E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Fahrettin Damga

Bayram değil seyran değil ABD ve Avrupa bizi niye öpmeye çalışıyor?
29 Mart 2018 Perşembe


Cumhurbaşkanı Erdoğan Bulgaristan’ın Varna Şehrindeki AB-Türkiye Liderler Zirvesi dönüşünde, Türkiye-AB ilişkilerindeki olumlu ivmeyi Afrin Operasyonu’na bağladı.

Yani, sahada güçlü olduğumuz için masada güçlüyüz dedi.

Elbette bu tespiti sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan yapmadı. 

Türkiye’nin eli masada zayıf olsun isteyenler de bu tespiti yaptı.

Ve bugüne kadar o tespite uygun bir stratejiyle, içerideki etki ajanları eliyle, Ortadoğu bataklığı diyerek, Suriye’de ne işimiz var? diyerek, sınırdan içeri bir adım atarsanız dünya karşınıza dikilir diyerek, Afrin Türkiye’nin Vietnam’ı olur diyerek ve hatta Yurtta Sulh Cihanda Sulh mottosunun arkasına sığınarak Türkiye’nin sahaya inmesini engellemeye çalıştılar.

Fakat engel olamadılar, besleyip büyüttükleri, eğitim verip silahlandırdıkları maşaları ile birlikte yenildiler.

Türkiye sahada istediğini yapıp zaferler kazandıkça karşımıza çıkacak zannedilenler bize yaklaşmaya, güler yüz göstermeye, el uzatmaya başladı.

İstisnasız hem ABD, hem Avrupa.

Daha düne kadar besledikleri teröristlerle Türkiye’yi kuşatmaya çalışan bölgedeki stratejik tercihi kontrollü istikrarsızlık  olan ABD’nin Başkanı Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a Suriye’de Türkiye ile ilişkilerin yoğunlaştırılması gerektiğini ifade ediyordu.
Sizce neden?

ABD ve Batı Suriye’de kazandığı  için mi yoksa Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının iddia ettiği üzere Türkiye kaybettiği için mi acaba?

Cevap ne?

Herhalde kara kaşımız, kara gözümüz için değil.

Sahada kazandığımız için. Yetmedi, onlara karşı kazandığımız için. Yetmedi, onların bölgemizdeki varlıklarını sona erdirmenin eşiğinde olduğumuz için geliyorlar.

Elleri mahkum.

Türkiye’nin tüm bunlara cevabı MGK toplantısıyla verdi. Toplantı sonrası yapılan açıklamada Türkiye, muhataplarına diyor ki;

-PKK Münbiç’ten çekilmeli, yoksa Türkiye gerekeni  kendisi yapar.

-Türkiye, Fırat’ın doğusundaki PKK varlığı için de aynı kararlılıktadır.

-Kandil ve Sincar’daki PKK varlığıyla ilgili Irak Devleti gerekeni yap(a)mazsa,  bizzat
Türkiye gerekeni yapar.

Yani sözün özü, MHP Lideri Bahçeli’nin Grup konuşmasında vurguladığı gibi, ‘’Türkiye, terörizmi kullanan dost görünümlü hasımların oyuncağı olmayacak, egemenlik ve güvenlik haklarını zedeletmeyecektir.’’

Şimdi bir de kontrollü Rusya Krizi ile karşı karşıyayız. 

Türkiye, Rusya, İran birlikteliği ile kurulan Astana Süreci onlar için bölge hayallerinin sona ermesinin başlangıcı oldu.

Hiç şüpheniz olmasın, Rus diplomatları el birliğiyle sınır dışı edenler bunu Türkiye’den de bekliyorlar. Açıkça dillendiremeseler de. 

Peki sormak hakkımız değil mi?

Hangi yüzle?

Hükümet sözcüsü Bekir Bozdağ Bakanlar Kurulu sonrası konuyla ilgili soruya, ‘’Ülkeler sorunu kendi aralarında çözmeli. İngiltere bağımsız bir devlet. Diplomatik ilişkilerini sürdürüp sürdürmemeye kendisi karara verir. Türkiye-Rusya arasında olumlu bir ilişki vardır. Türkiye her hangi bir karar almayı düşünmemiştir.’’ şeklinde cevap vererek Türkiye’nin, olması gerektiği gibi konuya gayet itidalli yaklaştığını ilan etmiştir. 

