E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Postmodern Enerji Savaşları
16 Aralık 2015 Çarşamba

                  İktidarın önünü arkasını düşünmeden el yordamıyla attığı adımlar ve başkalarının belirlediği gündeme göre uyguladığı günlük politikalar, ne yazık ki ülkemizi bölgede edilgen, bağımlı ve yapayalnız bir konuma düşürmüştür. Hâlbuki postmodern enerji savaşlarının yaşandığı böylesine hassas bir dönemde, stratejik üstünlüğünü kullanarak itibarını ve ülke menfaatlerini arttırabilir, elini oldukça güçlendirebilirdi. 
                   Ancak Rusya krizinin daha ateşi bile sönmeden son olarak Irak’la yaşanan ve neticede geri adım atmak zorunda kaldığımız Irak’a asker gönderme sorunu da, stratejik öngörü konusunda ders almaya hiç de niyetimizin olmadığının bir yerde teyidi niteliğinde olmuştur.
                  Churchill’in o ünlü “İngiltere’nin hiçbir zaman ezeli dostları ya da düşmanları yoktur, daimi çıkarları vardır.” sözü, bugün tüm dünya devletlerince kabul görmüş ve neredeyse temel bir ilke haline gelmiştir. Ancak stratejik öngörüsüzlüğümüz nedeniyle biz bu ilkeyi bir türlü hayata geçiremedik. Üstelik hem içerde hem de dışarıda yaşadığımız sorunlar, krizler ve çatışmalarla tamamen bir sorunlar yumağının içine hapsolduk. Rusya’dan, İran’a, İsrail’den Irak’a kadar daha pek çok ülkeyle köprüleri atmaktan hiç çekinmedik. Hâlbuki bölgede kartlarımızı doğru oynasaydık, Suriye için siyasi çözüm aranacağı 1 Ocak’taki Viyana mutabakatında, masada kendimize oldukça sağlam bir yer bulabilirdik.
                Çok değil bundan sadece bir ay öncesinde Rusya ile yaşanan kriz akabinde Putin,  Türkiye ile tüm diplomatik bağlarını kesmiş, ikili ilişkileri hemen hemen her alanda koparma yoluna gitmiştir. Üstelik bundan sonrası içinde Türkiye’yi yalnızlaştırmak, itibarsızlaştırmak,  baskı ve tehdit altında tutmak için elinden gelen her şeyi yapacak gibi gözükmektedir.  Öyle ki Rus uçağının düşürüldüğü 24 Kasım’dan bu yana Türk Hava Kuvvetleri uçaklarının Suriye sahasına geçememesi, Rusya’nın Türkiye’ye yakın bölgede seyreden bombardıman uçaklarına avcı uçaklarının refakat edeceğini söylemesi, Kuzey Suriye’deki Kürt PYD/YPG güçlerine açıkça askeri malzeme sevk etmesi, ülkemizin nasıl bir tehdit altında olduğunu anlamamız açısından son derece önemlidir.
               Aslında Putin’in stratejik ortaklık derecesine yükselen ilişkileri böylesine yıkmayı göze almasının nedenini sadece kamuoyu önünde küçük düşmesi ya da kişisel prestijinin yıkılması meselesi olarak görmek biraz safdillik olur. Asıl meseleyi belki de Putin’in son zamanlarda izlediği dış politikada, ayrıca Türkiye ile tüm köprüleri atmasının bölgede ona ne gibi avantajlar sağladığına bakmakta aramak gerekir.
                Rusya geçen eylülde Suriye’ye büyük çapta askeri güç sevk ettiği zaman, amacının Esad rejimine başkaldıran teröristleri ve IŞİD’i saf dışı etmek olduğunu öne sürmüştü. Ancak daha o zaman bile herkes biliyordu ki asıl amaç, bölgeden pay koparmak, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu Bölgesi’nde varlığını göstermek ve bir yerde Batı’ya meydan okumaktı. Şayet uçak krizi olmasaydı Rusya,  bölgeyle ilgili plan ve projelerini belki de zamana yayacaktı. Ancak bu kriz, planlarına hız verme konusunda eline meşru bir sebep vermiş oldu.  Kaldı ki uçağın düşürülmesine misilleme olarak Suriye’ye S-300 ve S-400 füzelerini yığması, bölgede ikinci bir hava üssü kurduğu iddiaları, dolayısıyla güç dengesini kendi lehine çevirme çabaları başka nasıl yorumlanabilir ki? 
            Buna mukabil, Rusya’nın bu blöfünü gören başta ABD olmak üzere, Fransa, Danimarka, Almanya, İngiltere gibi daha pek çok ülkenin savaş gemileri de  “bölgede bende varım” diyebilmek adına Doğu Akdeniz’de yerlerini aldılar.
          Aslında dünya enerji rezervlerinin çok büyük bir bölümünün Ortadoğu’da olduğu dikkate alındığında, dünya devletlerinin bu post modern enerji savaşlarının nedeni daha iyi anlaşılacaktır.
         Savaşın bu yeni halinde dünya devletleri birbirlerine şimdilik füze göndermedikleri gibi, bomba ve kurşun da atmıyorlar. Ama işler her an değişebilir.  Dengeler çok ama çok hassas! Onun için iktidarın bundan sonra atacağı her adımın olasılıklarını çok iyi irdeleyerek son derece sağduyulu ve öngörülü hareket etmesi, artık hata yapma lüksünün olmadığının bilincinde olması, Ortadoğu haritasının yeniden çizilmeye çalışıldığı bu dönemde son derece hayati öneme sahiptir.  

