E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
4 Temmuz 2014 Cuma

Poulantzas’ın  ifade ettiği gibi diktatörlük,  “sakin bir gökyüzünde birden bire kopan bir sağanak gibi değil”, bir sürecin sonucunda ve topluma yavaş yavaş nüfuz ederek toplumu ve kurumları sessizce sindirerek, dönüştürerek   ortaya çıkar.
               2011 Genel Seçimleri sonrasında “Yeni Anayasa” süreci başlamış ve yeni bir anayasa hazırlamak için  “Anayasa Uzlaşma Komisyonu” kurulmuştu. Ancak AKP’nin parlamenter sistem yerine “Başkanlık sistemini” dayatması nedeniyle komisyon çalışmaları sona ermiş, dolayısıyla iktidar hedefine ulaşamamıştı.
                Ancak hedefe ulaşmanın ve diğer partileri anayasayı değiştirmek zorunda bırakmanın başka türlü yolları da vardı.  İşte 1982 Anayasası’nın yarattığı sorumsuz ama güçlü cumhurbaşkanı modeline, 2007 Anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesi de eklenince, iktidar kitlendiği hedefe, bu kez de süreci tersine çevirerek ulaşmaya çalıştı. Öyle ki bu değişiklikle birlikte, cumhurbaşkanı ile başbakan arasında ister istemez iki başlılık ortaya çıkacak, sistem tıkanacak ve neticede diğer partiler bu tıkanıklığı gidermek adına, başkanlık sistemine uygun anayasal değişiklere kerhen de olsa rıza göstermek zorunda kalacaklardı.  Böylece dönüşümün son ayağı da gerçekleşmiş olacaktı.  
               Çünkü bir tarafta halkın seçtiği sorumlu Başbakan,  diğer tarafta yine halkın seçtiği, fakat sorumluluğu olmayan Cumhurbaşkanı, birçok sakıncayı, ihtilafı ve Anayasaya aykırılığı gündeme taşıyacaktı. Başka bir deyişle,  Anayasa Uzlaşma Komisyonunun başaramadığı sonuca, dolaylı yoldan yaratılan ucube bir sistemin ortaya çıkaracağı sorunları çözmek adına,   zoraki ulaşılmış olacaktı.
             Bu nedenle 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçiminin sadece iki isimden birini tercih etmekten ibaret alelade bir seçim olmadığını, aksine bu seçimin Türkiye’nin kaderini değiştirecek bir siyasal sistem ve rejim tercihi olduğunu herkesin bilmesi gerekmektedir.  Aksi halde “Atı alan Üsküdar’ geçecek” ve Cumhuriyet’in tüm kazanımları tamamen elimizden kayıp giderken, diktatörlüğün kapıları da ardına kadar açılmış olacaktır.         
             Zaten Başbakan Erdoğan’da adaylık konuşmasında “Bizim için cumhurbaşkanlığı makamına çıktığımız zaman orası bir dinlenme makamı asla olamaz, olmayacaktır” derken artık bu makamın sembolik olmaktan ziyade,  icracı bir makam olacağını açıkça ifade etmiştir. Böylesi bir durum ise en başta parlamenter sistem açısından sorunludur. Hâlbuki mevcut anayasa gereğince, seçilen cumhurbaşkanına anayasada yazılı olmayan bu tarz yetkiler verilmesi mümkün değildir. Anayasa'yla çizilmiş olan çerçeve, parlamenter sistemdir ve bu sistemde ülkeyi Cumhurbaşkanı değil, Başbakan yönetir. Dolayısıyla şayet Başbakan Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilir de,  Başbakanın bazı görevlerini üstlenmeye kalkışırsa Anayasa'ya açıkça aykırı hareket etmiş olacaktır.  Bu nedenle Başbakan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde,  ilk iş olarak bir anayasa değişikliği ile rejim değişikliğine gideceği,  son derece aşikardır. 
                                                          ***
                Başbakan Erdoğan her ne kadar adaylık konuşması esnasında “herkesin Cumhurbaşkanı” olacağını söylese de, ne yazık ki buradaki herkes kavramına, sadece kendi gibi düşünen ve kendisini destekleyen % 50’nin girdiğini tahmin etmek eminim hiç de zor olmayacaktır. Gerçi son yerel seçimlerde bu oran % 43’lere kadar gerilemiştir.
                CHP ve MHP’nin toplam oy oranlarının da yüzde 43 civarında olduğu ve ayrıca DP, DSP ve BTP’nin de İhsanoğlu’nu destekleyecekleri düşünülecek olursa, bu seçimde çatı aday Ekmeleddin İhsanoğlu,  Başbakan Erdoğan’ı zorlayacak gibi görünmektedir. Tabi bunda Sayın İhsanoğlu’nun, bu seçimin bir iktidar mücadelesinden ziyade,  fiili başkanlık dayatması ile parlamenter rejim istikrarı arasında bir tercih seçimi olacağı, seçildiği taktirde cumhuriyetin tüm kazanımlarıyla,  hukuk devletine sahip çıkacağı gibi konularda seçmenlerini ikna edebilmesindeki payının da oldukça büyük olduğu açıktır.
              Ayrıca yine bu seçimde  CHP-MHP seçmeninin firesiz sandığa gidip gitmemesi hususu da  seçim sonuçlarını etkileyecektir.
            Kaldı ki adaylar arasında hiç birinin kendinizi temsil etmediğini düşünüyor olabilirsiniz! Ancak bu seçimin bir iktidar mücadelesi olmadığını bilir ve bu seçimde kişilere değil, rejime, cumhuriyetin değerlerine,  tek adam iktidarına son vermek amacıyla oy verdiğinizi düşünerek sandığa giderseniz,  ülkemizin oldukça hasarlı olan demokrasisinin yeniden inşasında bir tuğla da siz koymuş olursunuz.
                                                      ***
               Bu seçimin bir diğer ilginç özelliği de, seçim kampanyalarının eşit şartlar altında yürütülmeyecek olmasıdır. Her şeyden evvel Başbakan Erdoğan’ın makamının gücünü kullanarak kampanyayı yürütecek olması,  etik olmadığı gibi, adil de değildir.
            Bir tarafta Başbakan Erdoğan, devletin uçağını, helikopterini kullanıp, milyonlarca lira harcayarak  gösterişli mitingler yaparken,  diğer tarafta ise  Ekmeleddin İhsanoğlu, sade bir kampanya yürütecektir. Yapılan planlamaya göre Sayın İhsanoğlu  81 ilden ancak 50-55’ine gidebilecek, gittiği illerde ise  miting değil, sadece salon toplantıları yapabilecektir.  Yine bir tarafta,  ülkenin bütün televizyonları canlı yayında Başbakan Erdoğan’a yer verirken,  öteki tarafta Sayın İhsanoğlu, ancak beş- on dakikalık yayınlarla yetinecektir.
            Bu nedenle en azından etik olarak bu seçim kampanyaları sırasında Başbakan Erdoğan’ın makamının imkânlarından,  mümkün olduğu ölçüde faydalanmaması seçimin eşit ve adil şartlarda sürdürülmesi açısından son derece önemlidir. Gerçi her ne kadar kendi hazırladıkları kanunlar buna hukuken izin verse de, temel evrensel kurallar bunu zorunlu kılmaktadır. 

