E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Sansürlü Demokrasi
20 Ekim 2015 Salı

18. yüzyılda sarayını genişletmek için, arazisini zorla alacağını söyleyen kral 2. Friedrich’e, değirmencinin; “Evet alırdınız, eğer Berlin’de yargıçlar olmasaydı” yanıtı, günümüz Türkiye’sinde yargının içine düştüğü vahameti daha iyi anlayabilmemiz için son derece manidardır.
                         Peki, bugün geldiğimiz noktada ülkemizdeki yargının durumu nedir? Diyebilir miyiz ki yargı her ne koşulda olursa olsun, en doğru şekilde işler ya da yine diyebilir miyiz ki 2010 anayasa değişikliği ile Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) yapısı daha da güçlenmiş, iktidarın güdümünden tamamen kurtulmuş ve gerçek anlamda bağımsız ve tarafsız bir yargı oluşturulmuştur.  Şayet tüm bunlara evet diyebiliyor olsaydık, şu anda devletin her kademesinde tek adam yönetiminin hâkim olduğu,  baskı ve yasakların kol gezdiği, her türlü özgürlüğün rafa kaldırıldığı, karanlık ve tehlikeli bir geleceğe doğru kontrolsüzce sürükleniyor olmazdık. Çünkü devlet denilen dev gücü sınırlamanın yegâne yolu, sadece ve sadece bağımsız ve tarafsız bir yargıdan geçmektedir.               
                      Oysa kişiye özel düzenlemelerin ayyuka çıktığı, Anayasa Mahkemesi kararlarının hiçe sayıldığı, yargı kararlarının arkasından dolanıldığı, yasaların sadece iktidarın elini güçlendirmek için çıkarıldığı, evrensel hukuk ilkelerinin ve anayasanın ciddiye alınmadığı günümüz Türkiye’sinde, bağımsız ve tarafsız bir yargıdan söz etmek, ne yazık ki imkânsızdır.  
                Son olarak 10 Ekim Ankara katliamı ile ilgili olarak Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesi’nce verilen;  “soruşturma kapsamı hakkında yazılı, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. gibi yayınların yapılmasının yasaklanması” kararı ise her ne kadar şeklen yasal olsa da, özü itibariyle sansür ve halkın haber alma özgürlüğünün açıkça ihlalidir. Gerçek demokratik rejimlerde de yayın yasağı, delillerin yok edilmesini engellemek, bir yerde soruşturmanın selametini sağlamak için sınırlı da olsa getirilebilmektedir. Ancak olan bitenin eleştirisini yasaklamaktaki hukuki amacın ne olduğunu anlamak ise gerçekten mümkün değildir.  Dolayısıyla bu karar, eleştirinin yasaklandığı tek mahkeme kararı olarak hukuk tarihimizdeki yerini alacaktır.
                Aslında bu tarz yayın yasaklarına son dönemlerde oldukça sık rastlanılmaktadır. Öyle ki ne zaman iktidarı zor durumda bırakacak, ya da ucu görev ihmaline, istifa et taleplerine, eleştirilmeye,  varan büyük bir olay yaşanmışsa hemen ardından yayın yasağı getirilmiştir. Bu yasaklarla adeta sorumlular kamuoyunun önünden kaçırılarak koruma altına alınmış, bir yerde olayın toplum vicdanında küllenmesi sağlanmaya çalışılmıştır. Reyhanlı saldırısı, Musul Konsolosluk baskını, Uludere faciası, 17-25 Aralık soruşturmaları, MİT tırları, Soma maden kazası, KPSS skandalı ve son olarak Ankara katliamı gibi yayın yasağı getirilen daha pek çok olayda, aynı şekilde halkın hafızasından medet umulmuştur.
               Ancak kamuoyuna yansıyan olay ne kadar vahim olursa olsun, halkın haber alma hakkı hiç bir şekilde zedelenmemelidir. Aksi halde basın, kamuoyunun gözü kulağı olma görevini yerine getiremez.  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne göre;  “sadece lehte zararsız ve ilgilenmeye değmez haber ve düşünceler için değil, devletin veya nüfusun bir bölümünün aleyhinde olan, onları rahatsız eden haber ve düşünceler içinde ifade ve basın özgürlüğü esastır.” Özellikle siyasetçiler söz konusu olduğunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, (AİHM) eleştirinin sınırlarını fevkalade genişletmiş, bu eleştirilerin “abartılı, hatta tahrik edici içeriği bile sahip olabileceğini”  kararlarında açıkça belirtmiştir.
           Dolayısıyla yasaklar ve baskılarla,  gerçekler konuşulmaz yada konuşturulmaz, hukuk çalıştırılmaz, siyasi ya da bürokratik sorumlular yargı önünde hesap vermezse,  ne iktidara olan güven sorununun aşılması mümkün olabilir ne de millet olarak yaşadığımız bu travma ve paranoyadan çıkmamız.
           Bu nedenle önümüzdeki 1 Kasım seçiminde ya fiili başkanlık sistemini, kanun tanımazlığı ve yasakların kalıcı hale gelmesini ya da demokrasiyi hukuk devletini, temel hak ve özgürlükleri oylayacağımızın bilinciyle sandığa gitmemiz, ülke geleceğimiz açısından son derece hayati öneme sahiptir.  

