Ne yaptıysa, o “İki ayyaş” yaptı!
Rahmi Turan

29 Ekim 2013 Salı… Cumhuriyetimizin 90’ıncı yıldönümü…
          Dünyada ileri demokrasi ve özgürlüklerden söz edilirken, biz hâlâ diktatörlükten, ülkemizin bölünme tehlikesinden, devletin temeline dinamit koyan teröristlerle uzlaşmaktan, bölücülere taviz üstüne taviz vermekten bahsediyoruz.
          Adamlar o kadar arsız ki, ne verseniz daha fazlasını istiyor!
          Bu ne kadar devam edecek?
          Ülkeyi bölme amaçlarına kavuşuncaya kadar bitmeyecek!
          Şu anda yönetimi elinde bulunduran iktidar partisi, terör çetesiyle mücadele yerine müzakereyi tercih etmiş durumda…
          Bu işin sonu yok elbette! Taviz vererek hiçbir yere varılmaz fakat…
          Yaklaşan seçimler, iktidarın böyle “takiyye” yapmasına yol açıyor!
                                                   ***
          Günümüzün yöneticileri, “İki ayyaş ne yaptı, ne ördü? Demir ağları biz örüyoruz.” gibi sözlerle Cumhuriyet’i kuran kahramanları küçümsüyor. Ancak…
          90 yılda biz o insanların temelini attığı kuruluşlar sayesinde mucizevî başarılara ulaştık… Bunu inkâr edersek, nankör oluruz!
          Bugünkü iktidar, onların eserlerini sata sata bitiremedi!
          Cumhuriyeti kuran kahramanları “İki ayyaş” diye küçümseyenler acaba kendilerinin yarattığı neyi sattılar?
          Bugüne kadar kendi çabalarıyla ne üretip, ne kazandılar?
          Satılan değerler arasında böyle bir şey yok!
                                                   ***
          Şimdiye kadar satışından 50 küsur milyar lira toplanan tüm değerler Cumhuriyet’i kuranların eserleridir.
          Uzun süredir, Cumhuriyet’in kazanımlarını yok etmeye çalışan bir zihniyetin ülkeye egemen olduğunu görüyoruz.
          Atatürk ilkeleri hoyratça hırpalanıyor, insafsızca yok edilmeye çalışılıyor.
          Günün birinde, Atatürk’ün bizlere bıraktığı bu büyük emaneti yitirirsek, o zaman Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin değerini daha iyi anlayacağız ama iş işten geçmiş olacak!
                                                   ***
          Atatürk, yüz yılda, belki de iki yüz yılda bir yetişen muhteşem liderlerden biriydi…
          Tanrı, bu büyük şansı Türk milletine nasip etti. Fakat bizim, ulus olarak onun değerini takdir ettiğimizi söyleyemeyiz.
          Günümüzde Atatürk karşıtlığı, hatta karşıtlıktan da öte Atatürk düşmanlığı kol geziyor! Bu vefasızlığa hemen her gün tanık oluyoruz!
          Oysa o büyük insan, 57 yıllık kısa sayılacak ömrünün tamamını bu ulusun mutluluğu ve özgürlüğü için harcamıştı…
                                                  ***
          Atatürk devrimleri, çaresiz, umutsuz bir durumdan, yepyeni, güçlü, büyük bir Türkiye yarattı…
          Cumhuriyet rejimi, bir devlet ömrü için kısa sayılacak süreye büyük işleri, muazzam hamleleri, olağanüstü devrimleri sığdırdı…
          Cumhuriyet’imizin 90’ıncı yılında, diktatörlük tartışmaları ve bölünme tehlikeleri, çok üzücü, ürkütücü, hazin bir durum oluşturuyor.
          Biz bu noktaya nasıl geldik? Niçin bu durumdayız ve nereye gidiyoruz?
          Bunu bilemiyoruz ve “Tanrım! Aklımızı başımıza toplamamıza yardım et!” diyoruz.
          İnsanın en önemli sermayesi akıldır, bunu kullanalım artık!
                                                  ***
          Atatürk gerçekten çağlar ötesinin görkemli bir lideriydi….
          24 Ekim 1919 günü kendisiyle bir röportaj yapan o günlerin ünlü gazeteci ve yazarı Ruşen Eşref  Ünaydın’a şunları söylemişti:
          “Eğer bu millet, bu memleket parçalanacak olursa, genel şerefsizliğin enkazı altında şunun bunun şahsî şerefi de parça parça olur!
          Biz o genel şerefi kurtarabilmek için harekete geçen millete ruhumuzla katıldık.
          Katılmamıza engel olabilecek şahsî rütbeleri de, genel şerefi kurtarmaya yönelik bir gaye uğrunda feda ettik!
          Bunu anlamayıp da, milleti hâlâ kendi kafalarının keyfine göre idare etmeye kalkışan kuvvetler artık birer belâdır. Belâ çekmeye de bu milletin artık tahammülü kalmamıştır!”
                                                ***
          Mustafa Kemal Atatürk 94 yıl önce bunları söylemişti…
          94 yıl sonra bugün ne durumdayız?
          Ne siz sorun, ne biz söyleyelim!
          Tanrı ülkemizi korusun!



Sayfa Adresi: http://www.turktime.com/yazar/ne-yaptiysa-o-iki-ayyas-yapti/3916