E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
19 Eylül 2013 Perşembe

İktidar, PKK sınır dışına çıkmayı durdurur durdurmaz,  demokratikleşme paketi çalışmalarını hızlandırdı ve pakete son şeklini verdi. İçinde  aşağı- yukarı neler  olacağı  belli olan  pakette, bazı demokratik düzenlemelere yer verilmiş olsa da, yine de pek çok  kaygı verici düzenlemede yer almaktadır.

 Aslında, Gezi olaylarında yaşananlar nedeni  ile demokrasi sicili bir hayli bozulan ülkemizin, ne denli demokratik düzenlemelere ihtiyaç duyduğu, hiç kimse tarafından yadsınamaz.  Ancak bu aceleciliğin arkasında terör örgütünün tehdit ve şantajlarının olduğu gerçeğini bilmek,  bu pakette demokratikleşme adına ne gibi tavizlerin verildiği konusundaki endişeleri de, bir hayli  arttırmaktadır.  

Her şeyden evvel, gerçek bir demokratikleşme paketi, teröristlerle müzakere ve pazarlıklar  çerçevesinde, silahların gölgesinde hazırlanamaz. Hazırlansa bile,  paketin aynı anda,  hem örgütün taleplerine, hem de  gerçek  demokrasiye cevap verebilmesi, eşyanın tabiatına aykırıdır. Çünkü   bir tür özerk yapıya kapı aralayan “bölgesel yönetim” talebinde bulunduklarını, her fırsatta dile getiren PKK/BDP yetkililerinin nihai hedefi  açıktır ve  bu hedef de  taktir edileceği üzere,  ne  daha çok demokrasi , ne de daha özgür bir Türkiye’dir. 

 Dolayısıyla, PKK’nın bu amaçlarına ulaşıncaya kadar, hazırlanacak hiçbir paketin onları tamamen tatmin etmeyeceği gerçeğini kabul etmek, atılacak adımların mesafesi ve verilecek tavizlerin sınırı açısından da, son derece önemlidir.  Zaten Öcalan’ın BDP’li ziyaretçileri üzerinden yaptığı son açıklamasında, sürecin “format”ının yenilenmesi, “diyalog”un “geniş katılımlı müzakere”ye dönüşmesi gerektiğini söyleyerek, bundan sonra Kandil, medya ve sivil toplum kuruluşlarıyla direkt görüşmek talebinde bulunarak çıtayı iyice yükseltmesi de, verilecek tavizlerin  gittikçe artacağının  en açık göstergesi değil midir?

Ancak bilinmelidir ki, demokrasiler sınırsız, kuralsız rejimler değillerdir. Bu nedenle milli ve üniter devlet yapımızı bozacak,  ya da etnik esaslara dayanan bölgesel özerk yönetimlerin kurulmasına zemin hazırlayacak hiçbir yasal değişiklik yapılamaz, bu amaca destek verecek hiçbir talep  kabul edilemez.

Demokratikleşme paketinde ısrarla üzerinde durulan konulardan biri de “yerel yönetimlerin güçlendirilmesi” konusudur. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesinden BDP/PKK ikilisinin anladığı demokratik özerkliktir.

Ancak iktidarın bu konudan ne anladığını anlamak ise,  pek   mümkün değildir.  Çünkü 6 Ekim 2012’de çıkarılan Büyükşehir yasası ile yerel yönetimler güçlendirileceği  yerde, pek çok yerel yönetim yok edilerek merkeze bağlanmış, dolayısıyla yerel yönetimlerin güçlendirilmesinin aksine, merkeziyetçilik ön plana çıkartılmıştır. Bu yasa ile il yönetiminden, bölgesel yönetime geçilmiş, valilerin yetkileri fevkalade arttırılmıştır.   Hatta ve hatta neredeyse  Büyükşehir Belediye Başkanları, ABD’deki eyalet valileri ya da Almanya’daki eyalet başbakanlarının yetkileri ile donatılmıştır. Şimdilik aradaki tek fark  , bizde halen merkezden atanan valilerin olmasıdır. Ancak bu da, yapılacak bir düzenleme ile  değiştirilirse, aradaki bu fark da, ortadan kalkmış olacaktır.  Bu durumda  daha bir yıl önce hazırladıkları yasa ile yerel yönetimleri zayıflatan iktidarın,  şimdi demokratikleşme paketi adı altında yerel yönetimleri güçlendirmekten bahsetmesi nasıl izah edilebilir?

