E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Sağduyu ve Suriye Çıkmazı
30 Haziran 2015 Salı

                   7 Haziran seçimlerinden bu yana, gündemin nabzı düşmek bilmiyor. Koalisyon hesapları ve ihtimalleri tekrar tekrar masaya yatırılıyor. Partiler tabanlarına kendilerini anlatabilecekleri pazarlık konularını, kırmızı çizgilerini, başka bir deyişle olası bir seçimden güçlenerek çıkabilecekleri formülleri, günlerdir karar organlarında tartışıyorlar.

                 Şu anda koalisyon formülleri arasında ibre son olarak, AKP-CHP koalisyonuna dönmüş durumda. Ancak siyasette hiçbir şey, son ana kadar kesin değildir. Şartlar bir anda her şeyi tam tersine çevirebileceği gibi, olmaz dediğiniz bir koalisyon veya azınlık hükümeti de, bir bakmışsınız gerçek olabilir.

              Ancak her şey bir yana, yüzde 60 gibi bir çoğunluğu elinde tutan muhalefet partilerinin olası bir koalisyon durumunda,  ellerinde çok büyük bir yasama gücünün olacağı gerçeği de, gözden kaçırılmamalıdır.  Bu çoğunluk o kadar önemlidir ki; bu zamana kadar yapılmış tüm antidemokratik yasalar değiştirilebilir, parlamenter sistem güçlendirilebilir, yüzde 10 seçim barajı düşürülebilir, dört bakan için Yüce Divan yolu açılabilir, yargı bağımsızlığı, dolayısıyla kuvvetler ayrılığı sağlanabilir, Saray için verilen örtülü ödenek kaldırılabilir, Cumhurbaşkanı anayasal sınırlar içine çekilebilir, Cumhurbaşkanlarının geleneksel mekânı olan Çankaya’ya taşınması bir kanun maddesiyle sağlanabilir, eğitim sistemi değiştirilebilir, temel hak ve özgürlükler ile basın özgürlüğü yeniden sağlanabilir… Üstelik tüm bunlar, hükümetin oluru aranmadan, sadece yasama gücü kullanılarak yapılabilecektir.  Takdir edersiniz ki bu durum dahi, AKP’nin 13 yıllık otoriter ve diktacı yönetimi düşünüldüğünde, son derece önemli bir güçtür.

        O halde öncelikli olarak koalisyon ortağı olacak partilerin, her şeyden evvel ülke menfaatlerini düşünerek, intikamcı değil, akılcı ve sağduyulu davranışlarla süreci götürmeleri, popülist söylem ve eylemlerden uzak durmaları ülke geleceği açısından son derece önemlidir. Çünkü yukarıda belirttiğim pek çok antidemokratik düzenlemeyi sadece yasama gücü olarak düzeltme imkânı varken, AKP’ye;Bak biz elimizden geleni yapıyoruz, ama onlar bir türlü koalisyon kurmaya yanaşmıyorlar” kozunu vermenin de bir anlamı yoktur.  Ayrıca yapılacak bir erken seçimde sonuçların bundan daha iyi olacağını da kim garanti edebilir ki?

        Zaten AKP dışındaki partiler meclisteki güçlerini etkin kullanırlarsa, koalisyonu bozma girişimi diğer taraftan gelecek ve böylece sürecin başından beri sağlamaya çalıştıkları bu meşru sebepte, ellerinden alınmış olacaktır. Üstelik Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sürecin çözümsüzlük içine girmesini ve en kısa sürede seçime girmeyi hedeflediği herkesçe bilinen bir gerçekken.
         
 Kürt Koridoru


                İçerde tüm bu hesap ve tahminler yapılırken yanı başımızda, Suriye’de yaşanan ve doğrudan bizi etkileyen gelişmeler ise bir an önce hükümet kurma konusunda partilere büyük bir sorumluluk yüklemektedir.

          Bugün Suriye’nin kuzeyi ve Türkiye’nin güneyinde, Irak’tan Akdeniz’e kadar uzanan bir “Kürt Koridoru” oluşturulması gündemdedir.

