E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Rölatif Demokrasi!
22 Aralık 2017 Cuma

Olağanüstü hal(OHAL) beşinci kez uzatılmışken, meclisin kanun yapma yetkisi askıya alınıp ülke KHK’lerle yönetilirken; evrensel hukuk değerlerinden, temel hak ve özgürlüklerden, demokrasiden, hukuk devletinden, hiç olmadığı kadar bahseder olduk. Zaten tarihimiz boyunca, tüm bunların en çok konuşulup tartışıldığı dönemler, OHAL ve darbe dönemleri olmamış mıdır?     
           Ne üzücüdür ki son yıllarda bu konulardaki sorunlar, artık sadece içeride değil, dışarıda da pek çok uluslararası kuruluş tarafından sıkça dillendirilmeye başlamıştır.  Her ne kadar “bu değerlendirmeleri tanımadığımızı” ifade eden açıklamalarda bulunsak da 2018’in ikinci yarısında Avrupa Birliği üyeliği için tekrardan yeni açılımlar yapmayı planlandığımız düşünülecek olursa,  bu rest çekmelerin beyhude direnişler olduğu da ortadadır.
        Mesela Avrupa Konseyi, geçtiğimiz günlerde açıkladığı basın özgürlüğü endeksinde; Türkiye’ye “basın özgürlüğüne saygı duyması, haksız ve uzun tutuklulukların önlenmesi” konusunda uyarıda bulundu. Türkiye tarafından ise “basın özgürlüğü kavramının batı merkezli ele alındığı, değerlendirmede ülkelerin içinde bulunduğu koşulların göz ardı edildiği, dolayısıyla endeksin kabul edilmediği” açıklandı. Oysa hâlihazırda ülkemizde binlerce gazeteci, yazar, akademisyen ve insan hakları savunucusu, kesinleşmiş bir yargı kargı olmadan yıllardır tutuklu yargılanırken, tabiri caizse infaza dönüşen uzun tutukluluk süreleri ülkemizin gerçeği olmuşken,  kim halen basının özgür olduğunu iddia edebilir ki? Ya da “ülkemizin içinde bulunduğu şartlar bunu gerektirdiğinden, biz de basın özgürlüğü maalesef uluslararası standartların altında kalıyor ancak her şeye rağmen basın özgürdür” diyebilir?
      Yine Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün(RSF) 2017 yılı değerlendirme raporunda belirtilen; “hukuk devleti ilkeleri yerine keyfi kararların geçerli olduğu Türkiye’de, gazetecilerin tutuklanması için hükümeti eleştirmeleri veya bazı hassas kaynaklarla bağlantı kurmaları yeterli sayılıyor. Gazeteciler sistematik olarak uzun süreler boyunca tutuklu kalıyor ve mahkeme kararı olmadan cezalandırılıyor.” tespitine, kim yanlış ya da yanlı diyebilir ki?
     Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi(AİHM) yargılamalarında da Türkiye, hak ihlalleri konusunda yıllarca birinciliği kimseye kaptırmamıştır.  Her ne kadar, ancak 1987’de AİHM’ne katılmış olsak da Türkiye sisteme girdikten sonra, diğer bütün ülkeleri kısa zamanda sollayıp geride bırakmıştır.  AİHM’nin istatistiklerine bakıldığında ülkemizde en çok hak ihlallerinin ise “yargılamaların evrensel hukuk ölçüleri ışığında, adil bir şekilde yapılmaması” konusunda olduğu görülmektedir. Peki, AİHM’nin bu kararları yanlıdır çünkü Türkiye’de yargı bağımsız ve tarafsızdır diyebilir miyiz?
         Dolayısıyla evrensel hukuk değerleri ve demokrasi anlayışı, ülkenin içinde bulunduğu konjonktürel duruma ve zamana göre değişmez, tabiri caizse rölatif değildir. Ayrıca  “uluslararası değerlendirmeler yapılırken ülkemizin içinde bulunduğu koşullar dikkate alınsın” sözleri de uluslararası prensiplerle bağdaşmaz.   
       Demokrasiyi İçselleştirmek
       Tüm bunların yanı sıra demokrasiyi içselleştirmeden, sadece birtakım zorlayıcı etkenlerle ya da bazı ideolojik hedeflere ulaşmak amacıyla yapılan düzenlemeler de, demokrasiyi güçlendirme noktasında bir katkı sağlamadığı gibi, bilakis daha da geriye götürmektedir.
     Mesela; 2007 Anayasa değişikliği,  Meclisle Anayasa Mahkemesi arasında ortaya çıkan inatlaşmadan sonra yapılmış, sonuçta parlamenter rejim devam ederken Cumhurbaşkanı’nın doğrudan halk tarafından seçilmesi kabul edilerek, fiilen Cumhurbaşkanlığı Sistemine geçilmiştir
     Yine 2010 Anayasa değişikliklerinde ise güya yargı bağımsızlığının sağlanması amaçlanmış, ancak neticede yargı, iktidarın emrine girmiştir.
      Evlere şenlik 2017 değişikliklerinde ise yargıdaki kadrolaşma sorunu ile parlamenter rejimdeki sıkıntıları çözmek amacıyla yola çıkılmış, bu kez de yargı tamamen Cumhurbaşkanı’nın emrine verilirken,  parlamenter sistem yıkılmış ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi diye ucube bir sisteme geçilmiştir.
      Ezcümle;  yasal düzenlemeler, ister birtakım hedeflere ulaşmak amacıyla yapılsın, isterse tamamen iyi niyetle yola çıkılsın, şayet çoğulcu demokrasi, evrensel hukuk ilke ve değerleri, temel hak ve özgürlükler içselleştirilememişse, güç, her halükarda gücü elinde bulunduranların lehine kullanılmaktadır.
   Umarım 2018, ülkemize ve dünyaya; gerçek demokrasiyi, barışı ve huzuru getirir.  

