E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Müftülük Nikâhı Ve Örtülü Af
23 Ekim 2017 Pazartesi

İktidar, hemen her alanı İslamileştirme projesinde kararlı adımlarla ilerliyor. Bu projenin ana eksenini ise eğitimden sonra, kadın ve aile politikası oluşturuyor.
       Dindar nesil yetiştirmek şiarıyla, eğitim sistemimiz süratle çağdaş ve bilimsel eğitimden uzaklaşırken, şimdi de Meclis Genel Kurulu’nda 18 Ekim’de kabul edilen Nüfus Hizmetleri Kanunu ile belediye memurlarının yanında il ve ilçe müftülüklerine de resmi nikâh kıyma yetkisi verilmiştir. Tasarının eski halinde bu yetki sadece müftülere verilmişken, kabul edilen son halinde “ müftülüklere” ibaresi eklenerek yetki devri yapılmış, dolayısıyla imamlar da nikâh kıyabilecekler arasına eklenerek, kanunun kapsamı daha da genişletilmiştir. Böylece tek bir inanç biçimi (Sünni İslam), eğitimden sonra,  toplumda herkesi kapsaması gereken medeni hukuk alanına da resmen müdahil olmuştur.
      Belki  “ne var bunda, resmi nikâh kıyıldıktan sonra, nikâhı kimin kıydığının ne önemi var” da diyebilirsiniz. Ancak konu, ne yazık ki o kadar masum değildir.
       Böyle bir düzenleme en başta mevcut anayasaya aykırıdır. Öyle ki Anayasa’nın 174/4 maddesi ile belediye memuru tarafından kıyılan resmi nikâh; “Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarma ve Türkiye Cumhuriyetinin lâiklik niteliğini koruma amacını güden” bu nedenle de koruma altına alınmış olan İnkılap Kanunları arasında sayılmaktadır. Dolayısıyla Türkiye’nin çağa uyum yasalarından biri olan resmi nikâhın böylesine özel bir önemle korunması boşuna değildir.
      Ayrıca aile hukukuyla ilgili bir hususta, dini referans alan söz konusu kanun, bu yönüyle anayasanın değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez hükümleri arasında yer alan laiklik ilkesini ezip geçerken, aynı zamanda inançlardan birini, diğerlerine üstün kılarak eşitlik ilkesini de çiğnemektedir.  Eğer bu girişimin amacı, toplumda herkese Sünni İslam’ın inanç ve yaşam biçimini dayatmak olmasaydı, müftülerin- imamların yanı sıra, hahamlara, papazlara da nikâh kıyma yetkisi verilmesi gerekmez miydi? Kaldı ki hiçbir gruba ayrıcalık tanımadan herkesin tek ve aynı hukuka bağlı olması adaletin ve demokrasinin de bir gereğidir.
     Yine Medeni Kanunda tanımlanmış belediye memuru önünde kıyılan nikâh, bütün toplumu kucaklayıp birleştirirken, müftü nikâhı bölecektir. Çünkü ister-istemez evlenecek gençler ve aileleri üzerinde “Müslümanların müftü-imam nikâhı ile evlenmesi gerektiği” şeklinde bir mahalle baskısı oluşacaktır. Toplumda ayrışma ve bölünme her geçen gün artarken, bir başka sebebe daha ihtiyaç var mıdır?
     Kaldı ki kanunun gerekçesinde de belirtildiği gibi,  eğer amaç sadece evlilik işlemlerinin kolaylaştırılması ise acaba bugüne kadar nikâh dairelerindeki yoğunluktan dolayı kaç kişi evlenememiştir?
         Ya da amaç, erken yaşta evliliklerin ve çocuk istismarını engellemek için resmi olmayan imam nikâhlarının önüne geçmekse(!); o zaman da imamların, resmi nikâh olmaksızın, imam nikâhı kıymalarının yasaklanması, üstelikte bu konuda 2015’de kaldırılmış olan cezanın da geri getirilmesi gerekmez miydi? 
          Dolayısıyla müftülüklere nikâh kıyma yetkisi veren bu düzenleme ile şer’i hukuk, kamusal alana girmiş,  Cumhuriyetin ve demokrasinin teminatı olan laiklik ilkesine büyük bir darbe vurulmuştur.
        Örtülü Af
      Aslında aynı kanunun içinde en az müftülüklere nikâh kıyma yetkisi vermek kadar vahim, belki ondan da ağır sonuçlara yol açacak diğer bir değişiklikte;  “sağlık personelinin takibi dışında doğan çocukların doğum bildiriminin, nüfus müdürlüklerine sözlü beyanla” yapılacağına ilişkin düzenlemedir.
        Şu an mevcut düzenlemede,  doğan çocukları nüfus idaresine bildirme zorunluluğu olduğundan, çocuk istismarı er ya da geç ortaya çıkmaktadır.  Ancak sözlü beyanın yeterli olması halinde, kız çocuklarının yaptıkları doğumların bildirimine ilişkin zorunluluk ortadan kalkacağından, istismarcıların tespit edilmesi mümkün olmayacak ve neticede istismar görünmez kılınacaktır. Başka bir deyişle sözlü beyanın yeterli olması, daha önce tepki nedeniyle geçiremedikleri, çocuk istismarının evlilikle meşrulaştırılması yasa önergesinin, zımni olarak başka bir kılıfta meşruiyet kazanmasına, dolayısıyla istismarcılara örtülü af getirilmesine neden olacaktır.
         Ayrıca sözlü beyanın doğruluğunu araştırma yetkisinin, herhangi bir cezai yaptırımı olmadan sadece mülki idare amirinin insafına ve inisiyatifine bırakılmış olması da keyfiliğe ve istismara yol açabilecek niteliktedir.
        Her şey bir yana, bu maddedeki örtülü aftan yararlanmak isteyenler, çocuk anneleri sağlık kontrollerine götürmeyip, evde doğum yapmaya zorlayarak, anne ve bebeğin hayatını da tehlikeye sokabilirler.
       Umarım anayasaya tamamen aykırı, toplumdaki kutuplaşmayı keskinleştirecek, erken yaşta evlilikleri ve çocuk istismarını arttıracak bu yanlıştan, Anayasa mahkemesi tarafından dönülür. 

