E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Sibel Kızılkaya İtkü

Kuşatılmış yargı
20 Ekim 2014 Pazartesi

Hukuk devleti, bağımsız ve tarafsız yargı, kuvvetler ayrılığı gibi kavramların demokrasilerin olmazsa olmazları olduğu yadsınamaz tek gerçekken, bugün içinde bulunduğumuz ortamda bu kavramların içleri ne yazık ki tamamen boşaltılmıştır.
             Öyle ki HSYK üyelerinin seçiminde, hükümetin mi yoksa cemaatin mi listesinin seçileceği konusunda yapılan tartışmalar, döneminin en büyük rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının takipsizlik kararı nedeniyle düşürülmesi, her şeyi kitabına uydurarak kişiye ve ihtiyaca göre yapılan yasal düzenlemeler,  yargının içine düştüğü vahametin en açık göstergesi değil de nedir?
             Her şey 12 Eylül 2010’da yapılan Anayasa değişikliği referandumu ile başlamıştır.  O tarihte yargıda vesayetin ortadan kaldırılacağı iddiasıyla oluşturulan mevcut HSYK, 4 yıl boyunca yaptığı işlemleriyle yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığından uzak bir görüntü vermiş, bir anlamda bu süre zarfında yargı silah olarak kullanılmıştır.
           Ne ilginçtir ki şu an Adalet Bakanı olan dönemin AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ 28 Nisan 2010’da HSYK’nın yapısını değiştiren bu düzenlemenin; hukuk devletini güçlendireceğinden ve yargı bağımsızlığını takviye edeceğinden bahsederken, 4 yıl sonra, 9 Eylül 2014’te yaptığı açıklamada; bu kez kendi getirdikleri sistemin yargıyı siyasallaştırdığından dert yanmıştır. Acaba bu süre zarfında yargıyı kendi isteklerine göre şekillendiren yine bu iktidar değil miydi?  Ya da 2012’deki MİT krizi ya da 17 Aralık’taki rüşvet ve yolsuzluk operasyonu olmasaydı yargının siyasallaştığından yine bahsedilecek miydi?
HSYK  Neden Önemli?
             Yasama ve yürütmede istediği çoğunluğa sahip olan, her istediği yasal düzenlemeyi kolaylıkla çıkarabilen iktidar, artık yargıda da istediği kararların çıkmasını istiyordu. Yargıya hakim olmanın öncelikli yolu ise HSYK’dan geçiyordu.  Bu nedenle hâkim ve savcı atamalarını, mesleğe kabul işlemlerini ve disiplin soruşturmalarını yürüten, yüksek yargıya üye seçimini gerçekleştiren HSYK’nın seçimi, iktidar için son derece hayati önem taşıyordu. 
           Bu nedenle İlk olarak Yargıtay ve Danıştay üyeleri arasında yapılan seçimlerde istediğini elde edemeyen iktidar, baktı ki işler sarpa saracak, önce: “Bizim desteklediğimiz listedeki isimler seçilmezse çıkan sonucu meşru kabul etmeyiz, kaos olur” derken, daha sonra da hakim ve savcı maaşlarına  zam yapılacağını açıkladı. Tabi ki seçim sonrası!
          Nasıl bir ironidir ki, “Sandıktan kim çıktıysa saygı duyacaksın, sandıktan çıkan milli iradedir ve önünde hiçbir engel olmamalıdır” iddialarını savunan iktidar yetkilileri, bu kez HSYK seçimlerinde kendilerinin desteklediği grup kazanmazsa “HSYK seçimlerini meşru saymayacaklarını” ifade etmişlerdir. Bu durum da doğal olarak  “Hani sandık kutsaldı?” sorusunu akıllara getirmiştir.
         22 üyeden oluşan HSYK’nın, zaten 7’si iktidar tarafından seçilmektedir. 12 Ekimde yapılan adli ve idari yargıdan seçilecek 10 üyeden 8’ini kazanan iktidar, toplam 22 üyeden 15’ini alarak çoğunluğu elde etmiş dolayısıyla olmazsa olmaz amacına ulaşmıştır.
        Yargıya tüm bu müdahaleler akabinde, AKP hükümetinin dört bakanının astronomik rüşvet suçlamaları nedeniyle istifa etmek zorunda kaldığı 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturması neticesinde; usulüne uygun delil toplanmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığı ve herhangi bir örgüte rastlanmadığının belirtilerek takipsizlik kararı verilmesi de,  doğal olarak vicdanları rahatlatmamıştır.
        Görüldüğü üzere bağımsız ve tarafsız olmayan, iktidarın gölgesinde bir HSYK, artık yargı için güvence olmaktan çıkmış, aksine neredeyse yargı için bir tehlike haline dönüşmüştür.
        Genel olarak otoriter veya totaliter rejimlerde yargı, temel hak ve özgürlüklere saygı göstermeyen mevcut rejimin baskı araçlarından biri olarak kullanılır. Yani bu tür rejimlerde mahkemeler adalet dağıtmaktan ziyade, rejim karşıtlarını yargılayan, cezalandıran ve rejimin aşırı güç kullanımını hukuki anlamda meşrulaştırmaya çalışan kurumlardır.
        Bu nedenle hukuk devletine bağlı gerçek parlamenter rejimlerde yargının yasama ve yürütmeden ayrı, onlardan bağımsız olması şarttır. Çünkü ancak bağımsız bir yargı, diğer organların, yasalara ve anayasaya uygun hareket edip etmediğini araştırabilir ve eğer bir aykırılık varsa, korkusuzca bunun yaptırımını uygulayabilir.
        Dolayısıyla hukuk devletinin kırmızı çizgisi,   kuvvetler ayrılığıdır.
 