 BDP’nin üzerinde özellikle durduğu konulardan bir diğeri de, “ana dilde eğitim” meselesidir.  İlk başta herkesin ana dilini öğrenme hakkının bulunduğu ve devletin vatandaşlarına bunu sağlama görevinin olduğu söylenebilir.  Ancak    ana dilin öğretilmesi ile”,  ana dilde eğitim yapılmasını” birbirine karıştırmamak gerekir.  Birlik ve bütünlüğünü devam ettiren üniter ve milli devletlerde  eğitim sadece tek resmi dil ile yapılmaktadır.

Tüm gelişmiş ülkelerce kabul edildiği üzere, yerel dillerin  kamu kuruluşlarında, eğitim ve öğretimde kullanılması bireyleri farklılaştırır, ayrıştırır, sürtüşmeye ve çatışmaya sürükler. Üstelik dil varlığını ve düşünce zenginliğini fakirleştirir.  Federal bir siteme sahip olan ve çeşitli etnik unsurların yaşadığı ABD’de bile, eğitimde   böyle bir ikilik yoktur.  Ayrıca yalnız ülke ve ulus bütünlüğü açısından değil, kültürel gelişme açısından da, tek bir dilin geliştirilerek eğitimde kullanılması son derece önemlidir. Tüm bunların yanında Kürtçenin eğitim dili olması, terör örgütünün nihai hedefi için de  temel argüman olacaktır. Çünkü dil, sadece basit  bir kültürel olgu değil, aynı zamanda kimlik ve egemenlik meselesidir de.

PKK/BDP ikilisinin ısrarla üzerinde durduğu ve pakette yer alan bir diğer düzenlemede, “seçim barajının düşürülmesidir”. Siyasi istikrar için seçim barajının düşürülmesine karşı olan iktidar,  çözüm sürecinin önünün  açılması amacıyla, seçim barajının yüzde 7-8′lere çekilmesine rıza göstermiş, ancak bu kez de seçim barajın indirilmesinin oluşturabileceği istikrarsızlığın , daraltılmış bölge modeli ile dengelenmesine çalışmıştır.  Yani anlaşılacağı üzere seçim barajı meselesi, başladığı noktaya geri dönmüştür.

Bu yeni seçim sistemine göre,  beş  milletvekili çıkarabilecek yerler, seçim bölgesi olarak tanımlanacak ve Türkiye 90 seçim bölgesine bölünecektir. Bugünkü siyasal düzen içinde daraltılmış bölge sisteminde,  her bölgede iki parti yarışacak ancak   diğer partiler  devre dışı kalacaktır.   Çoğunlukla nüfusun az olduğu ülkelerde uygulanan bu sistem, özellikle en yüksek oya sahip partinin lehine sonuç doğurmaktadır.   AKP, daraltılmış  bölge sistemini, 12 Haziran 2011 seçimlerinde alınan oylara uyarladığında şu an çıkardığı 326 milletvekilinden daha fazla vekil çıkararak 360’lara ulaşırken, aynı şekilde diğer partilerin vekil sayıları ise, bu modelde bir hayli  düşmektedir.

Ayrıca bu sistem bir yerde,  fiilen başkanlık rejimine de yönelmedir. Aslında çok istediği halde bir türlü başkanlık sistemine  yönelik adımlar atamayan iktidarın, cumhurbaşkanını halkın seçmesinin ardından, şimdi de iki partili sisteme doğru seçim sisteminde değişikliğe gitmesi, son derece önemlidir.

