E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Söylenecek Sözümüz Var
8 Mart 2017 Çarşamba

Kadınlar toplumun aynası gibidir. Öyle ki herhangi bir ülkede, sadece kadının toplumdaki sosyo- ekonomik durumuna veya istihdam düzeyine, ya da meclisteki kadın temsil oranına bakarak bile, o ülkenin gelişmişlik düzeyi ve demokrasi karnesi hakkında ciddi veriler elde edebilirsiniz. 
Kaldı ki toplumun yarısını oluşturan ve her türlü siyasi konjonktürden doğrudan etkilenen kadınları sürece dâhil etmeden, görüşleri alınmadan gerçekleştirilen bu anayasa değişikliği kabul edilse dâhi, aslında fiilen hiçbir zaman meşruiyet kazanamayacaktır.
Biz kadınlar, bugüne kadar çok büyük mücadeleler verdik. Hep beraber toplumsal cinsiyet eşitsizliğini körükleyen ve cinsiyetçi bir yaklaşımla hazırlanan kürtaj yasası, tecavüz yasası gibi yasalara ağır tahrik indirimlerine karşı tek vücut olduk, meydanları doldurduk, meclise yürüdük, mecliste yapılan yasa görüşmeleri sırasında yeri geldi geri adım attırdık. Ancak bu anayasa değişikliği kabul edildiği takdirde sadece bürokratik bir organa dönüşecek olan meclis, artık demokrasi, hak ve özgürlük taleplerimizin muhatabı olamayacaktır. Çünkü yasamayı, yürütmeyi ve hatta yargıyı tek başına kendisinde toplayan cumhurbaşkanı, istediği kanunu istediği şekilde çıkaran, istediği kişiyi istediği göreve atayan, üstelik de hiçbir denetime tabi olmayan,  dolayısıyla tamamen keyfi hareket eden tek adam olacaktır.
Mecliste kadın temsil oranımız zaten çok düşükken, bu değişiklikle parlamenter sistem ortadan kalktığında, temsil imkânımız bu kez sıfırlanacaktır. Artık bizler için bırakın yeni haklar elde etmeyi, eski elde ettiğimiz hakları kaybetmemek bile, başarı olarak addedilir hale gelecektir. 
Perşembenin gelişi çarşambadan belli olur misali, bugüne kadar toplumsal cinsiyet eşitsizliğini pekiştiren, körükleyen, destekleyen her türlü açıklama, yasal düzenleme ve uygulamalar, getirilmek istenen bu tek adam rejiminin, biz kadınları, erkek egemen zihniyetin kalın duvarları arasına tamamen hapsedeceğinin de ayak sesleri gibidir.
Kaldı ki kadın ve erkek eşitliğini sağlamak için imzaladığımız uluslararası sözleşmeye (CEDAW) rağmen, yasa ve uygulamalarla kadına sadece eş ve anne rolünün biçilmesi,  ayrıca devletin üstlenmesi gereken çocuk, yaşlı ve hasta bakım görevlerinin sadece kadının üzerine bırakılması, diğer yandan kadın istihdamının artması yönündeki söylemlere rağmen, çocuk bakım hizmetlerini destekleyen politikaların geliştirilmemesi,  erkek egemen zihniyetin kadına bakış açısını ve samimiyetsizliğini anlamak açısından önemlidir sanırım.  
Aynı zamanda,  devletin en üst kademesinden gelen “kadın ve erkeğin eşit olması fıtrata terstir” şeklindeki cinsiyetçi söylemler, 4+4+4 eğitim yasasıyla kız çocuklarının okula gitme oranının her geçen yıl azalması,  lisede evliliğe izin verilmesi,  her ne kadar geri çekilse de tecavüzcüsüyle evlenen çocuğun namusunun kurtulacağı zihniyetiyle hazırlanan önerge, hemen akabinde kaşla göz arasında cinsel istismar suçlarında 12-15 yaş aralığına zımni olarak rıza getiren yasal düzenleme, belediyelerce hazırlanan ve kadını sadece bir cinsel obje olarak gösteren kitapçıklar ve buna benzer daha pek çok düzenleme ve uygulama, bu değişikliğin gerçekleşmesi halinde daha da pekişecek ataerkil zihniyetin en bariz göstergesi değil midir? Dolayısıyla böyle bir zihniyete sahip, üstelik tek adamın her şeyi belirlediği bir rejimde, haklarımızın ne durumda olacağını tahmin etmek, ne yazık ki hiç de zor değildir.
En büyük korkumuzsa; böylesi bir dönemin biz kadınlar için hak ihlallerinin artışına sebep olurken, hak arama yollarımızın ise tamamen kapatılması olacaktır.
Bu arada kadın cinayetlerinin, şiddetin, cinsel istismarın, son 15 yılda istikrarlı bir biçimde arttığı düşünülecek olursa, iktidarın istikrar konusundaki endişesinin ne kadar da yersiz olduğu ortadadır!
Gelin hep birlikte bu oyunu bozalım! Demokrasimiz ve cumhuriyetimizin tüm kazanımları için, haklarımız ve bundan sonraki tüm hak mücadelelerimiz için,  toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, şiddete, cinsel istismara  dur diyebilmek için,  HAYIR  diyelim!  

