E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Müftüoğlu O Ezberi Bozdu: 12 Eylül Darbesi Oldu, Olaylar Bıçak Gibi Kesildi Efsanesi Yalan!

Oğuzhan Müftüoğlu, "12 Eylül'de olaylar bıçak gibi kesildi, çünkü TSK ve derin devlet cinayetleri kendisi işletiyordu" görüşünün doğru olmadığını, basın yazmadığı için öyle sanıldığını söyledi

27.01.2012 - 16:27
Müftüoğlu O Ezberi Bozdu:

1970 ve 80’li yılların en önemli gençlik liderlerinden Oğuzhan Müftüoğlu, "12 Eylül darbesi yapılınca olaylar bıçak gibi kesildi" görüşünün doğru olmadığını bildirdi. Dev-Yol eski lideri Müftüoğlu, "12 Eylül’den sonra uzun süre biz mücadele etmeye devam ettik. Olaylar oldu, ölümler oldu, devrimciler dağlara çıktı. O dönem içerisinde 12 Eylül’e açıkça karşı çıkan, darbe olduğu zaman ölen grup, devrimcilerdir Türkiye’de. Dağlarda birçok arkadaşım öldü. Şehirlerde, sokaklarda vurulup öldürüldüler. Ama basın yazmayınca bıçak gibi kesildi diye görebilirsiniz" dedi.


12 Eylül’ü yakından yaşayan önemli isimler, Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya iddianamesiyle darbeyi Habertürk televizyonundaki "Haberin Nabzı" programında tartıştı. Açık Oturum’a Emekli Tuğgeneral Haldun Solmaztürk, BBP Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çayır, Birgün Gazetesi Yazarı Gençlik Lideri Oğuzhan Müftüoğlu, Maliye Eski Bakanı İsmet Sezgin, Saadet Partisi Başkan Yardımcısı Oğuzhan Asiltürk, DİSK Eski Başkanı Rıdvan Budak ve Çalışma ve Sosyal Güvvenlik Eski Bakanı Yaşar Okuyan katıldı.


-O İDDİAYA YANIT-


Uzun süredir geçerli kabul edilen "12 Eylül darbesine uzanan yol TSK ve derin devletin işlettiği, göz yumduğu cinayetlerle döşendi, 13 Eylül günü bıçak gibi kesilen olaylar bunun kanıtı" biçiminde iddianın sorulması üzerine Dev-Yol eski lideri Oğuzhan Müftüoğlu şu açıklamayı yaptı: "Darbe olduktan sonra 12 Eylül’e karşı mücadele ettik. 12 Eylül’den sonra da aslında öyle bıçakla kesilmiş gibi kesilmedi olaylar. 12 Eylül’den sonra da uzun süre darbeye karşı mücadele etmeye çalıştık. Başaramadık, yakalandım, işkence gördüm. İşkence gördükten sonra benim işkencecim hakkında dava açtım. Raporla tespit ettirdim, savcı da katıldı, ancak hakim o sabah değiştiği için dava başarılı olamadı. 12 Eylül’den sonra uzun süre biz mücadele etmeye devam ettik. Olaylar oldu, ölümler oldu, devrimciler dağlara çıktı. Çok açık söyleyeyim o dönem içerisinde 12 Eylül’e açıkça karşı çıkan, darbe olduğu zaman, ölüm veren, ölen grup devrimcilerdir Türkiye’de. Dağlarda birçok arkadaşım öldü. Şehirlerde, sokaklarda vurulup öldürüldüler. Ben de tesadüfen yaşıyorum. O dönem içinde, kurşunlar, sağımdan, solumdan, yanımdan geçti. Vurulmadım. Ama basın yazmayınca, sıkıyönetim komutanı ve cunta olayları yazmayacaksınız deyince, basın yazmayınca, olayları bıçakla kesilmiş gibi görebilirsiniz. Üç sene dört sene ama tarihi gerçekler ortada duruyor."


-"12 EYLÜL ÖNLENEMEZDİ"-


Müftüoğlu, "12 Eylül önlenebilir miydi" biçimindeki soruyu yanıtlarken de, "Türk siyasetinin, sağ ve sol özellikle parlamentodaki siyasi partilerin politikalarıyla 12 Eylül’ün önlenmesi mümkün değildi. Çünkü Türkiye’de siyasete bakış açıları, bunu önlemeye uygun demokratik bir yapıya sahip değildi. Sol önleyebilir miydi, biz önlemek için uğraştık 12 Eylül’ü. Sol da önleyebilecek yetkinlikte değildi. Solun kendi arasında çatışmalar vardı. Yeterli bir bilinçlilik ve örgütlülük yoktu" dedi.


