E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
28 Ekim 2013 Pazartesi

Mustafa Kemal’e Cumhuriyet’in 10. yılı olan 1933’de sormuşlar: “Peki siz ölünce ne olacak? Cumhuriyeti kim savunacak?”

Mustafa Kemal onlara bakmış ve hafifçe tebessüm ederek,  “Mustafa Kemaller 20 yaşındadır!... diye cevap vermiş

Atatürk, Cumhuriyet’i boşuna gençlere emanet etmemiş ve “Ey Türk Gençliği” diye başlayan  Gençliğe Hitabesini, boşuna yazmamıştır. Ancak bugün geldiğimiz noktada yaşananlara, çıkarılan yasal düzenlemelere şöyle bir bakıldığında dahi,   Atatürk’ün emanetine gerçekten sahip çıkabildik mi sorusunun cevabını vermek, eminim pek çok kişi için son derece üzücü ve hicap verici olacaktır.  

Aslında, ülkemizin çağdaş ve uygar ülke olma yolunda laik, demokratik cumhuriyet rejimi ile kat ettiği mesafe, hiç de küçümsenecek gibi değildir. Köy enstitüleri ve halk evleri açılmış, sanayileşmiş ve kalkınmış bir ülke yaratmak içim ekonomi planlanmış, darülfünun kapatılıp üniversiteler kurulmuş, saltanat yerini Cumhuriyet’e bırakırken, hilafetten laikliğe geçilmiş, şeriat yerini modern hukuka bırakmış, kadın, erkekle devlet önünde eşitlenmiş, kadınlara pek çok Avrupa ülkesinden önce seçme ve seçilme hakkı tanınmış ve özellikle tüm İslam dünyasındaki tek laik ve demokratik cumhuriyet olma özelliğini kazanmıştır.  Üstelik  tüm bu devrimler ve daha fazlası her türlü zorluğa ve engellemeye rağmen çok kısa bir zaman içerisinde gerçekleştirilmiştir.

Shakespeare’in  Bütün dünler, bugünleri aydınlatan fenerlerdir  sözü  ne kadar da anlamlıdır. Ancak ne var ki dünler, bugünleri yeterince aydınlatamamış olmalı ki, aradan 90 yıl geçmiş olmasına rağmen bugün içinde bulunduğumuz tablo, maalesef hiç de iç açıcı değildir. Şöyle ki;

Her şeyden evvel  2010 Anayasa değişikliğiyle, Anayasa Mahkemesi ve Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’nun üye yapısı değiştirilerek, bu kurumlara seçilecek kişilerin iktidar tarafından belirlenmesinin önü açılmış, dolayısıyla  yargı bağımsızlığı ortadan kaldırılmıştır. Ayrıca infaza dönüşen uzun tutukluluk süreleri ve kişiye özel kararlar ile hukuk devleti ilkesi de ciddi anlamda yara almıştır.

Anayasaların hafızalı belgeler olduğu unutularak, o zamanlarda yaşanan tehlikelerin bir daha yaşanmaması için Anayasamızda yer alan değiştirilemez maddelerin dahi değiştirilmesi  cihetine gidilerek, cumhuriyetin tüm  kazanımları silinmeye, dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi ve ideolojisi ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır.

Türklük bilinci vurgusu olduğu gerekçesi ile okullarda Andımız yasaklanmış, laik devlet ciddi anlamda yara almıştır.

Siyasi kültürümüze ve kurumlarımıza uygun parlamenter sistemin, eksikliklerinin ve yanlışlarının düzeltilip daha da güçlendirilmesi imkânı varken, sözde hükümet istikrarını korumak ve ileri demokrasi için kökten bir sistem değişikliği yapmak adına, diktatörlüğe yol açacak başkanlık sistemine geçilmesi için şartlar zorlanmış hatta ve hatta 2007 referandumu ile Cumhurbaşkanı’nı halkın seçmesi sağlanarak, zımnen yarı başkanlık sistemine geçiş sağlanmıştır.

Eğitim reformu diye nitelenen 4+4+4 eğitim yasasıyla, temel eğitim 8 yıldan 4 yıla indirilmiş, 10-11 yaşındaki çocukların, meslek liseleri ve imam hatip liselerine gitmelerinin önü açılmış, liseler zorla ve ihtiyaç dışı imam hatip okullarına  çevrilmiş,  eğitim birliğine darbe yapılarak, Türkiye’de her türlü yasadışı örgütün, eğitim kurumu açmasına izin verilmiş ayrıca  işletmelerde çalıştırılacak çocuk işçiler konusunda, kanundaki sınırlama kaldırılarak çocuk işçiliğinin önü açılmıştır.

Yabancılara mülk satışının, 2.5 hektardan, 30 hektara, hatta Bakanlar Kurulu Kararıyla, 60 hektara kadar çıkarılmasına imkan tanınarak karşılıklılık ilkesi kaldırılmış,  böylece vatan toprakları tamamen yabancı sermayeye açılmıştır.