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 22132 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
IŞİD Terörü ve Türkiye
10/9/2014
İnsani Yardım mı Yoksa Güvenlik Zaafiyeti mi?
9/23/2014
Eğitimde İdeolojik Dönüşüm...
9/11/2014
Hukuksuzluğun Yeni Adı; Teamül
8/26/2014
Bir Oy Deyip Geçmeyin
8/5/2014
Ulusal Çıkarlar ve Suriyeli Mülteciler
7/18/2014
Ya Cumhurbaşkanı, Ya Rejim!
7/4/2014
Dış Politikada Değişen Dengeler
6/18/2014
Özgürlüklere Sıkılan Biber Gazı!
6/8/2014
Zımnen Değiştirilen Hükümet Sistemi
5/29/2014
Fıtrat Değil, İhmal ve Sistem
5/20/2014
Çığlık Atmayı Bilmeyen Çocuklar!
5/7/2014
Süper Yetkili MİT!
4/20/2014
Seçim Oyunları
4/7/2014
Sandık Demokrasisi
3/25/2014
Gaflet Uykusundan Uyanmak!
3/17/2014
Can Çekişen Demokrasi
3/5/2014
Diktatoryal Rejimin Eşiğinde!
2/24/2014
SÖZDE DEMOKRATİKLEŞME ve MEDYA DENETİMİ
2/11/2014
Adaletin Tecellisi Umudu!
2/3/2014
YARGININ TASFİYESİ ve HSYK YASA TEKLİFİNDEKİ TUZAK
1/21/2014
Yargıda Başkanlık Sistemi!
1/13/2014
Algı Mühendisliği ve Bağımsız Yargı
1/3/2014
MEĞERSE HUKUK HERKESE LAZIMMIŞ!
12/24/2013
16 Adamızın İşgaline Neden Sessiz Kalıyoruz?
12/18/2013
Aydın İnsan ve Toplumsal Duyarlılık!
12/11/2013
Anayasa Mahkemesi Vakıf mı Kuruyor?
12/2/2013
İktidar Savaşlarına Kurban Edilen Dershaneler
11/20/2013
Demokrasi Tramvayından İnecek Var!
11/12/2013
Yeni Sistemle Mağdur Edilecek Milyonlar!
11/5/2013
Mustafa Kemaller 20 Yaşındadır!
10/28/2013
Toplum Vicdanında Balyoz
10/19/2013
Paketten Çözüm Süreci ve Yüzde 50 Çıktı!
10/3/2013
Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadın İstihdam Paketi
9/26/2013
Silahların Gölgesinde Demokratikleşme Paketi!
9/19/2013
Çocuk Gelinler
9/12/2013
Suriye Müdahalesinde Sıfır Öngörü Politikası
9/5/2013
Muhtemel Savaşın Ayak Sesleri
8/28/2013
Eğitim Sisteminde Çıkmaz!
8/22/2013
Yargı Bir Hesaplaşma Aracı Olabilir mi?
8/14/2013
Sansürsüz Basın ve Tek Adam Rejiminin Güçlendirilmesi
8/1/2013
Gerçek Demokrasi İçin; Şeffaf ve Güvenilir Bir Seçim Sistemi!
7/25/2013
Gezi'nin Faturası Üniversite Gençliğine Kesildi!
7/17/2013
Mısır'da Darbe Sonrası... Demokrasi İçin Laiklik!
7/10/2013
Gezi Gölgesinde Yabancı Petrol Lobisine Verilen Tavizler!
7/3/2013
Miadı Dolan Güç Siyaseti ve Dış Politikada Çifte Standart
6/25/2013
Gezi Müdahalesinin Asıl Sebebi, ABD'nin Suriye Kararı Olabilir mi?
6/18/2013
Katledilen Tarihi Emanet: Atatürk Orman Çiftliği!
6/11/2013
Türk Milleti "Ben Yaptım Oldu" Zihniyetine Dur Dedi!
6/5/2013
Sözde İleri Demokrasi İçin İllaki Hükümet Sistemi Değiştirilemli mi?
5/27/2013
Caydırıcılığı Olmayan Dış Politika ve Güvenlik Zaafiyeti
5/16/2013
İktidar Eliyle İmtiyaz ve Haksız Rekabet
5/12/2013
Eğitim Birliğine Büyük Darbe
5/5/2013
Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Yok mu?
4/29/2013
YORUMLAR
Toplam 4 yorum var, 4 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 3 Kasım 2014 Pazartesi 16:17

