E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Rahmi Turan

Tanrı, Türkiye'yi diktatörlük heveslilerinden korusun!
30 Ocak 2013 Çarşamba

Başbakan Tayyip Bey’in büyük bir siyasî tutkuyla sarıldığı “Başkanlık Sistemi” önümüzdeki döneme damgasını vuracak.
      Başbakan, 2014 yılında “Başkan” olarak Çankaya’ya çıkmayı düşlüyor.
      Peki, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül buna ne diyecek? Yeni dönemde adaylığını koyacak mı, koymayacak mı?
      Bu, çok bilinmeyenli denklem gibi karmaşık bir olay… İleriki günlerde ne olacağını hep beraber göreceğiz.
      Daha önce de dediğim gibi, evdeki hesaplar, çarşıya uymayabilir!
      Bir yıla kadar, siyaset köprüsünün altından daha çook sular akacak!
                                           ***
      Peki, ne menem şeydir bu Başkanlık Sistemi?
      Bilen de konuşuyor, bilmeyen de…
      Tayyip Bey “100 ülkede başkanlık sistemi var” diyor ama...
      Herhalde ona yanlış bilgi vermişler…
      Şeyhlik, şahlık, beylik, emirlik, derebeylikle yönetilen ülkeleri “Başkanlık Sistemi” saymamak lâzım. Bunlarda demokrasi yoktur, tam bir diktatörlük vardır!
      Başkanlık Sistemi ise, demokratik bir yönetim tarzdır. Ancak, o ülkelerin yapıları uygun değilse, zamanla diktatörlüğe dönüşebilir.
                                           ***
      Bugün, dünyada gerçek anlamda 39 ülke “Başkanlık Sistemi” ile yönetiliyor.
      Bu 39 ülkenin 38’sini bir kalemde geçmek lâzım!
      Başarılı olan tek ülke: Amerika Birleşik Devletleri.
      Diğer ülkeler perişanlık içinde…
      Fransa’nın uyguladığı “Yarı Başkanlık Sistemi”ni bunların dışında tutmak gerek…
                                         ***
      ABD’de Başkan yürütmeye tam olarak hâkim olsa da, yasama organının (Senato’nun) denetimi altındadır.
      Eğer Senato istemezse, Başkan’ın çalışması çok zor olur.
      Başkan’ın harcayacağı her paranın, hazırlayacağı her projenin kaynağı meclisin yetkisindedir. Meclis onaylamadan Başkan para harcayamaz!
      Başkan yeni bir yasa teklif edebilir. Ancak, kanunu yapacak olan “Kongre” adı verilen meclistir.
                                           ***

