E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Mutlak Güç
22 Şubat 2017 Çarşamba

Bu seçim, gerçekten de bu zaman kadar yaşadığımız diğer tüm seçimlerden farklı bir seçim olacak. Zira bu seçimde, Cumhuriyet’in değiştirilemez tüm niteliklerini değiştiren ve kazanımlarını yok eden, kuvvetler ayrılığını, yargı bağımsızlığını ve yürütmenin denetimini ortadan kaldıran, tüm gücü tek bir kişinin eline teslim eden,  dolayısıyla demokrasiden tamamen vazgeçmek anlamına gelen bir rejim değişikliğini onaylayanlar ve onaylamayanlar olarak ikiye ayrılacağız.
              Asıl üzücü olan ise,  bu anayasa değişikliği ile ülkede istikrarın sağlanacağını iddia edenlerin, aslında istikrarsızlığın ana sebebinin;  toplumdaki kutuplaşmanın derinleşmesi ve keskinleşmesinden kaynaklandığı gerçeğini gözlerden kaçırarak, aklımızla alay etmeleridir.
             Anayasa hukuku teorisinde; yargının diğer güçlerden ayrılması, üstelik bağımsız ve tarafsız olması,  yargının doğasından kaynaklanan bir zorunluluktur. Çünkü gerçek demokrasilerde bağımsız ve tarafsız yargı, insan haklarının ve özgürlüklerinin dolayısıyla demokrasinin tek teminatı olarak görülür.
            Ancak 16 Nisan’da yapılacak olan referandumdan şayet “evet” çıkarsa; Türkiye Cumhuriyeti’nden önce yargının yönetim şekli değişecek ve tamamen partili bir yargı oluşturulacaktır.   Çünkü diğer hükümlerin yürürlüğe girmesi için her nedense 2019 yılı beklenecekken, yargıda yönetim şekli değişikliği ile birlikte,  partili cumhurbaşkanlığı düzenlemesi ise, referandumun kabulünün hemen ertesinde yürürlüğe girecektir. 
           Öyle ki Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun şu anda 22 olan üyesi bu değişikliğin kabulü ile birlikte 13’e düşürülecek ve mevcut üyeler hemen tasfiye edilecektir. Bu 13 üyenin; 6 üyesi Cumhurbaşkanı tarafından, geri kalan 7 üye de, Cumhurbaşkanı’nın partisinin çoğunlukta olduğu meclis tarafından seçilecektir.
           Aslında mevcut sistemde Danıştay, Yargıtay, Türkiye Adalet Akademisi ile adli ve idari yargının, Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulunda kendi temsilcilerini seçme hakkı varken, bu değişiklikle birlikte artık yargıyı yönetecek olan HSYK’da, sadece Cumhurbaşkanı ve Meclis’in seçeceği üyeler görev yapacaktır. Başka bir deyişle partili bir HSYK dönemi başlayacaktır. Zira artık Hâkimler Savcılar Kuruluna seçilmek isteyen Yargıtay ve Danıştay üyeleri Meclis’e ya da iktidar partisine gidip kulis yapmak zorunda kalacaklarından, yargı tamamen siyasallaşacaktır.
           Aynı zamanda Anayasa Mahkemesinin toplam 15 olan üyesinin; 12’sini Cumhurbaşkanı atarken, kalan 3 üyeyi ise yine cumhurbaşkanının partisinin çoğunlukta olduğu meclis tarafından atanacak olması da, Anayasa Mahkemesi’nin de bağımsızlığından söz edilemeyeceğini açıkça göstermektedir.
 
 
            Gerçi 2010 anayasa değişikliğinden sonra, “yargı zaten bağımsız değildi ”  diye de düşünebilirsiniz.  Evet, gerçekten de bu tarihten sonra,  fiilen bir yargı bağımsızlığı yoktu, ancak her an düzeltilebilirdi. Oysa bu anayasa değişikliği kabul edildiği takdirde, bundan sonra yargı bağımsızlığının olmadığı ve olmayacağı, ayrıca anayasada da resmen kayıt altına alınmış olacaktır.
            Hem başkanlık sistemi getirmek iddiasıyla yola çıkacaksınız, sonra sert kuvvetler ayrılığı ile karşılaşınca, Türk Tipi Başkanlık sistemi denilen eşi benzeri görülmemiş otokrat bir rejime evrileceksiniz.  Montesquieu’nün deyişiyle “o ülkede tek insan özgürdür, öbürleri ise köledir.
     “Nazilerden kaçarak ABD’ye sığınan matematikçi Kurt Gödel’in, üstelik Amerikan Anayasası, iktidarın tek elde toplanmasını önleyen katı bir güçler ayrılığı getirdiği halde , “diktatörlüğü önleyecek silahlardan yoksun olduğu ve her an Hitler yaratabileceği” kaygılarıyla, ABD yurttaşlığına geçmeyi reddetmesi, oldukça anlamlıdır sanırım. Bu anekdot dahi, tamamen güçler birliğine dayanan bir rejim değişikliği halinde,   sistemin otokrasiye dönmesinin çok da zor olmayacağının bir kez daha altını çizmektedir.
             Kaldı ki kuvvetler ayrılığını ortadan kaldıran, yargıyı yürütmeye bağımlı hale getiren,   cumhurbaşkanına meclisi tek başına feshetme, ayrıca bakanları ve yardımcılarını onaya dahi gerek duymadan tek başına atama yetkisi veren, yine cumhurbaşkanına meclisin kanun yapma yetkisini devreden,  üstelik OHAL ilan ettiği zaman kişisel özgürlükleri bile askıya alabilecek kararnameler çıkarabilme yetkisi tanıyan, üstelik cumhurbaşkanının tüm bu yetkilerini hiçbir denetime tabi kılmayan bir sistem, önünde sonunda,   mutlak bir otokrat yaratacaktır.
                  Ünlü İngiliz düşünür  Lord Acton’un  söylediği gibi, “Güç yozlaşma doğurur. Mutlak güç, mutlak yozlaşma demektir

