E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Oyun İçinde Oyun!
12 Ağustos 2015 Çarşamba

Oslo’da, Dolmabahçe’de kapalı kapılar ardında yapılan görüşmeler ve silahların susması için neler vaat edildiğini hiç bilmediğimiz çözüm süreci, PKK’nın 11 Temmuz’da “çatışmasızlığın bittiğini” açıklamasıyla ülkeyi adeta yangın yerine çevirmiştir. Öyle ki o tarihten bu yana hemen her gün bir yenisinin eklendiği şehit haberleri, intihar saldırıları, ülkeyi adeta kan ve gözyaşına boğmuş, terör yeniden ülke sorunları arasında, hem de daha da güçlenmiş olarak ilk sıraya yerleşmiştir.
Bu durumda akıllara, “çözüm sürecinde PKK’ya ne gibi vaatlerde bulunuldu da, bunların gerçekleştirilmemesi onların terör saldırılarına yeniden başlamalarına neden oldu” sorusunu da doğal olarak getirmektedir.
Bu terör eylemlerinden sonra, seçimlerde yitirdiği iktidarı yeniden ele geçirebilmek için savaşı bile göze alan geçici AKP hükümeti ile ABD arasında,  yine detaylarını resmi olarak bilmediğimiz İncirlik mutabakatı yapılmıştır. Sınırları tam olarak çizilmemiş bu mutabakatın ileride Türkiye’nin başına ne gibi çoraplar öreceğini şimdiden tahmin etmek bir hayli güçtür. Ancak tüm ülkenin güvenliğini ve geleceğini ilgilendiren böylesine önemli konularda şeffaf olmayan hükümet anlayışı, ülkeyi son derece tehlikeli mecralara sürüklemektedir. Kaldı ki iç ve dış politikada sağduyu ve öngörüden uzak bu yanlış kararların ceremesini, askerimiz, polisimiz ve masum vatandaşlarımız canlarıyla ödemektedir.
Ayrıca nasıl bir ironidir ki ABD, hem IŞiD’e karşı  Türkiye’nin stratejik müttefikidir, hem de yine IŞİD’ e karşı PKK’nın Suriye kolu olan PYD-YPG ile işbirliği içerisindedir.  ABD ile varılan mutabakatın içeriği resmen açıklanmamış olmasına rağmen sızan haberler; “Türkiye’nin, PYD güçlerinin IŞİD’e karşı savaşında zarar görmemesine özen göstereceği” yönündedir.  Zaten Başkan Obama’nın PKK’ya karşı mücadelenin haklılığını kabul etmesine rağmen,  “Ankara’nın PKK değil, IŞİD üzerinde yoğunlaşması gerektiğini” söylemesi de bu iddianın doğruluğunu kanıtlar nitelikte değil midir?
Peki, bu durumda Türkiye, Kuzey Irak’ta PKK’yı vururken, Kuzey Suriye’de zarar görmemesine mi çalışacaktır?  Üstelik ABD, PYD’ye her türlü desteği verirken! Bunun nasıl bir anlaşma olduğunu ve kimin menfaatine olduğunu anlayan var mıdır acaba?
Görüldüğü üzere AKP ve CHP, haftalardır yalnızca birbirlerini istikşaf eylerken, en başta iç ve dış barış yitirilmiş, yatırımlar ve üretim durma noktasına gelmiş, ayrıca ekonominin ana arterleri olan döviz kuru, enflasyon ve faiz üçlüsündeki olumsuz gelişmeler, ekonomiyi tıkanma noktasına getirmiştir. Tüm bunların yanında yargıdaki, temel hak ve özgürlüklerdeki, hukuktaki, eğitimdeki kangren olmuş sorunlardan ise bahsetmiyorum bile.
Ancak ülkede tüm bunlar yaşanırken, AKP, ülkenin nasıl bir çıkmaza sürüklendiğini görmezden gelerek, ısrarla tek başına iktidar olmanın formüllerini aramaktadır. Her ne kadar koalisyon görüşmeleri netlik kazanmasa da, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın koalisyona sıcak bakmadığını, o nedenle tekrar bir seçimle bir kez daha şansını denemek istediğini artık bilmeyen kalmamıştır. Ancak gündemin hassasiyeti, seçim anketleri, Başbakan Davutoğlu’nun koalisyon isteği, CHP’nin kararlı duruşu, tarafların masadan ilk kalkan olmama isteği nedeniyle, görüşmeler kerhen de olsa devam etmektedir.
Aslında düşünülenin aksine, kurulacak bir koalisyon hükümeti,  üstelik ülke güvenliğini ilgilendiren böylesine hassas bir dönemde,  çok daha geniş kitlelerin görüşlerini yansıtacağı için,  tek parti iktidarına göre çok daha demokratik olacaktır. Ayrıca koalisyon ortaklarının birbirini daha iyi denetleyip dengeleyeceği de açıktır. Belki de bizim gibi melez rejimlerde “ben yaptım oldu” zihniyetinin önüne geçmenin tek yolu da budur.
Her ne kadar temennimiz bu olsa da, AKP kanadınca; Cumhurbaşkanı’nın anayasal sınırlar içine çekilmesi,  örtülü ödeneğin kaldırılması gibi son derece makul taleplerin dahi kabul edilmemesi, bu konudaki umutları da söndürmektedir.
Bana kalırsa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en temel sorunu 45 günü aşabilmektir. Çünkü aşılamazsa karma seçim hükümeti gündeme gelecektir.  Bu da devlet olanaklarının bu seçim için AKP’nin emrinde olmaması demektir ki bunu da göze almaları mümkün değildir. Bu nedenle anayasadaki boşluklardan yararlanılarak 45 günlük sürenin bitimine birkaç gün kala Başbakan Davutoğlu, erken seçim için azınlık hükümeti kurmakla görevlendirilecek ve bu durumda hükümet de, Meclis’ten güvenoyu alsa da almasa da sırf atanmış olduğu için göreve devam edebilecektir. Böylece erken seçim hükümeti adı altında azınlık tahakkümü bir daha ki seçime veya AKP’nin uygun göreceği bir tarihe kadar, anayasaya karşı hülle yoluyla ülkeyi yönetecektir.
Ancak umut ederim ki ülke menfaatleri, kişisel ya da parti menfaatlerinden daha önde gelir de yanılan bizler oluruz!