"EVREN VE ŞAHİNKAYA HUKUKEN YARGILANAMAZ" İDDİASI


Programda görüşlerini açıklayan eski bakan, darbe mağduru ve merkez sağın önde gelen isimlerinden İsmet Sezgin, değişse bile, Anayasa uyarınca Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’nın yargılanmalarının hukuken mümkün olmadığını iddia etti. Yapılan bütün darbelerle "dağa çıkarak" değil demokratik zeminlerde mücadele etme yolunu seçtiğini anlatan İsmet Sezgin, eski terör günlerini anlatırken, "Bazı partiler kadayıfın altını kızartmaya çalışıyorlar. Bazı partiler de seçimlerin Anayasa’ya aykırı olduğunu ifade ediyorlar. Bunu Anayasa profesörleri çok açık şekilde ifade ediyorlar. Dışarıda ki görüntülerin Mecliste ki bazı siyasi partilerle ilişkisi olduğu çok açık bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bizim Hükümetimizin döneminde askerle, Genelkurmayla ne istiyorsunuz diye sorduk? Para, silah, kanun, imkân bunları verebiliriz bu işi bir an önce bitirin dedik. Bizde istedikleri 1925 Güneydoğu Anadolu’da uygulanan ‘Takrir-i Sükûn’ kanununa benzer bir kanun isteyince Demirel bunu reddetti" dedi.
Açık Oturum’da diğer katılımcılar şu görüşleri savundular:
Yaşar Okuyan: Darbelerin, müdahalelerin arkasında ABD’nin ciddi şekilde fonksiyonu ve etkisi var. Bu sürece baktığımızda, sürecin önünde, arkasında mutlaka ABD’nin istekleri çıkarları görebiliriz. Sivil hükümete yaptıramadıklarını ara rejimlerle önümüze dayatmaktı. Bu sadece bir ülke faktörü değil, herkesin, hepimizin sorumlulukları oluyor. Siyasetçilerin sorumlulukları da çok ciddi manada var bunu da kabul etmek lazım.

Oğuzhan Asiltürk: Bugün gün ışığına çıkan olaylar, o günün şartların bütün ikazlarımıza rağmen, yetkililerin umursamazlıkları sonucu artarak gitmiştir. Sağcıların içinden biri toplumun içinde vurmak o zamanlar profesyonellerin işiydi. Biz otopside bunları inceletip resimlerini gördük. Ertesi gün farklı düşünceden birisi vuruluyor ve kafasından aynı mermi çıkıyor. Bunlar böyle devam etti. Belli bir tertip Türkiye’yi kana bulamak istedi.

Rıdvan Budak: Türk Siyasi Liderlerinin bayramlarda buluşmaları iyi olur deniliyordu. Bugün bile liderlerimiz bunu yapamıyor. Türk siyaseti uzlaşmayı reddeden ve yönetme yeteneği zayıf olan bir siyaset. O günün şartlarında da Türkiye, ABD için çok stratejik bir ülkeydi.

Haldun Solmaztürk: Kendi değerlerimizi, olgularımızı ortaya koyduğumuz zaman sanki gerçekmiş gibi insanların kafası karışıyor. 12 Eylül’de benim inancıma göre ordu müdahale etmeye mecburdu. Bunu 1982 Anayasası’nda açıklıyorlar. Cumhuriyet döneminde benzeri görülmemiş, bölücü ve yıkıcı kanlı bir savaşa yaklaşmasına gelindiği sırada. Yani o zaman ki algı ve müdahalenin ana gerekçesi müdahale edilmediği taktirde iç savaş kaçınılmazdı.(ANKA)

YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 27 Ocak 2012 Cuma 17:14

12 Eylül 1980 darbesi sonrası, TÜM YURTTA sokağa çıkma yasağı nedeniyle anarşik bitiverdi. Ortada kalanlar, sadece korkudan dağlara, yurt dışına kaçma çabasıyla karşılaştıkları askerle umutsuzca çatışan üç beş cani idi. Diğerleri sıkıysa sokağa çıkıp eylem yapsalardı, ölü ya da diri yakalanmaktan başka şansları yoktu. Bal gibi de olaylar O GÜN bıçak gibi kesilmişti. Bu eli silahlı kanlı devlet düşmanı anarşist komünist palavracının söylediklerine inananların aklına turp sıkayım! CISS!

Yorumu oyla      24      18  
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Tayyar: Muhafazakâr Değilim… Ahmet Hakan Oynak… Gül Denge, Erdoğan Gönül Adamı!
Ergenekon’da ağababalar dışarıda, soruşturma zenciler üzerinden yürütülüyor… ...
General Dostum Turktime’a Konuştu: Taliban Güçlendi Ama Onları Ben Yok Ederim!
Hamid Karzai ile ittifak kurup seçimlere girmek için Afganistan’a dönen ...
E.Albay Türemen: Karadayı Darbe Konseptine Uymayan Subayları Ankara’dan Uzaklaştırdı!
Karadayı darbe hazırlığı için subayları nasıl fişledi? Darbe konusunda ...
 
Büyük Yangından Önceki Son Röportajı Turktime Yaptı… Özbey: İstanbul Kötü Yönetiliyor!
Birkaç gün önce yanarak kül olan Avrupa’nın en büyük gösteri merkezi İstanbul ...
Adnan Oktar Turktime’a Konuştu: Said-İ Nursi'yi Atatürk Konusunda Yanılttılar!
Evrim teorisine karşı onlarca eseri, şatafatlı hayatı ve ilginç çıkışlarıyla ...
Erhan Göksel: Teslim Bayrağı Çeken Büyükanıt Divan-ı Harp’te Yargılanmalı!
Sınır ötesi harekat yapıldığı zaman aslında sanıldığı gibi bir harekat ...
 
Fatih Karaca: Tuncay Özkan Grubun’dan Kimseyi İşten Atmadık, Kendileri Ayrıldı...
Aralarında Kanaltürk ve Bugün Gazetesi'nin de bulunduğu Koza-İpek Medya ...
Emniyet Genel Müdürü Köksal: Gazeteciler İçin Özel Dinleme Yok…
Türk basınının lokomotif gazetelerine dahi röportaj vermeyen Emniyet Genel ...
Kızılay Başkanı Küçükali Turktime'a Konuştu: Veli Küçük'ün Kızılay’dan İhale Aldığını Sizden Öğrendim!
Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali'den Turktime'a çarpıcı açıklamalar: ...
 
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
İsrail
NBA
Tayyip Erdoğan
IŞİD
Endonezya
Almazbek Atambayev
Manchester City
anayasa mahkemesi
Dinamo Kiev