E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Toplum Vicdanı Ayakta!
21 Kasım 2016 Pazartesi

                 Yıllardır toplum olarak,  vicdanımızı sızlatan, içimizi kanatan, bizi insanlığımızdan utandıran çocuklara cinsel istismar sorununu yok sayarak, konuşmayarak, görmezden gelerek, düzeltebileceğimizi sandık.
                  Öyle ki son yıllarda sadece basına yansıyan kısmı ile bile,  toplumda gözle görünür biçimde arttığı aşikâr olmasına rağmen, devlet tarafından şu ana kadar önleyici hiçbir tedbirin alınmadığı yetmezmiş gibi;  bir de suçu ve suçluyu aklayacak, istismara uğrayan çocukları bir ömür istismarcısıyla aynı çatı altında yaşamaya mahkûm edecek olan son AKP önergesi, hepimizin kanını dondurmuş ve toplumda derin bir infial duygusu yaratmıştır.
                    Her ne kadar iktidarca kısmi af denilse de, genel af niteliğindeki akıllara ziyan bu düzenlemeye göre; “çocuklara yönelik cinsel istismarda bulunan suçluların mağdurla evlenmesi durumunda, cezaları ertelenecektir.”  Peki,  kanunlarımıza göre evlenme yaşı, o da mahkeme kararıyla en az 17 iken, bu durumda 15 yaşından küçük istismara uğrayan çocuklar için devlet imam nikâhını kabul mü edecektir?
             Neredeyse kangren halini almış kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri, çocuk gelinler, kadının iş gücüne katılımının düşüklüğü, kadın ve erkek arasındaki fırsat eşitsizliği gibi sorunlar yıllardır çözüm beklerken AKP’nin bu önergesi, bu sorunların hiçbirinin çözümünün kısa vadede pek de mümkün olmadığını apaçık ortaya koymuştur. Öyle ki tüm sorunu namus kavramı içine hapsedip, tecavüzcüsüyle evlenen çocuğun namusunun kurtulduğu düşüncesine sahip bir zihniyetten bu sorunların çözümünü beklemek, son derece iyiniyetli ve hayalperest bir yaklaşım olacaktır.
                 Her şeyden evvel sorarım size, tecavüzcüden koca olur mu?     Bunun mümkün olup olmayacağını, körpecik bedenlerin yaşadığı bu travmayı evliliğin unutturup unutturmayacağını ya da çocuğun tüm yaşadığı vahşeti meşru kılıp kılmayacağını, durup bir düşünmenizi istiyorum. Aslında AKP bu önergesi ile çocukların tecavüzcüleriyle evlendirilmeleri halinde, açıkça; “gelin suçu ve suçluyu görmezden gelelim” demektedir. Oysa devletin en önemli görevi, çocukları her türlü istismardan korumak değil midir?
              
               Düzenleme 3 bin kişiyle sınırlı değil!
                Asıl pes dedirten ise bu düzenlemenin şu anda hapiste olan yaklaşık 3 bine yakın suçlunun mağduriyetinin giderilmesi için, “bir defalık” çıkartılacağı,  savunması olmuştur.   O zamanda doğal olarak akıllara, bu düzenlemenin kim ya da kimler için çıkartıldığı sorusu gelmektedir.
                Her ne kadar iktidarca, düzenlemenin “tecavüzcülere af getirmeyeceği” savunulsa da gerçekler hiç de öyle olmayacaktır.
               Öyle ki bu düzenlemeye göre öncelikle; 16 Kasım 2016 tarihine kadar işlenen ve mağdurun rızasının olduğu(!) cinsel istismar suçlarına verilen cezalar ertelenecek ve şu anda cezaevinde olan yaklaşık 3 bin kişi de tahliye edilecektir. Ayrıca halen soruşturmaları süren, hatta ve hatta henüz adliyeye yansımayan buna benzer cinsel istismar suçlarında da rızanın olması(!) ve evlenmeleri halinde suçlu yine cezaevine girmekten kurtulacaktır.
                   Ayrıca düzenlemenin ağır sonuçları bununla da kalmayacak, “cebir ve şiddet kullanılarak yaşanan tecavüz olaylarına da”  af gelecektir. Öyle ki 16 Kasım 2016’dan önce zorla cinsel istismarda bulunan kişi, mağduru korkutarak ya da aileye maddi yardım teklif ederek çocuğun “rızam vardı!” ifadesi vermesi ve mağdur ile failin evlenmesi halinde de suçtan kurtulacaktır. Ya da çok daha korkuncu; toplu tecavüzlerde, uygulanacak baskı ve tehdit neticesinde, “mağdurun rızam vardı!” demesi ve suçlulardan birinin mağdurla evlenmesi halinde de, yine diğer suçlular cezaevine girmekten kurtulmuş olacaktır. Bir başka deyişle bu düzenlemeyle cinsel istismar suçlularına getirilecek af, söylenildiği gibi kesinlikle  3 bin  kişi ile sınırlı kalmayacaktır.
               Bu arada; 18 yaşına kadar aile ve devlet koruması altında olan, velisinin izni olmadan hiçbir resmi işlem yapamayan çocukta böyle bir konuda rıza aramak ise insanı isyan ettirecek boyutta kabul edilemez olduğu gibi,  hukuken de mümkün değildir.
             Dolayısıyla toplum tarafından hiçbir şekilde kabul görmeyecek, suçu ve suçluyu meşrulaştırarak çocukları bir ömür sürecek istismara ve işkenceye mahkûm edecek bu utanç verici yanlıştan bir an önce dönülmesi,  toplum vicdanının rahat bulması için son derece önemlidir. 

