E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Fahrettin Damga

3. Dünya Savaşı’nın eşiğinde miyiz?
12 Nisan 2018 Perşembe


Günümüz savaşları da artık sosyal medya üzerinden. ABD ve Rusya sosyal medya üzerinden kozlarını paylaşıyor ve dünya da onları nefesini tutarak izliyor.

Ülkesinde seçimi kazanmak için Rusya’yla işbirliği yaptığı konusunda suçlanan ABD Başkanı Trump attığı tweette; "Rusya Suriye'ye giden füzeleri vurup düşüreceğini söylemiş. Hazır ol Rusya, çünkü füzeler geliyor. Güzel, yeni ve akıllı füzeler. Gazla halkını öldürmekten zevk alan bir hayvanla (Beşar Esad) ortak olmamalısın" dedi.

Bu tweetle tansiyon tavan yaptı. Dünya gerildi, piyasalar hararetlendi.

Yani Trump Rusya’ya diyor ki; Esad sizin ortağınız ve yaptıklarından siz de sorumlusunuz. İran’ı da işin içine katacağından hiç şüpheniz olmasın. Katıyor da zaten. Hatta bugünlerde Suudi Arabistan’a Yemenli Husiler tarafından İran yapımı füzelerle saldırılarda bir artış görülebilir. Hatta başladı bile saldırılar. Zira ABD bir cephe inşa etmeye çalışıyor ve Suudi Arabistan’ı da yanında durmaya ikna etmesi lazım. Bu durumda siz karar verin, füzeleri kim atıyor?

Nerede durursa o taraf lehine dengeyi bozacak en kritik ülke Türkiye’yi itham etmiyorlar, edemiyorlar. Çünkü Suriye’de elleri en temiz ülke Türkiye.

Türkiye’yi kazanmak istiyorlar, hem de deli gibi. Kazanmak derken dostane bir kazanmaktan bahsetmiyoruz. Kendi kontrollerinde bir Türkiye istiyorlar. Eski güzel günlerindeki gibi.

Türkiye’yi önce ikna etmeye çalışacaklar. Edemezlerse başına Yunanistan’la bir çatışma gibi bela açmaya gayret edeceklerdir ki uğraşsın. Daha da olmazsa 2019 seçimlerinde mevcut yönetimden farklı bir yönetim gelmesi için çalışacaklardır. Yani Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi içeride mücadelenin sertleşmesi için her yolu deneyecekler.

Başarabilirler mi? 15 Temmuz’la sonuçlanan süreçte ne yaptılarsa olmadı, beceremediler. Fakat onlar yine çaba göstereceklerdir, çünkü Türkiye olmadan başaramayacaklarını biliyorlar.

Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Zaharova Trump’a Facebook'tan cevap verdi. "Akıllı füzeler kendi topraklarında terörizm ile mücadele eden yasal yönetimlere değil, uluslararası teröristlere doğru uçmalı. Bu arada Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü uyarıyor. Bölgeye atılacak füzeler kimyasal silah kullanıldığına dair tüm kanıtları yok edebileceğini söylüyor. Belki de plan zaten kimyasal provokasyonun izlerini silmek. Böylece müfettişler yerde artık hiçbir şey bulamayacak" dedi.

Yani ABD ve yancılarının bu işi kendilerinin tezgahladığını ve kimyasal saldırının izlerini silmek için füze saldırısı yapmaya hazırlandıklarını iddia ediyor. 

Başka bir habere göre, yükselen seslerden ürken Esad rejimi askerlerini havaalanlarından ve üslerden çekiyor. Yani muhtemel ABD hedefinde olan yerlerden.

Han Şeyhun kasabasındaki son kimyasal saldırıda olduğu gibi, ABD yine göstermelik olark boş üssü vuracak görünüyor.

Bunun alt yapısını da Fransa’nın razı olmamasına bağlayacaklar gibi. Meğerse Fransa sadece kimyasal silahların hedef alınmasında ısrarcıymış.