Ne yazık ki iktidarın  demokratikleşme adı altında bir yandan seçim barajını düşürürken,  bir yandan da demokrasimiz adına son derece önemli bu düzenlemeyi alaşağı ederek, kendini önümüzdeki seçimlerde sağlama alma çabaları, her ne kadar aşina olduğumuz siyaset oyunları olsa da, son derece  üzücüdür.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 17232 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 9 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 25 Eylül 2013 Çarşamba 00:33

Hemfikiriz demedi hala...

Yorumu oyla      5      7  
Misafir 24 Eylül 2013 Salı 22:38

Kültürlerin temeli dilden geçer. Dili olan milletlern adı ve ulusları vardır Örneğin türkçe ve türk ulusu vardır almanca ve alman vardır amerkanlı diye bir ulus yoktur mesela ve dolayısıylaki adamların amacı bellidir uluslarını yaratmak istemektedirler. Bunu yapabilirler ama bizim topraklarımızda yapamazlar . bizim dilimiz ve kültürümüz içerisinde çatlak yaratıp yıkmak amaçlıdır. Guguk kuşu kendine yuva yapmaz başka kuşun yuvasını bozarak sahip olur.. Ama tarih şahit bizimki Aslan yuvasıŞMK

Yorumu oyla      8      1  
Misafir 24 Eylül 2013 Salı 00:09

21:47; Ebenso! Merkel'in ki gerçek zafer çünkü almanyadaki oylarla kimsenin oynama şansı yok. Bizdeki zafer değil çünkü bu oylar gerçek oylar değil. Tamda bu konyla ilgili Sn. Yazarın çok güzel ve aydınlatıcı bir yazısı vardı, okumanı önereceğim. Almanya ile Türkiye farkı, Türkiye'de yaşamadan anlayamazsın!Kendini konuya gerçekten verememişsin! Herkes anadilini öğrenebilir buna engel bir durum yoktur. Sonuçta burası TC. Resmi dilimiz türkçedir . Nokta. Bu arada son 2 cümlende hemfikiriz. ŞMK

Yorumu oyla      22      4  
Misafir 22 Eylül 2013 Pazar 21:53

Bakiniz sunuda ifade etmem gerekiyor ki Cumhuriyet rejimi cok Proflar Doc lar yetisirdi fakat logisch düsünen insan yetistiremedi.Eger okullarimizda normal rutunin disinda egitim verilseydi bu Kürt meselesi ne iktidara kalirdi nede muhalefete, coktan halledilirdi.Haso dama girmez haso damdan cikmaz mentalitesiyle hic bir zaman ne Amerikayi nede Avrupayi yakalariz.Inanin adamlar Türklerdem her sey olur läkin siyasetci olmaz diye sözleri var .2 Not:kendimi konuya veremdim yakinda...

Yorumu oyla      6      10  
Misafir 22 Eylül 2013 Pazar 21:47

Sn.SMK ; Viele Grüsse aus BRD.Yani selam kötü bir sey yazmadim.Bugün biliyorsunuz Almanya da secimler yapildi ve Fr.Merkel secimden zaferle cikti.Nasil zaferse Tayyib Bey %50 lerin üstüncde oy aiyor bu zafer olarak görülmüyor,Konumuz buda degil fakat Almanyada ki secimin ekonomimize daha fazla katki sagliyacagi kesin.Üc satir yorum yazmayi düsünüyordum yorumu uzatmam gerekiyor...1

Yorumu oyla      0      1  
tusas, banner, reklam,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Yenilenecek seçimlerde kazanan değişir mi?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
borsa istanbul
dolar
tff
Acun Ilıcalı
hollanda
ygs sonuçları
seçim
Afganistan
Tehdit