E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Rahmi Turan

Vatan haini dedikleri “Şairin ölümü!”
22 Temmuz 2013 Pazartesi

     Bu yıl, büyük şairimiz Nazım Hikmet’in, 50’nci ölüm yılıdır.
       Yar
ım yüzyıl, hızlı bir tren gibi geçmiş...
61 ya
şında hayattan ayrılan Nazım, dünya çapındaki nadir sanatçılarımızdan biridir ama ne yazık ki biz onun kıymetini bilemedik, ezdik, korkuttuk, hain ilan edip Rusya’ya kaçırttık!
Ruslar onu el üstünde tuttu...
***
       E
şim Emel’le birlikte Moskova’ya yaptığımız bir gezide Nazım Hikmet’in mezarını ziyaret ettik, saygı duruşunda bulunduk,ona dualarımızı yolladık.
Büyük şair, temiz ve bakımlı olan ünlü Novodeviçimezarlığında yatıyordu ve mezar taşı siyah granittendi.
       On metre kadar gerisinde RuslarınPutin’den önceki efsanevi devlet başkanı BorisYeltsin’in mezarı vardı.
Sovyetler Birliği’nin uzaya gönderdiği ilk insan olanve millî kahraman ilan edilen KozmonotGagarin’in mezarı da aynı yerdeydi...
                                      ***
Rusya’nın millî kahramanlarının, devlet adamlarınınve en ünlü kişilerinin gömüldüğü özel bir mezarlıktır Novodeviçi...
Anton Çehov, Nikolai Gogol gibi büyük yazarlar, SergeiEisensteingibi dünya çapındaki sinema sanatçıları, AndreiTupolev, Sergeyİlyuşingibi efsanevi uçak tasarımcıları, NikitaKruşçev, AndreGromiko, YuriAndropovgibiünlü devlet adamları orada yatıyordu...
Nazım Hikmet
’i bu mezarlığa gömmeleri, Rusların ona verdiği değeri gösteriyor.
***
Nazım Hikmet’in şiirleri 50’den fazla dile çevrilmiş ve eserleri birçok ödül almıştır.
Nazım, siyasi inançları nedeniyle defalarca tutuklanmış ve hayatının 12 yılı hapiste geçmişti.
1950 yılında af yasasıyla cezaevinden çıkan Nazım Hikmet, bir yıl sonra, ağır baskılar ve ölüm tehditleri üzerine hayatından endişe ederek Türkiye’den kaçmış ve hayatının son 12 yılını Rusya’da geçirmişti...
      Türkiye’den kaçtıktan sonra vatandaşlıktan çıkarılan Nazım Hikmet, ölümünden 46 yıl sonra 2009 yılında, Bakanlar Kurulu kararıyla yeniden Türk vatandaşlığına alındı ve böylece itibarı iade edilmiş oldu.
Adım adım ölüme doğru...
Moskova’da Nazım Hikmet’in mezarını ziyaret ederken, onun son şiirleri aklıma geldi...
       Büyük şair, ölüme adım adım yaklaştığını hissetmişti sanki... Şiirlerinde sık sık ölümden bahsediyordu.
       3 Haziran 1963 günü sabah saat 6.30’da yatağından kalktı, merdivenlerden inip apartmanın kapısına yürüdü...
Vatan hasretiyle yorulan kalbi tekliyordu.
Tam o günkü gazetesine uzanırken zayıf kalbi, pili biten bir saat gibi sessizce duruverdi!
      Ölmeden kısa bir süre önce Rus eşi Vera’yayazdığı son şiiri şöyleydi:

“Gelsene dedi bana,
      Kalsana dedi bana,
      Gülsene dedi bana,
      Ölsene dedi bana..

      Geldim,
      Kaldım,
      Güldüm,
      Öldüm.”
                                 ***
Nazım Hikmet’in yazığı son şiirlerinin birçoğunda ölüm teması işlenir. Şair, ölüme adım adım nasıl yaklaştığını şöyle anlatır:

