E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Fahrettin Damga

Ali Babacan ve ‘’DEVA’’ metaforu üzerine
10 Mart 2020 Salı

 

 

Ali Babacan ve ekibi baktılar milletin ‘’Kurtarın bizi’’ diye feryat edeceği ‘’Ne olur gelin’’ diye yalvaracağı, kendilerini göreve çağıracağı yok, partilerinin kısa adını DEVA koyarak devleti ve milleti hasta olduğuna ikna etmeye çalışıyorlar herhalde.

Ortada hastalık yoksa devadan bahsetmek boşadır çünkü.

Epey zamandır ‘’ha kuruldu, ha kuruluyor’’ diye beklenti oluşturulan partinin kuruluş dilekçesi  nihayet İçişleri Bakanlığı’na verildi.

Toplumun doğal ihtiyacından mı kuruldu derseniz orasını ne siz sorun ne ben söyleyeyim.

Uzun süredir belli çevrelerin gündemde tutmaya çalıştığı partinin kuruluşu her şeye rağmen bir erken doğum işareti veriyor.

Belki de beklentinin çok uzun zamandır devam ediyor olmasının kendilerine zarar vereceğini düşünerek bir an evvel tabelayı asmaları gerektiğine inandılar.

Belki ‘’bu da nereden çıktı?’’ diyebilirsiniz.

Kurucu Listesi’ne bakınca aylardır konuşulan insanların olmaması daha kurulmadan parti içerisinde bir tartışma ve fikir ayrılığının işaretlerini veriyor.

Ayrıntıları ilerleyen günlerde daha net olarak ortaya çıkacak olsa da iddia odur ki Ali Babacan Abdullah Gül’le bazı konularda fikir ayrılığına düştü ve partinin kurulması o yüzden gecikti.

Bu fikir ayrılığı Kurucular Listesi’ne de yansıdı.

Liste’ye bakınca da bu fikre katılmamak mümkün değil.  Görünürde partide Abdullah Gül’den ziyade Beşir Atalay gölgesi çok net ortada.

Henüz parti programı ortaya çıkmasa da yapılan haber ve yorumlardan toplumun tüm kesimlerinden oy isteyecek ve özellikle Ak Parti’nin devamı intibaı vermeyecek bir parti profili çiziliyordu.

Oysa daha bugünden Ak Parti ağırlıklı olmak üzere Cumhur İttifakı’ndan oy devşirmeye çalışan bir parti imajı ortaya çıktı. Yoksa liste içerisinde ve özellikle de toplumun yaklaşık yüzde 25-30’unu oluşturan CHP merkezli sol tabana hitap edecek tanıdık birileri var da biz mi farketmedik acaba?

Her ne kadar süslü cümlelerle ortaya çıkıp yeni şeyler söyleyeceklerini iddia etseler de esas görevi muhafazakar mahalleden karşı mahalleye oy taşımak üzere kurulmuş bir parti olduğu gerçeği ayan beyan ortada.

Yapmaya çalışılan belli. Ali Babacan’ın bunca zamandır ‘’Uluslararası sermaye çevrelerinin sıcak baktığı isim’’ olmakla etiketlendirilmesi partide karşılık bulmuş.

Aslında bu etiketle tanımlanmak bir parti genel başkanı için ülkeyi yönetmeye talip olacağı için ne ifade eder?

Siz karar verin.

Acaba onların makbul saydığı kişi olmak ülkeyi yönetmek için bir kriter ve destek unsuru olacaksa uluslararası sermaye çevreleri ile kendi ülkesinin çıkarları çatıştığında hangi noktada duracağından millet olarak nasıl emin olacağız?

Uluslararası sermaye piyasaları durduk yere niye sıcak bakarlar acaba bir kişiye, bu güvende Bilderberg’in bir etkisi var mıdır? bilemem ama eğer kendi çıkarlarını en az kendileri kadar savunacağına inandıkları içinse vay halimize.