Belki bize NATO üyeliğimizi hatırlatmaya kalkacaklar.

Artık,onlar istedi diye hemen istediklerini yapan bir Türkiye yok.

O NATO, Rusya Suriye’ye gelirken sınırımızdaki Patriotları çeken NATO değil mi?

O NATO, Türkiye Rusya ile uçak krizi yaşadığında bizi Rusya ile çatıştırma diyen NATO değil mi?

Biz üzerimize düşen tüm NATO yükümlülüklerini yaparken onlar bizim ülkemizde darbe yaptırmakla, ülkemizi işgal girişimi yapmakla, bize karşı terör örgütü beslemekle, ülkemizi bölme planları yapmakla, bizi birbirimize düşürmeye çalışmakla uğraşmıyorlar mıydı?

Bırakalım kendi göbeklerini kendileri kessin, tabii kesebiliyorlarsa.

Belki Türkiye’nin kıymetini anlarlar. Türkiye olmadan bölgede olamayacaklarını, Türkiye olmadan yeni dünya düzeninde ağırlık merkezi olamayacaklarını anlasınlar.

Eğer biz hala onların bu menfaatçi ve iki yüzlü yaklaşım ve tavırlarına kanacaksak, vay halimize.

Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; ‘’Mü’min aynı delikten iki defa ısırılmaz, sokulmaz’’. Bunlar bırakın bizi iki kere sokmayı, sayısız defa soktular. Bari artık akıllanalım.

Sahadaki başarımız, elde ettiğimiz zaferler, Avrupa ve ABD’nin kontrollü bir şekilde yükselttiği Rusya Krizi bize aynı zamanda büyük bir fırsat getiriyor.

Coğrafyamıza kan, gözyaşı ve yıkımdan başka bir şey getirmeyen Batılıların bölgemizde etkisizleştirilmesi, silinip atılması için kritik önemdeki bu fırsatı iyi değerlendirelim.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 6652 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Batıyı Türkiye’yi kaybetme korkusu sardı
3/26/2018
Türkiye’nin yapım projesi ile Batının yıkım projesi!
3/22/2018
Mehmetçik ve Devlet Bahçeli’nin kesişen kaderi
3/19/2018
Kazanacakları seçimi niye boykot etsinlermiş. Duy da inanma.
3/15/2018
Cumhur İttifakı, getirdikleri, itirazlar ve çaresizlik
3/12/2018
ABD’nin DEAŞ maymuncuğu ve psikolojik harekat
3/8/2018
ABD’nin Türkiye çaresizliği
3/5/2018
Saadet Partisi için normal olan ne, bir tuhaflık yok mu?
3/1/2018
Türk, neden beklenen ve özlenen?
2/26/2018
CHP AGRESİFLEŞMESİN DE BİZ Mİ AGRESİFLEŞELİM?
2/23/2018
Sahada ne kadar varsan, masada o kadar varsın
2/19/2018
ABD tiyatroyu daha ne kadar sürdürebilir
2/15/2018
100 yıllık hesap ve ABD’nin planı
2/12/2018
ABD'nin talepleri CHP'ye Atatürk'ü unutturuyor mu?
2/8/2018
CHP KURULTAYI’NA DAİR
2/6/2018
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 31 Mart 2018 Cumartesi 23:15

bunca yıldır halkın tepkisini yatıştırıp gazını almak, perde arkasında da her türlü avantalı ticareti kotarmak olarak tanımlanabilecek bir dış siyaset mantığıyla ülke çıkarları savunulmaz. Gerçekten de ülkenin ve milletin selametini düşünüyorsak askeri seçenek en son çare olmalıdır. Şimdiye kadarki yanlışları askerimiz kanıyla-canıyla ödüyor. Onur Öymen'in yazısını öneririm, "Terörü, himaye edilen ülkelere nasıl cevap vermeli" başlıklı yazısı Dışişleri eski bakanı V.Halefoğlu'nu anlatıyor.

Yorumu oyla      4      0  
Mesa Mesken, Bodrum, reklam, banner,
Aydın, belediye, Özlem Çerçioğlu, Ege et, koronavirüs, önlem,
tusas, banner, reklam,
meclis kulisi,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Koronavirüse karşı önlem aldınız mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
Beyaz Saray
AB
Elif Erbakan
Binyamin Netanyahu
Anayasa
karadeniz
ösym ygs sonuç sorgula
Everton
Monaco