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 36074 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mutlak Güç
2/22/2017
‘Milli İrade’ Tek Kişiye Teslim Edilemez!
1/26/2017
Terörün Gölgesinde Rejim Değişikliği
1/9/2017
Yine Bildiklerini Okudular!
12/14/2016
Toplum Vicdanı Ayakta!
11/21/2016
Mevzu Başkanlık Değil!
11/9/2016
Hukuksuz Demokrasi
10/17/2016
Adalarımızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
10/4/2016
Yine Terör ve Sıfırlanan Yargı
7/4/2016
Cinsiyet Faşizmi
6/10/2016
Ali Cengiz Oyunları
5/24/2016
Cinsel istismar ve Devlet
4/12/2016
Hayaller Avrupa Gerçekler?
3/23/2016
Ataerkil Zihniyet ve Şiddet
3/8/2016
Kurt Kapanı
2/23/2016
Her Derde Deva Anayasa
2/8/2016
Kıdemime Dokunma!
1/25/2016
Başkanlık da Başkanlık!
1/11/2016
Postmodern Enerji Savaşları
12/16/2015
Suriye Denklemi!
12/1/2015
Sandık Başarısı
11/10/2015
Sansürlü Demokrasi
10/20/2015
Suriye Politikasında U Dönüşü!
10/5/2015
Pragmatik Stratejiler
9/21/2015
Artık Yeter!
9/8/2015
Çare Sizsiniz!
8/25/2015
Oyun İçinde Oyun!
8/12/2015
Çark Eden Suriye Politikası
7/28/2015
Çözümsüzlük Stratejisi!
7/14/2015
Sağduyu ve Suriye Çıkmazı
6/30/2015
Meclis Aritmetiği
6/12/2015
Tek Yol, Sandık!
5/16/2015
Siyasi Hesaplara Kurban Edilen Yaşamlar!
5/5/2015
Seçim Savaşları!
4/22/2015
Demokrasi ile Kutsanan Diktatörlük!
4/8/2015
Güç ve Parmak Hesabı!
2/25/2015
Kayıp-Kaçak Adaletsizliği
2/10/2015
İnternete Sansür
1/28/2015
Kentsel Dönüşüm Aldatmacası
1/13/2015
Bilimsel Eğitimin Ön Koşulu: Laiklik!
12/30/2014
İlk Makul Şüphe Operasyonu
12/16/2014
Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
12/2/2014
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
11/18/2014
Sömürü Düzeni
11/3/2014
Kuşatılmış yargı
10/20/2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
10/9/2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
9/23/2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
9/11/2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
8/26/2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
8/5/2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
7/18/2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
7/4/2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
6/18/2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
6/8/2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
5/29/2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
5/20/2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
5/7/2014
Süper Yetkili MİT!
4/20/2014
Seçim Oyunları
4/7/2014
Sandık Demokrasisi
3/25/2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
3/17/2014
Can Çekişen Demokrasi
3/5/2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
2/24/2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
2/11/2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
2/3/2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
1/21/2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
1/13/2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
1/3/2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
12/24/2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
12/18/2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
12/11/2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
12/2/2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
11/20/2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
11/12/2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
11/5/2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
10/28/2013
Toplum Vicdanında Balyoz
10/19/2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
10/3/2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
9/26/2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
9/19/2013
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

• İmlası çok bozuk,
• Büyük harfle yazılan,
• Habere değil yorumculara yönelik,
• Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
• Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
• Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 14 Mart 2017 Salı 14:28

Kadın olarak şu hakkı aradınız bu hakkı aradınız ama başörtülü kızlarımız okullara şuraya buraya alınmazken zorla başları açılırken kadın değildiniz. Yada onlar kadın değildi. Kendinize dokununca haklarınız yeniyor. Ama başkaları önemli değil. Herşeyi kendi siyasetinize alet ediyorsunuz. İşinize gelirse varsınız işinize gelmezse yoksunuz. Sözde kadın haklarını savunurken bile siyaset yapıyorsunuz. Soruyorum size sayın yazar siz hangi dalın kuşusunuz.

Yorumu oyla      1      12  
KAZANAN
Beşiktaş Beşiktaş
KAYBEDEN
Kadın Hakları Kadın Hakları
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Güncel
  •Siyaset
  •Medya
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Aktüel
  •Güncel
  •Siyaset
  •Medya
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Aktüel
•süper lig
•Kasımpaşa
•nato
•Afganistan
•mülteci
•EURO2016
•A) Milli Futbol Takımı
•Akhisar Belediyespor
•çin