İnşallah deyin, inşallah!
Hüseyin Avuç





Emekli Rüstem Bey’in, kahvehaneye her girdiğinde duvardaki takvime bakması garsonu meraklandırır:
“Hayrola Rüstem amca, neye gün sayıyorsun?”
Rüstem Bey şöyle der:
“Bayrama evlat, bayrama...”
Garson sorar:
“Bu ne sabırsızlık! Ne yapacaksın bayramda?”
Rüstem Bey, cevap verir:
“İkramiye alacağım, ikramiye!”
Ardından ekler:
“Keşke 2 yerine, 4 bayram olsaydı.”
*
Diyeceksiniz ki;
Bu fıkravari satırları neden kaleme aldın?
Diyeceğim ki;
İkramiyeler için geri sayım başladı da ondan.
Bu ne demek?
Türkiye’de bir ilk gerçekleştirilerek ödenmeye başlanan 1000’er liralık Ramazan ve Kurban bayramı ikramiyelerinden ilkinin, 27-31 Mayıs arasında emeklilerin hesabına yatırılacağı bildirildi demek!
Başka ne demek?
Darısı, asgari ücretli işçilerin başına demek!
Fedakar emekçi kesiminin de cefakar emekli kesimi gibi bayram ikramiyesine kavuşturulması ne iyi olur değil mi?
Sakın ola ki, “olmaz” deyip geçmeyin.
Niye?
İstenirse o da olur diye!
Hadi bakalım hep birlikte…
Neye?
“İnşallah” demeye!



Sayfa Adresi: http://www.turktime.com/yazar/insallah-deyin-insallah/6048