E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
18 Temmuz 2014 Cuma

İktidarın öngörüsüz ve yanlış dış politikasının semeresi bir kez daha alınmıştır!  Öyle ki ülkenin dört bir yanına dağılmış, resmi olmayan kayıtlara göre sayıları bir buçuk milyona ulaşmış, eğitim sağlık, ekonomi ve güvenlik gibi konularda ciddi sorunlara gebe olan Suriyeli mülteciler meselesi, artık işin içinden çıkılmaz bir hal almaya başlamıştır.
                        Hâlbuki Türkiye, Suriye krizi çıktığında mülteci sayısı konusunda kırmızı çizgi diye tabir ettiği 100.000 eşiğini, sınır olarak belirlemişti. Ancak hazırlanan konteynır kentler yetersiz kalmasına, ülkenin sosyal ve ekonomik durumu bu ağırlığı kaldırabilecek sınırı çoktan aşmış olmasına rağmen, sınır kapıları bir türlü Suriyeli mültecilere kapanmamıştır. Aslına bakılırsa yanı başımızda gerçekleşen bu krize sessiz kalmamız elbette mümkün değildir. Ancak burada altının çizilmesi gereken en can alıcı husus;  bu yardımların “ulusal çıkarlarımızı ve ülke güvenliğimizi tehlikeye atmamak koşuluyla”  gerçekleşmesi olmalıdır. 
                     Günümüzde Avrupa Birliği ülkeleri önceliği sınırlarında güvenliği arttırmaya verirken, Suriyeli mültecileri ülkelerine kabul etme konusunda kota uygularken, bizim açık kapı politikalarıyla ülkemizi ciddi tehlikelere atan böylesi bir kahramanlığa soyunmamız, nasıl izah edilebilir? Yoksa Türkiye, yine yanlış bir hesapla, Ortadoğu’da şu ana kadar bir türlü ulaşamadığı lider ülke konumuna, bu sayede mi ulaşacağını planlamaktadır?
                    Suriye krizi, başladığı zamanki beklentilerin aksine kısa sürede bitmediği gibi, en iyi ihtimalle 10 yıldan önce de bitecek gibi görünmemektedir.  Çünkü Esad rejiminin Suriye topraklarının tamamı üzerinde egemen olması artık söz konusu olamayacağı gibi, muhalefetin herhangi bir şekilde rejimi devirmesi de bugünkü koşullarda ihtimal dışı gözükmektedir.  Bu nedenle İktidarın Suriyeli mülteciler konusunu artık gelip geçici bir sorun olarak görmekten vazgeçerek, bu doğrultuda politikalar üretmesi gerekmektedir
                   Sayıları her geçen gün kontrolsüz bir biçimde artan Suriyeli mülteciler yüzünden ülke güvenliğimiz ciddi anlamda tehdit altında bulunmakta, hayatlarını idame ettirmek için dilencilik yapanlar toplumda ciddi rahatsızlıklara ve sosyal sorunlara neden olmakta,   kaçak olarak çalıştırılanlar ise ucuz işgücüne emek sömürücülüğüne dolayısıyla yasadışı ekonomiye yol açmaktadır. Sağlık, eğitim vs. gibi sorunlardan ise hiç bahsetmiyorum bile. Tabi ki bunlar, sadece şimdilik ortaya çıkan ya da öngörülen sorunlardır. Bu nedenle iktidarın, evleviyetle ulusal çıkarlarımızı düşünerek hareket etmeye başlaması, çok daha büyük sorunların önüne geçilebilmesi açısından son derece önemlidir.
                  Ayrıca ülkemizin, her geçen gün artmakta olan sığınmacı nüfusun ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığı ve son derece ciddi tehlikelerle karşı karşıya olduğu böylesine aşikâr olmasına rağmen, halen sınır kapılarımızın ardına kadar açık olması da derinlemesine sorgulanması gereken bir konudur. 
                Türkiye’de resmi makamlara göre 700-750 bin civarında, gayri resmi olarak bir buçuk milyona yakın mülteci bulunurken bunların ancak 250 bini kamplarda, devletin denetim ve gözetimi altında yaşamlarını sürdürmektedir. Bu durumda geri kalan kayıt dışı yüzbinlerce Suriyeli mültecinin son derece ciddi sorunlara davetiye çıkarırcasına, üstelik bu konuda hiçbir politika geliştirmeden, düzenleme yapmadan kontrolsüzce yaşamalarına göz yumulması, hangi ulusal güvenlik anlayışıyla izah edilebilir?
                 Dolayısıyla bir an önce kayıt dışı yüzbinlerce mültecinin kayıt altına alınması için gerek sivil toplum kuruluşlarından,  gerekse halktan yardım alınarak ortak hareket edilmesi, bu sorunun çözümü adına atılacak ilk adım olabilir.
 
