Moskova -Tahran - Şam - CHP - HDP - HDP = Eksen
Alper Tan

Çabucak değişen gündemler nedeniyle unutuyoruz. Geçmişi unuttuğumuz zaman ise birilerinin bizi aldatması kolaylaşıyor. Daha birkaç sene öncesine kadar Ak Parti karşıtı güruh, bu partinin taraftarlarını vazgeçirmek için neler söylüyorlardı? Şimdi birkaçını hatırlatalım..
“AKP Türkiye’yi İranlaştırıyor” “AKP, ülkeyi Malezyalaştırıyor” “Bunlar Şeriat devleti kuracaklar” “Türkiye’de eksen kayması var” “Mahalle baskısı yapılıyor..”
Şimdi sırasıyla ve farklı bir anlatımla örnekleyerek konuların üzerinde biraz düşünelim.
Ak Parti milletvekillerinden biri deseydi ki “Türkiye ile İran eğer savaşırsa ben İran tarafında savaşırım!” CHP ve MHP neler söylemezdi? Hürriyet, Cumhuriyet, Sözcü ve uzantıları Ak Parti’nin tüzel kişiliği aleyhine hangi manşetleri atmaz, hangi küfürleri yapmazlardı? Televizyonlara çıkıp neler söylemezlerdi?
Ama bakınız CHP’nin önseçimle belirlenmiş İstanbul milletvekili Eren Erdem ne diyor? “Eğer İran-Türkiye karşı karşıya gelirse, Türkiye’ye karşı İran safında olurum! İran düşerse bütün doğu düşer!” Bu hezeyanları kusan Eren Erdem’i uyarmak ve “Bu konuşma partimizi bağlamaz” demek şöyle dursun, Kılıçdaroğlu başta olmak üzere CHP yönetimi bu sözlere sahip çıktılar.
Bu da yetmemiş olacak ki Eren Erdem sadece İran’ın değil uçak düşürme olayından sonra Türkiye’ye düşmanlık eden Rusya’nın da yanında yer aldı. Rus televizyonuna konuşup Türkiye’nin IŞİD’e sarin gazı verdiği iftirasını attı. Kılıçdaroğlu ve CHP yönetimi, erdemsiz adamın bu hezeyanına da sahip çıktı.
Sadece CHP mi? Ak Parti’nin Türkiye’yi İranlaştırdığı iddiasını ortaya atan ve köpürtenler sadece İran’la değil, İran’ın en sıkı müttefikleriyle de beraberler. Bunlar Rus savaş uçaklarının Türkmenleri, Arapları öldürmesine ses çıkarmadıkları gibi, Türkmenleri öldürdüğü için Rus uçağını düşüren hükümeti suçluyorlar ve “17 saniye ihlal etti diye uçak mı düşürülür” diyorlar. “17 saniye ihlal etti diye uçak mı düşürülür” diyen CNN Türk’ün öz kardeşi Hürriyet Gazetesi’nin kapısının camı çatladı diye Doğan grubu günlerce sanki kıyamet kopmuş gibi yayınlar yapmış “özgür medya susturulmaya çalışılıyor” diye yaygara çıkarmışlardı.
Yakşalan bir tehlikeye dikkat çekmek için “Kobani düştü düşecek” dediği için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Kürt düşmanı gibi gösteren ve saldırı altındaki Kürtlere sahip çıkmadığı iddiasıyla hem hükümete hem de dindar Kürtlere, terör yaparak savaş açmış olan HDP ve onun başı Selahattin Demirtaş idi. O Demirtaş, Kobani’de Kürtleri kurtaran hem de Bayır Bucak Türkmenlerini korumak için Rusya’ya kafa tutan hükümete karşı katil Putin’in yanında saf tuttu. Yine Türkiye’yi suçladı.
Hükümetin “mahalle baskısı” yaptığını iddia edenler, Ara Güler’in, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğrafını çekmesini bile içlerine sindiremediler, Ara Güler’i aforoz etmeye çalıştılar, imkanları olsa giyotinden geçireceklerdi. Hükümetin “mahalle baskısı” yaptığı iftirasını atanlar, kendi mahallelerindeki “giyotin ve infaz zihniyetine” karşı en ufak bir eleştiri getirmiyorlar..
Aynı güruh, Anıtkabir’de Fatiha okudu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yemek yedi diye Prof. Aziz Sancar’ın Nobel ödülünün geri alınması için nerdeyse kampanya başlatacaktı..
İslam’a karşı içlerinde gizledikleri öfke nedeniyle zıvanadan çıkan ve kendilerini kontrol etmekte zorlanan bu cenah, zahiren Ak Parti, esasında İslam düşmanlığını artık “devlet düşmanlığına” “vatan hainliğine” kadar ilerlettiler.
6-7 sene önce hükümet Şam yönetimiyle iyi ilişkiler içindeyken “Suriye, bize ait olan Hatay topraklarını kendi sınırları içinde gösteriyor, AKP memleketi satıyor” kampanyası yürütenler, halkını katleden Esad’a bu hükümet karşı çıkınca durum tersine döndü. Anında Hatay’ı unutuverdiler ve Suriye’de Müslüman ahaliyi katleden Esad’ın safına geçtiler. CHP, SP, Vatan Partisi, heyetler gönderip eli kanlı katil Beşşar Esad’a destek vermeye başladılar.
“Kürtleri öldüren IŞİD’e ses çıkarmıyor” iddiasıyla hükümete saldıran Selahattin Demirtaş, Türkmenleri ve Arapları katleden Rusya’yı destekliyor.  
Hükümetin Türkiye’yi İslamlaştırdığını söyleyen Rusya’nın en yakın müttefiki ise Humeyni rejimiyle yönetilmekte olan İran..
Buradan çıkarılması gereken bir sonuç da herhalde şu olmalı. Eğer 5-6 sene önce iddia ettikleri gibi hükümet Türkiye’yi İranlaştırsaydı Ak Parti hükümetinin en yakın müttefikleri Tahran, Moskova, Şam, CHP ve HDP olurdu.
Ne dersiniz? Yanılıyor muyum?



Sayfa Adresi: http://www.turktime.com/yazar/moskova-tahran-sam-chp-hdp-hdp-=-eksen/4949