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 13349 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Çark Eden Suriye Politikası
28.7.2015
Çözümsüzlük Stratejisi!
14.7.2015
Sağduyu ve Suriye Çıkmazı
30.6.2015
Meclis Aritmetiği
12.6.2015
Tek Yol, Sandık!
16.5.2015
Siyasi Hesaplara Kurban Edilen Yaşamlar!
5.5.2015
Seçim Savaşları!
22.4.2015
Demokrasi ile Kutsanan Diktatörlük!
8.4.2015
Güç ve Parmak Hesabı!
25.2.2015
Kayıp-Kaçak Adaletsizliği
10.2.2015
İnternete Sansür
28.1.2015
Kentsel Dönüşüm Aldatmacası
13.1.2015
Bilimsel Eğitimin Ön Koşulu: Laiklik!
30.12.2014
İlk Makul Şüphe Operasyonu
16.12.2014
Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
2.12.2014
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
18.11.2014
Sömürü Düzeni
3.11.2014
Kuşatılmış yargı
20.10.2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
9.10.2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
23.9.2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
11.9.2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
26.8.2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
5.8.2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
18.7.2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
4.7.2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
18.6.2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
8.6.2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
29.5.2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
20.5.2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
7.5.2014
Süper Yetkili MİT!
20.4.2014
Seçim Oyunları
7.4.2014
Sandık Demokrasisi
25.3.2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
17.3.2014
Can Çekişen Demokrasi
5.3.2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
24.2.2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
11.2.2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
3.2.2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
21.1.2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
13.1.2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
3.1.2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
24.12.2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
18.12.2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
11.12.2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
2.12.2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
20.11.2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
12.11.2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
5.11.2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
28.10.2013
Toplum Vicdanında Balyoz
19.10.2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
3.10.2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
26.9.2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
19.9.2013
Çocuk Gelinler
12.9.2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
5.9.2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
28.8.2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
22.8.2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
14.8.2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
1.8.2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
25.7.2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
17.7.2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
10.7.2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
3.7.2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
25.6.2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
18.6.2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
11.6.2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
5.6.2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
27.5.2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
16.5.2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
12.5.2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5.5.2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
29.4.2013
YORUMLAR
Toplam 3 yorum var, 3 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

• İmlası çok bozuk,
• Büyük harfle yazılan,
• Habere değil yorumculara yönelik,
• Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
• Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
• Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 13 Ağustos 2015 Perşembe 19:04

Size çok kısa bir fıkra anlatacam. Türkiye bir hukuk devletidir.:))

Yorumu oyla      8      0  
Misafir 13 Ağustos 2015 Perşembe 19:03

Davutoğlu'nun açıklaması Erdoğan'ın hedefinin bir şekilde görevi CHP'ye vermeden 45 günü tamamlamaya çalışmak olduğunu gösterdi. İşine gelmeyen Anayasa mahkemesi kararlarını dahi tanımayan AKP, işine geldiği zaman nasılda anayasayla dans ediyor.

Yorumu oyla      2      0  
Misafir 13 Ağustos 2015 Perşembe 13:25

Çok güzel kaleme alınmış, doğru tespitler yapan ve insanı düşünmeye iten bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık

Yorumu oyla      9      1  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Medya
  •Güncel
  •Siyaset
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Teknoloji
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Güncel
  •Siyaset
  •Medya
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Sağlık
  •Spor
  •Kültür
  •Aktüel
  •Güncel
  •Aktüel
  •Kültür
  •Spor
  •Sağlık
  •Dünya
  •Ekonomi
  •Medya
  •Siyaset
•şampiyonlar Ligi
•NBA
•Christoph Daum
•Southampton
•Okan Buruk
•zonguldak maden
•Akhisar Belediyespor
•Çanakkale Savaşı
•Mahkeme