Milli irade “ulusal çıkar” diyor
                        Suriye krizi sonrası sınırlarımızın kevgire dönmesi üzerine,  Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi’nin bu konuda yapmış olduğu bir ankette; Türk kamuoyunun Suriye’den gelen mültecilerin alımına son verilmesi üzerinde uzlaşma içerisinde olduğu görülmüştür.
                       Ankete göre, görüşülen kişilerin yüzde 86’sı Suriye’den sığınmacı alımına son verilmesi gerektiğini düşünürken, Suriye’den gelecek ek sığınmacıları kabul etmeye devam edilmesini düşünenlerin oranı ise sadece yüzde 11’de kalmıştır. Dolayısıyla milli irade, artık ulusal çıkarlarımızı düşünmemiz gerektiğinin altını bariz bir biçimde çizmiştir
                       Aslında sorunun çözümünün temelinde; Suriye krizinin sadece Türkiye’nin değil, Avrupa başta olmak pek çok ülkeyi ilgilendiren bir mesele olduğunun, etkilerinin de sadece Türkiye üzerinde değil, çok daha geniş bir alanda hissedileceğinin bilincinde olmak yatmaktadır. 
                        Bu nedenle Suriyeli mülteciler konusunun ülkemiz açısından daha fazla toplumsal,  ekonomik ve güvenlik krizine dönüşmemesi için, bir an önce ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarıyla,  uluslararası yardım örgütleriyle işbirliğinin arttırılması ve bulunacak ortak çözümlerle sorunun olumsuz etkilerinin giderilmesine çalışılması gerekmektedir.
Aksi halde yarın çok geç olabilir!
 

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 28445 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
7/4/2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
6/18/2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
6/8/2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
5/29/2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
5/20/2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
5/7/2014
Süper Yetkili MİT!
4/20/2014
Seçim Oyunları
4/7/2014
Sandık Demokrasisi
3/25/2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
3/17/2014
Can Çekişen Demokrasi
3/5/2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
2/24/2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
2/11/2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
2/3/2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
1/21/2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
1/13/2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
1/3/2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
12/24/2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
12/18/2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
12/11/2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
12/2/2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
11/20/2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
11/12/2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
11/5/2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
10/28/2013
Toplum Vicdanında Balyoz
10/19/2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
10/3/2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
9/26/2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
9/19/2013
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 6 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 22 Temmuz 2014 Salı 16:18

istanbulda her yer dilenci doldu 1evde on onbeş kiş yaşıyorlar Bir an önce hepsinin toplatilması lazım

Yorumu oyla      10      0  
Misafir 21 Temmuz 2014 Pazartesi 20:48

Kendi çocuklarımızı geleceğimizi düşünmeden dünyayı kurtarmaya uğraşıyoruz!!! Artık kırmızı ışıkta durmakta korkar olduk.Bu nasıl bir zihniyet bu nasıl bir sistem.Herkesin rahatsızlık duyduğu ve dile getirilmesi gereken bu konuyu açık yureklilikle kaleme aldığınız için tesekkurler (EB)

Yorumu oyla      17      0  
Misafir 21 Temmuz 2014 Pazartesi 14:06

Sayın yazar gerçekleri çok güzel anlatmışsınız.Böyle bir sorumluluğun vebalini nasıl verecekler.Davutoğlu'nun ihtirasları,yanlış politikaları.Allah gözlerindeki perdeyi kaldırsn.Şimdiki Suriye politikası inadından vaz geçirsin.Gerçi olan oldu ülkemiz mülteci doldu ama zararın neresinden dönersek kardır.LAL

Yorumu oyla      13      1  
Misafir 20 Temmuz 2014 Pazar 00:44

Sayın yazar, duygularıma tercüman olmuşsunuz, kaleminize sağlık... ŞMK

Yorumu oyla      11      1  
Misafir 19 Temmuz 2014 Cumartesi 10:42

Belki mültecileri kabul edip Türkiye'de dilenmeletine göz yummasaydık uluslararası yardim kuruluşları bölgeye insani yardımda bulunacaktı. Ama hiç olurmu biz Ortadoğu'da lider ülkeyiz. Herkese yardım için kapılarımızı açar ama bakamaz aç bırakırız

Yorumu oyla      18      0  
Rahmi Turan, Memleketim,
İnternet oku, Turktime, medya,
tusas, banner, reklam,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Bazı suçlar için (Kadın cinayeti, tecavüz, vatana ihanet, terör suçları V.S.) idam gelmesini istermisiniz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
süper lig
Club Brugge
Tayyip Erdoğan
Tedavi
Christoph Daum
işte benim stilim
FED
Faruk Bal
İthalat