’nın görevlendirmeyle değil oradan tesadüfen geçerken olayın yaşandığını ifade ederek yumuşatmaya çalışsa da İlçe Başkanı’nın olaydan sonraki açıklamaları onu yalanlıyor.

Ardından sözde Ak Partililerin Ekrem İmamoğlu’na limon kumpası hazırladığına dair bir iddia gündeme girdi. Sözde İmamoğlu’na kumpas, Canan Kaftancıoğlu tarafından kamera arkası görüntüleri yayınlanarak kamuoyuna duyuruldu. Videodaki tuhaflık sadece hazırlayanların iddia edildiği gibi Ak Partili olmadığının ortaya çıkması değildi elbette.

Her nasılsa videoyu çekenler çekim sırasında bir başka kamerayla kamera arkası çekmeyi de ihmal etmemişlerdi. O da ne hikmetse taaa Mersin’den CHP İstanbul İl Başkanı’na ulaştırılmıştı. Bu videonun da CHP’den ziyade Ak Parti’ye karşı bir komplo olduğu iddiasıyla Ak Parti Mersin İl Başkanlığı tarafından da suç duyurusunda bulunuldu. Soruşturma açıldı ve süreç devam ediyor. Bakalım şapkadan hangi tavşanlar çıkacak?

Bir başka video da İstanbul’da sözde bir vatandaş İBB tarafından sözde kendisine yardım paketi teslim edildiği sırada çekilmişti. Videoda yardımı alan kişi o kadar başvuruya rağmen devletin kendisine yardım etmediğini ama İBB’nin sahip çıktığını ifade ediyor ve teşekkür ediyordu.

Videodaki kişi sosyal medya hayatımıza gireli nelerin değiştiğini farketmemişti galiba. Kısa süre içinde kim olduğu, hangi durumda olduğuna dair fotolar yayılmaya başladı. Yeni bir müftü karısı vakasıyla karşı karşıyaydık. Bu da kurguydu yani. Her ne kadar kendisi video çekip aksini söylemeye çalışsa da bir işyerinde yönetici pozisyonunda olduğunu itiraf ediyor ama asgari ücretle çalıştığını iddia ediyor ve linç ediliyor olmaktan şikayet ediyor. Tabii bu arada Cumhurbaşkanı ve devlet yönetimini de çok sevdiğini de araya sıkıştırıyordu. Belli ki ne hale düştüğünün farkına varmıştı.

Anlaşılan o ki gezi sürecindeki ‘’Müftü karısı’’ sendromu yeniden etkinleşti.

 

Bitti mi, bitmedi elbette. Zira turpun büyüğü heybede.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı 23 Nisan’da çocuklara bir hediye paketi gönderdi. Çocukların o broşürde verilen bilgilere pedagojik olarak hazır olup olmadıkları değerlendirildi mi? bilmem. Fakat bir erken bilinçaltı oluşumu hedeflendiği net.

‘’Demokrasi sandıktan ibaret değildir’’ diyen Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün kulaklarını çınlatan ‘’Demokrasi için sandık şarttır ama yeterli değildir’’ cümlesi mi dersiniz. Yoksa çizimlerde sokağa dökülmüş kalabalığın elindeki pankartta ‘’Başkan Şaşırma Sabrımızı Taşırma’’ yazmasını mı? Kalabalık içerisinden bazı dikkatli gözlerce Abdullah Öcalan ve Abdullah Gül’e benzetilen karakterler mi?

Dinler, onları temsil eden din adamları üzerinden resmedilirken kadrajda Alevi Dedesi de yer alıyor. Sanki birileri uzun zamandır Alman istihbarat örgütü BND tarafından pişirilmeye çalışılan ‘’Aleviliğin farklı bir din olduğu’’ tezini taze dimağlara zerketmeye çalışıyor. Üstelik aynı karede en sevimli hale getirilmeye çalışan karakterin Hıristiyanlığı temsil eden Papaz olması ve Müslümanlığı temsil eden karakterinse Noel Baba’dan bozma birine benzetilmesi de cabası. Ve dikkate değer konulardan biri de aynı karede yer alan Haham’ın oturduğu yerin altında yer alan işaretin yan çevrildiğinde Arapça Allah lafzı olduğu iddiası.

Konu kamuoyunda çok ses getirdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden dikkate değer bir açıklama gelmedi. Sadece kitapçığın Necati Özkan tarafından hazırlandığı ve onun da kitapçığın dört senedir dağıtıldığını söylediği ifade edildi. Fakat Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı bu duruma kayıtsız kalmadı ve İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulundu.

Süreç devam ediyor, bakalım nereye gidecek?

Bitti mi? Hala bitmedi. O zaman devam edelim.

Her ne hikmetse her Ramazan’da bir takım çevreler LGBTİ konusunu gündem yaparak bizi meşgul etmeye çalışıyor. Özellikle sosyal medya üzerinden örgütlenerek yapıyorlar.

Bu yıl da şaşırtmadılar.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş Cuma günkü hutbede İslamın zinayı en büyük haramlardan kabul ettiğini, Lutiliği, eşcinselliği lanetlediğini ifade etti.

