E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Fahrettin Damga

Selahattin Demirtaş CHP Genel Başkanı olur mu?
15 Haziran 2020 Pazartesi

 

 

Uzun zamandır SHP-HEP fantezisi gündemde.

Fazla dillendirmemelerinin sebebi gözden ırak tutmak belki.

Belki tedbir alınmasın diye düşünüyorlar.

Tabanlar açısından da epey ilerleme sağladılar.

Aslına bakarsanız Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkan, Sezgin Tanrıkulu’nun milletvekili, Canan Kaftancıoğlu’nun İstanbul İl Başkanı olduğu CHP’nin SHP’den bir farkı da yok zaten.

İçinde azıcık vatan millet hassasiyeti olanlar ya bir bahaneyle tasfiye ediliyor ya da bir kenara atılıyor, atıldı.

Tıpkı Muharrem İnce gibi.

Gerçi Muharrem İnce onu kenara atanların hoşlarına gidecek şeyler söyleyip, tuhaflıklar yaparsam yeniden partiye eklemlenirim zannediyor ama nafile.

Zira çoktan üzeri geri dönemeyecek şekilde çizildi.

CHP’nin dönüştürülmesi Kemal Kılıçdaroğlu’nun  Genel Başkan olmasıyla başladı. Bugün artık adı geçen zihniyetin parti üzerindeki hakimiyeti tescillendi.

Kimse bir yere kımıldayamıyor.

Tam bir tek adam yönetimi var partide.

Son olarak, partinin 97 yıllık tarihinde ilk kez Grup Başkanvekilleri seçim yapılmadan atandı.

Bırakın milletvekili, parti yöneticisi , üyeleri falan, sempatizanı olan biri izin olmadan istemedikleri bir kanala çıkarsa aforoz ediliyor.

Fakat sorsanız demokrasinin beşiğidir CHP.

CHP’nin açıktan HDP’ye ve tabanına kur yapması Cemal Canpolat’ın 27 Aralık 2015’te Gökhan Zeybek’e karşı İstanbul İl Başkanlığı’nı kazanmasıyla başladı.

Hızlı başladı Cemal Canpolat.

İl Başkanı seçildikten yaklaşık 2 ay sonra kendi başkanlığında oluşturduğu 100 kişilik heyetle Diyarbakır’a gitti.

Tarih 22 Ocak 2016

Heyette milletvekilleri, parti meclisi üyeleri, il yönetim kurulu üyeleri, ilçe başkanları ve belediye başkanları yer alıyordu.

PKK’nın kazdığı hendeklere gömüldüğü tarihler.

Cemal Canpolat Diyarbakır’da ‘’Cumhuriyet Halk Partisi olarak Doğu ve Güneydoğu’da Kürt halkına yapılan eziyeti kınamak için buradayız.’’  dedi.

Aslında 7 Haziran 2015 Genel Seçim’i öncesinde HDP’ye her CHP’li aileden bir oy verme çağrısı karşılık bulmuş, HDP Meclis’e girerek Ak Parti’nin tek başına Meclis çoğunluğunu almasını engellemişti.

‘’Birlikte iyi salladık’’ diye yüzler gülüyordu.

İlişkiler sıcaktı epeydir iki parti arasında.

Çözüm Süreci’ne karşı çıkan CHP, süreç PKK’nın kazdığı çukurlarda bitince devreye girerek HDP’yi daha sıkı kucaklamaya karar verdi.

Çukur siyasetine olan katkıları sebebiyle kapatılması zaman zaman tartışmaya açılan HDP’nin oylarıydı hedef.

Cemal Canpolat eliyle CHP aslında HDP’nin mirasçısı olmanın peşindeydi.

Deyim yerindeyse CHP, Doğu ve Güneydoğu’da yoktu.

HDP barajı geçemediğinde bölgede ikinci parti olan Ak Parti’ye gidiyordu vekillikler.

Çözüm bulunmalıydı.

Geçmişte bağımsız adaylıklar bu konuda yeterince çözüm üretemedi.

Bu yüzden ‘’her evden bir oy’’ diyerek HDP desteklendi, başarı sağlandı ama yetmedi.

Cumhur İttifakı tüm planları bozdu.

Artık hedef HDP sonrası.

Bugün milletin korkusundan açıkça yapamadığı HDP ittifakını, kurumsal kimlik ortadan kalkınca CHP kimliği içerisinde rahatça konsolide edebilmek.