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 20437 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Körüklenen Ataerkil Zihniyet
11/22/2017
Müftülük Nikâhı Ve Örtülü Af
10/23/2017
Eğitim Çıkmazı
10/3/2017
Asgari Müşterekte Buluşmak!
9/13/2017
DÖNÜŞÜM
8/7/2017
Demokrasi
6/1/2017
'Hayır'lısı Olsun!
4/13/2017
Yetkileri Tamamen Budanmış Meclis
3/30/2017
Söylenecek Sözümüz Var
3/8/2017
Mutlak Güç
2/22/2017
‘Milli İrade’ Tek Kişiye Teslim Edilemez!
1/26/2017
Terörün Gölgesinde Rejim Değişikliği
1/9/2017
Yine Bildiklerini Okudular!
12/14/2016
Toplum Vicdanı Ayakta!
11/21/2016
Mevzu Başkanlık Değil!
11/9/2016
Hukuksuz Demokrasi
10/17/2016
Adalarımızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
10/4/2016
Yine Terör ve Sıfırlanan Yargı
7/4/2016
Cinsiyet Faşizmi
6/10/2016
Ali Cengiz Oyunları
5/24/2016
Cinsel istismar ve Devlet
4/12/2016
Hayaller Avrupa Gerçekler?
3/23/2016
Ataerkil Zihniyet ve Şiddet
3/8/2016
Kurt Kapanı
2/23/2016
Her Derde Deva Anayasa
2/8/2016
Kıdemime Dokunma!
1/25/2016
Başkanlık da Başkanlık!
1/11/2016
Postmodern Enerji Savaşları
12/16/2015
Suriye Denklemi!
12/1/2015
Sandık Başarısı
11/10/2015
Sansürlü Demokrasi
10/20/2015
Suriye Politikasında U Dönüşü!
10/5/2015
Pragmatik Stratejiler
9/21/2015
Artık Yeter!
9/8/2015
Çare Sizsiniz!
8/25/2015
Oyun İçinde Oyun!
8/12/2015
Çark Eden Suriye Politikası
7/28/2015
Çözümsüzlük Stratejisi!
7/14/2015
Sağduyu ve Suriye Çıkmazı
6/30/2015
Meclis Aritmetiği
6/12/2015
Tek Yol, Sandık!
5/16/2015
Siyasi Hesaplara Kurban Edilen Yaşamlar!
5/5/2015
Seçim Savaşları!
4/22/2015
Demokrasi ile Kutsanan Diktatörlük!
4/8/2015
Güç ve Parmak Hesabı!
2/25/2015
Kayıp-Kaçak Adaletsizliği
2/10/2015
İnternete Sansür
1/28/2015
Kentsel Dönüşüm Aldatmacası
1/13/2015
Bilimsel Eğitimin Ön Koşulu: Laiklik!
12/30/2014
İlk Makul Şüphe Operasyonu
12/16/2014
Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
12/2/2014
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
11/18/2014
Sömürü Düzeni
11/3/2014
Kuşatılmış yargı
10/20/2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
10/9/2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
9/23/2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
9/11/2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
8/26/2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
8/5/2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
7/18/2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
7/4/2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
6/18/2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
6/8/2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
5/29/2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
5/20/2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
5/7/2014
Süper Yetkili MİT!
4/20/2014
Seçim Oyunları
4/7/2014
Sandık Demokrasisi
3/25/2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
3/17/2014
Can Çekişen Demokrasi
3/5/2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
2/24/2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
2/11/2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
2/3/2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
1/21/2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
1/13/2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
1/3/2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
12/24/2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
12/18/2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
12/11/2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
12/2/2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
11/20/2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
11/12/2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
11/5/2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
10/28/2013
Toplum Vicdanında Balyoz
10/19/2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
10/3/2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
9/26/2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
9/19/2013
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 31 Aralık 2017 Pazar 18:03

batı hayranı yazarımızın kullandığı bazı kavramlar:ohal,bizde olursa kötü fransada abd de ingilterede falan olursa çit yok.evrensel hukuk değerleri;yine hayrani olduğu batı odeğerlerin yanina yaklaşmazken biz birtane ıskalasak suç.temel hak ve özgürlüklerden;guatemala,cezayir,filistin,bosna.... diye birdedi yok yazarın.demokrasi;yazarın anladığı nedir acaba hükümete sövmek serbest,benim istediğim olmazsa cb benim cb deil,benimgibi düşünmeyenleri izmirden denize dökmek midir demokrası?

Yorumu oyla      5      8  
Misafir 28 Aralık 2017 Perşembe 14:16

Sayın yazar çığır açacak birşey yapıp sadece hükümeti eleştiren yazılar değilde birazda dünyaya yönelik yazılar yazsanız. Mesala Kudüs, Kerkük, Arakan veya diktatör trump amcamı yazsanız. Biraz değişiklik olur. Benim anlamadığım bir hükümet 15 yıldır hiç mi iyi berşey yapmaz. Fransa bi terör saldırısına uğradı hemen OHAL e geçti ya Türkiye gibi olsaydı nolurdu. Neden Fransayı eleştirmiyorsunuz...

Yorumu oyla      12      14  
chp, banner, yerel seçim, 31 Mart,
tusas, banner, reklam,
Aydın belediyesi, Arapapıştı kanyonu,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Yerel seçimlerde hangi parti sürprize imza atar



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
borsa istanbul
twitter
ihracat
MERSİN
Şota Arveladze
Numan Kurtulmuş
Binyamin Netanyahu
ali demir
avrupa