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 18370 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Suriye Politikasında U Dönüşü!
5.10.2015
Pragmatik Stratejiler
21.9.2015
Artık Yeter!
8.9.2015
Çare Sizsiniz!
25.8.2015
Oyun İçinde Oyun!
12.8.2015
Çark Eden Suriye Politikası
28.7.2015
Çözümsüzlük Stratejisi!
14.7.2015
Sağduyu ve Suriye Çıkmazı
30.6.2015
Meclis Aritmetiği
12.6.2015
Tek Yol, Sandık!
16.5.2015
Siyasi Hesaplara Kurban Edilen Yaşamlar!
5.5.2015
Seçim Savaşları!
22.4.2015
Demokrasi ile Kutsanan Diktatörlük!
8.4.2015
Güç ve Parmak Hesabı!
25.2.2015
Kayıp-Kaçak Adaletsizliği
10.2.2015
İnternete Sansür
28.1.2015
Kentsel Dönüşüm Aldatmacası
13.1.2015
Bilimsel Eğitimin Ön Koşulu: Laiklik!
30.12.2014
İlk Makul Şüphe Operasyonu
16.12.2014
Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
2.12.2014
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
18.11.2014
Sömürü Düzeni
3.11.2014
Kuşatılmış yargı
20.10.2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
9.10.2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
23.9.2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
11.9.2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
26.8.2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
5.8.2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
18.7.2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
4.7.2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
18.6.2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
8.6.2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
29.5.2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
20.5.2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
7.5.2014
Süper Yetkili MİT!
20.4.2014
Seçim Oyunları
7.4.2014
Sandık Demokrasisi
25.3.2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
17.3.2014
Can Çekişen Demokrasi
5.3.2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
24.2.2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
11.2.2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
3.2.2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
21.1.2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
13.1.2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
3.1.2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
24.12.2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
18.12.2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
11.12.2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
2.12.2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
20.11.2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
12.11.2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
5.11.2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
28.10.2013
Toplum Vicdanında Balyoz
19.10.2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
3.10.2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
26.9.2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
19.9.2013
Çocuk Gelinler
12.9.2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
5.9.2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
28.8.2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
22.8.2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
14.8.2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
1.8.2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
25.7.2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
17.7.2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
10.7.2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
3.7.2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
25.6.2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
18.6.2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
11.6.2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
5.6.2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
27.5.2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
16.5.2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
12.5.2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5.5.2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
29.4.2013
YORUMLAR
Toplam 6 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

• İmlası çok bozuk,
• Büyük harfle yazılan,
• Habere değil yorumculara yönelik,
• Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
• Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
• Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 3 Kasım 2015 Salı 08:18

Sayın sibel hanımın seçim yorumlarını bekliyoruz muhtemelen ateş püskürecektir. Bu kadar yazdıklarından sonra normaldir. Şimdi CeHaPe medyası yazarları başlarlar şöyle hile oldu böyle hile oldu. Hükümetin başarısını kesinlikle kabullenmezler. Sonraki yazıyı sabırsızlıkla bekliyorum.