Hedefleri katil Esad değil yani. Gitmesini de istemiyorlar. Suçladıkları Rusya bile Suriye’deki kazanımları garanti edilirse Esad’dan vazgeçebileceğinin sinyallerini verirken, hatta Esad bile Akdeniz kıyısında kendi kontrolüne verilecek alanda bir Nusayri devletine razı iken, ABD ve yancıları Esad’ın kalmasından yana. Gitmemesi için her şeyi yapıyorlar.
İster inanın ister inanmayın. Kimyasal silahlar suçlu ama onu kullanan Esad (Batıya göre öyle) rahat rahat sarayında oturmaya devam edecek. Üstelik konvansiyonel silahlarla insanları katletmesinde bir sakınca olmadığını bilerek. İstediği kadar Müslümanı katletmeye devam edecek.

ABD ve yancıları masum sivilleri katlederse sorun yok, Esad konvansiyonel silahlarla masum sivilleri katlederse sorun yok, Rusya, İran katlederse sorun yok. Silah kimyasal olursa sorun var.

Şaka gibi değil mi? Demek oluyor ki mesele başka.

Kimyasal saldırıya tepki gösteriyorlarmış gibi yapanların esas derdi yenildikleri Suriye sahasına geri dönmek ve bunun için dünyanın desteğini almak. Kimyasal saldırı sadece bir bahane.

Putin dünyadaki durumun endişe verici olduğunu söylerken, sağduyunun galip gelmesinin umut ettiğini aktardı.  

Rusya Devlet Başkanı’nın söylediklerinden krizin kontrollü bir kriz olduğu ama Putin’in her an kontrolden çıkabileceği endişesini taşıdığı sonucunu çıkarabiliriz.

Buradaki kontrolsüzlük ABD içinde avukatının bürosu bile aranarak sıkıştırılan Trump. Kendi kamuoyunu Rusya’yla birlikte hareket etmediğine ikna etmek için bir çılgınlık yapabilir. Zira Trump Suriye’den çıkacağız derken itiraz eden Pentagon bile Trump’ın dünyayı paniğe sevk eden ilk tweetiyle ilgili soruya cevap vermeyip Beyaz Saray’ı adres gösterdi. Yani Trump Pentagon’dan daha şahin bir tavır sergiliyor.

Trump’ın "Rusya ile ilişkilerimiz Soğuk Savaş dönemi de dahil en kötü seviyede. Bunun için bir neden yok. Rusya'nın ekonomisine yardım etmemiz için bize ihtiyacı var, bu çok kolay bir şey, tüm milletler birlikte çalışmalı. Silahlanma yarışını durdurun" şeklindeki son tweeti ortamı biraz yumuşattı. Sanki birileri kulağını çekerek, fazla gaza geldin, aklını başına al dedi. 

Bu tweetin içine gizlenen en önemli nokta bence ekonomi vurgusu. Son günlerde İran-Türkiye ve Rus para birimlerinde yaşanan değer kaybının da bir plan dahilinde olduğunu ilan ediyor sanki Trump. Bir önceki tweetinde füzelerle tehdit ettiği Rusya’ya ekonomi üzerinden el uzatıyor.

Demek ki perde arkasında yaşanan başka gerçekler var.

Mücadele sertleşiyor. Cepheler keskinleşiyor. Görünürde problem Suriye gibi görünse de duyulan sesler kurulmakta olan yeni dünya düzenin ayak sesleri ve bu ayak seslerinden rahatsız olan eski düzenin sahiplerinin homurtusu.

Çatışma muhtemel ama hangi yoğunlukta olur o bilinmez. Bir dünya savaşı çıkarsa kimsenin kazanmayacağı belliyken bunu kim isteyebilir?

‘’Armageddon isteyen çılgın Neocon’lar ne güne duruyor? ‘’ dediğinizi duyar gibiyim. Belki istiyorlar ama her zaman istemek elde etmek sonucunu getirmeyebilir.

Ve Türkiye. Nerede duracak, nasıl tavır alacak?

