E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Seçim Savaşları!
22 Nisan 2015 Çarşamba

AKP’nin 14 yıllık iktidarı boyunca, şu ana kadar ne yaptı ise tam aksini savunduğu şaka gibi seçim vaatleri karşısında, CHP’nin pek çok kesimi kucaklayan son derece somut ve bilhassa ekonomiyi iyileştirmeye yönelik vaatleri, toplumda oldukça büyük yankı uyandırmıştır.
            Her şeyden evvel AKP’nin seçim bildirgesinde;  sanki şu ana kadar çıkardıkları yasalarla temel hak ve özgürlükleri sınırlandıran hatta yok eden kendileri değilmiş gibi, özgürlüklere dayalı bir Başkanlık Rejiminden,
       Yine hukuk devletini yerle yeksan ederek, yargıyı iktidarın denetimine bırakmamışlar gibi yargı bağımsızlığından bahsedilmesi,
       Ya da 4+4+4 eğitim sistemiyle eğitim düzenini alt-üst etmemişler gibi çağdaş eğitimden dem vurulması,
      Üstelik tüm bu vaatlerin gerçekleştirilmesinin yolu olarak da,  ülkeyi tek bir adamın kişisel insafına bırakacak başkanlık sisteminin gösterilmesi,  bu milletin aklı ve hafızasıyla dalga geçmekten başka nasıl ifade edilebilir?
        CHP ise seçim bildirgesinde; “ Yaşanabilir bir Türkiye sloganıyla”, düzenden yoksulluktan şikâyeti olan 17 milyon yoksulu, 7 milyon işsizi, kredi borcunu ödeyemeyen 5 milyon vatandaşı, ayın sonunu zor getiren emeklileri, tarlasını süremeyen çiftçiyi, öğrenciyi, kadını, esnafı, işçiyi, işvereni hedefleyerek,  tüm bu kesimleri rahatlatacak seçim vaatlerinde bulunmuştur. Ayrıca siyasette, yargıda ve eğitimde de köklü değişiklikler yaparak her alanda onarıma gidileceği belirtilmiştir.
           Ayakkabı kutularındaki milyon dolarların görüntüleri halen hafızalardan silinmemişken, iktidarın “kaynak nasıl yaratılacak” sorusu ise son derece ironiktir. Aslında bu soruyu yöneltenlere;  en son 3,6 milyon liralık elektrik faturasıyla gündeme gelen ve kamuya maliyeti 5 milyar lirayı aşan Saray harcamaları ile 13 yılda 8 milyara yaklaşan örtülü ödenek harcamaları için kaynağın nasıl yaratıldığını sormak gerekir.
         Bu arada Haziran seçimi için yaptırılan simülasyonlar da, sandıktan koalisyon çıkabileceği ihtimalini ortaya koymuştur. Öyle ki 2011 genel ve 2014 yerel seçimleri baz alınarak, son dönem kamuoyu araştırmaları ile karşılaştırmalı yapılan ve HDP’nin barajı aştığı simülasyonlar, AKP’nin tek başına iktidar olamayacağını açıkça göstermiştir.  
         Benim burada asıl dikkat çekmek istediğim husus ise, sırf AKP tek başına iktidar olmasın diye HDP’ye kayacak oylar konusunda olacaktır. He ne kadar yapılan kamuoyu araştırmaları HDP’nin barajı aşması halinde AKP’nin tek başına iktidar olamayacağını gösteriyor olsa da, HDP’nin meclise girmesi halinde AKP ile ittifak yapabileceği ihtimali de göz ardı edilmemelidir. Dolayısıyla yapılacak pazarlıklar neticesinde hem AKP anayasayı değiştirerek başkanlık sistemine geçmek için yeterli çoğunluğa ulaşmış olacak,  hem de anayasamızın değişmez maddeleri değiştirilerek üniter devlet yapımız yıkılacak dolayısıyla federal yapıya geçilmiş olacaktır.  O nedenle AKP tek başına iktidar olmasın diye “her yol mubahtır anlayışını” bir tarafa bırakarak, tüm ihtimalleri enine boyuna düşünüp, tartarak sandığa gitmemiz, ülke geleceğimiz açısından son derece hayati öneme sahiptir.
                           Koalisyon Hükümetleri  Bir Kabus mu?

