E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
5 Eylül 2013 Perşembe

Haftalardır Suriye ile yatıp, Suriye ile kalkıyoruz. Ancak iktidarın yanlış ve sıfır öngörü politikası,   koşar adım ülkemizi karanlık ve sonu bilinmeyen maceralara sürüklerken, inanın içimden başka bir konuda  yazmakta gelmiyor.

Mustafa Kemal Atatürk bundan 91 yıl önce,   Savaş ancak ülkenizi savunuyorsanız meşrudur, yoksa bir cinayettir”  diye ne güzelde söylemiş.

Bugün geldiğimiz noktada ise,  iktidarın en yüksek perdeden gönüllü koalisyon şakşakçılığı ve savaş çığırtkanlığı,     ülkemizi   muhtemel misillemelerin  doğal hedefi haline getirmiştir. Acaba iktidar bizim bilmediğimiz hangi nedenle, Türkiye’nin bir çok şehrinin  Suriye ordusunun füzelerinin menzilinde bulunduğu gerçeğini göz ardı etmektedir?  Ya da yine aynı  iktidar bizim bilmediğimiz hangi nedenle,  Türk ordusunun ve halkının  bir kimyasal saldırı karşısında yeterli donanıma  ve eğitime sahip  olduğu düşüncesine sahiptir?

Halbuki devlet olma bilinci ve kültürü  tüm halkın can ve mal güvenliğinin,    huzur ve refahının  her şeyin üzerinde tutulmasını dolayısıyla devletin de  bu sorumluluk ve bilinçle hareket etmesini gerektirir .   Ne var ki,  tüm  halkın can ve mal güvenliğinin,  sonu düşünülmeden böylesi bir tehlikenin içine atılması, ne devlet olma bilinci ile  ne de devlet kültürü ile bağdaşır.

CHP, günlerdir ülkeyi savaşın eşiğine getiren Suriye’ye olası müdahalenin TBMM’de görüşülmesini, Suriye kaynaklı tehdit ve saldırılara karşı TBMM tarafından 4 Ekim 2012 tarihinde 1 yıllık süre için kabul edilen tezkere ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin  kullanılmasının hukuki dayanağının bulunmadığından bahsetmektedir.

Davutoğlu ise bir yıl önce meclisten geçen Suriye tezkeresinin savaşa katılmamıza yettiğini, bu nedenle parlamentodan yeni bir izin almaya gerek olmadığını belirtmektedir.

Halbuki, mevcut tezkere o tarihte Suriye’den Türkiye’ye yönelik bir saldırı olması ihtimaline binaen,  meşru savunma amacıyla verilmişti. Şimdi ise Suriye’den  ülkemize yönelik bir saldırı söz konusu değildir. Bu durumda,  Türkiye meşru savunma durumu olmadan Suriye’de silah ve kuvvet kullanma yoluna gidecekse, hukuken ve demokrasi kuralları gereğince,  illaki yeni bir tezkereye ihtiyaç vardır. Tezkereyi bir yana bırakın, eğer Türkiye bir koalisyona girecekse,  bu savaşa girmek demektir.  Tüm demokratik ülkeler savaşa girip girmemeyi, sınırlı da olsa bir operasyona katılıp katılmamayı parlamentolarına danışırken bizim buna tevessül etmememiz, demokrasi anlayışımızı  bir kez daha sorgulamamız için   iyi  bir nedendir.

İngiltere, Suriye’ye müdahale konusunu  parlamentosunda  görüştü ve operasyona katılmayı reddetti. Fransa Parlamentosu önümüzdeki günlerde görüşecek. ABD Başkanı Obama ise, kimyasal silahın Esad/Baas rejimi tarafından kullanıldığından emin olduğunu ve bunu cezasız bırakmamakta kararlı olduğunu söylemesine rağmen   yine de kongrenin onayını arayacağını belirtti.  