Tüm mesele buydu.

Ne olduysa o şaşalı başlangıcı yapan Cemal Canpolat sahneden alındı ve marjinal solla kanka olan Canan Kaftancıoğlu sahneye çıkartıldı.

Artık yeni il başkanı o.

İl başkanlığına sokağa daha hakim olduğu iddiası taban yapılmaya çalışılsa da Boğaziçi yalılarında kulaklara fısıldandığı gerçeği toplantılardan sızan fotoğraflara yansıyor.

Bir gerçek var ki Canan Kaftancıoğlu sayesinde CHP ile marjinal gruplar aynı amaç için tam olarak örtüşürken, Selahattin Demirtaş ve Ekrem İmamoğlu’nun eşleriyle verilen fotoğraflar ve ortak söylemle CHP ve HDP tabanları birbirlerine iyice eklemlendi.

Canan Kaftancıoğlu, CHP’nin üzerinde bir siyaset izliyor.

Bunun CHP siyaseti olmadığı belli.

Daha üst bir siyaset.

Sanki partiden bağımsız hareket ediyor. Partiyi ardından sürüklüyor.

Tabir-i caizse rütbesi bayağı yüksek.

Canan Hanım bu kadar aktifken onun karşılığı olan Ak Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak ne yapar, nelerle uğraşır bilemem.

Fakat Canan Hanım için ideal bir rakip olduğu kesin.

Türkiye’nin geleceğine dair kehanette bulunma hastalığına sahip yurtdışı kaynaklarda Türkiye’nin gelecek siyasi hayatına hükmedecek 3 isimden bahsediliyor. Bu isimler Ali Babacan, Selahattin Demirtaş ve Ekrem İmamoğlu.

Her seferinde yaptıkları planlar MHP taşına çarpıp bozulanlar ısrarla MHP’siz kurgu peşinde. Milleti İP’le boğma peşindeler anlaşılan.

Gerçi Türkçe’de de bir söz var ‘’Fakirin duası kabul olsa bit pazarına nur yağardı’’ diye ama başarılı olamasalar da planlarını gerçekleştirmek için harıl harıl çalıştıkları gerçeği ortada.

İmamoğlu’nun İstanbul’da 1 yılda geldiği nokta itibariyle denklemden çıktığını söyleyebiliriz.

‘’İstanbul’a CHP’nin geldiği belli oldu’’ onun sayesinde rakiplerin seçim sloganı bile olur.

O derece yani.

Lakin Selahattin Demirtaş konusu öyle değil.

O yine yavaş yavaş ısındırılıyor. Yeni imajıyla medyada arzı endam ediyor.

Demirtaş ve Osman Kavala batıya eklemlenmiş kendi mahalleleri açısından yangında ilk kurtarılması gerekenler.

Bu amaç için alttan alta çalışmaların olduğu kulaklara yayılıyor epeydir.

Bu sebeple kısa süre sonra içeriden çıkması bizim için sürpriz olmaz.

Ali Babacan ise henüz planladıkları Ak Parti mirasını devralabilecek yetkinliğe ulaşmış değil, ulaşabilecek gibi de görünmüyor.

Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli öyle kolay kolay aşabileceği engeller değil.

Son günlerde zaten HDP ile Millet İttifakı arasındaki ilişki sebebiyle sıkıntılı günler geçiren, Ali Babacan’ın partisi sebebiyle de dağılma korkusu yaşayan İP, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın ittifak açıklamasıyla iyice köşeye sıkışmıştı.

Pervin Buldan diyordu ki; ‘’ Artık kimse kapalı kapılar ardında HDP ile ittifak görüşmeleri yapmayacak, yapamayacak. Halkımız bunu kabul etmiyor. Halkımız, şeffaf, açık bir ittifak istiyor. Bunun için kapımız bütün muhalefet partilerine açıktır."

Ne kadar inkar etseler de HDP ile halktan ve tabandan gizlenen bir ittifakın itirafıydı.

HDP de kendince haklı belki ama oyun kurucu kendileri olmadığı için kararı da onlar vermiyor.

Nitekim yine öyle oldu.

Pervin Buldan’ın söylediğini Selahattin Demirtaş eliyle tevil ettirdiler.

Selahattin Demirtaş cezaevinden konuya dahil oldu ve Meral Akşener’e rahat bir nefes aldıran bir açıklama yaptı.

Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "HDP, Millet İttifakının bir parçası değildir" diyen Demirtaş, şu ifadeleri kullandı; "Parti yetkililerimiz en üst düzeyde, sürekli demokrasi ittifakı çağrısı yapıyorlar, ancak bu çağrı ısrarla çarpıtılıyor. HDP‘nin demokrasi ittifakı çağrısı bir seçim iş birliği değil, demokrasi ilkeleri etrafında aydınlık bir gelecek yaratmak için ortak akıl çağrısıdır"

Kim inanırsa artık, Demirtaş, Meral Hanım’ı İP’ten almak için raconu kesti.

Hemen ardından;

Sosyal medyada Canan Hanım’ın trolü olduğu iddia edilen bir müptezelin planlı olduğu çok açık bir şekilde Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’a hakaret etmesine yine görünürde ilk göğüs geren sosyal medya hesabındaki geçmiş mesajlarından lağım kokusu gelen Canan Kaftancıoğlu oldu.

Bu da bir kucaklaşma provasıydı elbette.

İhale de her ne hikmetse ‘’yeşil top’’ sevdasına düşen Ak Parti’ye bırakılıverdi.

Toparlamak için uğraşsın dursunlar artık.

Gelinen noktada Perinçek ekibinin yürüttüğü ‘’HDP Kapatılsın’’ kampanyası  ancak bu değirmene su taşır.

Kapatılan HDP onlar için kapatılmayan ve planları için ayak bağına dönüşen HDP’den makbuldür.

Oysa CHP kurumsal kimliği altında gerçekleşecek bir oy birlikteliği için neler vermezler?

Eğer bunu başarabilirlerse başka bir plana da ihtiyaçları kalmaz. Millet İttifakı olarak güle oynaya devam ederler.

Değilse işleri uzayacak.

Bir de üzerine hapiste yatarak mağdur edilmiş genç ve umut vadeden Selahattin Demirtaş’ı da HDP ile tek bünye olmuş CHP’nin başına getirebilirlerse yeme de yanında yat.

Sahi şu CHP’de ihraç edilenler ve kenara atılanlar haricinde Selahattin Demirtaş’ın Genel Başkan olmasına, HDP ile birleşmeye karşı çıkan olur mu?

Olmaz olmaz.

Onların tek amacı Erdoğan’dan kurtulmak.  Zira o bir amaçtan da ziyade bir ‘’görev’’.

