E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
29 Mayıs 2014 Perşembe

                 10 Ağustos 2014!
                Türkiye’nin kader seçimi…
                 O gün sadece bir cumhurbaşkanı seçilmeyecek,  aynı zamanda 2007 referandumu ile yasal zeminde zımnen geçtiğimiz yarı başkanlık sistemine, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi ile birlikte artık fiilen de geçmiş olacağız.
                 Bu zımni sistem değişikliğinin henüz farkında olmamamızın sebebi ise, meclis tarafından seçilen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığı süresinin halen devam ediyor olmasıdır. İşte bu nedenle sistemdeki asıl garabet Ağustos 2014 seçimlerinden sonra ortaya çıkacaktır.
                 Şöyle ki bu sistemle birlikte ilk kez halktan % 50+1 oy alarak seçilen cumhurbaşkanı, bir taraftan siyaseten en güçlü ancak sorumsuz olurken,  başbakan ise anayasal olarak geniş yetkilere sahip ancak sorumlu olacaktır. Bu durumun er ya da geç dengeleri alt-üst edeceğini, cumhurbaşkanı ile başbakan arasında, ciddi bir yetki tartışması ve ihtilafa sebep olacağını öngörmek eminim hiç de zor değildir
                 Özellikle 1982 Anayasası gereği geniş yetkilerle donatılmış olan cumhurbaşkanının, seçimlerde hükümetten daha fazla oy alması halinde bu durumun onu doğal olarak daha da güçlendireceğini ve netice de cumhurbaşkanı ile başbakan arasında yetki krizi yaşanacağını öngörmek için müneccim olmaya gerek yoktur. Kaldı ki Başbakan Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olması halinde “Protokol cumhurbaşkanı değil, terleyen, koşan, koşturan başkan olacağını” söylemesi ilerleyen günlerde yetki krizi yaşanacağının sinyallerini ise daha şimdiden vermektedir.
               Bu sistemde bilhassa cumhurbaşkanıyla, başbakanın karşıt siyasal eğilimlere sahip olmaları halinde, siyasi kriz çıkma ve kilitlenme ihtimali bir hayli yüksektir. Nitekim Fransa gibi bir ülkede dahi, iki defa böyle krizler yaşanmış ancak başkanların kendilerini ikinci plana çekme büyüklüğünü göstermeleri ve ülkede var olan uzlaşı kültürü sayesinde, ciddi boyutlara ulaşmadan atlatılabilmiştir. Ancak bizim gibi uzlaşı ve demokrasi kültürü fazla gelişmemiş bir ülkede, bu tarz kilitlenmelerin çözümünü tamamen cumhurbaşkanı ya da başbakanın inisiyatifine bırakmak gibi bir tehlike nasıl göze alınabilir?
                Ayrıca tıpkı Başbakan Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda olacağı gibi, cumhurbaşkanı ve hükümetin aynı siyasi yelpazede olmaları halinde, bu kez de sistemin tamamen otoriterliğe dönüşmesi ihtimali kuvvetle muhtemeldir.
                  Görüldüğü üzere iktidarın tartışmaya açtığı başkanlık sistemine geçme tartışmaları içinde, “atı alan Üsküdar’ı geçmiş” ve 2007 yılında yapılan anayasa değişikliği ile kimsenin ruhu bile duymadan yarı başkanlık sistemine geçilmiştir.
               Aslında kuvvetler ayrılığından rahatsızlığını pek çok durumda dile getiren iktidar için sert kuvvetler ayrılığı getiren başkanlık sistemi, amaçlarını gerçekleştirme konusunda pek de uygun bir seçenek değildir. Herhalde buradaki temel amaç, tabiri caizse “ölümü gösterip, sıtmaya razı etmektir.” Çünkü pek çok kişinin başkanlık sistemine göre daha makul bir sistem olarak gördüğü yarı başkanlık sistemi, başkanla meclis çoğunluğunun aynı siyasi eğilimde olmaları halinde zaten başkanlık sistemine dönüşecektir. O zaman takdir edersiniz ki;  Başbakan Erdoğan köşke çıktığı zaman otomatik olarak yarı başkanlık sistemi de, başkanlık sistemine dönüşecek ve sistemdeki tıkanıklığı gidermek için anayasa değişikliğine gitmek zarureti ortaya çıkacaktır. Böylece iktidar da istediği amaca yeni bir anayasa yapmadan kolayca kavuşmuş olacaktır.                        
                 Bu çerçevede esas sorumluluk muhalefet partilerine düşmektedir. Cumhuriyet’in kazanımlarına sahip çıkmak isteyen, ülkenin yavaş yavaş baskı rejimine dönüşmesinden endişe duyan tüm siyasi partilerin, STK’ların Atatürk ilke ve inkılaplarından taviz vermeyecek ortak bir aday üzerinde anlaşmaları, demokrasi geleceğimiz açısından son derece elzemdir.   Ülkemizin ve halkımızın çıkarları bu ittifakı zaruri kılmaktadır. Atatürk’ün deyişiyle “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır.”         
             Hatta ve hatta 1931’de yine Atatürk tarafından söylenen “İçeriden ve dışarıdan gelecek tehlikelere karşı Milliyetçi ve Cumhuriyetçi kuvvetleri (halk kesimlerini)  bir noktada toplamak lazım” sözü de son derece öngörülü olan Atatürk tarafından belki de bugünlere kılavuzluk etmesi, yol göstermesi için söylenmiştir.  (Mehmet Önder, Atatürk’ün Yurt Gezileri, İş Bankası Kültür Yayınları Atatürk dizisi 23 , s 19)
               Bu seçimin Türkiye için ne denli önemli olduğu ve sonuçlarının nelere yol açacağı siyasi partilerce her platformda dile getirilirken, hangi gerekçeyle olursa olsun herkesi kucaklayacak ortak bir aday üzerinde anlaşılamamasının hiçbir izahı mümkün değildir
              Dolayısıyla,  Ağustos 2014 seçiminde vereceğimiz her bir oyla ya cumhuriyetin kazanımlarına, laik demokratik hukuk devletine sahip çıkarak ülkemiz üzerinde oynanan oyunları bozacağımızı ya da belki neye sebep olduğumuzu dahi tam olarak anlamadan Türkiye’nin tamamen bir dikta rejimine dönüşmesine katkı sağlayacağımızı unutmayalım!
 

