E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Rahmi Turan

Yeni Bir Mustafa Kemal Nereden Bulacağız?
23 Kasım 2011 Çarşamba

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Salı günü AKP Meclis Grubu’nda, gözlerinden öfke saçarak konuşuyor, gürleyen sesiyle CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu suçluyordu:

     “Dersim konusunda özür dileyecek biri varsa o da sensin! Dersim ile yüzleşmelisin!”

     Başbakan, dişine göre bulduğu Kılıçdaroğlu’nu yerden yere vuruyordu.

     Oysa Kılıçdaroğlu, Dersim olaylarının patlak verdiği yıllarda daha doğmamıştı bile…

     …Ve bugünkü CHP’nin, tek parti olarak iktidarda olan o günkü CHP ile isminden başka bir benzerliği yoktu. (Kim ne derse desin bence, bugünkü CHP’nin, Atatürk’ün kurduğu CHP ile ilgisi yoktur!)

     Başbakan, CHP’yi karalamak için Kılıçdaroğlu’na yükleniyor, ancak dolaylı olarak o dönemin Cumhurbaşkanı olan Mustafa Kemal Atatürk ile olaylar sırasında Başbakanlık görevinde bulunan İsmet İnönü ve Celâl Bayar’ı eleştiriyordu.

     O yıllar tek parti dönemiydi ve Dersim operasyonları bir devlet politikasıydı.

     Ülkenin bölünmemesi için, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti emretmiş ve bugün adı Tunceli olan Dersim’de, isyan eden aşiretlere karşı 3 ayrı askerî harekât yapılmıştı.

                                                   ***

     1937 yılındaki Birinci Dersim Harekâtı’nda o dönemin Başbakanı İsmet İnönü’nün imzası bulunuyordu.

      1938’in Ocak ayında başlayan İkinci Dersim Harekâtı ile aynı yılın Ağustos ayında yapılan Üçüncü Dersim Harekâtı’nda, o tarihte Başbakan olan Celâl Bayar’ın imzası vardı.

      Bugün aynı devlet devam ediyor ve şimdiki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan.

      Devlet arşivleri onun elinde...

      O halde, bazı çevreler tarafından “Katliam” olarak nitelendirilen harekâtların hesabını devleti temsil eden Başbakan vermelidir. Çünkü devam eden devleti temsil eden, muhalefetin başı Kılıçdaroğlu değil, hükümetin başı Tayyip Erdoğan’dır.

      Bunu geçelim…

                                                    ***

      Gelelim Seyit Rıza’nın Dersim İsyanı’na…

      Dersim harekâtları, bölgede devlete karşı başlayan ayaklanma sonucu yapılmıştı.

      Her isyan gibi, sonucu kanlı oldu.

      Bu, kitaplar dolduracak, romanlara konu olacak kadar büyük bir olaydır ve binlerce insan ölmüştür.

      Ancak…

      Hangi isyan kansız bastırılmış ki?

      Dersim’de devlet hâkimiyetini sağlamak için Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen harekâtlarla isyancılar yenilmiş, ayaklanmanın elebaşısı olan Seyit Rıza ile birlikte 11 kişi, yargılanarak idam edilmişti…

                                                    ***

      Türk Silahlı Kuvvetleri’nin görevi nedir?

      Elbette ki, her türlü düşmana, her türlü isyancıya karşı yurdu savunmak?

      Dersim isyanında ordu görevini yaptı.

      O gün isyanları başarıyla önleyen askeri birliklerimiz bugün isyan halinde olan PKK’lı teröristlerle boğuşuyor.

      Ancak arada önemli bir fark var.

      O gün ordunun arkasında büyük bir siyasî destek vardı.

      Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Celâl Bayar gibi isimler Türk Silahlı Kuvvetleri’ne büyük moral gücü veriyordu.

      Bugün ise aynı desteğin olmadığı görülüyor.

      Hapse atılan generaller, amiraller, albaylar ve diğer subay ve astsubaylar nedeniyle ordunun yıprandığı görülüyor. 

      Peki, maneviyatı sarsılan, morali bozulan bir ordu bu görevi nasıl yapar, nasıl savaşır, yurdu nasıl korur?

                                                ***

      Zaman zaman Güneydoğu’da görev yapan subaylarımızdan mektuplar alıyorum. İfadelerinde bir bıkkınlık seziliyor. Bulundukları zor şartları anlatırken, fazla şikâyet etmiyorlar ama ülkede yaşanan olayların morallerini etkilediğini de saklamıyorlar.

      Eski olayları tekrar tekrar gündeme getirerek, halk arasında ayrılık tohumları ekip, insanlarımızı birbirine düşürmeye çalışanlar Türkiye’nin bütünlüğünü dinamitliyor!

      Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımızın olduğu şu dönemde, yapay gündemlerle ortalığı bulandırmak isteyenlere fırsat vermemek gerekiyor.

                                                ***

      Finlandiya 1917 yılında bağımsızlığını kazandığında çok fakir ve geri bir kuzey ülkesiydi. Ünlü filozof Profesör Snelman ve arkadaşları Fin halkına sürekli eğitim verdi. Finlandiya bugünkü refah düzeyine onların bu çalışmaları sayesinde ulaştı.