      Bizde parlamenterler hep parti çıkarlarını düşünür, seçmenin çıkarlarına pek aldırış etmezler.
      Durum Amerika’da öyle değildir.
      Meclisteki iki partinin üyeleri her zaman parti kararları doğrultusunda oy kullanmazlar. Konu kendi seçmenlerini ilgilendiriyorsa, rakip partinin vekilleriyle beraber hareket ederler.
      Bu bağımsız davranışın nedeni, temsilcilerin ve senatörlerin koltuklarını parti liderine değil, doğrudan doğruya seçmenlerine borçlu olmalarıdır.
      Bizde ise her şey parti liderinin iki dudağı arasındadır.
      Bu nedenle milletvekilleri, liderlerinin kurşun askerleri gibidir.
      Genel Başkan ne derse onu yaparlar!
                                           ***
      ABD Başkanlık Sistemi değişik ve tam anlamıyla kuvvetler ayrılığı esasına dayanır.
      Seçim sistemi, “Dar Bölge Sistemi”dir.
      Milletvekillerini partiler ya da parti başkanları değil, doğrudan doğruya seçmenler belirler.
      Milletvekilleri iki yıllığına seçilir, kendi seçmenini memnun edemeyen vekil bir daha seçilemez.
      Senato 100 üyeden oluşur. 6 yıllığına seçilir ve her iki yılda bir Senato’nun üçte biri (33 senatör) yenilenir.
      Senato, Başkan’ın atamak istediği bakanları, yüksek mahkeme üyelerini, genelkurmay başkanlarını ve büyükelçileri çağırıp soruşturur, ya onaylar, ya reddeder
      Başkan, Senato’nun onaylamadığı bir kimseyi hiçbir yere atayamaz.
                                               ***
       Dünyanın en güçlü ve en zengin ülkesi olan ABD’nin Başkanı “Beyaz Saray” denilen ahşap, kötü bir tarihi binadaki Oval Ofis’te görev yapar.
       Anayasa Mahkemesi üyelerinin görev süresi ömür boyudur.
       Üyeler, kendileri istemedikçe asla emekliye sevk edilemez.
       Bu güvence, Başkan’ı bile yargılamak yetkisinde olan Anayasa Mahkemesi’ne bağımsız, tarafsız ve âdil bir yargı imkânı sağlar.
      Bizde böyle bir sistem kurulabilir mi?
      Bence kurulamaz!
      Bizdeki Başkanlığın sonu Güney Amerika’daki örnekleri gibi diktatörlük olabilir!
      Bunun işaretlerini şimdiden görüyoruz.
                                                ***
      Hazırlanan taslağı kısaca inceleyelim.
      “Başkanlık Sistemi” bizde “Türk tipine” çevriliyor!
      ABD’deki sistemin aksayan yanlarını değiştirip, Türkiye’ye uyarlayacaklarmış!
      Hay aklınızla yaşayın siz, e mi?
                                                ***
      ABDde Başkan’ın kararname çıkarma yetkisi yok. Bu yüzden zorlanıyor, Senato’nun onayını alıncaya kadar canı çıkıyormuş!
      Anayasa değişikliği taslağını hazırlayan bizim aklı evvel parlamenterlerimiz  Başkan’ın yetkilerini arttırıp “Kanun Kuvvetinde Kararname” çıkarma yetkisi tanımışlar.
      Başkan, meclisi hiç takmadan, canının istediği kararnameye çıkartıp ülkeyi dilediği gibi yönetecekmiş!
      Vay canına! Demokrasiye (!) bakın siz…
      Meclisi göstermelik hale getiriyor ve “Tek Adam” sistemi yaratıyorlar!
                                                ***
      Amerika’da Başkan, Yüksek Mahkeme üyelerini, büyükelçileri, üst düzey bürokratları tayin ediyor ama bunları Senato’nun onaylaması gerekiyor. Senato’nun onaylamadığı kişiye Başkan hiçbir görev veremiyor.
      Türk tipi Başkanlık Sistemi’nde bu da yok. Başkan, Meclis onayına sunmadan dilediği kişiyi dilediği makama atama yetkisinde olacak.
       Ne demokrasi değil mi? Tam bize göre!
       ABD’de Başkan’ın Senato’yu feshetme yetkisi yok. Bizde ise Başkan dilediği zaman Meclis’i feshedebilecek.
       Meclis’ten memnun olmayan Başkan, gerekçe göstermeden Meclis’i kapatıp seçimleri yenileyebilecek.
       Söyleyin böyle bir rejimin adı demokrasi olabilir mi?
                                               ***
       Halen Meclis Anayasa Komisyonu’nda, AKP’li Prof. Dr. Burhan Kuzu’nun başkanlığında hazırlanan yeni anayasa tasarısı, başkan seçilecek kişilere bu şekilde tartışmalı ve sakıncalı yollar hazırlıyor!
       Böyle bir sistem Türkiye’ye yerleşirse, bugün olmasa bile gelecekte, bilemediğimiz bir zamanda, bilemediğimiz bir kişi iktidara gelip diktatörlüğe heveslenirse, “Başkanlık Yasası” ona her türlü imkânı sağlayacak!
       Kimseyi diktatör heveslisi olmakla suçlamıyorum ama…
      Tanrı, bu ülkeyi diktatörlük heveslilerinden korusun!” diyorum.
      Amin!