          Öyle ki geçtiğimiz günlerde  IŞİD, uzun süredir elinde olan Tel Abyad’ı, ABD’nin hava desteği sayesinde  PYD’ye kaptırmış, böylece Türkiye’nin en uzun sınır hattı olan 877 km’lik Suriye sınırının yaklaşık 400 km’lik kesintisiz bir bölümü PKK’nın Suriye uzantısı olan PYD’nin kontrolüne geçmiştir. Dolayısıyla Kürdistan,  ABD ve bölgesel müttefiki İsrail tarafından adım adım inşa edilirken, partilere de bazı fedakârlıklar düşmektedir.

          Aslında IŞİD kontrolündeki Tel Abyad’ın ABD’nin yaptığı bombalamalarla neredeyse hiç çatışma olmadan boşaltılması, ardından da PYD’lilerin ellerini kollarını sallayarak Tel Abyad’a girmeleri son derece düşündürücüdür. Kaldı ki ABD, bölgede pek çok yeri bombalamasına rağmen, oralarda nedense IŞİD egemenliği halen devam etmektedir.  Bu da akıllara, belki de ABD’nin Ortadoğu’yu şekillendirmek için PYD haricinde IŞİD’i de  sessiz ve profesyonelce müdahalelerle desteklediği düşüncesini getirmektedir.

          Ayrıca olası bir operasyon durumunda Suriye’de nasıl bir bataklığın içine gireceğimizi de çok iyi analiz etmemiz gerekir. Çünkü böylesi bir kâbusta, karşımızda sadece PKK ve PYD’yi değil, aynı zamanda İran, Rusya, ABD ve İsrail’in yanı sıra,   IŞİD ve El Kaide bağlantılı yüzden fazla terör örgütünü de bulacağımız kesindir.  Bu nedenle özellikle Suriye’de bu zamana kadar yaptığımız hataları tekrar etmeden,  bölgedeki tüm dengeleri göz önünde bulundurarak adımlarımızı ona göre atmamız, son derece hayatidir.  Yoksa birtakım çıkar ve oy hesaplarına, ülkenin milli birlik ve bütünlüğünü heba etmeye, kimsenin hakkı yoktur.

               Görüldüğü üzere yeni Suriye politikası bir bakıma yeni hükümetin de en önemli sınavı olacaktır. Türkiye’nin eski hatalarda ısrar etmeyerek ilkeli, akılcı, sağduyulu, öngörülü ve etkin, yeni bir dış politika yaklaşımına acilen ihtiyacı vardır.

         Koalisyon kurulur ya da kurulamaz, ya da erken seçime gidilir ama hükümet, önünde sonunda bir şekilde kurulur. Ancak ülkemizin varlığı ve bütünlüğü yok edildiği takdirde, bunun tekrar tesisi o kadar da kolay olmayacaktır.

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 17074 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Meclis Aritmetiği
12.6.2015
Tek Yol, Sandık!
16.5.2015
Siyasi Hesaplara Kurban Edilen Yaşamlar!
5.5.2015
Seçim Savaşları!
22.4.2015
Demokrasi ile Kutsanan Diktatörlük!
8.4.2015
Güç ve Parmak Hesabı!
25.2.2015
Kayıp-Kaçak Adaletsizliği
10.2.2015
İnternete Sansür
28.1.2015
Kentsel Dönüşüm Aldatmacası
13.1.2015
Bilimsel Eğitimin Ön Koşulu: Laiklik!
30.12.2014
İlk Makul Şüphe Operasyonu
16.12.2014
Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
2.12.2014
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
18.11.2014
Sömürü Düzeni
3.11.2014
Kuşatılmış yargı
20.10.2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
9.10.2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
23.9.2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
11.9.2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
26.8.2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
5.8.2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
18.7.2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
4.7.2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
18.6.2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
8.6.2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
29.5.2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
20.5.2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
7.5.2014
Süper Yetkili MİT!
20.4.2014
Seçim Oyunları
7.4.2014
Sandık Demokrasisi
25.3.2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
17.3.2014
Can Çekişen Demokrasi
5.3.2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
24.2.2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
11.2.2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
3.2.2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
21.1.2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
13.1.2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
3.1.2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
24.12.2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
18.12.2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
11.12.2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
2.12.2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
20.11.2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
12.11.2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
5.11.2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
28.10.2013
Toplum Vicdanında Balyoz
19.10.2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
3.10.2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
26.9.2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
19.9.2013
Çocuk Gelinler
12.9.2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
5.9.2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
28.8.2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
22.8.2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
14.8.2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
1.8.2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
25.7.2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
17.7.2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
10.7.2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
3.7.2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
25.6.2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
18.6.2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
11.6.2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
5.6.2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
27.5.2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
16.5.2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
12.5.2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5.5.2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
29.4.2013
YORUMLAR
Toplam 5 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