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 21579 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Suriye Denklemi!
1.12.2015
Sandık Başarısı
10.11.2015
Sansürlü Demokrasi
20.10.2015
Suriye Politikasında U Dönüşü!
5.10.2015
Pragmatik Stratejiler
21.9.2015
Artık Yeter!
8.9.2015
Çare Sizsiniz!
25.8.2015
Oyun İçinde Oyun!
12.8.2015
Çark Eden Suriye Politikası
28.7.2015
Çözümsüzlük Stratejisi!
14.7.2015
Sağduyu ve Suriye Çıkmazı
30.6.2015
Meclis Aritmetiği
12.6.2015
Tek Yol, Sandık!
16.5.2015
Siyasi Hesaplara Kurban Edilen Yaşamlar!
5.5.2015
Seçim Savaşları!
22.4.2015
Demokrasi ile Kutsanan Diktatörlük!
8.4.2015
Güç ve Parmak Hesabı!
25.2.2015
Kayıp-Kaçak Adaletsizliği
10.2.2015
İnternete Sansür
28.1.2015
Kentsel Dönüşüm Aldatmacası
13.1.2015
Bilimsel Eğitimin Ön Koşulu: Laiklik!
30.12.2014
İlk Makul Şüphe Operasyonu
16.12.2014
Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
2.12.2014
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
18.11.2014
Sömürü Düzeni
3.11.2014
Kuşatılmış yargı
20.10.2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
9.10.2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
23.9.2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
11.9.2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
26.8.2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
5.8.2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
18.7.2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
4.7.2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
18.6.2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
8.6.2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
29.5.2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
20.5.2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
7.5.2014
Süper Yetkili MİT!
20.4.2014
Seçim Oyunları
7.4.2014
Sandık Demokrasisi
25.3.2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
17.3.2014
Can Çekişen Demokrasi
5.3.2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
24.2.2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
11.2.2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
3.2.2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
21.1.2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
13.1.2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
3.1.2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
24.12.2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
18.12.2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
11.12.2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
2.12.2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
20.11.2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
12.11.2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
5.11.2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
28.10.2013
Toplum Vicdanında Balyoz
19.10.2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
3.10.2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
26.9.2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
19.9.2013
Çocuk Gelinler
12.9.2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
5.9.2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
28.8.2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
22.8.2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
14.8.2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
1.8.2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
25.7.2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
17.7.2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
10.7.2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
3.7.2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
25.6.2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
18.6.2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
11.6.2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
5.6.2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
27.5.2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
16.5.2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
12.5.2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5.5.2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
29.4.2013
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

• İmlası çok bozuk,
• Büyük harfle yazılan,
• Habere değil yorumculara yönelik,
• Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
• Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
• Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 4 Ocak 2016 Pazartesi 01:11

enerji kaynaklarının birisinin yerine bir digerini koyabilirsiniz, elde varsa. Kömür, olmadı, doğal gaz, o da olmadı nükleer, o da temiz değilse güneş, yel, dalga... Gelecek on yıl içinde asıl kıyamet SU için kopacak. Ülkemiz henüz bunu fark edip önlem alacak kadrolara sahip değil. Tek başına kendi kendine yeterli sanılan ABDde Kaliforniya'dan başlayarak YeniMeksiko,Teksas, Florida bunu "algılama"ya başladılar. Bizimkiler kendi ceplerini doldurduklarını sanıyorlar, ayakları suya erecek,çokyakın.

Yorumu oyla      1      0  
Misafir 16 Aralık 2015 Çarşamba 15:18

Kaleminize sağlık Sibel Hanım. Havuz medyasından olmayan, olayları reel gerçeklikleriyle değerlendirecek, iktidar menfatine olacak diye zorlama yorumlar yapmayan sizin gibi kalemlere daha çok ihtiyacımız var. 3. gözümüz olmaya devam edin..

Yorumu oyla      10      1  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Güncel
  •Siyaset
  •Medya
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Aktüel
  •Güncel
  •Aktüel
  •Kültür
  •Spor
  •Sağlık
  •Dünya
  •Ekonomi
  •Medya
  •Siyaset
•beşiktaş
•Serdar Ortaç
•ygs sonuçları
•Ahmet Kural
•DEAŞ
•A Milli Takım
•yakmak
•Ankara
•haberler