E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Yiğit Miraç Tokat

Baba-Oğul Sohbetinde Hamza Yerlikaya
21 Aralık 2020 Pazartesi

 

 

Baba sana bir soru sormak istiyorum. Sence bir geminin kaptanı miço olabilir mi?
Tabiî ki hayır. Çünkü geminin engin sularda yol almasını bilen sadece kaptandır. Gemiyi kullanan kişi kaptandır. Mesleği gemi kullanmaktır.


Peki, bir nalbanttan başkası bir atın ayağına nal çakabilir mi?
Hayır çakamaz. Mesleği nalbantlık olan kişi çakmalıdır ki eğer bir başkası bu işi yapacak olursa gereken bilgi o kişide olmayacağından sonucunda ya atın ayağında yaralar oluşacak ya da nalı çakmak isterken kişi kendi eline zarar verecektir. Kısacası evladım, işi ehline vermek gerekir.


Babacığım peki doktorluktan anlamayan bir kişi sadece insanlara yardım etme isteğiyle bu mesleği yapabilir mi?
İyi niyetli de olsa bu işi doktorların yapmasında fayda var. Zira mesleği doktor olmayan birisi hasta olan birisine yardım etmek istese bile bir hekimin bilgi ve tecrübesinden uzak olduğundan dolayı hastaya yanlış bir tedavi uygulayabilir ve sonucunda da hastanın ölmesine sebep olabilir. Yani oğlum, doktor hekimlik mesleğini yapmalıdır, bir başkası değil. İşi ehline vermek gerekir.


Söyler misin baba, bir orduyu asker olmayandan başkası komuta edebilir mi?
İşte böyle durumda bir devlet için çok acı sonuçlar ortaya çıkabilir. Ordunun işleyişini, yapısını, düzenini tam öğrenememiş, iyi yetişmemiş bir subay orduyu sevk ve idare etmek isterse devlet, sonu hüsranla dolu bir savaşın içinde bulabilir kendini. Yıkama yol açabilecek yanlış kararları kimse almak istemez. Doğrusu da budur zaten. Kısacası evladım, işi ehline vermek gerekir. Tam donanımlı bir subaya vermek gerekir.


Peki, babacığım, herhangi birisi de öğretmenlik yapabilir mi, çocuklara gereken tüm bilgiyi verebilir ve beceriyi kazandırabilir mi?
Bu çok kritik bir mesele çocuğum. Bir genci hayata hazırlamada, gereken bilgiyi vermede ve beceriyi kazandırmada bir öğretmen kadar kimse faydalı olamaz. Bir devletin her alanda güçlü olabilmesinin ön koşulu, iyi yetişmiş bireylerinin varlığına ve o bireylerin de mesleki bilgi ve yeteneklerine göre doğru sektörlerde çalışıyor olmasına bağlıdır. İşte öğretmen, tüm bu incelikleri bilen ve gençleri bu yönde eğiten kişidir. Bunun da adı liyakattir. Kişinin aldığı eğitimlere göre uygun bir iş yapmasıdır. Böylelikle devlet mekanizması, tam ve doğru bir kapasite ile çalışarak halkına faydalı bireylerin varlığı ile hizmet etmiş olur. Kısacası evladım, bir devletin amacı doğru kişinin doğru iş yapıyor olmasını sağlamaktır.


Babacığım, teşekkür ederim. Peki, çok güzel bir şehir kurmak için bir mimardan başkası bu işi yapabilir mi?
İnsanların huzurlu, sevdikleriyle rahat bir şekilde yaşayabilmeleri için estetik ve şık tasarlanmış bir şehirden başka kıymetli bir şey olamaz herhalde. Bunun için iyi yetişmiş bir mimardan başkası bu işi yapamaz. Çünkü o kişinin mesleğinin temeli zaten inşa etmektir. Bunu da insanların rahatına uygun, işlevsel olan “şeyler” inşa ederek yapmaktır. Bu incelikleri bilmeyen bir kişi sadece çarpık bir şehirleşmeye, bina çöplüğüne ve işlevsiz cadde, sokak ve yollara para harcamış olur.
Tüm bu söylediklerimden yola çıkarsak evladım, eğer bir devlet güçlü bir yapı kurmak, adil bir düzen inşa etmek ve refah dolu bir hayat sunmak istiyorsa halkına, her sektörde o işi bilen kişilerle çalışmak durumundadır. Aksi halde bu bahsettiğimiz durumlar tersine döner ve devlet halkına sadece yük olmaktan öteye geçemez. Halk ise mutsuz ve umutsuz bir şekilde hayatına devam etmeye çalışır. Bireyde mutsuzluk baş gösterir, aileyi etkiler. Ailede başlayan huzursuzluk topluma sirayet eder. Toplumda başlayan mutsuzluk ve umutsuzluk, tüm milleti ateşe atar ki işte bu saatten sonra ne devlete olan inanç devam eder ne de yöneticisine olan saygı sürüp gider.
Dolayısıyla çocuğum, bir devletin kurum ve kuruluşlarının saygın bir şekilde doğru işler yapmasının en önemli yapı taşı “doğru” kişilere “doğru” iş kollarında görev vermesine bağlıdır.
Sen sen ol, bir gün devletimize yönetici olursan, göreve getireceğin kişilerde liyakati esas al ki halkın güvenini kazanmış olarak onların refahına yönelik işler yapmış olursun. Her zaman oğlum, işi ehline ver.
Asrın güreşçisi, milli güreşçimiz ve ‘Vakıfbank Yönetim Kurulu Üyesi’ olan Sn.Hamza Yerlikaya’ya…! 
Tanrı’mız bile Nisa Sure’sinin 58. Ayetinde: “….emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” dediği halde bizler bu emri yerine getirmiyorsak, diyecek bir söz bulamıyorum.
Sahte lise diploması ile yeniden gündeme gelen Yerlikaya’nın istifa etmesi gerekmez mi, ya da bir çift söz söylemesi, demeç vermesi…

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 11415 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.

Bu haber henüz yorumlanmamış...

SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Siz hangi korona virüs aşısını tercih edersiniz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
süper lig
döviz
Ayşe Ersöz
TV8
mehmet özkan
Chloe Loughnan
ygs puan hesaplama
yargıtay
Nizhny Novgorod