Yorumu oyla      0      2  
Misafir 30 Ekim 2015 Cuma 09:57

Öğrenmişsiniz Ak trolü kendinizi pir-i siyaset sanıyorsunuz. CeHaPe troller o zaman soruyorum en son nezaman iktidardaydınız. CeHaPe atatürkün partisi olmasaydı siz sonsuza kadar iktidar göremezdiniz. Buda atatürkün diktatörlüğü işte naparsınız karşısına kimseyi çıkarmadı sözde çoğulcul demokrasi

Yorumu oyla      0      6  
Misafir 27 Ekim 2015 Salı 20:57

7 Haziran sonuçlarını beğenmeyip tekrar seçime kalkışıp ortalığı kan gölüne çeviren iktidar pir-ü pak ama muhalefet hep kötü, AKtrollere göre. Ankarada katliamın olacağının istihbaratını alıp kılını kıpırdatmayan iktidar "demekki bugüne kadar olumlu çok iş yapmış" ama muhalefet hep tekerine çomak sokmuş(!). "Siz kendi kafanıza herşeyi yorumlayın bakalım hayırlısı". 1 Kasım'da AKP zulmüne HAYIR diyerek hayırlısını isteyeceğiz Allah(CC)tan.

Yorumu oyla      7      0  
Misafir 27 Ekim 2015 Salı 20:48

7 Haziran seçimleri için ORC yaptığı araştırmanın sonuçlarını seçim yasaklarına rağmen 3 Haziranda sosyal medya üzerinden duyuracağını açıklamıştı. ORC açıkladığı son anketteki tahminlerinde ise Ak Parti'yi %47.5, CHP'yi %23.9, MHP'yi %15, HDP'yi ise %8.1 olarak duyurmuştu. Ne kadar yanılttığı ve AKPye çalıştığı ortada. Şimdi de son bir gayretle "AK Parti iktidarın sınırında" diye muhalif seçmenleri oy vermekten vazgeçirmeye çalışıyor. Sansür yetmemiş, yorumcu trolleri eliyle medyayı susturacak.

Yorumu oyla      8      0  
Misafir 22 Ekim 2015 Perşembe 17:07

Takip ettiğim kadarıyla kalemi tamamen iktidara karşı yazıyor. İktidarla ilgili hiç olumlu bir yazısını okumadım. Ne yazık demekki iktidar bugüne kadar olumlu hiçbir iş yapmamış.(Buda tamamen CeHaPe zihniyeti) Son ankara olayında bir gazetede şüphelilerin isimlerinin baş harflerinin yayınlanmasıyla kaçtıklarını duymadınız heralde. Bu olay haber alma hakkını değil devlet güvenliğini ilgilendirir. Yasak koyması normaldir. Siz kendi kafanıza herşeyi yorumlayın bakalım hayırlısı

Yorumu oyla      0      14  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Medya
  •Güncel
  •Siyaset
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Teknoloji
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Güncel
  •Siyaset
  •Medya
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Aktüel
  •Güncel
  •Aktüel
  •Kültür
  •Spor
  •Sağlık
  •Dünya
  •Ekonomi
  •Medya
  •Siyaset
•Euroleague
•Sağlık
•Eczacıbaşı
•Mersin İdmanyurdu
•Jose Mourinho
•emrah yılmaz
•mehmet özkan
•haşim kılıç
•mülteci