Sen misin İslam’ın bakış açısını zikreden.

Önce İHD Ankara Şubesi Diyanet İşleri Başkanı hakkında suç duyurusunda bulundu.

Bakar mısınız şu cesarete?

Arkasından Ankara ve İzmir Baroları Diyanet İşleri Başkanı’nı hedefe koyan açıklamalar yaptı. Neymiş? Diyanet İşleri Başkanı’nın açıklamaları insanlığın bir kesimini nefretle aşağılayıp kitlelere hedef gösteriyormuş.

Özellikle Ankara Barosu’nun açıklaması yenir yutulur gibi değil.  Açıklamada ‘’sesi çağlar öncesinden gelen bu şahsın’’ tanımlamasıyla derdinin Ali Erbaş değil İslam olduğunu ortaya koyuyor.

Ayrıca Ali Erbaş’ı çocuk tecavüzlerine karşı çıkmamakla, kadın düşmanlığına zemin hazırlamakla suçluyor.

Fakat açıklamanın en absürd tarafı da Ali Erbaş’ın hutbesindeki açıklamasını baro yönetimine hakim zihniyetin de içinde bulunduğu kesimler tarafından bugün bize medeni dünya diye dayatmaya çalıştıkları batının ortaçağda yaşayan dedelerinin yaptığı cadı avına davet olarak tanımlamalarıydı.

Oysa İslam medeniyetinin hiçbir döneminde bu tarz olaylar yaşanmamıştır. Eğer ortaçağda bir karanlık varsa batının karanlığıdır. Batı ağzıyla zikredilen orta çağ, İslam Medeniyeti’nin en parlak dönemlerindendir.

Alışkanlıktan olsa gerek, istiyorlar ki konu hakkında gerekli gereksiz hiçbir ilmi bilgisi olmayanların görüş beyan ettiği  İslami konularda konunun uzmanı insanların gerçek hükmü ifade etmesinden rahatsızlar.

Onlar kafalarına göre bir İslam peşinde. Ya da kendi planlarına ket vuramayacak hale getirebildikleri bir İslam. Hatta mümkünse İslam olmasın.

Elbette barolardan yapılan bu açıklamalar hem devlet hem halk katında infiale sebep olurken CHP sözcüsü Faik Öztrak eliyle destek verildi. Böylece barolardan çıkan sesin aslında kime ait olduğu netleşmiş oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamada ‘’Diyanet İşleri Başkanımız o açıklamasıyla sadece inancının, ilminin, yürüttüğü görevin gereğini yerine getirmiştir. Söyledikleri de sonuna kadar doğrudur. Diyanet İşleri Başkanımıza yapılan saldırı devlete yapılan saldırıdır’’ diyerek tavrını ortaya koydu.

Özellikle Ankara Barosu Yönetimiyle ilgili Diyanet İşleri Başkanlığı başta olmak üzere suç duyuruları geldi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da Ankara Barosu açıklamasıyla ilgili re’sen soruşturma başlattı.

Düşünün ki ülke sınırları içinde İslam Dini hakkında açıklama yapma yetkisi olan tek resmi kurumun başındaki insana birileri Kur’an-ı Kerim’de Allah (C.C)’ın açıkça zikrettiği hükmü ifade ettiği için suç duyurusunda bulunulup kınama açıklamaları yapılabiliyor. Bunun tek bir açıklaması faşizmdir ve değişen Türkiye’nin farkında olmamaktır. Hukuki süreç sonunda anlayacaklarından ise değişikliği farkedeceklerinden şüphemiz yok. Bu milletin büyük çoğunluğunu temsil eden insanların dini inançlarını kolayca aşağılayamayacaklarını ve saygı duymayı öğrenmek zorundalar.

O yüzden onlardan beklenen insanları tahrik eden bu tür açıklamalardan uzak durmaları. Eğer belli bir amaca matuf yapılmıyorsa tabii.

Gelinen noktada görüldüğü üzere toplumun sinir uçlarını kaşıyan olaylar silsilesi ile karşı karşıyayız. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kısa sürede bir hayal kırıklığı haline dönüşmesi yüzünden tek çıkar yolun kendisini görevden aldıracak işler yaparak bunu gerçekleştirmeye çalıştığı yönünde yorumlar ve iddialar var. İşte tüm planın bu görevden almanın gerçekleşmesi ihtimali üzerinden sokağa taşınma planlarından bahsediliyor.

Bunun İmamoğlu’nun iradesi dışında olduğu da iddialar arasında. Onu da aşan bir iradeden bahsediliyor.

Olan bitene baktığımızda da bu mücadelenin cephesi tahkim ediliyor gibi bir intiba var.

Yaşayıp göreceğiz, bakalım neler olacak?