Peki Türkiye ne yaptı? Ortada bir BM Güvenlik Konseyi kararı  olmamasına ve TBMM’de   bu konuda bir görüşme bile yapılmamış olmasına rağmen, Dışişleri Bakanı Davutoğlu,  Türkiye’nin  müdahaleyi gerçekleştirecek koalisyona katılacağını açıkladı. Dolayısıyla  Davutoğlu’nun ilan ettiği bu hükümet kararı ile ,  Türkiye açıkça  savaşın içine çekildi.

Halbuki ülkenin geleceğini ve vatandaşların can güvenliğini ilgilendiren bu kadar hayati bir konuda, kamuoyunun bilgisi ve TBMM kararı olmadan böyle bir  kararın açıklaması,  hem demokrasinin temel ilkelerine hem de anayasamıza açıkça  aykırılık teşkil eder.

İl il halkımızın şu ya da bu konuda  ne düşündüğünü haftalık anketlerle takip eden bir  iktidarın, acaba neden bu konuda halkın görüşlerine başvurmadığını da bir düşünmek gerekir. Yoksa  bu da iktidarın “ben yaptım oldu” zihniyetinin bir başka tezahürü müdür?

Müdahalenin Hukuki Meşruiyeti

Obama CNN’e verdiği bir söyleşide “Hedefimiz Suriye’de ne rejim değişikliği yapmak, ne ülkedeki güç dengesini değiştirmek, ne de oradaki iç savaşa bir son vermektir. Rastgele bir şeyler yapıp, bir iki gün kalıp, sonra çıkacağız. Bu müdahalenin hiçbir amacı olmayacaktır”  demektedir.  Gerçekten şaka gibi bir açıklama!

ABD vuracak, kaçacak yani. Peki o zaman bizim hiçbir amacı olmayan bir savaşta ne işimiz var? Ayrıca  savaş bir kez başladı mı  durdurulması kolay olmayacağı gibi, ne zaman biteceği de öngörülemez.  Sınırlı diye tarif edilen operasyonun denetim dışına çıkarak tırmanması,  İran ve İsrail’i de  içine alarak  tüm Ortadoğu’yu  kan gölüne çevirmesi işten bile değildir. 

Ancak  Başbakan  Erdoğan  “Öyle girip çıkmaz olmaz, bak Kosova’da 78 gün sürmüştü” derken müdahalenin Esad rejimini yıkmayı hedeflemesinin şart olduğunu ısrarla vurgulamıştır.  Dolayısıyla iktidar, müdahale yoluyla Suriye’de rejim değişikliğinde bulunma stratejisinde de,  değerli yalnızlığı ile yine baş başa  kalmıştır.

Halbuki Kosova örneği doğru bir örnek değildir. Şöyle ki; Birleşmiş Milletler Yasası devletlerin güç kullanmasını meşru savunma ve barışa karşı tehdit haricinde yasaklar. 1999’da NATO’nun Güvenlik Konseyi’nin izni olmaksızın Kosova’da gerçekleştirdiği hava operasyonu ise  bu iki şartı da kapsamıyordu.  Öte yandan Güvenlik Konseyi izni olmaksızın devletlerin egemenlik haklarının ihlal edilmesi, özellikle bağlantısız BM üyeleri arasında, büyük devletlerce, küçük devletlere karşı keyfi biçimde kuvvet kullanılmasının yolunu açması sebebiyle büyük kaygı doğurmaktadır. Zaten Kosova müdahalesini izleyen Genel Kurul sonrası; Güvenlik Konseyi’nin kararı olmadan yapılan bu NATO operasyonu kınanmıştır. Dolayısıyla yanlış ve uluslararası hukuka aykırı bir uygulamanın emsal olarak gösterilmesi kabul edilemez. Ayrıca  iktidarı  devirmek gibi, insancıl olmaktan çok, siyasal amaçlı kuvvet kullanılması da, hiçbir koşul altında hukuka uygun değildir.

Peki olası bir   müdahale ne getirecektir?