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 33071 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Eğitim Çıkmazı
10/3/2017
Asgari Müşterekte Buluşmak!
9/13/2017
DÖNÜŞÜM
8/7/2017
Demokrasi
6/1/2017
'Hayır'lısı Olsun!
4/13/2017
Yetkileri Tamamen Budanmış Meclis
3/30/2017
Söylenecek Sözümüz Var
3/8/2017
Mutlak Güç
2/22/2017
‘Milli İrade’ Tek Kişiye Teslim Edilemez!
1/26/2017
Terörün Gölgesinde Rejim Değişikliği
1/9/2017
Yine Bildiklerini Okudular!
12/14/2016
Toplum Vicdanı Ayakta!
11/21/2016
Mevzu Başkanlık Değil!
11/9/2016
Hukuksuz Demokrasi
10/17/2016
Adalarımızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
10/4/2016
Yine Terör ve Sıfırlanan Yargı
7/4/2016
Cinsiyet Faşizmi
6/10/2016
Ali Cengiz Oyunları
5/24/2016
Cinsel istismar ve Devlet
4/12/2016
Hayaller Avrupa Gerçekler?
3/23/2016
Ataerkil Zihniyet ve Şiddet
3/8/2016
Kurt Kapanı
2/23/2016
Her Derde Deva Anayasa
2/8/2016
Kıdemime Dokunma!
1/25/2016
Başkanlık da Başkanlık!
1/11/2016
Postmodern Enerji Savaşları
12/16/2015
Suriye Denklemi!
12/1/2015
Sandık Başarısı
11/10/2015
Sansürlü Demokrasi
10/20/2015
Suriye Politikasında U Dönüşü!
10/5/2015
Pragmatik Stratejiler
9/21/2015
Artık Yeter!
9/8/2015
Çare Sizsiniz!
8/25/2015
Oyun İçinde Oyun!
8/12/2015
Çark Eden Suriye Politikası
7/28/2015
Çözümsüzlük Stratejisi!
7/14/2015
Sağduyu ve Suriye Çıkmazı
6/30/2015
Meclis Aritmetiği
6/12/2015
Tek Yol, Sandık!
5/16/2015
Siyasi Hesaplara Kurban Edilen Yaşamlar!
5/5/2015
Seçim Savaşları!
4/22/2015
Demokrasi ile Kutsanan Diktatörlük!
4/8/2015
Güç ve Parmak Hesabı!
2/25/2015
Kayıp-Kaçak Adaletsizliği
2/10/2015
İnternete Sansür
1/28/2015
Kentsel Dönüşüm Aldatmacası
1/13/2015
Bilimsel Eğitimin Ön Koşulu: Laiklik!
12/30/2014
İlk Makul Şüphe Operasyonu
12/16/2014
Kadın Erkek Eşitliğinde Haremlik-Selamlık!
12/2/2014
Demokrasi Maskesi ile Çıkartılan Paketler!
11/18/2014
Sömürü Düzeni
11/3/2014
Kuşatılmış yargı
10/20/2014
IŞİD Terörü ve Türkiye
10/9/2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
9/23/2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
9/11/2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
8/26/2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
8/5/2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
7/18/2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
7/4/2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
6/18/2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
6/8/2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
5/29/2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
5/20/2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
5/7/2014
Süper Yetkili MİT!
4/20/2014
Seçim Oyunları
4/7/2014
Sandık Demokrasisi
3/25/2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
3/17/2014
Can Çekişen Demokrasi
3/5/2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
2/24/2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
2/11/2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
2/3/2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
1/21/2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
1/13/2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
1/3/2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
12/24/2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
12/18/2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
12/11/2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
12/2/2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
11/20/2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
11/12/2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
11/5/2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
10/28/2013
Toplum Vicdanında Balyoz
10/19/2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
10/3/2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
9/26/2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
9/19/2013
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 24 Ekim 2017 Salı 15:55

Ülkede ne hukuk ne de demokrasi kaldı. Din hayatın her alanına girdi. Belki de bunlar daha iyi günlerimiz...

Yorumu oyla      7      3  
Rahmi Turan, Memleketim,
İnternet oku, Turktime, medya,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
ABD ve Rusya ile yapılan Güvenli Bölge mütabakatları Türkiye'ye fayda sağlar mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
borsa istanbul
Euroleague
MHP
Kızılyıldız
film
yakmak
Ramon Motta
Öcalan
Şafak Sezer