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 24086 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mevzu Başkanlık Değil!
9.11.2016
Hukuksuz Demokrasi
17.10.2016
Adalarımızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
4.10.2016
Yine Terör ve Sıfırlanan Yargı
4.7.2016
Cinsiyet Faşizmi
10.6.2016
Ali Cengiz Oyunları
24.5.2016
Cinsel istismar ve Devlet
12.4.2016
Hayaller Avrupa Gerçekler?
23.3.2016
Ataerkil Zihniyet ve Şiddet
8.3.2016
Kurt Kapanı
23.2.2016
Her Derde Deva Anayasa
8.2.2016
Kıdemime Dokunma!
25.1.2016
Başkanlık da Başkanlık!
11.1.2016
Postmodern Enerji Savaşları
16.12.2015
Suriye Denklemi!
1.12.2015
Sandık Başarısı
10.11.2015
Sansürlü Demokrasi
20.10.2015
Suriye Politikasında U Dönüşü!
5.10.2015
Pragmatik Stratejiler
21.9.2015
Artık Yeter!
8.9.2015
Çare Sizsiniz!
25.8.2015
Oyun İçinde Oyun!
12.8.2015
Çark Eden Suriye Politikası
28.7.2015
Çözümsüzlük Stratejisi!
14.7.2015
Sağduyu ve Suriye Çıkmazı
30.6.2015
Meclis Aritmetiği
12.6.2015
Tek Yol, Sandık!
16.5.2015
Siyasi Hesaplara Kurban Edilen Yaşamlar!
5.5.2015
Seçim Savaşları!
22.4.2015
Demokrasi ile Kutsanan Diktatörlük!
8.4.2015
Güç ve Parmak Hesabı!
25.2.2015
Kayıp-Kaçak Adaletsizliği
10.2.2015
İnternete Sansür
28.1.2015
Kentsel Dönüşüm Aldatmacası
13.1.2015
Bilimsel Eğitimin Ön Koşulu: Laiklik!
30.12.2014
İlk Makul Şüphe Operasyonu
16.12.2014
Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
2.12.2014
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
18.11.2014
Sömürü Düzeni
3.11.2014
Kuşatılmış yargı
20.10.2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
9.10.2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
23.9.2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
11.9.2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
26.8.2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
5.8.2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
18.7.2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
4.7.2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
18.6.2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
8.6.2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
29.5.2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
20.5.2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
7.5.2014
Süper Yetkili MİT!
20.4.2014
Seçim Oyunları
7.4.2014
Sandık Demokrasisi
25.3.2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
17.3.2014
Can Çekişen Demokrasi
5.3.2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
24.2.2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
11.2.2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
3.2.2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
21.1.2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
13.1.2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
3.1.2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
24.12.2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
18.12.2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
11.12.2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
2.12.2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
20.11.2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
12.11.2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
5.11.2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
28.10.2013
Toplum Vicdanında Balyoz
19.10.2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
3.10.2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
26.9.2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
19.9.2013
Çocuk Gelinler
12.9.2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
5.9.2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
28.8.2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
22.8.2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
14.8.2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
1.8.2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
25.7.2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
17.7.2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
10.7.2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
3.7.2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
25.6.2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
18.6.2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
11.6.2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
5.6.2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
27.5.2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
16.5.2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
12.5.2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5.5.2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
29.4.2013
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

• İmlası çok bozuk,
• Büyük harfle yazılan,
• Habere değil yorumculara yönelik,
• Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
• Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
• Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 21 Kasım 2016 Pazartesi 18:56

Madem çocuğun rızası olabiliyor, o zaman çocuklara da seçme ve seçilme hakkı verin... Hadi

Yorumu oyla      15      11  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Medya
  •Güncel
  •Siyaset
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Teknoloji
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Güncel
  •Siyaset
  •Medya
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Aktüel
  •Güncel
  •Aktüel
  •Kültür
  •Spor
  •Sağlık
  •Dünya
  •Ekonomi
  •Medya
  •Siyaset
•Avrupa Ligi
•Ak Parti
•ygs sonuçları
•Adana Demirspor
•Southampton
•Tarsus
•Fernandao
•deprem
•Ersan İlyasova