Doktor “Ne yerse yesin” diyor!
Rahmi Turan

 İşsizlik neden hızla artıyor? 
     

İş bulmak için kapı kapı dolaşan eğitimli gençlerimiz neden eli boş dönüyor? 
     

Devletin resmi rakamlarına göre 4 milyon 417 bin 814 kişi olan kayıtlı işsiz sayısı gerçekte bunun en az iki katı... 
     

İş bulmaktan umudunu kesip, artık iş aramayan insanlarımız işsiz sayılmadığı için kayıtlara geçmiyor. 
     

İşsizliği azaltmak için ekonomiyi büyütmek lâzım! 
     

Oysa Türkiye küçülüyor... Ve bunun sonucu işsizlik korkunç bir şekilde büyüyor! 
     

Sanayi daralıyor, işyerleri kapanıyor, iflaslar artıyor! 
     

Konutta, otomotivde, beyaz eşyada, hatta tarım ve hayvancılıkta ürkütücü bir daralma yaşanıyor!   
     

Hazine ve Maliye Bakanı Damat Berat Bey birçok ekonomi paketi açıkladı. Beş mi, altı mı, sayamadım! Hepsi boş çıktı bu paketlerin... 
     

Şimdi de Meclis’e 400 milyar liralık banka ve şirket kurtarma yasa tasarısı verildi. 
     

Ekonomimiz hasta! Teşhis ve tedavi yanlış olursa o hastadan hayır gelmez! Umutsuz vakalarda “Doktor ne yerse yesin diyor” denir. 
     

Ekonomi yönetimi mutlaka ehil ellere verilmelidir. İyi yönetilmeyen ekonomileri bekleyen sonuç krizdir. 
      

1994 ve 2001 yıllarında bugünlere benzer büyük ekonomik sorunlar yaşandı ve aşıldı. Yeter ki doğru teşhis konulsun, doğru tedavi yapılsın, yine düzelir.                                                

                  

Tayyip Bey’in otoritesi  sarsılmaya başladı! 
    

Aklen ve kalben ayrışma yaşadığını söyleyerek AKP’den istifa eden eski Devlet Bakanı Ali Babacan’ı tanımam. Kendisiyle hiçbir diyaloğum yoktur. Hatta bakanlığı zamanında eleştirdiğim de olmuştur. 
    

Ancak, onun dik duruşunu ve onurlu davranışını takdir ettim. Neden? Artık eski kimliğini kaybeden AKP’den istifa ederken, önüne konulan cazip teklifleri elinin tersi ile itti de ondan... 
   

Erdoğan, Ali Babacan’ın yeni parti kurmasını önlemek için iki öneride bulundu: 
    

1) Sana partide danışmanlık vereyim. (Babacan kabul etmedi) 
   

2) Özbekistan Başkanı benden, orada devletin yapılanmasında (imkânları geniş) görevli bir eleman istedi. Seni Özbekistan’a göndereyim. (Babacan bu teklifi de reddetti.)  
    

Ali Babacan’ın kendisine sunulan cazip imkânlara sırt çevirerek istifa etmesini takdir edilecek onurlu bir davranış olarak görüyorum. 
   

Erdoğan’ın artık mutlak otoritesinin sarsılmaya başladığı görülüyor! 

 

Kula kulluk dönemi  95 yıl önce kapandı! 

     

Demek ki neymiş? 
     

 AKP bir ümmetmiş! 
     

Bunu söyleyen AKP’nin Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan olmasa, inanmazdık! O, AKP’nin ümmet olduğunu ilan etti. 
     

Partiden istifa eden ve yeni parti kurma çalışmalarını sürdüren Ali Babacan’a öfkeliydi: 
      

“Yolunuz yolunuzdur, eyvallah ama şunu unutmayın ki, bu ÜMMETİ parçalamaya hakkınız yok. Siz bunu yapıyorsunuz!”  diye kırgınlığını belirtti. 
      

Erdoğan’ın Genel Başkanı olduğu partinin mensuplarını “millet” değil “ümmet” olarak görmesi yanlıştır. 
     

Ümmet nedir? İnsanların vatandaş değil, kul olduğu, belli bir dini inanışa sahip insanlar topluluğudur, yani cemaattir. 
     

Oysa Anayasa’mıza göre Türkiye Cumhuriyeti, bir din devleti değildir, laik bir cumhuriyettir. 
     

Ülkemizde 3 Mart 1924 günü hilafet kaldırılarak “Kula kulluk” dönemi kapanmıştır. 
      

Cumhuriyet sayesinde çağdaş, uygar, laik bir devlet olmuşken, insanlarımız şimdi 95 yıl geriye götürülmek mi isteniyor?      
       

 

 



Sayfa Adresi: http://www.turktime.com/yazar/doktor-ne-yerse-yesin-diyor/6138