                Yapılan kamuoyu araştırmaları karşısında AKP’de artık koalisyon olasılığını inkâr edemediğinden,   “Koalisyon proje değil, bir kâbustur. Kriz demektir, işsizlik, fakirlik ve iflas demektir. ” sözleriyle seçmeni korkutmaya, bir yerde istikrar için yine kendisine mahkûm etmeye çalışmaktadır.
             Aslında düşünülenin aksine, koalisyon hükümetleri çok daha geniş kitlelerin görüşlerini yansıtacağı için, tek parti hükümetlerine göre çok daha demokratiktir. Ayrıca koalisyon ortaklarının birbirini daha iyi denetleyip dengeleyeceği de açıktır.
          Şüphesiz koalisyon hükümetlerini eleştirenlerin en güçlü dayanağı, tek parti hükümetlerinin daha istikrarlı olduğu ve bu istikrarın ekonomiye yansıyacağı iddiasıdır.    Bu yanılgı ise büyük oranda 1997-2002 yılları arasında Türkiye’nin yaşadığı iç ve dış krizlerle birlikte,  1999 depreminin doğurduğu ekonomik yıkımdan da kaynaklanmaktadır. Ancak böyle bir döneme koalisyon hükümetlerinin damgasını vurmasından hareketle,    Türkiye’de tek parti dönemlerinin çok daha başarılı olduğu sonucuna varılması da mümkün değildir.  Üstelik bu konuda son derece sınırlı sayıdaki akademik çalışmalar, yaygın kanının aksine, koalisyon hükümetlerinin, tek parti hükümetlerine göre ekonomik büyüme ve istikrar açısından daha başarılı olduklarını gösterirken.
      Şöyle ki;  2011 yılında Cambridge University  Pres tarafından yayınlanan “Coalition Politics ann Economic Development” başlıklı bir kitap, dünyada bu konudaki çok ender çalışmalardan birisidir. Kitabın yazarı Irfan Nooruddin koalisyon hükümetleri ile ekonomik büyüme arasından ilişkiyi 105 ülke üzerinde çalışarak incelemiş ve koalisyon hükümetlerinin tek parti hükümetlerine oranla ekonomik istikrar ve büyüme açısından daha başarılı olduğunu kanıtlamıştır.
       Dolayısıyla tek parti hükümetlerinin ekonomik gelişme ya da istikrar açısından başarısız olduğu iddiasının,  egemen partilerin çıkarlarına hizmet etme dışında ciddiye alınabilir hiçbir gerçekliği bulunmamaktadır.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 21518 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Demokrasi ile Kutsanan Diktatörlük!
8.4.2015
Güç ve Parmak Hesabı!
25.2.2015
Kayıp-Kaçak Adaletsizliği
10.2.2015
İnternete Sansür
28.1.2015
Kentsel Dönüşüm Aldatmacası
13.1.2015
Bilimsel Eğitimin Ön Koşulu: Laiklik!
30.12.2014
İlk Makul Şüphe Operasyonu
16.12.2014
Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
2.12.2014
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
18.11.2014
Sömürü Düzeni
3.11.2014
Kuşatılmış yargı
20.10.2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
9.10.2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
23.9.2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
11.9.2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
26.8.2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
5.8.2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
18.7.2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
4.7.2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
18.6.2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
8.6.2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
29.5.2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
20.5.2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
7.5.2014
Süper Yetkili MİT!
20.4.2014
Seçim Oyunları
7.4.2014
Sandık Demokrasisi
25.3.2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
17.3.2014
Can Çekişen Demokrasi
5.3.2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
24.2.2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
11.2.2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
3.2.2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
21.1.2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
13.1.2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
3.1.2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
24.12.2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
18.12.2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
11.12.2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
2.12.2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
20.11.2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
12.11.2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
5.11.2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
28.10.2013
Toplum Vicdanında Balyoz
19.10.2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
3.10.2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
26.9.2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
19.9.2013
Çocuk Gelinler
12.9.2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
5.9.2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
28.8.2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
22.8.2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
14.8.2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
1.8.2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
25.7.2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
17.7.2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
10.7.2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
3.7.2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
25.6.2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
18.6.2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
11.6.2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
5.6.2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
27.5.2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
16.5.2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
12.5.2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5.5.2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
29.4.2013
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

• İmlası çok bozuk,
• Büyük harfle yazılan,
• Habere değil yorumculara yönelik,
• Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
• Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
• Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 24 Nisan 2015 Cuma 14:28

size katılıyorum ama gülmekten... Tamamen taraflı bir yazı sanki kurtuluş CHP de ama onuda söyleyemiyorsunuz. Sadece Hdp Ak parti koalisyonundan bahsedebiliyorsunuz. Gerçi chp aday adayı pankartınızı görmüştüm. E böyle bir yazı da normaldir. Görünen o ki kimsenin chplilerin bile iktidardan umutları yok. Sadece AKP iktidar olmasın düşüncesi var. Sayın yazar biraz daha aklı selim ve tarafsız olmanızı bekliyoruz

Yorumu oyla      0      14  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Medya
  •Güncel
  •Siyaset
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Teknoloji
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Güncel
  •Siyaset
  •Medya
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Aktüel
  •Güncel
  •Aktüel
  •Kültür
  •Spor
  •Sağlık
  •Dünya
  •Ekonomi
  •Medya
  •Siyaset
•tff
•yangın
•Gurbangulı Berdimuhamedov
•Tayyip Erdoğan
•ihracat
•Kuzey Kore
•BBP
•ismail kartal
•müebbet hapis