      Geliyor sıram,
      ansızın atlayacağım boşluğa,
      ne çürüyen etimden haberim olacak,
      ne gözlerimin çukurunda dolaşan böceklerden.
      Durup dinlenmeden ölümü düşünüyorum,
      sıram yakın demek...
                                         10 Eylül 1961
                                 ***
Fasulya gibi yaşıyorum son zamanlarda,
     kuru fasulya gibi,
     kuru fasulyanın pilakisi yapılır,
     benden o da yapılmaz.
                                          30 Mayıs 1962
                       ***
“Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ”
     Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla...
Evet. Vatan hainiyim, siz vatanperverseniz,  siz yurtseverseniz, ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim!
Vatan çiftliklerinizse,
     Kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
     vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
     vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
     fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
     vatan, tırnaklarıysa ağalarınızın,
     vatan, mızraklı ilmihalse, vatan, polis copuysa,
     ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
     vatan,Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanmasıtopuysa,
     vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim!
     Yazın üç sütun üzerine kapkara haykıran puntolarla:
Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ...
                                                28 Temmuz 1962
                                 ***
     Ölmek istemiyorum,
Bırakmayın beni burada,
     götürün bir yerlere,
     Ölmek istemiyorum...
                                       22 Kasım 1962
                                ***
     Tanrı ellerimizdir,
     Tanrı, yüreğimiz, aklımız,
     her yerde var olan Tanrı,
     toprakta, taşta, tunçta, tuvalde, çelikte ve plastikte...
                                        22 Kasım 1962
                                ***
...Gideceğim... Gideceğim bir yere.
  Ne vapur, ne tren, ne uçakla dönmek elimde olmayacak.
     Benden mektup da, telgraf da gelmeyecek.
     Sana telefon da edemeyeceğim.
     Sesime yumuşacık gülmeyeceksin.
     Benden haber de almayacaksın,
     Kalacaksın bir başına...
                                           8 Nisan 1963
                              ***
Bizim avludan mı kalkacak cenazem?
     Nasıl indireceksiniz beni üçüncü kattan?
     Asansöre sığmaz tabut,
     merdivenlerse daracık.

     Belki avluda diz boyu güneş ve güvercinler olacak,
     belki kar yağacak çocuk çığlıklarıyla dolu,
     belki ıslak asfaltıyla yağmur,
     Ve avluda çöp bidonları duracak her zamanki gibi.

     Kamyona, yerli gelenekle yüzüm açık yükleneceksem,
     bir şey damlayabilir alnıma bir güvercinden, uğurdur.
     Bando gelse de, gelmese de çocuklar gelecek yanıma,
     meraklıdır ölülere çocuklar...

     Bakacak arkamdan mutfak penceremiz.
     Balkonumuz geçirecek beni çamaşırlarıyla.
     Ben bu avluda bahtiyar yaşadım bilemediğiniz kadar.
     Arkadaşlarım, uzun ömürler dilerim hepinize...
24 Nisan 1963 Moskova

                                 ***
Bu onun, sondan bir önceki şiiriydi... Ve Şair, bir ay on gün sonra, 3 Haziran 1963 sabahı, 61 yaşında, hayata veda etti!

 