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 50387 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Tüm zamanların rekoru!
1/23/2013
Eden bulur! Herkes ektiğini biçer!
1/16/2013
Türk Toplumu nereye gidiyor? (2)
1/9/2013
2013'te Türk toplumu nereye? (1)
1/2/2013
12/26/2012
Bu Yazılar, Akıllı İnsanlar İçindir!
12/18/2012
12/12/2012
İktidar Hırsı ve Hazin Biten Görkemli Hayat!
12/5/2012
Muhteşem Yüzyıl ve dehşet verici dönem!
11/28/2012
11/21/2012
11/14/2012
11/7/2012
10/31/2012
İnsanlar Birbirini Yiyecek!
10/24/2012
Nüfus Artışındaki Büyük Tehlike!
10/17/2012
Kuru Kalabalık Değil, Nitelikli Nüfus Önemli
10/10/2012
Godot, hiçbir zaman gelmeyecek!
10/3/2012
Bayrak Ne Zaman İner?
9/26/2012
9/19/2012
9/12/2012
Tarihimizde ilk rüşveti alan kim?
9/5/2012
Tayyip Bey'in Büyük Haksızlığı!
8/29/2012
Tanrım! Sen Aklımızı Koru!
8/22/2012
Üzülmemek Elde mi?
8/15/2012
İnsanlığa Armağan Ettiğimiz Tek İcat Var mı?
8/8/2012
Bilgisizce ve Vicdansızca Saldırılar!
8/1/2012
Kurtuluşumuzun Tek Çaresi Var!
7/24/2012
Osmanlı'yı Cehalet ve Yobazlık Batırdı!
7/18/2012
Bu Ülkeye Kıymayın!
7/11/2012
Tümüne lânet olsun!
7/4/2012
Suriye Neden Bizden Korkmuyor?
6/27/2012
Hiçbir Ahmak Heveslenmesin!
6/20/2012
Türkiye’yi Asla Böldürmeyeceğiz!
6/13/2012
İki Ödül Töreni ve Efsane Bir Sanatçının Çığlığı!
6/6/2012
“Kahramanı Kadar Haini de Çok Bir Milletiz!”
5/29/2012
Hain “ Mütareke Basını - 2”
5/23/2012
Ülkeye Hainlik Yapan 'Mütareke Basını' Nedir?
5/16/2012
Beyne ihtiyacı olmayan adam!
5/9/2012
Din ve Atatürk’e saldırı!
5/2/2012
Keser Döner, Sap Döner… Gün Gelir Hesap Döner!
4/24/2012
“Ölene kadar birlikteyiz” sözünü kim verdi?
4/18/2012
İki Ünlü Yazarın, Rahmi Turan Yorumları…
4/11/2012
Bu Bir Veda Yazısıdır!
4/2/2012
Erbakan’ın Muazzam Serveti Nereden Geliyor?
3/28/2012
Müthiş Bir Rekor ve Otoriter Rejim Korkusu!
3/21/2012
Tetikçilik Hem Ayıp, Hem Suçtur!
3/14/2012
Geçmişle Kavga ve Kellesi İstenen Gazeteciler
3/7/2012
Namuslu Olmak Kolay Değil!
2/29/2012
Wulff Türkiye’de Yaşasaydı…
2/22/2012
Yalçın Toker, Rahmi Turan’ı anlatıyor (3)
2/15/2012
Yalçın Toker, Rahmi Turan’ı anlatıyor (2)
2/8/2012
Bu Yazının Konusu Benim!
2/1/2012
Patlayıncaya Kadar Yiyin!
1/24/2012
Şeytanın Yolu
1/18/2012
Aç insan elini ateşe sokar!
1/11/2012
Ateş Etsen de Suç, Etmesen de!
1/4/2012
Şeriat sevdalıları!
12/28/2011
Demokrasi Züppeleri
12/21/2011
Buna Akıl Tutulması Denir!
12/14/2011
Kasap Bıçağına Gönüllü Olarak Koşanlar!
12/7/2011
Dersim İsyanı ve PKK
11/30/2011
Yeni Bir Mustafa Kemal Nereden Bulacağız?
11/23/2011
Yaşayan Bir Tarih!
11/16/2011
İyileri cezalandırıp, kötüleri ödüllendiriyorlar!
11/9/2011
Kalplerimizde sevgi kalmadı!
11/2/2011
Cumhuriyet’i hangi yüzle kutlayacağız?
10/26/2011
Atatürk’ün Kürt politikası
10/19/2011
200 yılda 49 Kürt isyanı oldu!
10/12/2011
Yazık bu milletin yarısına!
10/5/2011
Anasını sattılar!
9/28/2011
İtfaiye ile Ateş Arasında Tarafsız Kalınır mı?
9/21/2011
Bir Göz Ağlarken, Öbür Göz Gülemez!
9/14/2011
Bunlar Çok Usta Berber!
9/8/2011
Şehit Babasının Mektubu!
8/31/2011
Fenerbahçe'nin Dramı
8/28/2011
Dost Görünen Bazen En Büyük Düşmandır!
8/25/2011
Onlar Vursun, Devlet Sussun, Öyle mi?
8/22/2011
Ya Yok Edeceksin, Ya Yok Olacaksın!
8/19/2011
Ateşi Söndürmek Bize mi Kaldı?
8/17/2011
6 Büyük Gazete Çıkarttım
8/15/2011
Geliyor...
8/13/2011
YORUMLAR
Toplam 91 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
TOTEM 3 Şubat 2013 Pazar 23:59