Eğer Türkiye yine ABD ve yancıları ile birlikte hareket ederse bir kez daha ABD’nin kucağına düşecek, vesayete teslim olacaktır. Zaten Türkiye’nin içinde bulunduğu Rusya ve İran birlikteliği planları bozduğu için sertleşti ortam.
İstediklerini elde edemeyenler yeni denemeyle ve daha geniş bir ittifakla gelmeye çalışıyor.

Fakat artık yenilmez olmadıklarını biliyoruz. Sadece biz değil başkaları da biliyor.
Ve artık onların hüküm sürdüğü adaletsiz dünyadan sıkıldık. Bir yerden başlamak lazım değil mi?

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 9976 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Esad katliamlarıyla ABD-Avrupa ve İsrail’e can suyu mu veriyor?
4/9/2018
En büyük kabusları enerji açığını kapatan Türkiye
4/5/2018
Türkiye artık hafife alınacak bir ülke değil
4/2/2018
Bayram değil seyran değil ABD ve Avrupa bizi niye öpmeye çalışıyor?
3/29/2018
Batıyı Türkiye’yi kaybetme korkusu sardı
3/26/2018
Türkiye’nin yapım projesi ile Batının yıkım projesi!
3/22/2018
Mehmetçik ve Devlet Bahçeli’nin kesişen kaderi
3/19/2018
Kazanacakları seçimi niye boykot etsinlermiş. Duy da inanma.
3/15/2018
Cumhur İttifakı, getirdikleri, itirazlar ve çaresizlik
3/12/2018
ABD’nin DEAŞ maymuncuğu ve psikolojik harekat
3/8/2018
ABD’nin Türkiye çaresizliği
3/5/2018
Saadet Partisi için normal olan ne, bir tuhaflık yok mu?
3/1/2018
Türk, neden beklenen ve özlenen?
2/26/2018
CHP AGRESİFLEŞMESİN DE BİZ Mİ AGRESİFLEŞELİM?
2/23/2018
Sahada ne kadar varsan, masada o kadar varsın
2/19/2018
ABD tiyatroyu daha ne kadar sürdürebilir
2/15/2018
100 yıllık hesap ve ABD’nin planı
2/12/2018
ABD'nin talepleri CHP'ye Atatürk'ü unutturuyor mu?
2/8/2018
CHP KURULTAYI’NA DAİR
2/6/2018
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 14 Nisan 2018 Cumartesi 22:40

bu aşamada başka devletlerin yöneticilerinin tavrından çok bizimkilerin yaptıkları-sözleri önemli. Komşuya saldırıyı onaylayanlar bir sonraki hedef olduklarının ya farkında değil, ya da hedef olmak umurunda değil, nasılsa sığınakları var ya... Ülkelerin içişlerine karışılmasını onaylamak, hatta karıştırmaya kalkışmak aynısının aynı uyduruk "gerekçe" ile kendine yapılmasına hazır olmayı gerektirir. Bu nasıl aymazlıktır ki, bizler böylelerine hâlâ destek olabiliyoruz?

Yorumu oyla      4      1  
Misafir 13 Nisan 2018 Cuma 13:13

harika bir yazı, tam da onikiden vurmuş, bizim baştakiler sütten çıkma akkaşık. Onlar asla beraber tatil yaptıkları ESAD'ı ESED'e çevirmediler, BOP eşbaşkanlığı uğruna. Daha da yazabilirim ama 500 karakter değil, beşyüzbin karakter gerekir. Bu yazıdan daha gerçekçisi de asla yazılmadı ve de yazılamazdı.

Yorumu oyla      4      1  
Mesa Mesken, Bodrum, reklam, banner,
Aydın, belediye, Özlem Çerçioğlu, Ege et, koronavirüs, önlem,
tusas, banner, reklam,
meclis kulisi,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Koronavirüse karşı önlem aldınız mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
galatasaray
bist
Haber
japonya
dolar
Jose Mourinho
Brezilya
Faruk Bal
Tatbikat