E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Terörün Gölgesinde Rejim Değişikliği
9 Ocak 2017 Pazartesi

            Artık gün geçmiyor ki hain bir terör saldırısı ve şehit haberleri ile yüreğimiz yanmasın!  Öyle ki daha Dolmabahçe saldırısının şokunu atlatmadan, Kayseri patlamasıyla, onun tartışması bitmeden yeni yılın ilk saatlerinde Reina ve İzmir Adliyesindeki saldırılarla sarsıldık.
           Toplum olarak ülkenin kanayan yarası terör belasıyla ilgili olarak devletin yetkili kurumlarından, artık kınama mesajları ve afaki hamaset nutuklarından daha fazlasını bekliyoruz. Bilhassa ülkede tüm bu yaşananların; “Türkiye’nin güçlenmesini istemeyen emperyalist güçlerin birer oyunu olduğu “ şeklindeki teslimiyet ve kabulleniş içeren komplo teorilerini, bu yetkili ağızlardan duymak istemiyoruz. Evet, kimi güçler gerçekten de PKK ve PYD’ye açıkça destek veriyorlar, ancak bunun doğru olması, terör saldırılarının en önemli nedenlerinin,  “iç etkenler” olduğu gerçeğini görmezden gelmemize de neden olmamalıdır.
           Türkiye her şeyden evvel, yanlış dış politikası neticesinde, içeride teröristlerin cirit attığı bir ülke haline gelmiştir. Ayrıca kutuplaştırıcı ve ötekileştirici söylem ve yaşam tarzı müdahaleleriyle, baskı altına alınan temel hak ve özgürlüklerle, rafa kaldırılan yargı bağımsızlığı ve basın özgürlüğüyle, tüm bunlara ek olarak başkanlık rejimi dayatmasıyla, ne yazık ki hedefi olduğu terörün, nedenlerini kendi oluşturan bir ülke haline dönüşmüştür. Dolayısıyla bu iç etkenleri göz ardı ederek,   tüm suçu,  dış güç odaklarının üzerine atmak, sorumluluktan kurtulmaya çalışmanın en kolay yolu değil de nedir?
            Dolayısıyla iktidarın böyle bir ortamda, enerjisinin tamamını terör ve dış politika konularına vererek, ortak akılla ülke menfaatlerini önceleyen rasyonel bir politika üretmeye çalışması gerekirken, başkanlık da başkanlık dayatması akıl alır gibi değildir. 
          Kaldı ki son bir yıl içinde PKK’ya ilaveten ilk kez IŞİD, PYD/YPG ve FETÖ terör örgütleriyle karşı karşıya geldiğimiz, Suriye’deki son gelişmeler ışığında Türkiye, Rusya ve İran arasında yeni bir bölgesel eksenin oluştuğu,  üstelik ABD’nin bu eksenin dışında bırakıldığı, Moskova’da gerçekleştirilen üçlü zirve sonrasında Suriye’de ateşkesin kısmen sağlandığı ve kalıcı hale getirilmesine çalışıldığı düşünülecek olursa, bölgedeki güç dengesinin çok hassas olduğu ve her an değişebileceği aşikârdır.
         Böyle bir tablo karşısında Türkiye, IŞİD ve PYD karşısında, “artık ülke güvenliğim sağlandı” diyerek bölgeden çekilecek midir veya çekilecekse hangi şartlarda ve ne zaman çekilecektir? Ya da çekilirken bu toprakları Rusya ve Esad dışında başka hangi güçlere bırakacaktır veya bırakmalıdır?  Ya da Türkiye’nin Rusya karşısında tek başına kalmayıp, ABD ve NATO desteğine sahip olması denge hesaplarında daha mı etkili olacaktır?  İşte iktidarın asıl odaklanması gereken sorunlar başkanlıktan ziyade, ülkemizin bölgedeki ve küresel dünyadaki geleceğini ilgilendiren bu ve buna benzer sorunlar olmalıdır.
           Ayrıca bir an önce demokrasi ve hukuk devleti kurumlarını güçlendirmek,  sadece iç politikada prim yapmak amacıyla Batı karşıtı siyasi söylemlerden uzak durmak, saldırgan ve diplomatik olmayan bir dil kullanmaktan vazgeçmek, tüm ülkelerle iyi ilişkiler kurarak bunları geliştirmeye çalışmak da önemli adımlar olabilir.
         Bugün Meclis Genel Kurulunda görüşülmeye başlayacak olan anayasa değişikliğiyle getirilmek istenen;
         Yürütmenin sadece tek kişide toplandığı, aynı zamanda parti genel başkanı olan cumhurbaşkanının HSYK’ya yapacağı atamalarla partili bir yargı oluşturulduğu, cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle meclisin yasama görevinin ortadan kaldırıldığı, denge ve denetleme mekanizmasının tarumar edildiği, demokrasinin teminatı kuvvetler ayrığının yok edildiği bir başkanlık sistemi, acaba ülkenin hangi hayati sorununa merhem olacaktır.
         Ezcümle; Ortadoğu’da haritaların yeniden çizildiği böylesine kritik bir dönemde, üstüne üstlük terörün ve OHAL’in gölgesinde başkanlık sisteminde diretmek, toplumdaki kutuplaşmayı daha da derinleştireceğinden, ülke olarak önceliğimiz; acil demokrasi, bağımsız yargı, güçlendirilmiş bir parlamenter sistem, uzlaşı zemini,  diplomatik dil, öngörülü ve sağduyulu bir dış politika anlayışı olmalıdır.
     Aksi halde böyle bir ortamdan yalnızca karanlığın anayasası çıkar.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 26271 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yine Bildiklerini Okudular!
14.12.2016
Toplum Vicdanı Ayakta!
21.11.2016
Mevzu Başkanlık Değil!
9.11.2016
Hukuksuz Demokrasi
17.10.2016
Adalarımızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
4.10.2016
Yine Terör ve Sıfırlanan Yargı
4.7.2016
Cinsiyet Faşizmi
10.6.2016
Ali Cengiz Oyunları
24.5.2016
Cinsel istismar ve Devlet
12.4.2016
Hayaller Avrupa Gerçekler?
23.3.2016
Ataerkil Zihniyet ve Şiddet
8.3.2016