Kimsenin yadsıyamayacağı tek gerçek, müdahale sonrası Suriye’de, aynen Irak’ta olduğu gibi  milyonlarca masum insanın ölecek ve  sakat kalacak olmasıdır.  Mezhep çatışmaları ve köktendinci kesimler ön plana çıkacak, ülke parçalanacak ve hiç bitmeyecek uzun vadeli çatışmalar sürüp gidecektir.  Türkiye  muhtemelen  en büyük ekonomik zararı gören komşu ülke olurken,  batılı güçler ise tıpkı Irak ve Libya’da olduğu gibi paylarını alacak ve özellikle  nükleer silah kullanımı konusunda İran’a gözdağı verilmiş olacaktır…

 Dolayısıyla, iktidarın sıfır öngörü politikası, ülkemizi sonu bilinmeyen karanlık sulara sürükleyecektir.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 190001 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 6 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 9 Eylül 2013 Pazartesi 08:34

S.Koca Türk;Evet, dünya siyasetinin içinde tabii ki olmak lazım. Ama saldım çayıra mevlam kayıra olarak değil. ABD bile ne yaptığını bilmezken, bizim yaptığımız pısırık siyaseti değil sadece cahil cesareti olabilir!ŞMK

Yorumu oyla      11      0  
Misafir 8 Eylül 2013 Pazar 21:47

Hakikatten yaziyi okuyup ayne resimde olmak icin cirpinan zavalli zadeleri okudum.Birakin bu yurtta psirik cahanda pisirik siyaseti.Dünya siyasetinde yerinde zamaninda aninda olmayanlar tarihin altinda kalirlar.75 milyon bir ülkenin kurtlar masasinda olmamasinin acisi bugün cikmasa yarin cok aci cikar.Olimpiyatlari alamadigimiz icin sevinenlere bu ülkeyi emanet etmek irkimizin kemiklerini sizlatir.S.Koca Türk

Yorumu oyla      0      8  
Misafir 7 Eylül 2013 Cumartesi 04:42

Sevgili Yazar; bu makalenizi içim acıyarak okudum. Sizin gibi algısı ve bilgisi yüksek insanlara bu ülkenin her zamankinden çok ihtiyacı var. Halide Edip bu konuda başlıca bir ekoldür. Kaleminiz daima cesur, mert realist olsun. Bu konuya gelince; Sayın hükümet edenlerin, sizin gibi aklı selim danışmanlara şiddetle ihtiyacı olduğu kesindir. Vatandaş olarak dilerim ki, akılları başlarına tez zamanda gelir de yanlışlarından dönerler. Sevgiyle kalın. HÜRRİYET

Yorumu oyla      7      0  
Dkapkiner 6 Eylül 2013 Cuma 14:14

Teşekkürler Sibel hanım.Bir ülkeyi savaşa sokuyorsunuz.Ve bu savaş başladığı gibi iki ülke arasında bitmeme ihtimali oldukça yüksek.ARAP kendilerine bulaşmasın diye ABD"Bize dokunmayın Suriyeyle oynayın gidin,parasını biz verelim."diyor.Anlamıyor musunuz onbirlerce insan ölecek ve SİZ GELİP ESMA DİYE TELEVİZYONDA AĞLAYACAKSINIZ VE DE BİZDEN İNANMAMIZI İSTECEKSİNİZ.21 yy da üçüncü dünya savaşını çıkarmak biz Türklere nasip oldu diye torunlarımıza öğretmek zorunda kalmayız inşallah...

Yorumu oyla      8      0  
Misafir 6 Eylül 2013 Cuma 12:46

Emperyalist devletlerin kuklası olarak, bize ait olmayan bir savaşın içinde yer almak istemiyoruz. İş işten geçmeden sesimizi duyuralım. Yarın çok geç olabilir. Pınar

Yorumu oyla      10      0  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
En etkili transferleri hangi takım yaptı



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
barcelona
ölüm haberi
eyfel kulesi
Endonezya
ygs soru ve cevapları
Bütçe
Numan Kurtulmuş
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin
anayasa mahkemesi