E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
14 Ağustos 2013 Çarşamba

Ergenekon davasında verilen hükümler  , her ne kadar beklenen bir sonuç olsa da, 9 ağırlaştırılmış müebbet, 10 müebbet, 90 yıl, 99 yıl, 117 yıl gibi ağır hapis  cezaları, yine de kamu vicdanını derinden sızlatmıştır.

 

Özellikle Başbakanın Siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ın bu davanın “Cumhuriyet tarihinin en büyük hesaplaşması” olduğuna ilişkin açıklaması,    iktidar cephesinin  bu davaya nasıl baktığını göstermesi açısından  son derece önemlidir.

 

Aslında hesaplaşma tabiri,  böylesi bir hukuki süreci değerlendirmek için kullanılabilecek en tehlikeli  kelime olduğu gibi, iktidarın toplumu kutuplaştırma, ötekileştirme politikasının geldiği  son noktayı görmek açısından da, bir o kadar  çarpıcıdır.

 

Halbuki siyasi partiler ancak sandıkta hesaplaşır, mahkemede değil. Bilindiği üzere Silivri mahkemeleri de  sandık değildir. Çağdaş devlet anlayışında siyaset hukuka değil, hukuk siyasete egemen olmalıdır. Ancak ne yazık ki iktidarın bu açıklaması  ile siyaset hukuka egemen kılınmıştır.

 

Yine bir zamanlar Başbakan Erdoğan’ın, Ergenekon’u kastederek “Ben bu davanın savcısıyım” demesi de bir başka vahim açıklama olarak halen hafızalardadır. Yürütmenin başı olan Başbakanın, hangi amaçla söylerse söylesin kendisini yargı makamı yerine koyması, hiçbir demokrasi anlayışıyla bağdaşmayacağı gibi, kuvvetler ayrılığı ilkesine de  ters düşen bir durumdur.

 

Dolayısıyla, mahkemeler hesaplaşmanın değil, adaletin tecelli etmesi gereken  makamlar olduğuna göre, iktidar yetkililerinin bu açıklamalarından sonra, Ergenekon kararlarını normal bir yargı kararı olarak görmek, taktir edileceği üzere  oldukça zordur.

 

                                                     ***

Ergenekon ana davasında yargılanan 274 sanık arasında; Danıştay cinayeti ve Cumhuriyet Gazetesinin bombalanması olayına karışmış teröristler, yazarlar, gazeteciler, bilim adamları, askerler vardır. Bu kadar farklı düşüncede ve meslek grubunda olan ve büyük bir kısmı birbirini hiç tanımayan sanıkların nasıl olup da aynı terör örgütü üyesi olduklarını anlayabilmemiz, herhalde ancak gerekçeli karar açıklandıktan sonra mümkün olabilecektir.

 

Yine aynı şekilde Türkiye Cumhuriyeti’nin 26. Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ, terör örgütü yöneticisi olmaktan, iktidarı devirmeye teşebbüsten müebbet hapis cezası alırken, yüzlerce Mehmetçiğin ve masum vatandaşın canını alan, PKK’nın ikinci adamı Şemdin Sakık’ın hangi amaçla  bu davanın gizli tanığı olduğunu, yine gerekçeli karar açıklanmadan öğrenmemiz mümkün olmayacaktır...

 

Bu davayla ilgili  iddianamenin oluşturuluş biçimine, diğer gizli tanıklara, savunma hakkına, aleniyet ilkesini ihlal eden karar duruşmasında alınan olağanüstü tedbirlere, azami sınırdan verilen fahiş cezalara… hiç değinmiyorum bile. 

Ancak unutulmamalıdır ki; bir kararın  tek başına şeklen yasalara uygun olması, o kararı hukuka uygun hale getirmez. Başka bir deyişle her yasal olan hukuka uygun olacak diye bir kaide yoktur.

 

Gerçi, gerekçeli kararlar açıklandıktan sonra bu konu ile ilgili yapacağımız değerlendirmeler, çok daha yerinde ve  sağlıklı olacaktır.

 

Ne var ki Times(İngiltere)’da Ergenekon kararları ile ilgili olarak ; “Erdoğan’ın düşmanları cezalandırıldı ve  islami eğilimli Türk hükümetinin, ülkenin laik tabakasını tasfiye etme girişimi olarak  görülen davada onlarca siyasetçi, emekli asker ve gazeteci hapis cezası aldı.” haberine yer verilmesi de   özellikle dış basında Ergenekon kararlarının nasıl yorumlandığının   anlaşılması açısından oldukça önemlidir.

