E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Fahrettin Damga

ABD'nin talepleri CHP'ye Atatürk'ü unutturuyor mu?
8 Şubat 2018 Perşembe






CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu devam eden Zeytin Dalı Operasyonu için ‘’Türkiye güvenliğini alabileceği noktaya kadar gitmeli ama ben Afrin’e girilmesini asla doğru bulmuyorum’’ dedi ve bir anlamda Afrin’de yuvalanan teröristlere destek mahiyetinde bir açıklama yapmış oldu. İster kabul etsin ister kabul etmesin, bu böyle.
CHP bugüne kadar ‘’Cumhuriyeti biz kurduk’’ söylemiyle neredeyse ensemizde boza pişirdi. İş siyasi rant elde etmeye geldiğinde Atatürk’ü kimselere bırakmadı. Hatta içlerinden bazıları işi o kadar abarttı ki tek özelliği ‘’fiziken’’ Atatürk’e benzemek olan bir kişiye Atatürk muamelesi çektiler. Şekil yetti yani onlar için. Fakat zahirdeki Atatürkçü söylem acaba sahada eylem olarak hayata geçirilebildi mi? Bana sorarsanız, ‘’Elbette hayır’’.  İşte zurnanın zırt dediği yer de burası.
Gelin,  Zeytin Dalı ve CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun yukarıdaki sözüyle ilgili bir ufuk turu yapalım.

Son dönemde bölgemizde yaşanan gelişmelerle ilgili olarak CHP belirlediği tavrı bize aktarırken en çok kullandığı argümanlardan biri Atatürk’ün ‘’Yurtta Sulh Cihanda Sulh’’ sözü oldu. Bu söze dayanarak bize, ‘’Ne işimiz var kardeşim sınırlarımızın dışında, başkalarının toprağında? Bak ülkemizin kurucusu Atatürk’ün sözüne uygun davranmıyoruz.’’ dediler. Yani bu sözü ülkemizin bölgede değişen şartlara karşı geliştirdiği politikalarda bile bir ‘’ayak bağı’’ haline getirmeye çalıştılar. Tıpkı bugün Suriye politikasında olduğu gibi.

Peki, neden ‘’Yurtta Sulh Cihanda Sulh’’ sözü , sınırlarımızın dışında, bizim bölgemizde hatta sınırımızda ülkemizi bölme amacına temel teşkil edecek olaylara ve özellikle de kadim coğrafyamızda yaşananlara karşı kafamızı kuma gömmek, ilgilenmemek, mevcut sınırlarımızın dışına bizi çıkarmamak için argüman olarak kullanılıyor da ‘’Eğer ülkemizde barış yoksa, dünyada da barış olmaz’’ yorumuyla değerlendirilmiyor? Zira etrafımızda olan bitenin bizimle ilgili olmadığını iddia eden varsa  -özel görevli değilse- bir uzmana göstermekte fayda vardır kanaatindeyim.

Eğer, bizim şu anki mevcut sınırlarımız içine kapanmamız, dışarıda olanlarla ilgili temenni ve sözlerden öteye geçmeyen politikalar üretmemiz yetecek olsaydı, ülkemizin güneydoğusunu bizden koparıp alma amacıyla binlerce masum insanımızı, askerimizi, polisimizi,korucumuzu şehit eden hain bir terör örgütüyle 35 yıldır mücadele etmiyor olmamız gerekmez miydi?

Artık o kadar ayan beyan ortadadır ki bu kanlı terör örgütü, sözde dost ve müttefik ABD tarafından bu amaca matuf olarak kurulmuş, kullanılmış ve kullanılmaya devam etmektedir. Artık ABD açısından takke düşmüş kel görünmüştür. İşte Kemal Kılıçdaroğlu’nun girmeyelim dediği Afrin bu kanlı terör örgütünün Suriye şubesinin işgali altında.

Kılıçdaroğlu’nun ve yakın ekibinin rutin görüşme halinde oldukları ABD Büyükelçiliği’nde sormaları gereken soruları sormayıp iç kamuoyunda ABD’ye ve beslemesi terör örgütüne destek mahiyetinde açıklamalar yapmalarını hangi Atatürkçülük’le açıklayalım?
 