Ben sayın Owleye rumuzu ile yazan saygıdeğer arkadaşımın dilinden gerçekten birşey anlamıyorum ve eskiden politikacının ne dediğinden tek kelime anlamayıp ve salt cehaleti ortaya çıkmasın diye,Adam çok doğru konuştu diyen tiplerden de olmadığım için sayın arkadaşımdan daha yalın bir dille düşüncelerini ifade etmesini rica edeceğim.

Yorumu oyla      10      15  
Misafir 3 Şubat 2013 Pazar 18:52

Çok ama çok teşekkür ediyorum sn.Owleye.Yazdıklarınız bence son derece mantıklı şeyler.Tabi katılmayan arkadaşlar tartışabilir.Biliyor musunuz bu yazıya (Ben dahil)yorum yazan Mehmet y.Yılmaz dan sonra ilk kişi sizsiniz.

Yorumu oyla      11      3  
OWLEYE 3 Şubat 2013 Pazar 13:31

Ve tabii olarak cerrahi öncesi anestezi döneminde bir ülke için yoğun toplumsal anestezikler gereklidir..Ahlak yozlaşmasını derinleştiren diziler.., en büyük kumarhane babası devletin kumara teşvikleri ( Başta idddia ),riya içinde amel eden ve kendisini cennetlik adleden dayanmış kerestelerin icadına vesile olan bir din anlayışı,muhalif seslerin gırtlağına yapışan hukuki anlayış seyri..,Bunları artırmak mümkündür ancak bu argümanlar depresyonumuzu da artıracağından şimdilik bu kadarla yetinelim.

Yorumu oyla      14      8  
OWLEYE 3 Şubat 2013 Pazar 13:22

En kötüsü bu şartlar altında halk için yapılabilecek her şey sistem tarafından menfi adledilecektir..Hayatında bir daha asla kullanmayacağı el yazısı ile okuma yazmaya zorlanan ve doğal olarak kitap okuma hevesi tarumar olan bir neslin yetiştiği ormanda bu ağaçlar neden gökyüzüne dik büyümüyor diye isyan etmek manasızdır..Dolayısıyla hayali sözünüz gayet mantıklıdır..Çok pesimist gelebilir yaklaşımım..,ancak ilaçla tedavi dönemi zaten bitmiştir..Bu sefer cerrahların hepsi yabancı asıllıdır...

Yorumu oyla      15      7  
Misafir 2 Şubat 2013 Cumartesi 23:52

Peki sn.OWLEYE yazdıklarına katılıyorum.Peki çare?..Biraz aklınıza gelen çareleri söyler misiniz?Halkın % 51 inin sandığa gitmemesi ve mevcut partilerin kaldırılması en önemli çare ama biraz hayali değil mi?Bu şartlar altında bu halkı bu dediklerinize doğru nasıl eğitebiliriz?Üstelik eğitim sistemi de tamamen sistemden yana...

Yorumu oyla      1      1  
Rahmi Turan, Memleketim,
İnternet oku, Turktime, medya,
tusas, banner, reklam,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Bazı suçlar için (Kadın cinayeti, tecavüz, vatana ihanet, terör suçları V.S.) idam gelmesini istermisiniz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
abd
DEAŞ
Kocan Kadar Konuş
BBP
Elif Erbakan
saldırı
Akhisar Belediyespor
GİB
çin