 

                                             ***

İktidarın  olası  darbe korkusu Ergenekon ve Balyoz davalarının sonuçlanması ve  son olarak Yüksek Askeri Şura kararlarıyla  şimdilik noktalanmıştır. 

 

Geçtiğimiz haftalarda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta kademesi, Yüksek Askerî Şûra’nın ardından yeniden şekillenmiş ve  alınan kararlar, bundan sonra şûrada artık teamüllerin değil, sivil iradenin hakim olacağını açıkça göstermiştir. Şöyle ki;

 

Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na, kıdemi gereği Jandarma Komutanı Bekir Kalyoncu’nun  getirilmesi gerekirken, basında Başbakanın Kalyoncu’ya pek sıcak bakmadığı haberlerinin de yayılması üzerine, Kalyoncu’nun emeklilik kararı çıkmıştır.  Bunun üzerine yine teamüller gereği; Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na gelmesi gereken, sıradaki iki kara orgeneralinin de   önü kesilerek  bu sıralar atlanmış ve neticede, iki yıl sonra Genel Kurmay Başkanı olacak Orgeneral  Hulusi Akar Kara Kuvvetleri Komutanlığına atanmıştır.

 

Halbuki  asker, liyakat çerçevesinde görev yapar. İktidarın beğendiği askeri atayacağı, beğenmediğini ise emekliye sevk edeceği bir durum, ordunun  içine siyasetin  girmesine neden olur.

 

Ancak ne yazık ki son Yüksek Askeri Şura(YAŞ) kararları, bundan sonra  askerin  liyakat ve teamüller gereği değil de, iktidarın tercihleri doğrultusunda atanacağını tüm çıplaklığıyla  gözler önüne sermiştir.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 14302 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 14 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 19 Ağustos 2013 Pazartesi 22:46

Sayın yazar, sizin de yazdığınız gibi artık siyaset hukuka egemen olmuştur. Sanırım sözün bittiği yerdeyiz. Artık diktatörlükle yönetildiğimizi kabul edelim! İktidar ne derse o! Hesaplaşmanın asıl rejime karşı olduğunu, dünya basınından açık ve net olarak görebilmekteyiz.Keşke amaç sadece kişisel hesaplaşma olsa ki o buzdağının görünen kısmı, maalesef onu dahi göremeyen bir toplumuz! ŞMK

Yorumu oyla      8      1  
Misafir 19 Ağustos 2013 Pazartesi 21:30

Tespitlerinize katilacagim lakin,aklimi peynir ekmekle daha yemedim ! Türkiyenin bazilarina nVATAN bazilarina ZINDAN oldugu yillari ne cabuk unuttunuz ? Ülkemizin ekonpmik kalkinmasinla birlikte demokratik kalkinma yaptigini icinize sindirin artik.Sadece beyaz Türklere has demokrasi devri kapanmis HERKESE DEMOKRASI devri baslamistir.Alisalim artik yani.A.Battal

Yorumu oyla      0      8  
Misafir 19 Ağustos 2013 Pazartesi 14:09

Sibel Hanım çok yerinde ve doğru tespitleriniz var.Komutanlarımız ve aydınlarımız haklarında verilen hükümleri hak etmediler.Ama ben ilahi adalete inanıyorum.Keser döner sap döner,gün olur hesap döner.Gün gelecek hak yerini bulacaktır.LAL

Yorumu oyla      6      1  
Misafir 16 Ağustos 2013 Cuma 21:56

ya müebbet hapis veren?bu Acemi Hakimler,sanki Afkanistan'dan geldiler felaket.?

Yorumu oyla      1      1  
Misafir 16 Ağustos 2013 Cuma 17:19

SYN Pinar S yav güldürüryorsunuz beni halbuki gündemde ciddi konular var.Bilmiyorumbaskne tür yazar ve medyaitakip ediyorsunujz,biraz ara verseniz iyi olur tamamiyla bu okudugunuz ve gördüklerinizin tesiri altinda kalmissiniz.Bakiniz insan denen canli hersey den etkilenir,bazen yanilislari dogru bazende dogrulari yanlis olarak algiliyabilir.Lütfen insanlain fikirlerinle alay etmeyin,herkes sizin gibi olmak zorunda degil.Ülkemdeki gelismeleri sagir Sultan duyuyor da siz üc maymunu oynuyorsunuz AB

Yorumu oyla      0      9  
Rahmi Turan, Memleketim,
İnternet oku, Turktime, medya,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
ABD ve Rusya ile yapılan Güvenli Bölge mütabakatları Türkiye'ye fayda sağlar mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
Club Brugge
Çankaya Köşkü
haberler
kardeş
uzaktan çalışma
Kocan Kadar Konuş
FED
İtalya
anap