ABD için güvenlik Afganistan’dan, Irak’tan, Libya’dan, Suriye’den başladığında ses çıkarmayan, ‘’10 bin km öteden gelip bu coğrafyada ne işiniz var, niye bu kadar masum insanı katlediyorsunuz’’ diye soramayan, bu haydut devlete karşı hukuku aklına getiremeyen CHP ve lideri, Türkiye sınırları boyunca bin türlü alavere dalavere, yalan ve dolanla kurulmaya çalışılan bir terör koridorunu bozacak hamle yapınca mangalda kül bırakmıyor. Bu durumda bizim sormamız gereken şudur; ‘’CHP kimin sözcülüğünü yapıyor?’’

Peki, Atatürkçü olduğunu ifade eden CHP, Misak-ı Milli söz konusu olduğunda neden kafasını kuma gömüyor?  Oysa Osmanlı’nın son Mebusan Meclisi’nde 28 Ocak 1920’de kabul edilen Misak-ı Milli, Mustafa Kemal Atatürk’ün de bir üyesi olduğu 1. TBMM tarafından da kabul edilmiş milli yeminimizdir. Buna göre 30 Ekim 1918 tarihinde  Mondros Mütarekesi imzalandığı sırada işgal edilmemiş bölgeler kesin Türk yurdudur, parçalanamaz olarak kabul edilmiştir.

 Bugün sınırlarımız boyunca kurulmaya çalışılan terör koridoru işte tam da bu Misak-ı Milli sınırlarımız içinde yer almaktadır. 10 bin km öteden kendi güvenliğini bahane ederek maymuncuk olarak kullandığı, kendi laboratuvarlarında yetiştirip dünyanın başına bela ettiği terör örgütlerini bahane edip ülkeleri işgal eden, masumları katleden ABD’nin menfaatleri ve talepleri, bugünkü CHP için  Atatürk’ün ve Cumhuriyetimizin Kurucu Meclis’inin aldığı kararlardan daha önemli ve önceliklidir.

Türkiye’nin 100 öncesine kadar kendi toprağı olan, vali ve kaymakam atadığı, en azını 400 yıl yönettiği bölgelerle ilgilenmesi, dünyanın bir ucundan gelip türlü bahanelerle oraları işgal edip dizayn etmeye çalışanlara karşı mücadele etmesi  ve nihayetinden kendisinin hedefte olduğu planları bozmaya çalışmasından daha önemli ne olabilir? Türkiye değil sadece Misak-ı Milli coğrafyası içerisinde, kendi kadim coğrafyasında hatta ve hatta tüm dünyada mazlumların sözcüsü olarak emperyalist planlara karşı politika geliştirmeli ve gücü yettiğince sahada olmalıdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın  Ak Parti Grup toplantısında yaptığı konuşmada bu konuyla ilgili yoruma bile gerek duymayan şu önemli tespitleri yaptı. ‘’Ayak oyunlarıyla 5 milyon kilometrekarelik vatan toprağımız talan edildi, 780 bin kilometrekare kaldı. Anlaşılan o ki birileri bunu bize çok görüyor. Terör örgütlerini besleyerek ortağına saldırtıyorsun. Uluslararası suç teşkil eden bu konuyla ilgili gerekeni yapacağız ‘’ ve bir meydan okuma cümlesi vardı konuşma içerisinde; ‘’Bizi öyle zorladılar ki, uyuyan devi uyandırdılar’’  Evet , 100 yıl önce bize dayattıklarını kabul etmek zorunda kalmış olabiliriz. Belki o günkü şartlar bizi kabule mecbur kıldı ama bugün artık dev uyanıyorsa, ‘’bize ne yaptınız?’’ sorusunu sormasından, zorla kabul ettirdikleri planları sorgulamaktan, gerekirse hesaplaşmaktan geri kalmayacaktır, kalmamalıdır.