      Prof. Snelman’ın verdiği şu örnek, Türkiye’de de tüm kulaklara küpe olmalıdır:

      “Küçük kenevir liflerini alıp ince iplikler örerler. Sonra bu ipliklerden birkaç tanesini birlikte büküp kalın ipler yaparlar. Birkaç kalın ipi büküp halat haline getirirler. Ve bu halatlar kocaman okyanus gemilerini rıhtımlara bağlayacak kadar sağlam olur. Biz de dağınık iyi niyetlerimizi bir araya getirip birleşmek zorundayız. Bu şekilde halkımızın aydınlanmasını sağlayabiliriz.”

                                               ***

      Tüm dünya toplumları güçlük ve yoksulluk dolu dönemlerden geçmiş, ancak iyi eğitimin, birlik ve beraberliğin önemini kavrayan uluslar fukaralıktan kurtulmuş, ekonomik, politik ve kültürel bakımlardan gelişerek dünyada sözü geçen devletleri yaratmışlardır.

      Biz ise ne yapıyoruz? Atatürk gibi muhteşem bir devlet adamının bize emanet ettiği bu ülkeyi güçsüzleştirmek için birbirimizi yiyip duruyor, toplumu karşıt düşünceler yumağına çeviriyoruz.

      Toplum olarak bu gidişe “Dur” diyemezsek, 91 yıl önceki gibi “Bir Kurtuluş Savaşı” daha yapmak zorunda kalacağız. Kalacağız ama yeni bir Mustafa Kemal nereden bulacağız?

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 37140 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yaşayan Bir Tarih!
11/16/2011
İyileri cezalandırıp, kötüleri ödüllendiriyorlar!
11/9/2011
Kalplerimizde sevgi kalmadı!
11/2/2011
Cumhuriyet’i hangi yüzle kutlayacağız?
10/26/2011
Atatürk’ün Kürt politikası
10/19/2011
200 yılda 49 Kürt isyanı oldu!
10/12/2011
Yazık bu milletin yarısına!
10/5/2011
Anasını sattılar!
9/28/2011
İtfaiye ile Ateş Arasında Tarafsız Kalınır mı?
9/21/2011
Bir Göz Ağlarken, Öbür Göz Gülemez!
9/14/2011
Bunlar Çok Usta Berber!
9/8/2011
Şehit Babasının Mektubu!
8/31/2011
Fenerbahçe'nin Dramı
8/28/2011
Dost Görünen Bazen En Büyük Düşmandır!
8/25/2011
Onlar Vursun, Devlet Sussun, Öyle mi?
8/22/2011
Ya Yok Edeceksin, Ya Yok Olacaksın!
8/19/2011
Ateşi Söndürmek Bize mi Kaldı?
8/17/2011
6 Büyük Gazete Çıkarttım
8/15/2011
Geliyor...
8/13/2011
YORUMLAR
Toplam 37 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen 1 yorum var.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 30 Kasım 2011 Çarşamba 00:31

Niye bulacagiz...??? nüfusumuza tirpanmi gerekiyor!

Yorumu oyla      0      3  
Misafir 29 Kasım 2011 Salı 09:20

Anlaşılan "Nutuk"un "neden 1919 ile başladığı" hakkında bilgisi olan babayiğit bir tarihçimiz (doğal olarak!) yok. Daha kolayını soralım, Bizim hakkımızda karar verildiği tarih olan, 5 Ocak 1918 İngiltere'de L. George, 8 Ocak 1918 ABD'de başkan Wilson tarafından seslendirilen yeni dünya düzenini(bizim konumumuzu) kim açıklayacak? Ve neden Yunanlılar'a işgal edilmiş bir ülkede, Atatürk'ün Samsun'a gönderildiği, 19 Mayıs 1919'dan dört gün önce İzmir'i (Ülkeyi tekrar) işgal ettirdiler?(Canmehmet)

Yorumu oyla      1      3  
Misafir 27 Kasım 2011 Pazar 12:00

Bu toplum Mustafa Kemalini bulmu$. Bize bunlardan daha iyisi lazim.

Yorumu oyla      2      2  
Misafir 26 Kasım 2011 Cumartesi 10:51

Sayın Rahmi Turan, bana göre Türkiye'nin dolayısıyla Türk basınının sizin yönetiminizdeki cesur bir gazeteye ihtiyacı var.

Yorumu oyla      15      3  
Misafir 26 Kasım 2011 Cumartesi 00:48

Rahmi Turan Bey, HICRI YIL BASINIZI kutlarim:)

Yorumu oyla      3      5  
chp, banner, yerel seçim, 31 Mart,
tusas, banner, reklam,
Aydın belediyesi, Arapapıştı kanyonu,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Yerel seçimlerde hangi parti sürprize imza atar



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
abd
İstanbul
Gençlerbirliği
fransa
Chelsea
Volero
Netanyahu
Bütçe
Fatih Erbakan