Ankara Atatürk Orman Çiftliği’nin katledilmesine ilişkin  yasal düzenlemeler,  tüm itirazlara rağmen çıkarılmış,  Atamızın emaneti, üstelik Ankara’nın  temiz hava deposu olan  AOÇ, gözlerimizin önünde talan edilmiştir.

Sırf petrole sahip olabilmek adına Ortadoğu haritasının değiştirilmek istendiği  böylesine bir dönemde, özellikle hakimiyetimiz altında olması gereken petrol arama faaliyetleri, çıkarılan petrol yasası ile üstelik tavizler verilerek,  yabancı petrol şirketlerine bırakılmıştır.

Kadınları sosyal hayattan tecrit ederek, özgürlüğünün sadece ev ile sınırlı olması gerektiğine inanan, ayrıca çocuk bakım yükümlülüğünü tek başına kadının üzerine yıkarak, bu doğrultuda   yasal düzenlemeler yapan   bir  anlayış,  ne yazık ki  kadını, hem iş hayatından, hem de sosyal hayattan günden güne uzaklaştırmış hatta ve hatta çıkarılan bir yönetmelikle lisede evliliğe dahi izin verilerek, çocuk gelinlere göz yumulmuştur.

Görüldüğü üzere;  bu ve benzeri düzenlemeler, geçmişte yaşananlar ve yapılan devrimlerden ne yazık ki hiçbir feyz alınmadığını, neredeyse o günleri arar duruma getirildiğimizi, ne kadar da açık bir biçimde gözler önüne sermektedir.

Bizlere bu saatten sonra düşen görev, Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunmak, Atatürk ilke ve inkılaplarını koruyup kollamak olmalıdır.

Daha güzel yarınlar dileğiyle….

Hepimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun!

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 16135 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Toplum Vicdanında Balyoz
10/19/2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
10/3/2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
9/26/2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
9/19/2013
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 21 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 6 Kasım 2013 Çarşamba 23:49

Gayet güzel bir yazı.Ama sanırım birilerinin yarası var ki gocunmuş.Sırf muhalefet etmek için yazılmış yorumlar okudum.Bu kadar vatan haini hangi ara oluştu yahu...LAL

Yorumu oyla      5      0  
TOTEM 1 Kasım 2013 Cuma 21:02

Resimlerini koydu? Atastürk ün birçok atılımını kim askıya aldı? Nutuk kimin zamanında yasaklandı? Anıt kabir ne zaman bitirilip Atamın naaşı oraya nakledilebildi?Şimdi burada Atatürk sever görünenler Atama enbüyük ihaneti edenlerdir ve şuanda aynı hainlikle onun manevi ruhunu kendi iğrenç emellerine kalkan etme peşindeler. sizler bu ülkenin ve bu toprakların yüzkaralarısınız Sizlerle aynı kimliği taşımaktan bile üzüntü duyuyorum cebinizde taşıdığınız kimliğe bile layık değilsiniz.

Yorumu oyla      10      25  
TOTEM 1 Kasım 2013 Cuma 20:59

Atatürk severler!! Şimdi Atatürk ü dillerinden düşürmeyenlerin seceresine şöyle bir bakalım! Atatürk neden Bukadar hasta iken tam teşekküllü bir hastanede değilde dolmabahçede bir odada tututldu? Atatürk ü çok sevenler neden ölümünün ertesi günü yangından mal kaçırır gibi daha bir yıl önce Atatürk ün azlettiği İnönü yü cumhurbaşkanı seçtiler? İnönü Büyük Atatürk ün cenazesine neden gitmedi? Atam Çldükten sonra daha 6 ay geçmeden Türk parasından ve puldan resimlerini kimler kaldırdı ve kimin-

Yorumu oyla      3      10  
Misafir 31 Ekim 2013 Perşembe 09:09

Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur bu söz Latin atasözüdür İstikbal Göklerdedir Mussoli'nin sözüdür.Yüzlerce böyle söz var...Şimdi bir Yunanlı veya Kenyalı KANSERE ÇARE BULSA Türkiye'de şifa bekleyen hastalar ölürüz de Yunana tedavi olmayız mı diyecek.Aspirin de kullanmayın bulan Türk değil...Türk lokumu....Bir de Laiklik takıntısı...HEKİM sözü de böyle ırkçılık kokan uyduruk bir sözdür...KENDİNİZİ MİLİTARİST DÜNYADAN ÇIKARIN...

Yorumu oyla      7      17  
Misafir 30 Ekim 2013 Çarşamba 22:54

21.31-M.Kemal askerliği döneminde Almanya'da göz ameliyatı oldu...Alman doktorlara tedavi oldu...Ben Türküm Alman doktor bana el süremez mi dedi...LAF olsun torba dolsun..HER BAKIŞINIZ BÖYLE DUYGUSAL BÖYLE AKILCILIKTAN UZAK...MARMARAYA BİNMEM DİYEN ADAM da aynı kafada...Binme kardeşim ...AKLA BAK ...

Yorumu oyla      2      12  
tusas, banner, reklam,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Yenilenecek seçimlerde kazanan değişir mi?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
süper lig
şampiyonlar Ligi
fatih terim
Christoph Daum
Ahmet Kural
pkk
İthalat
özgecan aslan
telefon