Keser Döner, Sap Döner… Gün Gelir Hesap Döner!
Rahmi Turan

DSP’nin Bülent Ecevit dönemindeki Genel Sekreteri ve İstanbul eski Milletvekili Süleyman Yağız, Hürriyet Gazetesi’nden ayrılışımla ilgili (Başbakan Erdoğan’ı ve iktidarın medya patronları üzerindeki ağır baskısını eleştiren) önemli bir yazı kaleme aldı.

    “İktidarın, patronları ağır vergi cezaları ile korkutarak susturmak istediği yazarlar” konusunu, Süleyman Yağız’ın bu ilginç yazısıyla noktalıyorum.

    Gazeteci kökenli bir siyasetçi olan Süleyman Yağız şöyle diyor:

                                              ***

      “Evet, Tayyip Bey ne zaman ‘Türkiye’de otoriter bir rejim yok’ dese, ya da benzeri bir şey söylese, o zaman otoriter işler oluyor! Nitekim İran dönüşü yaptığı açıklamada da, “Burada (Türkiye’de) totaliter bir rejim yok, otoriter bir rejim yok” dedi (29 Mart 2012) Ama bu ifadesinden iki gün sonra bazı gazeteci ve yazarlar peş peşe işlerinden edildi.

      Örneğin Hürriyet Gazetesi yazarlarından  Hadi Uluengin, yazı günü olmasına karşın, 31 Mart 2012 günü köşesinde birkaç satırlık da olsa bir şey yazmadı.

      Aynı gazetenin yazarlarından Özdemir İnce ise 1 Nisan 2012 tarihli yazısının altına “Değerli okurlar, son yazımı okudunuz! Teşekkür ederim. Sağlıcakla kalın!” diye not düştü.

      İnce’nin son yazısından bir gün sonra da yine aynı gazetenin yazarlarından Rahmi Turan, “Bu bir veda yazısıdır” (12 Nisan 2012) başlıklı yazısıyla Hürriyet defterini kapatmak zorunda kaldı.

      Aynı gazeteden daha önce de Emin Çölaşan, Bekir Coşkun, Cüneyt Ülsever ve Tufan Türenç’in de yazılarına son verilmişti.

      Rahmi Turan, Cüneyt Ülsever ve Hadi Uluengin’in yazıları önce haftada bire indirilmişti. Daha sonra ise Cüneyt Ülsever’in yazılarına bütünüyle son verilmişti.

       (Başka gazete ve televizyonlarda da işlerine son verilen çok sayıda basın mensubu var. Ayrıca içeri atılan 100’ün üzerinde gazeteci bulunuyor.)

                                       ***

      Köşesi en son kapatılan Rahmi Turan ne diyor?

      “İçinde bulunduğumuz ortam bana huzursuzluk veriyordu.” diyor.

      Ve, ”Sağ olsun Enis Bey beni bu sıkıntıdan kurtardı” diye ekliyor.

      Huzursuzluk…

      Sıkıntı…

      Kim yaratıyor bunları?

      Yazar durup durduk yerde huzursuz olmuyor, keyfinden sıkıntı yaşamıyor herhalde…

      Neden huzursuz, neden sıkıntı yaşıyor?

      Hükümetin baskısı var da ondan…

      Tayyip Bey çıkıp da, “Yok böyle şey” dese de var…

      Var ki, gazeteciler, yazarlar peş peşe işlerinden ediliyor…

      Rahmi Turan, işine son verildiği için âdeta seviniyor!

      “Özgür olmanın rahatlığını yaşadığı”nı söylüyor, zira…

      Ben de yazılarını sürekli, izliyordum… Özgür olmadığı her halinden belliydi… Son yazılarında, tarihçi, kişiliğini de konuşturarak genellikle tarihi konulara değinmek zorunda kalıyordu…

                                            ***

      E, peki Rahmi Turan’a yol veren “Enis Bey” kim?

      Onu da Rahmi Turan’ın yazısından okuyalım:

     “Enis Bey’i 1989 yılının sonlarında Hürriyet’in Ankara bürosuna ben almıştım. O tarihte Özcan Ertuna Genel Müdür, ben de Genel Yayın Müdürü idim.