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 46823 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yeni gazete ve patronu!
7/15/2013
Çin’in uzaya yolladığı kadın astronot uzaydan ders verdi!
7/8/2013
ÇİN’e gittim, Atatürk sevgisini görünce bizdeki yobazların kulağını çınlattım!
7/1/2013
Yolun sonuna yaklaşım!
6/24/2013
Devlet Bahçeli ve teneke gürültüsü!
6/17/2013
İstanbul’da dehşet gecesi!
6/12/2013
“Millî içkimiz biber gazı” ve “Satılmış basın!”
6/5/2013
Yaşasın! Bizi Ayyaşlıktan Kurtarıyorlar!
5/29/2013
16 devletimizi batırdık, 17'ncisini kurtaralım!
5/22/2013
PKK'nın gidişi, Reyhanlı faciası ve ballı yasa teklifi!
5/15/2013
Yasaları çiğneyen iktidar “Kanun benim!”diyor
5/8/2013
5/1/2013
Türkiye'nin uygarlık sicili!
4/24/2013
4/16/2013
4/10/2013
Dubai yasaları bizi günahtan kurtardı (!)
4/3/2013
Millete gaz veriyorlar!
3/27/2013
Eğer inci bulmak istiyorsanız, derine dalacaksınız!
3/19/2013
Türkiye'de gazeteciliğin hali!
3/13/2013
Başbakan sevmiyorsa, işte o haberdir!
3/6/2013
130 yıl yaşamak ve Eczacıbaşı
2/27/2013
2/20/2013
Basında vefa kaldı mı?
2/12/2013
2/6/2013
Tanrı, Türkiye'yi diktatörlük heveslilerinden korusun!
1/30/2013
Tüm zamanların rekoru!
1/23/2013
Eden bulur! Herkes ektiğini biçer!
1/16/2013
Türk Toplumu nereye gidiyor? (2)
1/9/2013
2013'te Türk toplumu nereye? (1)
1/2/2013
12/26/2012
Bu Yazılar, Akıllı İnsanlar İçindir!
12/18/2012
12/12/2012
İktidar Hırsı ve Hazin Biten Görkemli Hayat!
12/5/2012
Muhteşem Yüzyıl ve dehşet verici dönem!
11/28/2012
11/21/2012
11/14/2012
11/7/2012
10/31/2012
İnsanlar Birbirini Yiyecek!
10/24/2012
Nüfus Artışındaki Büyük Tehlike!
10/17/2012
Kuru Kalabalık Değil, Nitelikli Nüfus Önemli
10/10/2012
Godot, hiçbir zaman gelmeyecek!
10/3/2012
Bayrak Ne Zaman İner?
9/26/2012
9/19/2012
9/12/2012
Tarihimizde ilk rüşveti alan kim?
9/5/2012
Tayyip Bey'in Büyük Haksızlığı!
8/29/2012
Tanrım! Sen Aklımızı Koru!
8/22/2012
Üzülmemek Elde mi?
8/15/2012
İnsanlığa Armağan Ettiğimiz Tek İcat Var mı?
8/8/2012
Bilgisizce ve Vicdansızca Saldırılar!
8/1/2012
Kurtuluşumuzun Tek Çaresi Var!
7/24/2012
Osmanlı'yı Cehalet ve Yobazlık Batırdı!
7/18/2012
Bu Ülkeye Kıymayın!
7/11/2012
Tümüne lânet olsun!
7/4/2012
Suriye Neden Bizden Korkmuyor?
6/27/2012
Hiçbir Ahmak Heveslenmesin!
6/20/2012
Türkiye’yi Asla Böldürmeyeceğiz!
6/13/2012
İki Ödül Töreni ve Efsane Bir Sanatçının Çığlığı!
6/6/2012
“Kahramanı Kadar Haini de Çok Bir Milletiz!”
5/29/2012
Hain “ Mütareke Basını - 2”
5/23/2012
Ülkeye Hainlik Yapan 'Mütareke Basını' Nedir?
5/16/2012
Beyne ihtiyacı olmayan adam!
5/9/2012
Din ve Atatürk’e saldırı!
5/2/2012
Keser Döner, Sap Döner… Gün Gelir Hesap Döner!
4/24/2012
“Ölene kadar birlikteyiz” sözünü kim verdi?
4/18/2012
İki Ünlü Yazarın, Rahmi Turan Yorumları…
4/11/2012
Bu Bir Veda Yazısıdır!
4/2/2012
Erbakan’ın Muazzam Serveti Nereden Geliyor?
3/28/2012
Müthiş Bir Rekor ve Otoriter Rejim Korkusu!
3/21/2012
Tetikçilik Hem Ayıp, Hem Suçtur!
3/14/2012
Geçmişle Kavga ve Kellesi İstenen Gazeteciler
3/7/2012
Namuslu Olmak Kolay Değil!
2/29/2012
Wulff Türkiye’de Yaşasaydı…
2/22/2012
Yalçın Toker, Rahmi Turan’ı anlatıyor (3)
2/15/2012
Yalçın Toker, Rahmi Turan’ı anlatıyor (2)
2/8/2012
Bu Yazının Konusu Benim!
2/1/2012
Patlayıncaya Kadar Yiyin!
1/24/2012
Şeytanın Yolu
1/18/2012
Aç insan elini ateşe sokar!
1/11/2012
Ateş Etsen de Suç, Etmesen de!
1/4/2012
Şeriat sevdalıları!
12/28/2011
Demokrasi Züppeleri
12/21/2011
Buna Akıl Tutulması Denir!
12/14/2011
Kasap Bıçağına Gönüllü Olarak Koşanlar!
12/7/2011
Dersim İsyanı ve PKK
11/30/2011
Yeni Bir Mustafa Kemal Nereden Bulacağız?
11/23/2011
Yaşayan Bir Tarih!
11/16/2011
İyileri cezalandırıp, kötüleri ödüllendiriyorlar!
11/9/2011
Kalplerimizde sevgi kalmadı!
11/2/2011
Cumhuriyet’i hangi yüzle kutlayacağız?
10/26/2011
Atatürk’ün Kürt politikası
10/19/2011
200 yılda 49 Kürt isyanı oldu!
10/12/2011
Yazık bu milletin yarısına!
10/5/2011
Anasını sattılar!
9/28/2011
İtfaiye ile Ateş Arasında Tarafsız Kalınır mı?
9/21/2011
Bir Göz Ağlarken, Öbür Göz Gülemez!
9/14/2011
Bunlar Çok Usta Berber!
9/8/2011
Şehit Babasının Mektubu!
8/31/2011
Fenerbahçe'nin Dramı
8/28/2011
Dost Görünen Bazen En Büyük Düşmandır!
8/25/2011
Onlar Vursun, Devlet Sussun, Öyle mi?
8/22/2011
Ya Yok Edeceksin, Ya Yok Olacaksın!
8/19/2011
Ateşi Söndürmek Bize mi Kaldı?
8/17/2011
6 Büyük Gazete Çıkarttım
8/15/2011
Geliyor...
8/13/2011
YORUMLAR
Toplam 40 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 28 Temmuz 2013 Pazar 10:47