 

 

 

 

 

 

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 9078 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
CHP bunu neden yapıyor?
4/20/2020
Süleyman Soylu neden istifa etti?
4/13/2020
Bu salgından şüphelenmek için çok sebebimiz var
4/7/2020
Türkiye’nin Koronavirüs mücadelesindeki eşgüdüm ve başarı kimi rahatsız etti?
3/19/2020
Ali Babacan ve ‘’DEVA’’ metaforu üzerine
3/10/2020
Türkiye-Rusya arasındaki ek protokol nasıl geldi, ne içeriyor?
3/6/2020
CHP ve Kılıçdaroğlu şehitlerimizden iktidar devşirmeyi mi planlıyordu?
3/3/2020
Erdoğan ve Ak Parti’nin kamburu: Bülent Arınç
2/28/2020
YOKSA DEJAVU MU?
2/25/2020
Darbe ruhu hala damarlarında dolaşanlar
5/28/2018
Son çareleri dövizdeki yükseliş ve ekonomik kriz mi?
5/24/2018
Kudüs nöbetini devralma sırası ve 24 Haziran
5/21/2018
İsrail politikasında artık yeni şeyler söylemek lazım
5/17/2018
Takke düştü gerçek Karamollaoğlu göründü
5/14/2018
Uyursak Ölürüz
5/10/2018
İnce İnce siyaset ve Sisi
5/7/2018
Hani ittifaka karşılardı?
5/3/2018
Abdullah Gül Ak Parti tabanından neden tepki gördü?
4/30/2018
Abidik Gubidik İttifakı’nda Abdullah Gül denklemden çıktı mı?
4/26/2018
Proje terör örgütlerinden sonra proje siyasi partiler devrede
4/23/2018
Seçim tarihi açıklandı, muhalefet çarşısı karıştı
4/19/2018
MHP ve Devlet Bahçeli neden ilkeler ittifakından bahsedenlerin hedefinde?
4/16/2018
3. Dünya Savaşı’nın eşiğinde miyiz?
4/12/2018
Esad katliamlarıyla ABD-Avrupa ve İsrail’e can suyu mu veriyor?
4/9/2018
En büyük kabusları enerji açığını kapatan Türkiye
4/5/2018
Türkiye artık hafife alınacak bir ülke değil
4/2/2018
Bayram değil seyran değil ABD ve Avrupa bizi niye öpmeye çalışıyor?
3/29/2018
Batıyı Türkiye’yi kaybetme korkusu sardı
3/26/2018
Türkiye’nin yapım projesi ile Batının yıkım projesi!
3/22/2018
Mehmetçik ve Devlet Bahçeli’nin kesişen kaderi
3/19/2018
Kazanacakları seçimi niye boykot etsinlermiş. Duy da inanma.
3/15/2018
Cumhur İttifakı, getirdikleri, itirazlar ve çaresizlik
3/12/2018
ABD’nin DEAŞ maymuncuğu ve psikolojik harekat
3/8/2018
ABD’nin Türkiye çaresizliği
3/5/2018
Saadet Partisi için normal olan ne, bir tuhaflık yok mu?
3/1/2018
Türk, neden beklenen ve özlenen?
2/26/2018
CHP AGRESİFLEŞMESİN DE BİZ Mİ AGRESİFLEŞELİM?
2/23/2018
Sahada ne kadar varsan, masada o kadar varsın
2/19/2018
ABD tiyatroyu daha ne kadar sürdürebilir
2/15/2018
100 yıllık hesap ve ABD’nin planı
2/12/2018
ABD'nin talepleri CHP'ye Atatürk'ü unutturuyor mu?
2/8/2018
CHP KURULTAYI’NA DAİR
2/6/2018
YORUMLAR
Toplam 3 yorum var, 3 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 2 Mayıs 2020 Cumartesi 20:17

CHPye veriştirmek yerine şu soruyu kendinize sormayacak mısınız? NEREDE YANLIŞ YAPIYORUZ DA HALK EN SON DÜN HALKTVDE Kemal Kılıçdaroğlu'nun katıldığı PROGRAMA KİLİTLENDİ? bir yanıt beklemesem de sırf kayıtlara geçsin diye sordum bu soruyu. teşekkürler.

Yorumu oyla      0      0  
Misafir 28 Nisan 2020 Salı 17:40

murathan mungan'ın vakti zamanında sarf ettiği bir vecize "türkiye'de her şey olabilirsiniz ama rezil olamazsınız" . Bu makaleye "tam yerine rast geldi manzara koyduk" dedirtecek bir yorum gerek ama, "mevcut ahvâl ve şerait" yayınlanamayacağıı gösteriyor. ipin ucu kimin elinde, biliyorum, yazmayacağım...

Yorumu oyla      0      0  
Ali Avcı 28 Nisan 2020 Salı 17:02

Yüreğinize sağlık. Evet her zamanki gibi bütün hesapları yapıyorlar. Ama o hesaptan sonuç çıkmaz

Yorumu oyla      0      2  
meclis kulisi,
tusas, banner, reklam,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Koronavirüse karşı önlem aldınız mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
fransa
Serdar Ortaç
TCMB
Ahmet Kural
sınav stresi
Kocan Kadar Konuş
EURO2016
Ersun Yanal
ROMA