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 19833 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Dış Politikada Değişen Dengeler
6/18/2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
6/8/2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
5/29/2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
5/20/2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
5/7/2014
Süper Yetkili MİT!
4/20/2014
Seçim Oyunları
4/7/2014
Sandık Demokrasisi
3/25/2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
3/17/2014
Can Çekişen Demokrasi
3/5/2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
2/24/2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
2/11/2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
2/3/2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
1/21/2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
1/13/2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
1/3/2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
12/24/2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
12/18/2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
12/11/2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
12/2/2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
11/20/2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
11/12/2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
11/5/2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
10/28/2013
Toplum Vicdanında Balyoz
10/19/2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
10/3/2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
9/26/2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
9/19/2013
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 10 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 16 Temmuz 2014 Çarşamba 09:23

taraflı türktime niye yorumumu yayınlamadın. İşinize gelmedi demi. Bütün yorumlara bakınca zaten ne olduğunuz belli oluyor. Sizi tebrik ediyorum DURMAK YOK YOLA DEVAM habecilikte son nokta

Yorumu oyla      0      3  
Misafir 14 Temmuz 2014 Pazartesi 20:52

17:57;İlk defa cumhurbaşkanını kendin seçeceksin ama cumhuriyet tarihimiz boyunca meclis seçmiştir.İlk defa olacak birşeyi yıllardır olan seçim sistemiyle hangi somut verileri baz alarak kıyaslıyorsun?Askerden kastın kimler? Mesela Abdullah Gül'e ne diyorsun? A Ke Pe nin nasıl kazandığını anlatayım; nasıl ki savaş uçaklarımızın kumandası ABD de ise SEÇSİS bilgisayar programının kumandası ABD'de.Bak ben araştırmışım, sen de araştırırsan doğruyu bulacaksın. Biraz iyi niyet! ŞMK

Yorumu oyla      7      1  
Misafir 14 Temmuz 2014 Pazartesi 17:57

ŞMK sen önce bi bak bakalım AKP'nin ilk kazandığı seçime.Kim hangi imkanlarla bir seçim kazanmış öğren. Ondan sonrada cumhuriyet döneminden itibaren yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini incele. Ne kadar demokratikmiş öğren. Demokrasi olduğu için senin gibi asker severler hep kendi adamlarını getirmiş. Şİmdi otur cumhurbaşkanını kendin seçeceğin için sevin. Tabi sevinebilirsen

Yorumu oyla      0      2  
Misafir 12 Temmuz 2014 Cumartesi 21:56

13:43; Senin canın diktatörlükle yönetilmek istiyorsa, sen sıkma canını! Ben ve benim gibi Atatürkümüzün cumhuriyetiyle yönetilmeye devam etmek isteyenlerin tabii ki canı sıkılacak.Bahaneyi sizler üretirsiniz, bizler gerçekleri görüp söyleriz.Biz bütün imkanlarımızı bile kullansak Türkiye Cumhuriyetinin imkanlarına yetişebilir miyiz?Sen A Ke Pe'nin eşit şartlarda seçim alabileceğine inanıyor musun???Bu arada iyi dileklerde de bulunmuşsun, bravo!ŞMK

Yorumu oyla      4      0  
Misafir 12 Temmuz 2014 Cumartesi 13:43

C Ha Pe ve M Ha Pe bir araya gelinde seçim kampanyasına destek olun niye adamı yalnız bırakıyorsunuz aday göstermeyi biliyorsunuz demi. Sonrada kampanyada adaletsizlik var diyorsunuz. Yazık. Madem öyle bütün imkanlarınızı kullanın adama yardım edin. Tabi böyle adaletsiz görünen bir tablo çıkarmak zaten sizin amacınızdı. Mağlubiyetinize bahaneler oluşurmaya başladınız bile. Sn.Erdoğan yeni bir diktatörlük getiriyorsa canınızı sıkmayın O ölünce yerine siz geçmeye bakın :)

Yorumu oyla      0      5  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
En etkili transferleri hangi takım yaptı



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
yangın
Suudi Arabistan
Gurbangulı Berdimuhamedov
hollanda
nato
Vedat İnceefe
bodrum
A) Milli Futbol Takımı
Ahmet Kaya