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 22392 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
5/20/2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
5/7/2014
Süper Yetkili MİT!
4/20/2014
Seçim Oyunları
4/7/2014
Sandık Demokrasisi
3/25/2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
3/17/2014
Can Çekişen Demokrasi
3/5/2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
2/24/2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
2/11/2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
2/3/2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
1/21/2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
1/13/2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
1/3/2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
12/24/2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
12/18/2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
12/11/2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
12/2/2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
11/20/2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
11/12/2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
11/5/2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
10/28/2013
Toplum Vicdanında Balyoz
10/19/2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
10/3/2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
9/26/2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
9/19/2013
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 12 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 24 Haziran 2014 Salı 11:44

Sayın yazar,bilgilendirici çok özet ve net bir yazı.Farkındalıklarımızın arttırılmasına çok ihtiyaç duyduğumuz şu dönemde hakkınız ödenmez.Toplumda sizin gibi aydın ve cesur insanların artması dileği ile...

Yorumu oyla      2      0  
Misafir 6 Haziran 2014 Cuma 17:26

14:29; Böyle yorumları okuyunca, Aziz Nesin'e hak vermemek mümkün değil. Seçim sonuçlarını görünce de Aysun Kayacı'ya hak vermemek haksızlık olur. ŞMK

Yorumu oyla      6      1  
Misafir 6 Haziran 2014 Cuma 14:29

Arkadaşlar burası Türkiye Cumhuriyeti. Çoğunlukçu Demokrasi var.Çoğunluğun istediği bu. Tabi çıkıpta bir önceki seçimlerde halk yanlış yapmıştır seçimler iptal edilmeli diyen milletvekiliniz,ayrıca kendi döneminde türk milletinin %60'ı aptal diyen şaaaaairleriniz varken sizlerin böyle yorum yapmanız gayet doğal.Tebrik ediyor ve görevinizde başarılar diliyorum.

Yorumu oyla      0      4  
Misafir 5 Haziran 2014 Perşembe 19:31

Sayın editör, 'bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR' uyarısına rağmen, yayımlanan yorum olabiliyorsa, ben de o yorumu yapana 'hau ab' diyorum! ŞMK

Yorumu oyla      4      0  
Misafir 5 Haziran 2014 Perşembe 10:12

go home

Yorumu oyla      0      7  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
En etkili transferleri hangi takım yaptı



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
ygs
ölüm haberi
Tehdit
ygs puan hesaplama
A) Milli Futbol Takımı
Çanakkale Savaşı
ismail kartal
anap
İddia