İşte TRT'den gelen o açıklama:
Kamuoyu duyurusu
10.03.2010 tarihinde Sabah Gazetesi'nde yayınlanan Sevilay Yükselir imzalı "Kim yandaş? Kim kime yandaş bi bakali?" başlıklı "yalan" ve" iftira" nitelikli yazı için aşağıdaki kamuoyu duyurusu yapılmıştır.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle çekilen Uzak İhtimal isimli filmin TRT tarafından satın alınmasından yola çıkılarak; TRT kurumu ve genel müdürümüz Sn İbrahim Şahin hakkında "yalan" ve "iftira" niteliğinde bir yazı yazılmıştır.
TRT aylık ortalama olarak 50 adet sinema filmi satın almaktadır. Yine günlük olarak ortalama 350 farklı program kanallarımızda yayınlanmaktadır. Yazıda bahsedilen film, TRT'nin film alım standartlarına uygundur ve ödenen ücret makul seviyededir.
Sevilay Yükselir'in TRT'de yayınlanmasını eleştirdiği filmin;
Rotterdam Film Festivali'nde En İyi Film Ödülü, İstanbul Film Festivali'nde En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Senaryo Ödüllerini aldıktan sonra, Linz'de düzenlenen Crossing Europe Film Festival 2009'da da büyük ödülü kazandığını ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle çekildiğini biliniyor. Bilinmeyense ilgili yazarın bu filmden ve TRT kurumundan ne istediğidir?
Kirli ilişkilerle yayıncılık yapanlar; kaliteli yapımların TRT ekranlarında yer almasından her daim rahatsızlık duymuşlardır.
TRT yönetimi, rutin bütçesi düşmesine rağmen 6 yeni televizyon, 5 radyo, kanalı, 3 dergi, 32 farklı dilde web yayını açmayı başarmış bir yönetimdir.
Bugünün TRT'si iki yıl öncesine kadar 5 televizyon kanalına aktarılan paradan daha az oranda para almasına rağmen; 11 televizyon kanalı, 15 radyosu bulunan; yurt içinde ve yurt dışında gurur duyulan bir medya kuruluşu olmuştur.
Bugüne kadar TRT'nin tek bir harcaması hakkında hukuki olarak "yolsuzluk, usulsüzlük var" denilememiştir. Hal böyleyken çeşitli yakıştırmalar yapılarak, kurumumuza ve genel müdürümüze iftira atılmaktadır.
İlgili yazıda; Coşkun Ailesiyle, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin'in Amasya'dan tanışık olduklarını iddia ediliyor.
Bu iddia, tamamen yalandır! Sayın Şahin ile bahsedilen isimlerin Amasya'dan tanıştığı ispat edilmek zorundadır. Bu tanışıklığı ispat edemeyenleri kamuoyu önünde "yalan ve iftira yazdıklarını" ilan ediyoruz.
İlgili yazar ve yazısı hakkında hukuki işlemler başlatılmıştır.
Kamuoyuna duyurulur...
TRT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
İşte Sevilay Yükselir'in o yazısı
Kim yandaş? Kim kime yandaş bi bakali?
Duyduk duymadık demeyin. Son dönemin iktidar muhalifi en keskin kalemlerinden olan Ahmet Hakan ve familyasının TRT ile rantsal ilişkileri tam gaz sürüyor. Kardeşi Abdullah Coşkun'un TRT'ye 22.5 milyon euroluk iş yapan One Ajans'la gizli ortaklığını, Ahmet Hakan Bey'in bu sözleşme imzalansın diye köşesinden TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin'e yaptığı yıkama yağlama çalışmalarını yine bu sütunlardan yazmıştım. (Bakınız SABAH Arşivi; 09.10.2009-14.10.2009)
Evvelden duymuştum, kardeş Mahmut Fazıl Coşkun'un Kültür Bakanlığı'nın desteği ile çektiği "Uzak İhtimal" adlı filmin daha çekimleri yapılırken TRT'ye pazarlandığını...
Ama neye yalan söyleyeyim inanmamıştım.
Daha doğrusu, Ahmet Hakan ve TRT ilişkilerini belgeleriyle ortaya koyan yazılarımdan sonra bu familyanın geri adım atıp filmin satışını iptal etmiş olacaklarını düşünmüştüm.
Ancak yanılmışım.
Bunu da geçen pazar bir arkadaşımdan, "Bu akşam TRT 2'de senin çok ilgini çekecek bir film var. Sakın kaçırma" mesajını aldıktan sonra anladım.
Meğer bizim familyanın utanmazlıkları dur durak bilmeden devam ediyormuş.
Hani güzel bir söz vardır.
"Bir kimse yaptığı yanlıştan utanmadı mı, bir daha utanacak sebep bulamaz."
İşte bu familyanın durumu da bu sayın okurlar!
Sanırım bunlar birbirine; "Nasıl olsa ortaya çıktı. Nasıl olsa rezil olduk maaile. O halde neden geri adım atalım?" diyerek gaz veriyor. Sonra da fütursuzca ağabeyleri Ahmet Hakan'ın yerden yere vurduğu AKP iktidarının para kaynaklarından ceplerini doldurmaya devam ediyorlar.
Peki burada tek utanmaz olan Ahmet Hakan ve kardeşleri mi?
Değil tabii.
TRT'nin de garip bir aymazlığı var bu konuda. Belli ki kurumun genel müdürü İbrahim Şahin taa Amasya'dan tanışıklığı olan bu aileye köşe döndürmeyi kafasına koymuş.
Hani mal babasının olsa... Hiçbir özel televizyonun almak için bugüne kadar girişimde bulunmadığı bir film için ödediği parayı kendi cebinden çıkarsa...
Diyeceğim ki tamam.
Ama eski dostlarının gönlünü hoş etmek için ödediği paralar, sizin benim ödediğimiz vergilerden toplanan paralar. Öyle değil mi?
Ha bir de tabii kurumun Ahmet ve kardeşleriyle olan sıkı ilişkileri bizim bildiğimiz... Gördüğümüz.
Kim bilir acaba TRT koridorlarında başka ne haşır neşirlikler var?
Kim bilir kurumda eski dostları memnun etmek için nasıl bir gayret var? Nerelere, kimlere ve ne şekilde para ödeniyor?
Neyse...
Ben sözün özüne geleyim.
Hani birtakım zevat var. Hani devlet televizyonunun kaynaklarından utanmadan faydalanan Ahmet'imin, Hakan'ımın aralarında olduğu zevat.
Hani bunlar durup durup birilerine, "Yandaşsın sen yandaşsın!" diye çakıyor ya. Ya da, "Ülkede sivil faşizm var!
AKP hükümeti bize nefes aldırmıyor! Baskı yapıyor ve karşıt kalemleri susturuyor!" diye bas bas bağıran güruh var ya.
İşte benim son sözüm onlara.
"Hele bana bir deyin bakalım. Bütün bu yazdıklarımın, ortaya koyduklarımın neticesinde kim kime yandaş oluyor? Kim kimin cebini dolduruyor? Şu sivil dikta dediğiniz şeyin özü bu mudur yani? İstediğini yaz. İstediğin kadar muhalif duruş sergile ama ondan sonra git yedi sülalenin cebini devletin kasasından doldur! Oh ya yesinler böyle faşizmi! Ve hatta kurbannnn olsunlar!
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...