Ben biliyorum ne olduklarını."Ulusalcı sosyalist" yani "National Socialist".Tam İngilizce karşılığı bu,biz kısaca bunlara faşist diyoruz.

Yorumu oyla      0      0  
Misafir 27 Temmuz 2013 Cumartesi 11:10

Bu durumda hatayı yapan Nazım mı? İsmet mi?Hem İsmetçi hem Nazımcı olunabilir mi?Yani bu ikisinin hayatı ölümüne siyasi mücadele ve birinin diğerine zulmü ile geçmişken hem Nazımcı hem İsmetçi geçinmek ancak gelişimini onyüzbin kere tamamlamış çıkacak basamak bırakmamış,inip inip tekrar çıkarak nirvanaya yükselmiş orantısız zekalara mahsus olsa gerek.Bizim gibi gelişimini tamamlamış henüz birinci basamakta emekleyenler için bu durumun anlaşılması mümkün değil.

Yorumu oyla      4      4  
Misafir 27 Temmuz 2013 Cumartesi 11:04

Hülya hanım yine anlamadım anlayışım kıt kusura kalma.Şimdi Nazım ülkesini çok seviyormuş onu anladık hatası neymiş?Siyasi düşüncesi mi?O siyasi düşünceye sen hata diyorsun İsmet vatana ihanet demiş şairi zindana atmış.Bugün İsmet'in siyasi torunları sizler hem Nazım'ı sembol yaptınız hem de sol yumruklar havada sözüm ona devrimci solcu oldunuz.Nesiniz ziz kuzum Nazım'ı,Deniz Gezmiş'i bayrak yapmış sol yumruk yukarda solcu devrimci mi demokrasiye ve cumhuriyete inanmış demokrat Cumhuriyetçi mi?

Yorumu oyla      4      4  
Misafir 27 Temmuz 2013 Cumartesi 00:29

Evet "Devlet Ana' romaninin yazari Kemal Tahir'de bir oldu bitti sonucu, ketempereye getirilmis ve hapse atilmistir. Boyle ana'ya can kurban tabi. O zaman ana'nin degisik donemlerde sirf bizim iyiligimiz icin kafamiza indirdigi odunlara tik yok. Ayrica sosyalist degilim amam; yigidi oldur hakkini yeme... rusa'yi da bir kalemde harcayiverme!

Yorumu oyla      4      2  
hulya 26 Temmuz 2013 Cuma 12:03

Atatürk masallarla değil gerçeklerle hareket etmiş biridir.Ülkenin kurtuluşu için yaptığı toplantılar ve gösterdiği cesaret bu coğrafyanın bağımsızlığını herşeyin üstünde tuttuğunun göstergesidir.M.Kemal'in Sivas'tan Erzurum'a geçeceği sırada Dersim'de saldırıya uğrayacağı bilgisi gelir.Aldığı önlem iki araç yola çıkacak gidecek önden saldırı olursa arkadan gelen araç da müdehale edecek,ölenler bırakılıp kalanlar yoluna devam edecektir.Ölenlerden biri kendiside olabilirdi.Herşey bu kadar gerçek.

Yorumu oyla      6      3  
tusas, banner, reklam,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Yenilenecek seçimlerde kazanan değişir mi?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
Tayyip Erdoğan
DEAŞ
Endonezya
haberler
A Milli Takım
Mesut Bakkal
yargıtay
zonguldak maden
Faruk Bal