 Recep Tayyip Erdoğan’dan kurtulsunlar da dünya yıkılsa, ülke bölünse umurlarında bile olmaz.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 26817 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
CHP ve Kılıçdaroğlu’nun MHP’ye kin duymasının sebebi 7 Haziran 2015’te gizli
6/8/2020
İyi ki meselenin ağaç olmadığını çabuk öğrenmiştik
6/1/2020
28 Şubat’ın suyu yeniden mi ısıtılıyor?
5/19/2020
Darbeye meydan okuma tamam da niyetin kaos olmadığından emin olabilir miyiz?
5/12/2020
Ne haftaydı ama?
5/5/2020
CHP Sokağın taşlarını mı döşemeye çalışıyor?
4/28/2020
CHP bunu neden yapıyor?
4/20/2020
Süleyman Soylu neden istifa etti?
4/13/2020
Bu salgından şüphelenmek için çok sebebimiz var
4/7/2020
Türkiye’nin Koronavirüs mücadelesindeki eşgüdüm ve başarı kimi rahatsız etti?
3/19/2020
Ali Babacan ve ‘’DEVA’’ metaforu üzerine
3/10/2020
Türkiye-Rusya arasındaki ek protokol nasıl geldi, ne içeriyor?
3/6/2020
CHP ve Kılıçdaroğlu şehitlerimizden iktidar devşirmeyi mi planlıyordu?
3/3/2020
Erdoğan ve Ak Parti’nin kamburu: Bülent Arınç
2/28/2020
YOKSA DEJAVU MU?
2/25/2020
Darbe ruhu hala damarlarında dolaşanlar
5/28/2018
Son çareleri dövizdeki yükseliş ve ekonomik kriz mi?
5/24/2018
Kudüs nöbetini devralma sırası ve 24 Haziran
5/21/2018
İsrail politikasında artık yeni şeyler söylemek lazım
5/17/2018
Takke düştü gerçek Karamollaoğlu göründü
5/14/2018
Uyursak Ölürüz
5/10/2018
İnce İnce siyaset ve Sisi
5/7/2018
Hani ittifaka karşılardı?
5/3/2018
Abdullah Gül Ak Parti tabanından neden tepki gördü?
4/30/2018
Abidik Gubidik İttifakı’nda Abdullah Gül denklemden çıktı mı?
4/26/2018
Proje terör örgütlerinden sonra proje siyasi partiler devrede
4/23/2018
Seçim tarihi açıklandı, muhalefet çarşısı karıştı
4/19/2018
MHP ve Devlet Bahçeli neden ilkeler ittifakından bahsedenlerin hedefinde?
4/16/2018
3. Dünya Savaşı’nın eşiğinde miyiz?
4/12/2018
Esad katliamlarıyla ABD-Avrupa ve İsrail’e can suyu mu veriyor?
4/9/2018
En büyük kabusları enerji açığını kapatan Türkiye
4/5/2018
Türkiye artık hafife alınacak bir ülke değil
4/2/2018
Bayram değil seyran değil ABD ve Avrupa bizi niye öpmeye çalışıyor?
3/29/2018
Batıyı Türkiye’yi kaybetme korkusu sardı
3/26/2018
Türkiye’nin yapım projesi ile Batının yıkım projesi!
3/22/2018
Mehmetçik ve Devlet Bahçeli’nin kesişen kaderi
3/19/2018
Kazanacakları seçimi niye boykot etsinlermiş. Duy da inanma.
3/15/2018
Cumhur İttifakı, getirdikleri, itirazlar ve çaresizlik
3/12/2018
ABD’nin DEAŞ maymuncuğu ve psikolojik harekat
3/8/2018
ABD’nin Türkiye çaresizliği
3/5/2018
Saadet Partisi için normal olan ne, bir tuhaflık yok mu?
3/1/2018
Türk, neden beklenen ve özlenen?
2/26/2018
CHP AGRESİFLEŞMESİN DE BİZ Mİ AGRESİFLEŞELİM?
2/23/2018
Sahada ne kadar varsan, masada o kadar varsın
2/19/2018
ABD tiyatroyu daha ne kadar sürdürebilir
2/15/2018
100 yıllık hesap ve ABD’nin planı
2/12/2018
ABD'nin talepleri CHP'ye Atatürk'ü unutturuyor mu?
2/8/2018
CHP KURULTAYI’NA DAİR
2/6/2018
YORUMLAR
Toplam 4 yorum var, 4 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 27 Haziran 2020 Cumartesi 16:59

az önce ilettiğim "yorum" TELE1'den alıntı bir haber bilgisidir. Sizi biraz düşünmeye yöneltebilir umuduyla aktardım. Saygılar

Yorumu oyla      1      2  
Misafir 27 Haziran 2020 Cumartesi 16:57

AKP’li Özlem Zengin, Ahmet Yavuz’un “Özlem Zengin gibi bir kadın” ifadelerini kendi üzerine aldı. Zengin, Twitter’da yaptığı paylaşımda Yavuz’a “bir az beyinli”, “adi yalancı” diyerek hakaret etti. Ahmet Yavuz ise, AKP’li Zengin’in hakaretlerine “’Bir az beyinli’ ve ‘Adi yalancı’ ifadelerini bir sayın vekilin okuduğunu anlama ve kendini ifade etme seviyesine bağlıyorum” diyerek karşılık verdi.

Yorumu oyla      4      0  
Nilgün Tosun 15 Haziran 2020 Pazartesi 10:34

Sn. DamgaYüreğinize Sağlık

Yorumu oyla      1      10  
Cem Beytar 15 Haziran 2020 Pazartesi 10:29

Okuduklarımın hepsi gerçek bunu biliyorum ama pkklı olmayıpta chp ve ip e oy verenleri anlıyamıyorum bu kadar mı kör olur insanlar. Hepimiz aynı gemideyiz bunlar gemiyi batırmaya çalışıyor.

Yorumu oyla      2      12  
Mesa Mesken, Bodrum, reklam, banner,
tusas, banner, reklam,
Aydın, belediye, Özlem Çerçioğlu, Ege et, koronavirüs, önlem,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Koronavirüse karşı önlem aldınız mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
yangın
barcelona
Ukrayna
CEV Şampiyonlar Ligi
Cüneyt Çakır
Tedavi
Yükseköğretime Geçiş Sınavı
yakmak
madenci