Kurt Kapanı
23.2.2016
Her Derde Deva Anayasa
8.2.2016
Kıdemime Dokunma!
25.1.2016
Başkanlık da Başkanlık!
11.1.2016
Postmodern Enerji Savaşları
16.12.2015
Suriye Denklemi!
1.12.2015
Sandık Başarısı
10.11.2015
Sansürlü Demokrasi
20.10.2015
Suriye Politikasında U Dönüşü!
5.10.2015
Pragmatik Stratejiler
21.9.2015
Artık Yeter!
8.9.2015
Çare Sizsiniz!
25.8.2015
Oyun İçinde Oyun!
12.8.2015
Çark Eden Suriye Politikası
28.7.2015
Çözümsüzlük Stratejisi!
14.7.2015
Sağduyu ve Suriye Çıkmazı
30.6.2015
Meclis Aritmetiği
12.6.2015
Tek Yol, Sandık!
16.5.2015
Siyasi Hesaplara Kurban Edilen Yaşamlar!
5.5.2015
Seçim Savaşları!
22.4.2015
Demokrasi ile Kutsanan Diktatörlük!
8.4.2015
Güç ve Parmak Hesabı!
25.2.2015
Kayıp-Kaçak Adaletsizliği
10.2.2015
İnternete Sansür
28.1.2015
Kentsel Dönüşüm Aldatmacası
13.1.2015
Bilimsel Eğitimin Ön Koşulu: Laiklik!
30.12.2014
İlk Makul Şüphe Operasyonu
16.12.2014
Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
2.12.2014
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
18.11.2014
Sömürü Düzeni
3.11.2014
Kuşatılmış yargı
20.10.2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
9.10.2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
23.9.2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
11.9.2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
26.8.2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
5.8.2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
18.7.2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
4.7.2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
18.6.2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
8.6.2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
29.5.2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
20.5.2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
7.5.2014
Süper Yetkili MİT!
20.4.2014
Seçim Oyunları
7.4.2014
Sandık Demokrasisi
25.3.2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
17.3.2014
Can Çekişen Demokrasi
5.3.2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
24.2.2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
11.2.2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
3.2.2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
21.1.2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
13.1.2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
3.1.2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
24.12.2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
18.12.2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
11.12.2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
2.12.2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
20.11.2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
12.11.2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
5.11.2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
28.10.2013
Toplum Vicdanında Balyoz
19.10.2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
3.10.2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
26.9.2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
19.9.2013
Çocuk Gelinler
12.9.2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
5.9.2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
28.8.2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
22.8.2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
14.8.2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
1.8.2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
25.7.2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
17.7.2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
10.7.2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
3.7.2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
25.6.2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
18.6.2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
11.6.2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
5.6.2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
27.5.2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
16.5.2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
12.5.2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5.5.2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
29.4.2013
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

• İmlası çok bozuk,
• Büyük harfle yazılan,
• Habere değil yorumculara yönelik,
• Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
• Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
• Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.

Bu haber henüz yorumlanmamış...

SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Medya
  •Güncel
  •Siyaset
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Teknoloji
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Güncel
  •Siyaset
  •Medya
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Aktüel
  •Güncel
  •Aktüel
  •Kültür
  •Spor
  •Sağlık
  •Dünya
  •Ekonomi
  •Medya
  •Siyaset
•bist
•Club Brugge
•Türkmenistan
•Beyaz Saray
•Eczacıbaşı
•İstanbul Başakşehir
•Brezilya
•TV8
•Şota Arveladze