Bizde adettendir. Yeni parti kurulunca geçmiş yönetimlerin içinde bulunduysan iyi icraatları sen yapmışsındır. Kötü sayılabileceklerle ise hiç ilgin olmamıştır. Sütten çıkmış ak kaşık olmuşsundur artık. Tıpkı Davutoğlu’nda olduğu gibi Babacan’da da öyle olacağından emin olabilirsiniz.

Eğer bugün ülkenin krizde olduğu ve Ali Babacan’a gerçekten ihtiyacı olduğu iddia ediliyorsa Babacan’ın ekonominin direksiyonunda olduğu paranın bol olduğu uzun yıllar boyunca ithalata dayalı büyüme politikasının sonucu değil mi yoksa bugünkü durum?

Mayıs 2013’te Gezi Olaylarıyla başlayıp bugüne kadar devam eden ekonomimize yapılan dış saldırıları, bölgemizde ve dünyada yaşanan gelişmeleri yok sayarak ‘’Ben gittim ekonomi bozuldu. Bu işin anahtarı bende, ben düzeltirim‘’ diye ortaya çıkmak nasıl tanımlanır bilemem. Ona da siz karar verin.

Anlaşılan partinin politikalarında önemli bir yeri de ‘’Yeniden bir açılım süreci’’ alacak. En azından liste öyle söylüyor.

Beşir Atalay da başrolde olacak gibi yine. Çukurda biten önceki dönemden tecrübesi var ne de olsa. Oysa geçmiş dönemle bugün arasında çok fark var. En önemli fark da PKK artık bölgede karar verici değil. Bitme noktasına geldi. Can çekişiyor.

Dünya’da meydana gelen gelişmeler tüm devletleri daha güvenlikçi yönetim sistemlerine yönlendirirken Türkiye’nin bu türden bir tatlı su romantikliğine hiç ihtiyacı yok. Hele de kötü sonuçlanmış bir örnek varken.

Ortada bir gerçek var ki kurulan bu parti birilerinin gönlünden geçeni değil en çok İyi Parti’yi etkiler. Onu etkisizleştirir, anlamsız hale getirir. Getirecek de. Meral Akşener’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a göz kırpması da bundan. Yakında ortalık toz duman olacaktır İyi Parti’de.

Bu millet bugüne kadar masa başında kurulan onca denklemi ferasetiyle sandıkta çözdü hep. Bu kez de öyle olacak. Bu tür hesapları yaparken milleti dikkate almayanların yaşadıkları hüsranlar da ortada. Hem de tez konusu olabilecek derslerle dolu.

Hem yeni bir yol iddiasıyla ortaya çıkıp hem de hala eski kimlikleri üzerinden oy peşinde olanlar can acıtıcı sürprizlerle karşılaşabilir.