ÖSO’ya MİT tarafından gönderilen silahları, DEAŞ’a  gidiyor propagandasıyla, ‘’Türkiye terör örgütlerine yardım ediyor’’ algısını yerleştirmek ve ülke yönetimini Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılatmak için plan-program yapan ABD’nin terör örgütüne 5 bin tır, 2 bin uçak dolusu silah yardımı yaptığı kesinleşmiştir. MİT tırları konusunda FETÖ, operasyonu yapan taşeron olarak görev alırken içeride kamuoyunu ikna görevini yerine getirmek için çaba gösteren CHP, ABD’ye terör örgütünü donattığı silahlarla ilgili tek bir soru soramamıştır. İşte bu koalisyon belki Türkiye’yi sahte belgelerle mahkum ettirmeyi başaramadı ama Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağzından duyduk ki, Türkiye ABD’yi dava edecek. ABD’nin terör örgütüyle bu içli dışlı hali hem uluslararası hukuka hem BM sözleşmelerine aykırı.  Bu anlamda Türkiye’nin eli yeterince güçlü.
ABD, dost veya düşman farketmez, taleplerini yerine getirmeyen ülkeleri çeşitli bahanelerle terbiye için terör örgütlerini kullanmış ve halen kullanmaktadır. Ülkemizin başına musallat edilen FETÖ-PKK-PYD-DEAŞ-DHKP-C bir elin beş parmaklarıdır ve o el Sam Amca’nın elidir. Şehirlerimizde patlayan bombalar. Askerimizi, polisimizi, korucumuzu, sivil insanımızı şehit edenin ABD olduğu artık bugün inkar edemedikleri bir gerçektir.

ABD, laboratuvarlarında üretip bölgemize saldığı DEAŞ’ı -üstelik Müslüman görünümle yaparak İslam coğrafyasını da psikolojik baskı altına alarak- daha sonra eğitip semirteceği esas aktör PYD’ye teslim etmek üzere bölgede büyük bir toprak parçasını işgal etmek için kullanmıştır. Vakti geldiğinde DEAŞ elindeki bölgeleri, çoğunluğunu çatışmadan PYD’ye teslim etmiştir.

İşte bu PYD için Kemal Kılıçdaroğlu ‘’terör örgütüdür’’ diyebilmek için kurultayın geçmesini ve yeniden Genel Başkan seçilmeyi bekledi. Kurultay öncesi böyle bir şey söyleseydi mirasını devralmaya çalıştığı HDP sempatizanı tabanı ve delegeleri kırabilirdi.
Deniz Baykal’a kurdukları komployla CHP’yi dizayn edenler aynı zamanda HDP’yi de dizayn edenlerdi. Allayıp pulladıkları HDP efsanesi çökünce mirası yabancıya gitmesin, oylar CHP’de toplansın istiyorlar. CHP’nin son söylemleri de bu istekle şekilleniyor. Bu fotoğraf içinde eksik parça MHP. Eğer Meral Akşener’le partiyi ele geçirebilmiş olsalardı, belki CHP lideri sokaklardan medet ummayabilirdi. Bugün geldiğimiz noktada Ak Parti-MHP ittifakı CHP lideri ve plan kurucularına başka yol bırakmadı.

Sonuç olarak; CHP toplum tepkisinden çekindiği için ağız ucuyla ‘’PYD, terör örgütüdür’’ dese de oyun kurucuların kendine çizdiği rol sebebiyle geçmişte olduğu gibi sahada o yargıyı boşa çıkaracak çok şey yapacaktır. Gün gelecek bu gün olduğu gibi ‘’Afrin’e girilmesini doğru bulmuyorum’’ açıklaması yapılacak. Zira ABD görünümlü oyun kurucu iradenin Türkiye için kurduğu planda CHP ve PYD ortak hedef uğruna çalışıyorlar. O hedef her ne kadar ‘’Erdoğan’ı devirmek’’ gibi görünse de aslında Türkiye’yi yeniden vesayete teslim etme çabasıdır.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 10791 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 11 Şubat 2018 Pazar 03:02

Sayın Talât Atilla'ya samimi bir teklif, kimse üstüne alınmasın. Makalelerini okuyanların sayısı dibe vuran, hem kendisi hem de iktidar yanlısı yazarlar, yazılarına gelen eleştirel yorumlardan yaka silkiyorlardır. Gelin mertçe bu yazarların yorum pencerelerini kapatın. Eleştirel yorumlar onay kabızlığına yol açıyor, günlerce onay için bekleyen, ancak yeni yazı çıkıp gözden düşünce yayınlanan çok yorum var. Sayın F.Damga'nın ikinci yazısına gelen ve merakla beklediğim yorum üçüncü gün, bekliyor.

Yorumu oyla      4      0  
Misafir 9 Şubat 2018 Cuma 11:18

Sizi televizyonda görmek istiyoruz.

Yorumu oyla      4      0  
meclis kulisi,
Aydın, belediye, Özlem Çerçioğlu, Ege et, koronavirüs, önlem,
tusas, banner, reklam,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Koronavirüse karşı önlem aldınız mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
ÖSYM
NBA
AB
Belçika
haberler
Fatih Erbakan
Ersun Yanal
Fernandao
islam kerimov