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 27827 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
‘Milli İrade’ Tek Kişiye Teslim Edilemez!
1/26/2017
Terörün Gölgesinde Rejim Değişikliği
1/9/2017
Yine Bildiklerini Okudular!
12/14/2016
Toplum Vicdanı Ayakta!
11/21/2016
Mevzu Başkanlık Değil!
11/9/2016
Hukuksuz Demokrasi
10/17/2016
Adalarımızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
10/4/2016
Yine Terör ve Sıfırlanan Yargı
7/4/2016
Cinsiyet Faşizmi
6/10/2016
Ali Cengiz Oyunları
5/24/2016
Cinsel istismar ve Devlet
4/12/2016
Hayaller Avrupa Gerçekler?
3/23/2016
Ataerkil Zihniyet ve Şiddet
3/8/2016
Kurt Kapanı
2/23/2016
Her Derde Deva Anayasa
2/8/2016
Kıdemime Dokunma!
1/25/2016
Başkanlık da Başkanlık!
1/11/2016
Postmodern Enerji Savaşları
12/16/2015
Suriye Denklemi!
12/1/2015
Sandık Başarısı
11/10/2015
Sansürlü Demokrasi
10/20/2015
Suriye Politikasında U Dönüşü!
10/5/2015
Pragmatik Stratejiler
9/21/2015
Artık Yeter!
9/8/2015
Çare Sizsiniz!
8/25/2015
Oyun İçinde Oyun!
8/12/2015
Çark Eden Suriye Politikası
7/28/2015
Çözümsüzlük Stratejisi!
7/14/2015
Sağduyu ve Suriye Çıkmazı
6/30/2015
Meclis Aritmetiği
6/12/2015
Tek Yol, Sandık!
5/16/2015
Siyasi Hesaplara Kurban Edilen Yaşamlar!
5/5/2015
Seçim Savaşları!
4/22/2015
Demokrasi ile Kutsanan Diktatörlük!
4/8/2015
Güç ve Parmak Hesabı!
2/25/2015
Kayıp-Kaçak Adaletsizliği
2/10/2015
İnternete Sansür
1/28/2015
Kentsel Dönüşüm Aldatmacası
1/13/2015
Bilimsel Eğitimin Ön Koşulu: Laiklik!
12/30/2014
İlk Makul Şüphe Operasyonu
12/16/2014
Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
12/2/2014
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
11/18/2014
Sömürü Düzeni
11/3/2014
Kuşatılmış yargı
10/20/2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
10/9/2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
9/23/2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
9/11/2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
8/26/2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
8/5/2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
7/18/2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
7/4/2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
6/18/2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
6/8/2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
5/29/2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
5/20/2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
5/7/2014
Süper Yetkili MİT!
4/20/2014
Seçim Oyunları
4/7/2014
Sandık Demokrasisi
3/25/2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
3/17/2014
Can Çekişen Demokrasi
3/5/2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
2/24/2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
2/11/2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
2/3/2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
1/21/2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
1/13/2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
1/3/2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
12/24/2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
12/18/2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
12/11/2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
12/2/2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
11/20/2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
11/12/2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
11/5/2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
10/28/2013
Toplum Vicdanında Balyoz
10/19/2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
10/3/2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
9/26/2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
9/19/2013
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 3 yorum var, 3 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 24 Şubat 2017 Cuma 15:00

yani illa birinden.biryerlerden esinlenmek gerekiyor öylemi.yani biz doğruyu birinden görmesek bilemeyiz.doğuda diktatörlük varda batıda krallık yokmu?medeniyetin beşiği fr de ohal yokmu.demokrasi dediğin nedir seçilmişi istemiyorum demek demokrasimi?

Yorumu oyla      3      6  
Misafir 23 Şubat 2017 Perşembe 10:32

Doğu'nun esinlenecek neyi varmış.İran'da, S.Arabistan'da, Suriye'de Irak'ta demokrasi varmış da örnek mi verilmemiş anlayamadım

Yorumu oyla      5      4  
Misafir 22 Şubat 2017 Çarşamba 15:41

hala batı esintileri..batının halı ortada .ama batıya tapınmayı hala bırakamadınız.türklük te türkçülükte sizin üstünüze yok ama örnekler batıdan.

Yorumu oyla      4      6  
chp, banner, yerel seçim, 31 Mart,
tusas, banner, reklam,
chp, banner, yerel seçim, 31 Mart,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Yerel seçimlerde hangi parti sürprize imza atar



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
rusya
twitter
Haber
MERSİN
DEAŞ
Cüneyt Çakır
Endonezya
Mehmet Şimşek
Emre Belözoğlu