Çökmüş, kokuşmuş, kar odaklı sistemi çok net ortaya koyan işte sorunun özü bu dedirten güzel bir yazı.

Yorumu oyla      0      0  
Misafir 22 Ekim 2014 Çarşamba 17:21

Sayın yazar,maalesef Herseyi kitabına uydurup kişiye göre muamele artık her alanda yapılmaktadır.Ama hepimizin güvenmek istediği adalet sözkonusu olduğunda durum daha da kaygı vericidir. Açık yürekli paylasimlarınızdan dolayi sizi kutluyorum.

Yorumu oyla      22      0  
Misafir 22 Ekim 2014 Çarşamba 08:37

Sibel hanım olaylara ışık tutan, derinlemesine yaptığınız analizlere kalemlerin susturulduğu, insanların yorum yapmaktan bile çekindiği bu ortamda o kadar çok ihtiyaç varki. Kaleminize sağlık.

Yorumu oyla      20      1  
Misafir 21 Ekim 2014 Salı 11:03

Zaten rejimi değiştirmek isteyenler ya doğrudan askeri darbe yaparlar, ya da kaçak dövüşüp yargıyı ele geçirir, kendilerine muhalefet edenleri cezalandırırlar...

Yorumu oyla      8      0  
Rahmi Turan, Memleketim,
İnternet oku, Turktime, medya,
tusas, banner, reklam,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
Bazı suçlar için (Kadın cinayeti, tecavüz, vatana ihanet, terör suçları V.S.) idam gelmesini istermisiniz?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
trabzonspor
Türkmenistan
Serdar Ortaç
Ukrayna
big ben
Southampton
Dilma Rousseff
Brezilya
Ayşe Ersöz