• İmlası çok bozuk,
• Büyük harfle yazılan,
• Habere değil yorumculara yönelik,
• Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
• Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
• Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 5 Temmuz 2015 Pazar 10:33

Bence mevcut dış politikalarla şuanda her kırmızı ışıkta dilenmek zorunda olan bir yabancı kitleyi zaten yarattık, oyunun hakemi rolü Türkiye'ye bir şey kazandırmıyor. Ama dedğiniz gibi çok akıllıca adım atmak lazım, bir yandanda yeni bir komşu yaratmamak lazım, kantondan devlete geçiş Amerika'nın bir tanımasına bakar. thinktank.

Yorumu oyla      7      0  
Misafir 2 Temmuz 2015 Perşembe 12:19

18:10 televizyona çıkıp emanet oylara teşekkür edilmedimi emanet oylar AKP den mi gitti. HDP meclise giremese AKP tek başına zaten iktidardı. Neyden bahsediyorsun sen.Sonrada çıkmış AKP meclise soktu diyorsun.HDP'nin meclise girmesi AKP haricinde herkesin işine yaradı. Sen bile bayram ettin demi. Sen önce İsrailin bu bölgedeki oyununu gör sonra ülke bütünlüğünü düşün.

Yorumu oyla      0      2  
Misafir 1 Temmuz 2015 Çarşamba 18:10

13.34: HDP'yi, kapalı kapılar ardında çözüm süreci düzmecesiyle bu bu ülkenin başına AKP musallat etmedimi? Bunların meclise girmesine AKP sebep olmadımı? Şimdi ne değişti ya da hangi menfaatleriyle çatıştıda HDP tu-kaka ilan edildi. Ülke bütünlüğünü düşünmek şimdi mi akıllarına geldi. HDP, hadi ben sana destek vereyim başkanlık sistemi gelsin sende bize ülkeyi bölünmeye götürecek fedaral yapıyı getir dese AKP hayır mı diyecek. Evet herşeyin müsebbibi AKP!

Yorumu oyla      1      0  
Misafir 1 Temmuz 2015 Çarşamba 13:34

Hem yanıbaşımızda kürt devleti kurulmasından korkuyorsunuz hemde hükümeti pkk ile masaya oturmakla suçlarken onlara destek verip meclise sokuyorsunuz vede birşey yokmuş gibi bukonuda hiçbir yorum yapmıyorsunuz.Tebrik ediyorum. Ayrıca HDP'nin içinde olduğu %60'lık bir güçten söz edebiliyorsunuz bravo.Bu nasıl bir AKP-Tayyip nefretidir anlamadım. Daha durun orta doğuda amaç sadece ve sadece israilin güvenliğini sağlamaktır. Bütün hesaplar bunun üzerine kurulmuştur.ortadaki herkes birer piyon sadce

Yorumu oyla      0      1  
Misafir 30 Haziran 2015 Salı 20:11

Armutun sapı, üzümün çöpü deyip, ellerindekini de kaybedecek muhalefet partilerini bu millet affetmez. En azından demokrasiyi bu süre zarfında sağlamaya çalışın. Zaten AKP en başta bundan rahatsız olacaktır. Hiç olmazsa fatura sizin üzerinize kalmasın.

Yorumu oyla      1      1  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Medya
  •Güncel
  •Siyaset
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Teknoloji
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Güncel
  •Siyaset
  •Medya
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Aktüel
  •Güncel
  •Aktüel
  •Kültür
  •Spor
  •Sağlık
  •Dünya
  •Ekonomi
  •Medya
  •Siyaset
•Tayyip Erdoğan
•big ben
•Kocan Kadar Konuş
•Yeni Zelanda
•Microsoft
•Ahal
•Risk
•İddia
•Haliç