 Arkalarında kim olursa olsun.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 14239 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Türkiye-Rusya arasındaki ek protokol nasıl geldi, ne içeriyor?
3/6/2020
CHP ve Kılıçdaroğlu şehitlerimizden iktidar devşirmeyi mi planlıyordu?
3/3/2020
Erdoğan ve Ak Parti’nin kamburu: Bülent Arınç
2/28/2020
YOKSA DEJAVU MU?
2/25/2020
Darbe ruhu hala damarlarında dolaşanlar
5/28/2018
Son çareleri dövizdeki yükseliş ve ekonomik kriz mi?
5/24/2018
Kudüs nöbetini devralma sırası ve 24 Haziran
5/21/2018
İsrail politikasında artık yeni şeyler söylemek lazım
5/17/2018
Takke düştü gerçek Karamollaoğlu göründü
5/14/2018
Uyursak Ölürüz
5/10/2018
İnce İnce siyaset ve Sisi
5/7/2018
Hani ittifaka karşılardı?
5/3/2018
Abdullah Gül Ak Parti tabanından neden tepki gördü?
4/30/2018
Abidik Gubidik İttifakı’nda Abdullah Gül denklemden çıktı mı?
4/26/2018
Proje terör örgütlerinden sonra proje siyasi partiler devrede
4/23/2018
Seçim tarihi açıklandı, muhalefet çarşısı karıştı
4/19/2018
MHP ve Devlet Bahçeli neden ilkeler ittifakından bahsedenlerin hedefinde?
4/16/2018
3. Dünya Savaşı’nın eşiğinde miyiz?
4/12/2018
Esad katliamlarıyla ABD-Avrupa ve İsrail’e can suyu mu veriyor?
4/9/2018
En büyük kabusları enerji açığını kapatan Türkiye
4/5/2018
Türkiye artık hafife alınacak bir ülke değil
4/2/2018
Bayram değil seyran değil ABD ve Avrupa bizi niye öpmeye çalışıyor?
3/29/2018
Batıyı Türkiye’yi kaybetme korkusu sardı
3/26/2018
Türkiye’nin yapım projesi ile Batının yıkım projesi!
3/22/2018
Mehmetçik ve Devlet Bahçeli’nin kesişen kaderi
3/19/2018
Kazanacakları seçimi niye boykot etsinlermiş. Duy da inanma.
3/15/2018
Cumhur İttifakı, getirdikleri, itirazlar ve çaresizlik
3/12/2018
ABD’nin DEAŞ maymuncuğu ve psikolojik harekat
3/8/2018
ABD’nin Türkiye çaresizliği
3/5/2018
Saadet Partisi için normal olan ne, bir tuhaflık yok mu?
3/1/2018
Türk, neden beklenen ve özlenen?
2/26/2018
CHP AGRESİFLEŞMESİN DE BİZ Mİ AGRESİFLEŞELİM?
2/23/2018
Sahada ne kadar varsan, masada o kadar varsın
2/19/2018
ABD tiyatroyu daha ne kadar sürdürebilir
2/15/2018
100 yıllık hesap ve ABD’nin planı
2/12/2018
ABD'nin talepleri CHP'ye Atatürk'ü unutturuyor mu?
2/8/2018
CHP KURULTAYI’NA DAİR
2/6/2018
YORUMLAR
Toplam 4 yorum var, 4 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 13 Mart 2020 Cuma 12:00

Çarşamba 20:52, ona erken bunama-şizofren denir.

Yorumu oyla      1      0  
Misafir 11 Mart 2020 Çarşamba 22:28

kolay gelsin üstadım.

Yorumu oyla      1      0  
Misafir 11 Mart 2020 Çarşamba 20:52

gerçeklerden kopuk, hayal âleminde, olan-biteni umursamayan, duygusuz, kendini ifade etmekte zorlanan, olmayan bir tehlikeden sakınan, gerçekte var olan sorunlara ilgisiz ... gibi belirtileri olan bir farklı evrende yaşıyor medyamızın güzide çoğunluğu. Bunu adını ben koyamıyorum, okuyucuya bırakıyorum.

Yorumu oyla      1      1  
Misafir 10 Mart 2020 Salı 11:06

son zamanlarda bu sayfaların yandaş kalemlerinden ne hikmetse çok uzun makaleler düşer oldu. elbette MOSKOVADA YAŞANAN REZALETİ, AŞAĞILAYICI MUAMELEYİ işlemelerini beklemiyoruz ama biraz akıl-mantık hakim olursa, gerçeklerle yüzleşirlerse, iktidarın yanlışlarını eleştirirlerse savundukları muktedire de faydası olur, yüzüne doğrudan söyleyecek bir babayiğit kalmadı çevresinde.

Yorumu oyla      1      0  
meclis kulisi,
Aydın, belediye, Özlem Çerçioğlu, Ege et, koronavirüs, önlem,
tusas, banner, reklam,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Koronavirüse karşı önlem aldınız mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
Acun Ilıcalı
Recep Tayyip Erdoğan
moskova
Southampton
Jose Mourinho
Murat Yıldırım
mehmet özkan
Devlet Bahçeli
ösym ygs sonuç sorgula