     Özcan Bey “Enis Berberoğlu şu anda Ankara’da boşta imiş. Yetenekli bir ekonomi muhabiridir. Onu Ankara büromuza alabilir miyiz? Ben yararlı olacağını düşünüyorum. Tabii ki, karar senindir” dedi.

     “Ben onu tanıyor ve takip ediyorum. Hemen Ankara bürosuna alalım. Kumaşı iyi görünüyor. İleride önemli konumlara gelebilir” dedim.

     Aradan 22 yıl geçti. Enis Bey, o günden beri Hürriyet çatısı altında görev yapıyor.

     Enis Berberoğlu’nun bugün geldiği yer, benim yanılmadığımı gösterdi. Bu bakımdan memnunum. Başarılarının devamını diliyorum.”

                                            ***

     Enis Berberoğlu’nun bugün geldiği yer, Hürriyet’in Genel Yayın Müdürlüğü…

     Siz şu kadere bakınız ki, Enis Bey, 22 yıl önce aynı koltukta oturan ve o zaman kendisini işe alan Rahmi Turan’a bugün yol vermek zorunda kalıyor.

     Bir baskı olmasa, Enis Bey böyle bir şey yapar mıydı?

     Kendisini tanımadığım için bilemem ama… Herhalde yapmazdı…

                                           ***

     Rahmi Bey, bir müjde de veriyor… “Özgür olmanın rahatlığı” da ondan… Diyor ki:

     “(….) tekdüze tempodan sıkıldım. Yeni ufuklara yelken açma zamanı geldi.

     Bugüne kadar yüksek tirajlı 6 gazete çıkardım. Küçük çaplı 3 gazetem daha var. Onları da sayarsam toplam 9 gazete eder.

     Hepsi de başarı kazandı.

     Bir gazete daha çıkartmam şart oldu.

     Sonuncu gazetemi de yayın hayatına soktuktan sonra bu mesleğe veda edeceğim.

     Önümüzdeki yaz ayları hazırlıkla geçecek. Makineler kuruluyor.

     Sonbaharda yen i bir gazetede buluşmak üzere ‘Allahaısmarladık’ diyorum” (Hürriyet, 2 Nisan 2012)

                                          ***

     Rahmi Turan gazete çıkarma şampiyonudur.

     Çıkardığı hemen her gazeteyi de uzun süreler yaşatan ve en yüksek tirajlara ulaştıran bir şampiyondur.

     Böyle bir gazeteci-yazarın veda yazısını okuyunca bir tuhaf oldum.

     Adı “Hürriyet” olan gazetenin, Rahmi Turan’ın yıllar önce işe aldığı genel yayın müdürü tarafından, neredeyse bütün “hürriyet”leri gasp eden bir iktidara kurban verilmesi, doğrusu içimi acıttı.

     Rahmi Turan’ın veda yazısında yeni bir gazete çıkaracağını bildirmesi ise tek tesellim oldu.

                                         ***

     İnanıyorum ki, yaratıcı, ilkeli, başarılı, muhalif halk gazeteciliğinin mimarı olan Rahmi Turan’ın yeni gazetesi de yine en ön saflardaki yerini alacaktır.

Rahmi Turan, yaratıcı, üretken ve yeni istihdam yaratan nadir bir gazetecidir.

Birçok gazetecide onun emeği vardır. Beni de yıllar önce işe alan biri olduğu için çok iyi biliyorum…

İnanıyorum ki, Türk basınının büyük ustası Rahmi Turan, yeni gazetesiyle birlikte yine kendisinden söz ettirecektir.

Türkiye ne kadar otoriterleşirse otoriterleşsin, kimse medyayı ilânihaye baskı altında tutmayı başaramayacaktır!

“Keser döner, sap döner… Gün gelir hesap döner” meselesi…

Keser de, sap da, önünde sonunda, bir gün tersine dönecektir.”

 



Sayfa Adresi: http://www.turktime.com/yazar/keser-doner-sap-doner-gun-gelir-hesap-doner/3256